MAHMUDHOCA
05.02.2007, 22:31
Risalem nef’ile hem ola menşûr.”
“Kitabim menfaat verici olarak yayılmış olsun.” Yani yazdığım bu kitaptan okuyan insanlar menfaatlensin.
Risalem:kitabım,Nef’ile:menfaatle,Menşûr:yayılmış demektir.
Mustafa İsmet Garibullah k.s hazretleri bu kitabı Allah Rızası için yazdı. Bir insanın söyleyeceği ve ya dinleyeceği bir kelime,namazın her bir rekatı dahil Allah için olmalıdır.
Çünkü insana gözü veren O,Görmesini veren O,Kulağını veren O, işitmesini veren O, Dilini veren O, konuşturan O, Elini ayağını veren O, Hareket ettiren O,Bütün uzuvlarını veren O, Aklını çalıştıran O, Hep O,O,O …
Uyusanız,uyansanız nefes alıp vermeniz devam eder.Bu nefes alıp verme nasıl oluyor böyle?Biz kendi elimizde değiliz.Nefes almadan,Nefes vermeden yaşaya bilir miyiz?Hatır.Onun için rabbimizi bilelim.
“Bu kemter aşkına çün oldu mecbur.”
“Bu ziyade noksan olan,Allah aşkıyla mecbur oldu.”
Kem: Noksan,Ter: Ziyade manasına gelir. İsm-i tafdil edatıdır.
Tevazusu sebebiyle kendisini ziyade noksan gören Mustafa İsmet Garibullah ( k.s ),Allah’a olan aşkından bu kitabı yazmıştır.
“Bu bârlıktan geçip Hakk’a gidelim.”
“Bu gönüldeki ağırlıklardan geçip Hakk!a gidelim.” Bu yükler oldukça,Kalp Allah’a dönemiyor.
Bar:yük,sıkıntı ve zahmet demektir.
İnsanın Kalbinde bazen vesveseler olur ve ya yaptığı bir işten dolayı pişmanlıklar duyar,bunlar onun gönlüne Manevi ağırlık yapar.Allah’a tam bir huzurla yönelmesine mani olur.
“Aziz hem seyr-i fillah gel idelim.”
“Şerefli kardeşim!Gel seyr-i fillah edelim.” Bu ikinci seyir di.
Aziz: Ulu,kavi ve şerefli kardeş demektir.
Seyr-i fillah: Latâiflerimizin Arşın üstünde Zat-ı Pâk i sübhaniyeye kadar olan manevi yürüyüştür.
Seyr-i ilallah da, Mevla’dan başka her şey kalp gözünden silinir,bundan sonra gelen seyr-i fillah hâlinde ise sadece Allah (c.c) kalpte yerleştirilir.Seyr-i fillah tamamlanınca da bekâ Billah hasıl olur.
Bunlar ne acayip şeylerdir.Kolay değil anlamak,Bu kadarını duyalım.İnsan zikrettikçe,sünnetlere itti ba ettikçe,Rabıta ve Murakabe yaptıkça Mevla’nın nuruna doğru gider.İşte hem anlaşılmıyor hem de anlaşılmadık kalmıyor.
Seyr-i ilallah ile seyr-i fillah ,velayeti (valiliği) elde etmek içindir.
Fenâ denilen tarikat ve bekâ denilen hakikat la ,yani bunları kazanması sebebiyle kişiye veli denir.
Burada Üstâdımız Hacı Ali Haydar Efendi k.s Hazretleri,Risale-i kutsiyye’sinin kenarına şu Ayet-i yazmıştır.
“Allah (uğrun) da hakkıyla cihad edin. O sizi seçmiştir.” ( hac suresi: 78 )
(Bu Ayet-i celilede seyr-i fillah makamında tarikata çalışmaya ve tarikat ehlinin bu işe seçildiğine işaret etmektedir).TEMMET..
“Kitabim menfaat verici olarak yayılmış olsun.” Yani yazdığım bu kitaptan okuyan insanlar menfaatlensin.
Risalem:kitabım,Nef’ile:menfaatle,Menşûr:yayılmış demektir.
Mustafa İsmet Garibullah k.s hazretleri bu kitabı Allah Rızası için yazdı. Bir insanın söyleyeceği ve ya dinleyeceği bir kelime,namazın her bir rekatı dahil Allah için olmalıdır.
Çünkü insana gözü veren O,Görmesini veren O,Kulağını veren O, işitmesini veren O, Dilini veren O, konuşturan O, Elini ayağını veren O, Hareket ettiren O,Bütün uzuvlarını veren O, Aklını çalıştıran O, Hep O,O,O …
Uyusanız,uyansanız nefes alıp vermeniz devam eder.Bu nefes alıp verme nasıl oluyor böyle?Biz kendi elimizde değiliz.Nefes almadan,Nefes vermeden yaşaya bilir miyiz?Hatır.Onun için rabbimizi bilelim.
“Bu kemter aşkına çün oldu mecbur.”
“Bu ziyade noksan olan,Allah aşkıyla mecbur oldu.”
Kem: Noksan,Ter: Ziyade manasına gelir. İsm-i tafdil edatıdır.
Tevazusu sebebiyle kendisini ziyade noksan gören Mustafa İsmet Garibullah ( k.s ),Allah’a olan aşkından bu kitabı yazmıştır.
“Bu bârlıktan geçip Hakk’a gidelim.”
“Bu gönüldeki ağırlıklardan geçip Hakk!a gidelim.” Bu yükler oldukça,Kalp Allah’a dönemiyor.
Bar:yük,sıkıntı ve zahmet demektir.
İnsanın Kalbinde bazen vesveseler olur ve ya yaptığı bir işten dolayı pişmanlıklar duyar,bunlar onun gönlüne Manevi ağırlık yapar.Allah’a tam bir huzurla yönelmesine mani olur.
“Aziz hem seyr-i fillah gel idelim.”
“Şerefli kardeşim!Gel seyr-i fillah edelim.” Bu ikinci seyir di.
Aziz: Ulu,kavi ve şerefli kardeş demektir.
Seyr-i fillah: Latâiflerimizin Arşın üstünde Zat-ı Pâk i sübhaniyeye kadar olan manevi yürüyüştür.
Seyr-i ilallah da, Mevla’dan başka her şey kalp gözünden silinir,bundan sonra gelen seyr-i fillah hâlinde ise sadece Allah (c.c) kalpte yerleştirilir.Seyr-i fillah tamamlanınca da bekâ Billah hasıl olur.
Bunlar ne acayip şeylerdir.Kolay değil anlamak,Bu kadarını duyalım.İnsan zikrettikçe,sünnetlere itti ba ettikçe,Rabıta ve Murakabe yaptıkça Mevla’nın nuruna doğru gider.İşte hem anlaşılmıyor hem de anlaşılmadık kalmıyor.
Seyr-i ilallah ile seyr-i fillah ,velayeti (valiliği) elde etmek içindir.
Fenâ denilen tarikat ve bekâ denilen hakikat la ,yani bunları kazanması sebebiyle kişiye veli denir.
Burada Üstâdımız Hacı Ali Haydar Efendi k.s Hazretleri,Risale-i kutsiyye’sinin kenarına şu Ayet-i yazmıştır.
“Allah (uğrun) da hakkıyla cihad edin. O sizi seçmiştir.” ( hac suresi: 78 )
(Bu Ayet-i celilede seyr-i fillah makamında tarikata çalışmaya ve tarikat ehlinin bu işe seçildiğine işaret etmektedir).TEMMET..