Nuşirevan
11.02.2007, 12:48
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: "Sevginin sadece
sözünü edenlerle, onu
yaşayanlar arasinda ne fark vardir?"
"Bakın göstereyim" demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden
gönüle indirememiş
olanlari çağırtırarak onlara bir sofra hazırlamiş. Hepsi
oturmuşlar yerlerine.
Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve
arkasından da, derviş
kaşıklari denilen bir metre boyunda kaşıklar.
Ermiş "Bu kaşıklarin ucundan tutup şöyle yiyeceksiniz"
diye bir de
şart koymuş. "Peki" demişler ve içmeye teşebbüs
etmişler. Fakat o da
ne? Kaşiklar uzun geldiğinden bir türlü döküp
saçmadan
götüremiyorlar
ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar,
öylece aç
kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine "Şimdi..." demiş ermiş. "Sevgiyi
gerçekten bilenleri çağırttıralım
yemeğe." Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile
gülümseyen ışıklı insanlar
gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyrun" deyince her
biri uzun boylu
kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki
kardeşine uzatarak içmişler
çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve
şükrederek kalkmışlar
sofradan."İşte" demiş ermiş: "Kim ki hayat sofrasında
yalnız kendini görür
ve
doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini
düşünür de
doyurursa o da kardeşi tarafindan doyurulacaktır.
Şüphesiz şunu da
unutmayın; hayat pazarında alan değil veren
kazançlıdır herzaman.
sözünü edenlerle, onu
yaşayanlar arasinda ne fark vardir?"
"Bakın göstereyim" demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden
gönüle indirememiş
olanlari çağırtırarak onlara bir sofra hazırlamiş. Hepsi
oturmuşlar yerlerine.
Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve
arkasından da, derviş
kaşıklari denilen bir metre boyunda kaşıklar.
Ermiş "Bu kaşıklarin ucundan tutup şöyle yiyeceksiniz"
diye bir de
şart koymuş. "Peki" demişler ve içmeye teşebbüs
etmişler. Fakat o da
ne? Kaşiklar uzun geldiğinden bir türlü döküp
saçmadan
götüremiyorlar
ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar,
öylece aç
kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine "Şimdi..." demiş ermiş. "Sevgiyi
gerçekten bilenleri çağırttıralım
yemeğe." Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile
gülümseyen ışıklı insanlar
gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyrun" deyince her
biri uzun boylu
kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki
kardeşine uzatarak içmişler
çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve
şükrederek kalkmışlar
sofradan."İşte" demiş ermiş: "Kim ki hayat sofrasında
yalnız kendini görür
ve
doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini
düşünür de
doyurursa o da kardeşi tarafindan doyurulacaktır.
Şüphesiz şunu da
unutmayın; hayat pazarında alan değil veren
kazançlıdır herzaman.