MuH@©i®
11.02.2007, 00:03
İslamın hakim olduğu memlekette mahrum kalmaktansa o memlekette hor ve hakir yaşamaktansa toprağa girmeyi kabul eden ey yüzlü,selvi boylu .Yavuz Sultan Selim’in misafirleri!
Leylaya aşık mecnun,şirine aşık Ferhatlar gibi sevgilisi islamı arayan güzel kokuya ve çiçeğe konan kelebekler misali uçuşup sultan selimin çimenlerine serilen,her birisi kainatın
Gerdanında bir kolye olan,gökyüzünde küme küme yıldızlar gibi birbir üstüne yığılmış,ey çileli ve dertli zamanlarıda dertli sinelere .cehalet karanlıklarında çırpınanlara el atan islamın muhabbet fedaileri!
Gözü gönlünden başka bir şey görmeyen,attığı her adımda Allah’ın ismi kendine yoldaş olan,bir zamanlar 70bin evliyanın nöbet tuttuğu anadolunun evlatları.!
Mecnın gibi aşktan sarhoş olmuş,çöllerde deli divane olmaya can atan,ey peygamber eşiğini kirpiğiyle süpüren!Yusuf(as)ın güzelliği nasıl diğer güzelliklerden müstağni kaldı ise,İslam ve iman güzelliği ile bütün güzelliklerden müstağni kalan,islamın neşesi ile yüzleri gülgül olmuş,İslam’a sadece gözyaşlarını değil gönül kanlarını feda eden Allah’ın dertlileri!
İslam’ın hasretiyle erim erim eriyen Allah’ın mazlum kulları,fidan kulları karanlık gecelerin yıldızları!
Asiye ana,Meryem Valide,Züleyha Valide Hatice Valide Aişe Valide ve Fatıma(r.anha)nın muhterem kardeşleri!..
İslam’ın derdinden bir damar ,bir sinir kalmış maneviyatta ise ayın fevkinde olaniMevla’nın benim fidan kullarımkendilerini sultan selimin bahşesine dikip hiç birisini ne kabeye ,ne zemzemi şerifeye bile değişmeyeceğim Allah’ın mazlum kulları!.. Karanlık gecelerin yıldızları.
Allah’ım köylerde kümesler oluyor .sabahleyin kümesler açıldığı zaman tavuklar evin kapısına yönelir acaba kapı açılacakta bize ev sahibi yem verecek mi ?diye.
Allah’ım bunlar bana bakmıyor sana bakıyor.Allah’ım! bunlar yıllardan beri gelip acaba içerden birisi bişey mi istiyorsunuz diye sormasını bekliyorlar.
Ya rabbi ben aciz kulun bu kullarını böyle hissettim..Ben edebiyat yapmam senin huzurunda edebiyat yapmak bizim gibi aciz kullarına mı düştü.
Ya rabbi sen bunları medh ediyorsun.Rasülüllah(sav) medhediyor.Ben bunları niye medhetmeyeyim ki.Belki de medh ederken hata ettim. Allah!ım hatalar benden,atalar(bahşiş,ihsan)senden.
……….
İmam-ı Rabbani hz.ne dediler ki;Şehabettin suhreverdi’nin Avarif-ül Mearif İsimli kitabı var bunu tercüme edermisiniz?
O da;Şehabeddin Suhreverdi çok büyük zattır.,benim manevi makamım onun makamına ulaşmadığı için onun kitabını tercüme etmeye utanıyorum.Onun sözlerini anlamakta aciz kalabilirim diyor.biz de dinin namusu o kadar muhteremdi.İlim şimdi ise hala o seviyeye gelemedi.Şimdi kitabı yazan ihvanda olsa ona dikkat et.
Ali haydar efendi baba Süleymaniyedeki Şeyhül İslamlık makamında Asar-ı İslamiyye Te’lifatı ve tedkikatı komisyon da idi.O heyet ne yapardı? Birisi bir kitap yazacak olsa o kitabı yazar o heyete getirir.ve ben bunu yazdım bunu basmaya müsaade var mı?derdi.
Orda bulunan 8-10 kişi kitabı inceler.Bu kitap ehl-i sünnete ,dine diyanete uygun diye vesika verirlerse o kitaba mühür vurulur ve basılırdı.Şimdi ki kitaplar ise insafa kaldı.Yazan Allah’tan korkuyorsa ne âlâ.
……
Yıl 1915.Çanakkale harbinde memleketin hertarafından oluk oluk askerler cepheye gönderiliyor.Mevsim sonbahar.serin,soğuk bir gece şimşekler yanıp sönüyor.Bilecik istasyonunda 50-55 yaşlarında mazlum bir ana trenin yanında bekliyor üzerinde çarşafı var.Komutan Abdülkadir’in dikkatini çekiyor ve diyor ki;Niye geldin anacığım sen kimsin?
“Ben Bilecik’in söğüt kasabasının akgüllü köyündenim.Evladımı uğurlamaya geldim.Eğer oğlumu çağırırsan bir defa kucaklarsam sana minnettar kalırım.”diyor.-Oğlun kim?”Mehmet oğlu Hüseyin”Komutan;-Mehmet oğlu Hüseyin buraya gel.
Hüseyin geliyor anasının elini öpüyor.Oğlum Hüseyinim aslan yavrum.Dayın şıpka da,baban dömeke de,ağabeylerin Çanakkale de 8 ay önce şehit oldu.Hayatta kalan son yongam sensin.Eğer camilerde kandiller sönecekse benim çarşafımı gavura kaptıracaksan ölde geri gelme.Eğer yolun şıpkaya düşerse dayına bir fatiha okumayıda ihmal etme.Haydi oğlum yolun açık olsun.Der.
Komutan Abdülkadir’in gözleri dolar,”yahu anacığım sizin ailede hiç erkek kalmadı mı ?der.
-Hayır.”Köyde de mi erkek yok?”-Son 50 yıldan beri bizim köyün mezarlığına bir erkek defnedilmedi.fakat bizim erkeklerimiz öldükten sonra hepimiz er oldu,bizi beğenmedin mi?Biz onların işini eksiksiz yapıyoruz.Biz düşmanı bu memleketten çıkarıncaya,bu memleketin yüzü gülünceye kadar bağrımıza taş bağladık.Mevla iman ve islam’ın zaferini görünceye kadar canımı almasın”diyor.
…….
Her Hakki istikamet.eu ya aittir... izinsiz kopyalanmasi yasaktir
Leylaya aşık mecnun,şirine aşık Ferhatlar gibi sevgilisi islamı arayan güzel kokuya ve çiçeğe konan kelebekler misali uçuşup sultan selimin çimenlerine serilen,her birisi kainatın
Gerdanında bir kolye olan,gökyüzünde küme küme yıldızlar gibi birbir üstüne yığılmış,ey çileli ve dertli zamanlarıda dertli sinelere .cehalet karanlıklarında çırpınanlara el atan islamın muhabbet fedaileri!
Gözü gönlünden başka bir şey görmeyen,attığı her adımda Allah’ın ismi kendine yoldaş olan,bir zamanlar 70bin evliyanın nöbet tuttuğu anadolunun evlatları.!
Mecnın gibi aşktan sarhoş olmuş,çöllerde deli divane olmaya can atan,ey peygamber eşiğini kirpiğiyle süpüren!Yusuf(as)ın güzelliği nasıl diğer güzelliklerden müstağni kaldı ise,İslam ve iman güzelliği ile bütün güzelliklerden müstağni kalan,islamın neşesi ile yüzleri gülgül olmuş,İslam’a sadece gözyaşlarını değil gönül kanlarını feda eden Allah’ın dertlileri!
İslam’ın hasretiyle erim erim eriyen Allah’ın mazlum kulları,fidan kulları karanlık gecelerin yıldızları!
Asiye ana,Meryem Valide,Züleyha Valide Hatice Valide Aişe Valide ve Fatıma(r.anha)nın muhterem kardeşleri!..
İslam’ın derdinden bir damar ,bir sinir kalmış maneviyatta ise ayın fevkinde olaniMevla’nın benim fidan kullarımkendilerini sultan selimin bahşesine dikip hiç birisini ne kabeye ,ne zemzemi şerifeye bile değişmeyeceğim Allah’ın mazlum kulları!.. Karanlık gecelerin yıldızları.
Allah’ım köylerde kümesler oluyor .sabahleyin kümesler açıldığı zaman tavuklar evin kapısına yönelir acaba kapı açılacakta bize ev sahibi yem verecek mi ?diye.
Allah’ım bunlar bana bakmıyor sana bakıyor.Allah’ım! bunlar yıllardan beri gelip acaba içerden birisi bişey mi istiyorsunuz diye sormasını bekliyorlar.
Ya rabbi ben aciz kulun bu kullarını böyle hissettim..Ben edebiyat yapmam senin huzurunda edebiyat yapmak bizim gibi aciz kullarına mı düştü.
Ya rabbi sen bunları medh ediyorsun.Rasülüllah(sav) medhediyor.Ben bunları niye medhetmeyeyim ki.Belki de medh ederken hata ettim. Allah!ım hatalar benden,atalar(bahşiş,ihsan)senden.
……….
İmam-ı Rabbani hz.ne dediler ki;Şehabettin suhreverdi’nin Avarif-ül Mearif İsimli kitabı var bunu tercüme edermisiniz?
O da;Şehabeddin Suhreverdi çok büyük zattır.,benim manevi makamım onun makamına ulaşmadığı için onun kitabını tercüme etmeye utanıyorum.Onun sözlerini anlamakta aciz kalabilirim diyor.biz de dinin namusu o kadar muhteremdi.İlim şimdi ise hala o seviyeye gelemedi.Şimdi kitabı yazan ihvanda olsa ona dikkat et.
Ali haydar efendi baba Süleymaniyedeki Şeyhül İslamlık makamında Asar-ı İslamiyye Te’lifatı ve tedkikatı komisyon da idi.O heyet ne yapardı? Birisi bir kitap yazacak olsa o kitabı yazar o heyete getirir.ve ben bunu yazdım bunu basmaya müsaade var mı?derdi.
Orda bulunan 8-10 kişi kitabı inceler.Bu kitap ehl-i sünnete ,dine diyanete uygun diye vesika verirlerse o kitaba mühür vurulur ve basılırdı.Şimdi ki kitaplar ise insafa kaldı.Yazan Allah’tan korkuyorsa ne âlâ.
……
Yıl 1915.Çanakkale harbinde memleketin hertarafından oluk oluk askerler cepheye gönderiliyor.Mevsim sonbahar.serin,soğuk bir gece şimşekler yanıp sönüyor.Bilecik istasyonunda 50-55 yaşlarında mazlum bir ana trenin yanında bekliyor üzerinde çarşafı var.Komutan Abdülkadir’in dikkatini çekiyor ve diyor ki;Niye geldin anacığım sen kimsin?
“Ben Bilecik’in söğüt kasabasının akgüllü köyündenim.Evladımı uğurlamaya geldim.Eğer oğlumu çağırırsan bir defa kucaklarsam sana minnettar kalırım.”diyor.-Oğlun kim?”Mehmet oğlu Hüseyin”Komutan;-Mehmet oğlu Hüseyin buraya gel.
Hüseyin geliyor anasının elini öpüyor.Oğlum Hüseyinim aslan yavrum.Dayın şıpka da,baban dömeke de,ağabeylerin Çanakkale de 8 ay önce şehit oldu.Hayatta kalan son yongam sensin.Eğer camilerde kandiller sönecekse benim çarşafımı gavura kaptıracaksan ölde geri gelme.Eğer yolun şıpkaya düşerse dayına bir fatiha okumayıda ihmal etme.Haydi oğlum yolun açık olsun.Der.
Komutan Abdülkadir’in gözleri dolar,”yahu anacığım sizin ailede hiç erkek kalmadı mı ?der.
-Hayır.”Köyde de mi erkek yok?”-Son 50 yıldan beri bizim köyün mezarlığına bir erkek defnedilmedi.fakat bizim erkeklerimiz öldükten sonra hepimiz er oldu,bizi beğenmedin mi?Biz onların işini eksiksiz yapıyoruz.Biz düşmanı bu memleketten çıkarıncaya,bu memleketin yüzü gülünceye kadar bağrımıza taş bağladık.Mevla iman ve islam’ın zaferini görünceye kadar canımı almasın”diyor.
…….
Her Hakki istikamet.eu ya aittir... izinsiz kopyalanmasi yasaktir