SeYFuLLaH
29.12.2007, 17:03
Mü'minlere genel olarak şu dört şeyden hesap sorulacaktır:
1-Ömrünü nerede tükettiği,
2-Gençliğini nasıl ve nerelerde geçirdiği,
3-Malını nasıl kazanıp nerelerde harcadığı.
4-ilmi ile amel edip etmediği.( Tirmizi, Kıyamet, 1.)
Peygamberlere sadece ümmetlerine ilahi daveti ulaştırıp ulaştırmadıkları ve onların kendilerine karşı nasıl davrandıkları sorulacaktır.( Maide, 109; A'raf, 6. )
Ümmet-i Muhammed, diğer ümmetlerin peygamberlerine karşı tutum ve davranışları hakkkında şahitlik yapacaklardır. Bu şahitlik, Hz. Kur'an'ın bildirdiği haberlere göre olacaktır.
Bütün idareci, imam ve halifelere emirleri ve mesuliyetleri altında bulunan kimselerden hesap sorulacaktır. Cemaata da başındaki İmama karşı nasıl muamele ettiği, onun hakkını koruyup korumadığı sorulacaktır.( Buhari, Enbiyâ, 50; Müslim, imâre, 440 ibnu Mâce, Cihad, 42, Ahmed, Müsned, II, 297.)
Çocuk ve deliler için hesap ve azap yoktur. Onlar doğrudan Cennet'e gireceklerdir. Sahih olan görüşe göre, henüz buluğa ermeden ölen kafir çocukları da hesap ve azap görmeyeceklerdir. Onlar da Cennet'e girecek ve Cennet'te mü'minlere hizmetçilik yapacaklardır.( Buhari, Rikak, 50; Müslim, İman, 366-375; ibnu Mâce, Tıbb, 34)
Rasululah (s.a.v) Efendimizin müjdesiyle, Ümmet-i Muhammed'den çokları hiç hesapsız Cennet'e girecektir.
Hesap anında, yazıcı meleklerin yazdıkları amel defterleri esas alınacak, itiraz edenlerin ağızları mühürlenecek günah işleyen azaları konuşturulacak, azalar bütün yaptıklarına şahitlik edecektir.( Fussilet, 20-23; Yasin, 65.)
Kul hakları ödenmeden hesap bitmeyecektir. Kimsenin kimsede hakkı kalmayacaktır. Cennet'lik bir kimsede Cehennem'lik birisinin hakkı olsa, onu ödemeden Cennet'e giremeyecektir.( Ahmed, Müsned, III, 495; Hâkim, Müstedrek, II, 437-438; Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, X, 345-346.) Aynı şekilde Cehennem'lik bir kimsenin üzerinde Cennet'lik birisinin hakkı olsa. onu ödemeden Cehennem'e girmeyecektir. Bunun için mü'min olsun, kafir olsun, hiç kimseye zulüm yapmamalıdır. Kul hakkına dikkat etmelidir. Üzerimizde hakkı olanlar ile burada helalleşmeli, ahirete bırakmamalıdır. Yoksa ilahi adalet, hakları ödeştirmeden kimseyi mahşer yerinden bırakmayacaktır.
Hesap yerine bir çok ibadet ve taatı ile geldiği halde hak yüzünden elinde hiçbir şey kalmayanlar da bulunacaktır. Efendimiz (a.s) bu kimseleri "ahiret müflisi" olarak tanıtmış ve bu iflasın şeklini şöyle açıklamıştır.
"Bu kimseler çokça namaz kılmış, oruç tutmuş, sadaka vermiştir. Fakat aynı zamanda bir çok insanın gıybetini etmiş, haksız yere malını yemiş; kimisinin şerefini çiğnemiş, kimisine eliyle, kimisine diliyle zulüm yapmıştır. ALLAHu Teala, önce hak sahiplerini çağırır; adamın hayırlarından onlara verir. Hayırlar biter, fakat alacaklılar bitmez. O zaman alacaklıların günahlarından bu kimseye yüklenir. Böylece adamın üzerinde bir sürü günah birikir. Sonra ateşe atılır."( Müslim, No;2581; Tirmizi, No:2418; Ahmed, Müsned, II, 303.) Böyle bir halden ve sonuçtan ALLAH'a sığınırız.
Hayvanların arasında da hesaplaşma olacak, bir şekilde diğerine haksızlık yapan hayvanlar arasında kısas uygulanacak, haklar ödeştirilecek, sonra hayvanlara "toprak olun" emri verilecektir. Hayvanların Cennet veya Cehennem görmeden toprak olduklarını gören kafirler, onlara imrenip: "Keşke biz de toprak olsaydık" diyeceklerdir. (Nebe, 40.)
Ehli Sünnet İnancı (Akaid)
Dilaver Selvi....
1-Ömrünü nerede tükettiği,
2-Gençliğini nasıl ve nerelerde geçirdiği,
3-Malını nasıl kazanıp nerelerde harcadığı.
4-ilmi ile amel edip etmediği.( Tirmizi, Kıyamet, 1.)
Peygamberlere sadece ümmetlerine ilahi daveti ulaştırıp ulaştırmadıkları ve onların kendilerine karşı nasıl davrandıkları sorulacaktır.( Maide, 109; A'raf, 6. )
Ümmet-i Muhammed, diğer ümmetlerin peygamberlerine karşı tutum ve davranışları hakkkında şahitlik yapacaklardır. Bu şahitlik, Hz. Kur'an'ın bildirdiği haberlere göre olacaktır.
Bütün idareci, imam ve halifelere emirleri ve mesuliyetleri altında bulunan kimselerden hesap sorulacaktır. Cemaata da başındaki İmama karşı nasıl muamele ettiği, onun hakkını koruyup korumadığı sorulacaktır.( Buhari, Enbiyâ, 50; Müslim, imâre, 440 ibnu Mâce, Cihad, 42, Ahmed, Müsned, II, 297.)
Çocuk ve deliler için hesap ve azap yoktur. Onlar doğrudan Cennet'e gireceklerdir. Sahih olan görüşe göre, henüz buluğa ermeden ölen kafir çocukları da hesap ve azap görmeyeceklerdir. Onlar da Cennet'e girecek ve Cennet'te mü'minlere hizmetçilik yapacaklardır.( Buhari, Rikak, 50; Müslim, İman, 366-375; ibnu Mâce, Tıbb, 34)
Rasululah (s.a.v) Efendimizin müjdesiyle, Ümmet-i Muhammed'den çokları hiç hesapsız Cennet'e girecektir.
Hesap anında, yazıcı meleklerin yazdıkları amel defterleri esas alınacak, itiraz edenlerin ağızları mühürlenecek günah işleyen azaları konuşturulacak, azalar bütün yaptıklarına şahitlik edecektir.( Fussilet, 20-23; Yasin, 65.)
Kul hakları ödenmeden hesap bitmeyecektir. Kimsenin kimsede hakkı kalmayacaktır. Cennet'lik bir kimsede Cehennem'lik birisinin hakkı olsa, onu ödemeden Cennet'e giremeyecektir.( Ahmed, Müsned, III, 495; Hâkim, Müstedrek, II, 437-438; Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, X, 345-346.) Aynı şekilde Cehennem'lik bir kimsenin üzerinde Cennet'lik birisinin hakkı olsa. onu ödemeden Cehennem'e girmeyecektir. Bunun için mü'min olsun, kafir olsun, hiç kimseye zulüm yapmamalıdır. Kul hakkına dikkat etmelidir. Üzerimizde hakkı olanlar ile burada helalleşmeli, ahirete bırakmamalıdır. Yoksa ilahi adalet, hakları ödeştirmeden kimseyi mahşer yerinden bırakmayacaktır.
Hesap yerine bir çok ibadet ve taatı ile geldiği halde hak yüzünden elinde hiçbir şey kalmayanlar da bulunacaktır. Efendimiz (a.s) bu kimseleri "ahiret müflisi" olarak tanıtmış ve bu iflasın şeklini şöyle açıklamıştır.
"Bu kimseler çokça namaz kılmış, oruç tutmuş, sadaka vermiştir. Fakat aynı zamanda bir çok insanın gıybetini etmiş, haksız yere malını yemiş; kimisinin şerefini çiğnemiş, kimisine eliyle, kimisine diliyle zulüm yapmıştır. ALLAHu Teala, önce hak sahiplerini çağırır; adamın hayırlarından onlara verir. Hayırlar biter, fakat alacaklılar bitmez. O zaman alacaklıların günahlarından bu kimseye yüklenir. Böylece adamın üzerinde bir sürü günah birikir. Sonra ateşe atılır."( Müslim, No;2581; Tirmizi, No:2418; Ahmed, Müsned, II, 303.) Böyle bir halden ve sonuçtan ALLAH'a sığınırız.
Hayvanların arasında da hesaplaşma olacak, bir şekilde diğerine haksızlık yapan hayvanlar arasında kısas uygulanacak, haklar ödeştirilecek, sonra hayvanlara "toprak olun" emri verilecektir. Hayvanların Cennet veya Cehennem görmeden toprak olduklarını gören kafirler, onlara imrenip: "Keşke biz de toprak olsaydık" diyeceklerdir. (Nebe, 40.)
Ehli Sünnet İnancı (Akaid)
Dilaver Selvi....