PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kişiliği



MuH@©i®
05.02.2007, 01:09
Bir insanın kişiliği çevresindeki şahısların gözlemlerinde saklıdır. Mahmud Efendi’nin kişiliği ile alakalı en doğru tespitler de yıllardır Onunla birlikte olan çevrenin gözlemlerinden hareketle yapılabilir. Yıllarını Onunla paylaşanlar kişiliği ile alakalı şunları söylemektedirler: “Bir Sünnet’in ifası için bütün dünyasını verir. Onda kibir, gurur gibi kötü hasletleri hiç görmedik. Şöhreti afet olarak telakki eder. Konuşurken ifadelerinin herkes tarafından anlaşılmasına özen gösterir. Emanet, doğruluk, vefa gibi insani ve İslami mefhumlar Onda etle-tırnak gibidir. İkramda bulunmayı sever, sağlığı yerinde olduğu zamanlarda evinde ağırladığı misafirlerin hizmetlerini bizzat kendisi yapmıştır.”


Hocaefendi’nin etrafında yer alanlar Onun adeta bir edep ve ahlak kitabı olduğunu söylemektedirler. En yakınında yer alan bir talebesi Onun edep ve ahlak anlayışını örneklendirirken şunları söylemektedir: “Edirnekapı’da medfun olan Ali Haydar Efendi’yi bir ziyaretinde şöyle buyurmuştur: ‘Şayet sarığımı İsmail Efendi Camii’nde unutsaydım onu almak için geri döner, yine de Efendi Babamın huzuruna sarıksız çıkmazdım.’, Hocamız, Ali Haydar Efendi’nin kabrini ziyaret ettikten sonra evinde üç-beş dakika dinlenir sonra Mustafa İsmet Efendi’nin kabrini ziyaret ederdi. Kendisine niçin Edirnekapı’dan dönerken uğramadığı sorulduğunda şöyle demiştir: ‘Geçerken uğramış olmayayım diye böyle yaptım.’”
“Hocaefendi, devlet malını şahsı adına kullanmamaya aşırı özen gösterir. Sağlığı bozulana kadar her yıl Ramazan ayının son on gününde itikafa girerdi. Ramazan kış aylarına dönünce geceleri cami çok soğuk oldu. Hocaefendi ısınmak için camideki elektriği kullanma yerine evinden camiye kablo çektirdi.”

“Hayatının ilk yıllarından itibaren kul hakkını ihlal etmeme noktasında son derece titiz davranmıştır. Bu noktada bir asker arkadaşı şunları nakletmektedir: Mahmud Efendi istirahat saatinde öncelikli olarak mescide giderdi. Abdest, namaz derken genellikle yemek ictimalarına yetişemezdi. Geç kaldığı günler ona yemek ayırırdım. Yemeği alınca sorardı, ‘bu bizim bölüğün karavanasından mıdır?’ Hayır deyince başka bölüğün istihkakı bana helal olmaz der, yemeği yemez, aç beklerdi.
“Emanete sadakati çok önemserdi. Tekirdağ’a emr-i bi’l ma’ruf’a gitmiştik. Seyahat esnasında yanımızda götürdüğümüz nevaleleri kullanıyorduk. Tencere, tabak türü gereçlerde almıştık. Ne ki bardak almayı unutmuştuk. Su içmek için bardak lazım oldu. Vaaz ettiğimiz caminin imamından bardak istedik. Sağ olsun getirdi. Hizmet bitti, geri dönüyoruz. İstanbul sınırları içerisine girdik. Mahmud Efendi: “Bardağı hocaefendi’ye verdiniz mi?” diye sordu. Kimse de ses yok. Tahkikat neticesinde öğrendik ki bardak arabada unutulmuş. Hocaefendi şoför arkadaşa “hemen dönüyorsun, Tekirdağ’a gidiyoruz” dedi. Evlerimize girmeden gittik. Bardağı verdik, sonra İstanbul’a döndük.”


“Hocaefendi’nin Kur’an-ı Kerim’e karşı hem fart-ı muhabbeti hem de muazzam bir hürmeti vardır. Rahatsız olduğu dönemlerde konuşmaktan ve oturmaktan aciz olur. Fakat bu durumlarda dahi her gün Kur’an-ı Kerim’den ezbere bir cüz okur, cüzü okurken ise yerde diz üstü oturur.”

Şöhreti afet olarak gören ve bu yüzden medya kuruluşlarına fotoğraf ve demeç vermeye sıcak bakmayan bu Halidi Şeyhin tasavvuf disiplini bağlamında düşünüldüğünde keramet olarak değerlendirilecek çok sayıda söz ve ameli var. Fakat kendisinin Bahauddin Nakşibend’ten naklen söylediği “en büyük keramet Hz. Resulullah’ın -sallallahu aleyhi vesellem- sünnetine tabi olmaktır.” ifadesine saygı gösterip -en azından hayatta iken- kerametlerini yazmayı uygun görmedik.

semenulcennet
05.04.2007, 12:41
Allah razı olsun kardeş bu güzellikleri paylaştığın için.

OguzMahmud
05.06.2007, 20:19
Kerametlerini yazmaya ne hacet var bilen biliyor zaten kardeşim. Bu dünyada yerin dibine batmadan yürüyoruzya bundan büyük kerametmi olur derdi Hızır hocamız rahmetullahi aleyh.

MAHMUDHOCA
05.06.2007, 20:35
KARDEŞ HAKLISIN SEN VEYA BEN BİLEN BİLİYOR TABİKİDE.ALLAH RAZI OLSUN OĞUZ MAHMUD KARDEŞ.İSMAİLAĞADA ADAM 80 YAŞINA GELMİŞ EFENDİYİ TANIMIYOR 5VAKİTTE CAMİDE SELAM SEVGİ DUA İNŞ

AlikaN
05.06.2007, 22:49
Orjinal Yazarı semenulcennet
Allah razı olsun kardeş bu güzellikleri paylaştığın için.
sağol kardeşim allah başımızdan eksik etmesi mevlam kıymetini bilenlerden olmayı nasip etsin. :-025 :-025 :-025

safahat
02.07.2007, 00:45
Rabbim razI olsun, hastalIgIna sifa versin insaAllah

KüBBy
03.07.2007, 12:39
Orjinal Yazarı SaFaHaT

Rabbim razI olsun, hastalIgIna sifa versin insaAllah

Misk
05.07.2007, 12:41
Allah razi olsun

nura hasret
05.07.2007, 13:22
Allah razi olsun.

bend_sahra
08.01.2008, 23:24
Allah başımızdan eksik etmesin.

karamollafikri
16.03.2008, 23:06
ALLAH RAZI OLSUN KARDESI EMEGINE SAGLIK

CAN-I CAN
31.03.2008, 22:24
Rabbim razı olsun Efendi hz.'ni yeniden sıhhatine kavuştursun mevlam ...

Rabbim bizleride ona layık eylesin... :-020

Dertli el-Halidi el-Kürdi
19.07.2008, 14:15
Rabbim razı olsun,paylaşım için teşekkürler..

Rabbim şafi ismiyle muamele buyursun şeyhimize..Rabbim başımızdan eksik etmesin..
Rabbim dostuna benziyebilmeyi naip eylesin..O ne güzel bir kişiliğe sahiptir k.s.
Bizleride onun gibi güzel eyle Rabbim..Ona,dostuna layık mürid eyle.. --amiin..--

HaKKaNiYeT
19.07.2008, 15:32
Allah efendi hazretlerine acil şifalar verir inşallah

Mahmud
22.07.2008, 11:21
ALLAH RAZI OLSUN PAYLAŞIMINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER