PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bilal... Allah Allah Allah...



SuDeKa
16.10.2007, 19:04
Bilal... Allah Allah Allah...


Bilal-i Habeşi mescide oturuyor, derin bir tefekküre dalmış. Alemin den neler geçiriyor bilmiyoruz; ama o tefekkür sırasında zaman zaman galeyana gelir ve:

-ALLAH, , Allaaaah!... Diye feryat eder. Biraz ötede bulunan Hazret-i Ömer bunu yerinde bir hareket olarak görmez. Efendimiz (SallALLAhu Aleyhi ve Sellem) Hazretleri'ne şikayette bulunur.

-Ya Resulu llah, Bilal mescidde huzurumuzu bozuyor, zaman zaman , , Allaaaah!... Diye bağırıyor.

-Niçin öyle yaptığını sordun mu?

-Hayır sormadım.

-Öyle ise çağır Bilal'i de sebebini soralım. Az sonra Bilal huzura gelir. Efendimiz sorar:

-Ya Bilal, nedir böyle zaman zaman coşmanın sebebi?

Bakın Bilal neler anlatır:

-Ya Resulullah der, Allah sana her şeyi vermiş; ama istediğin kimseye hidayet etme imkanı vermemiştir. Düşünüyorum da şayet Rabb'im sana insanlara hidayet etmeyi de vermiş olsaydı, Habeşli bir köleye hidayet etme sırası gelir miydi, İslam'ın ilk günlerinde? senin çevrende Mekke'nin büyükleri, Haşim-i ailesinin yakınları, vardı. Önce onlara hidayet etmeyi isteye cektin . Habeşli siyahi köleye hidayet sırası kim bilir ne zaman gelecekti.

Ama şimdi ben bu hidayet nimetine sahibim. Mekke'nin ileri gelenlerinde olmayan saadete ermişim. İşte tefekkürümde bunları düşününce coşuyor, sevincimden , Allaaah! diye feryat etmekten kendimi alamıyorum. Taşkınlığımı hoş görüp bağışlasın, Ömer kardeşim beni. Ne dersiniz? En büyük nimet nedir?

Bizim de şükretmemiz gerekirmi, Habeşli Bilal Efendimiz gibi? Bu taç bizim başımızada konmuşmu? Farkındamıyız?

CAN-I CAN
25.10.2007, 15:48
Orjinal Yazarı Sudeka


Bakın Bilal neler anlatır:

-Ya Resulullah der, Allah sana her şeyi vermiş; ama istediğin kimseye hidayet etme imkanı vermemiştir. Düşünüyorum da şayet Rabb'im sana insanlara hidayet etmeyi de vermiş olsaydı, Habeşli bir köleye hidayet etme sırası gelir miydi, İslam'ın ilk günlerinde? senin çevrende Mekke'nin büyükleri, Haşim-i ailesinin yakınları, vardı. Önce onlara hidayet etmeyi isteye cektin . Habeşli siyahi köleye hidayet sırası kim bilir ne zaman gelecekti.

Ama şimdi ben bu hidayet nimetine sahibim. Mekke'nin ileri gelenlerinde olmayan saadete ermişim. İşte tefekkürümde bunları düşününce coşuyor, sevincimden , Allaaah! diye feryat etmekten kendimi alamıyorum. Taşkınlığımı hoş görüp bağışlasın, Ömer kardeşim beni. Ne dersiniz? En büyük nimet nedir?

Bizim de şükretmemiz gerekirmi, Habeşli Bilal Efendimiz gibi? Bu taç bizim başımızada konmuşmu? Farkındamıyız?
Allah razı olsun kardeşim..Mevlam bizlere ne kadar büyük nimet vermiş ama ne yazıkki farkında değiliz..Rabbim yüksek farkındalık ihsan eylesin...

Zeynelabidin
26.10.2007, 15:31
Orjinal Yazarı Sudeka
Bilal... Allah Allah Allah...
Bizim de şükretmemiz gerekirmi, Habeşli Bilal Efendimiz gibi? Bu taç bizim başımızada konmuşmu? Farkındamıyız?

Mevla razı olsun kardeşim.
İman bir kula verlecek en büyük hazine.
Mevla farkında olanlardan ve şükür edenlerden kılsın inşaAllah.

ZeVRaK
31.03.2008, 22:26
güncelleme

BaZeK
04.04.2008, 12:54
Orjinal Yazarı Zeynelabidin

Orjinal Yazarı Sudeka
Bilal... Allah Allah Allah...
Bizim de şükretmemiz gerekirmi, Habeşli Bilal Efendimiz gibi? Bu taç bizim başımızada konmuşmu? Farkındamıyız?

Mevla razı olsun kardeşim.
İman bir kula verlecek en büyük hazine.
Mevla farkında olanlardan ve şükür edenlerden kılsın inşaAllah.