PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : NAMAZ ve NAMAZIN ÖNEMİ...



safahat
20.01.2008, 21:18
NAMAZ - NAMAZIN ÖNEMİ


Eğer Islâm'ı tek kelime ile anlatmamız istense, "Namaz" diyebiliriz. Bu yüzden Allah Rasülü namazı, "dinin orta direği" diye nitelemiştir.(el-Hindî age. I/278 (1372), Ebu Naîm'den.)

İnsanlar Allah'ı tanımak için yaratılmışlardır. (K. ez-Zâriyat (51 ) 56: Ayrıca bk, Aclûn[M1]î[M2], Kesfu'I-hafâ N/173.) Allah'ı iyi tanımışlığın en güzel göstergesi namazdır.

Namazın toplayıcılık niteliği vardır. Onda her türlü ibadetten bir parça bulunur. (Imam Rabbani Mektubat'ında bunu güzel izah eder.)

Namazı Yaratıcımız (c.c.) imana denk tutmus ve kıble değiştiginde, "geçmiş namazlarımız boşa mi gitti?" diye soranlara, "Allah sizin imanınızı zayi etmez" buyurarak, namazdan "iman" diye söz etmiştir. (K. Bakara (2) 143.)

Bu yüzden sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)'in arkadaşları da: "Biz namazdan başka hiçbir ibadeti terketmeyi küfre yani. kâfir olmaya denk saymazdık" demişlerdir.

Dünyada en üst makamdan en aşağı görülenine kadar herkesi aynı safta toplayıp, Allah'ın karşısında hepsinin insan olarak eşit olduklarını namaz kadar vurgulayan bir başka eylem yoktur.

İnsanın bedeninin gıdaya ve çeşitli vitaminlere ihtiyacı olduğu gibi, ruhunun da gıdaya ve vitaminlere ihtiyacı vardır. Ruhun temel gıdası namazdır. Ve insanın bedeni çeşitli kirlerle kirlendigi gibi ruhu da kirlenir. Namaz bu her iki kiri de temizler.

Namaz insanı yalnızlık duygusundan kurtarır. Günde en az beş defa tekbir alırken dünyayı ve içinde bulunanları arkasına atan, bu hareketiyle en azından şunları demek ister:

Bütün dünya bir yana olsa bana Allah'ım yeter. Ben ondan başka boyun eğecek kimse tanımıyorum.

Allah-u Ekber = En büyük Allah'tir, diyorum ve benim namazıma O'nun ihtiyacı olmadığını da böylelikle itiraf ediyorum.

Namaz sevgili Peygamberimiz aracılığıyla bizzat Yüce Allah'ımızın bize gönderdiği bir hediyedir; onu nasıl reddederiz?

Namaz Miraç hediyesi olmakla mü'minlerin Miracı sayılmıştır. Yani namaz insanı manâ âleminde alabildiğine yükselten bir asansördür. Ona tutunmayanlar aşağıların aşağısında kalacaklardır.

Namaza belki de en az muhtaç olan insan, Allah'ın Rasûlü Muhammed'dir. Ama o, aynı zamanda namazı en iyi anlayan insandır. Bu yüzden onun, ayakları şişecek kadar namaz kıldığıolurdu. Aişe annemiz ona bir seferinde acıyarak: "Ey Allah'ın Rasûlü, Allah senin geçmiş gelecek bütün günahlarını bağışladığını söylüyor, öyleyse kendini bunca yormak niçin?" diye sorduğunda O da:

"Sükreden bir kul olmayayım mi?" buyurmuştur. (Buharî tefsir 48, teheccüd 6; Müslim, münafikûn 79, 81.) Demek ki namaz, Allah'ımızın verdiği sayısız nimetlere karşı da bir şükür, yani tesekkürdür.

Artık kalp temizliğinin nasıl olduğunu daha iyi anlıyor olmalıyız. Demek ki, kalp temizliği namaz kılmamayı değil, daha çok kılmayı gerektirir.

Ancak namazın bütün bu iyi etkileri için bir şart vardır: Onu Allah'la yüzyüzeymis gibi kılmak. Yani "huşû" ya da "ihsan". Kendisini Allah'la konuşuyor sayarak o şekilde namaz kılmak. Onun için namaz kılanın önünden geçilmez. Konuşanlar, arasından geçmek terbiyesizliktir.

Bu yüzden Allah, kurtuluşa erecekler içerisinde öncelikle namazlarını "huşû" içinde kılanları sayar. ("Mû'minler elbette kurtulacaktır: Onlar ki, namazlarında huşuludurlar, boş şeylerden yüzçevirirler, zekâtlarını verirler, ırzlarını korurlar..:' K. Müminûn (23) 1-9.)

Bu yüzden Allah (c.c.) "Beni anmak için namaz kıl." (Tâ-hâ (20) 14.) buyurur. Demek ki namaz Allah'ı anmak yani zikretmek ve hatırlamak için kılınır.

Bu yüzden Allah (c.c.): "dosdoğru kılınan namaz insanları her kötülükten alıkoyar." (Akebût (29) 45.) buyurur. Bunu herkes, kırk gün değil, sadece bir hafta, hattâ bir gün huşû'lu namaz kılmakla açık seçik görür. Ama olabildiğince düşünerek, olabildiğince kontaktta.

Bu yüzden Allah Rasûlü dünya meşgaleleriyle yorulduğu ve sıkıldığızamanlarda: "Ey Bilal, kalk da bizi ferahlat!" (Ebû Dâvûd, edep 78; Müsned V/364, 371.) yani, ezan oku da namaz kılalım, buyururlardı.

Onun arkadaşlarından bazıları da namaza durduklarında Allah'tan başka her şeyi unuturlardı. Hattâ birisinin sırtına ok saplanmışti. Acısına dayanamadığı için çıkaramıyorlardı. Bu yüzden o namaza durduğunda çıkardılar. Duymamıştı bile. (Benzer bir olay için bk. Kandıhlevî, Hayâtu's-sahabe NI/605.)

Bir başkası, namazda hatırına gelip kendisini Allah'ı anmaktan alıkoyduğu için, çok değerli hurma bahçesini Allah Rasûlü'ne bağışladı. (bk. Kandıhlevî age NI/544; Ibnü'I-münzir, et-Tergib I/316. )

Artık nasıl namaz kılmayız? Nasıl Allah'a kulluğu kabullenmeyiz? Nasıl çocuğumuza namaz kıldırmamakla ona acıdığımızı zannederiz? Namazın yaşınıda, onu emreden belirliyor ve elçisine: "Çocuklarınız yedi yaşına gelince onlara namaz kılmayı öğretin ve onları namaza başlatin, on yaşına geldiklerinde de, eğer namaz kılmadıkları olursa, hafifce dövün, yataklarını da ayırın." dedirtiyor. Gerçekten de çocukken başlanılmayan şeylere sonradan alışmak çok zordur.

RABITA
20.01.2008, 21:28
ALLAH RAZI OLSUN ABİ EMEĞİNE SAĞLIK ÇOK ANLAMLI NAMAZ NAMAZ

إسماعيل
14.10.2009, 11:42
BUNCA AYET VE HADİS-İ ŞERİFLER MEVCUT İKEN NAMAZ İLE ALAKALI HALA BAZILARI CIKMIS NAMAZ KILMAYAN SADECE GÜNAHKARDIR VEYA SONRA DA KAZASINI YAPABİLİRSİNİZ CANIM GİBİ LAFLAR KONUŞUYORLAR YA ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL YANİ. NAMAZI KASTEN TERK EDEN FASIK'TIR.

RACİ
14.10.2009, 19:16
Bütün dünya bir yana olsa bana Allah'ım yeter. Ben ondan başka boyun eğecek kimse tanımıyorum.

Allah-u Ekber = En büyük Allah'tir, diyorum ve benim namazıma O'nun ihtiyacı olmadığını da böylelikle itiraf ediyorum.

Namaz varsa hayatımızda o zaman yaşıyoruz demektir, tabi kıldığımız namazlardan tat lezzet alabiliyorsak. RABbim kılanlara istikamet kılmayanların gönüllerinede sevgisini versin. amin amin amin ecmaiN

Hadimül harameyn
19.10.2009, 14:39
:-046:-055 rabbim hakıkı manada namaz kılan kullarınadan eylesin

safahat
28.10.2009, 12:22
BUNCA AYET VE HADİS-İ ŞERİFLER MEVCUT İKEN NAMAZ İLE ALAKALI HALA BAZILARI CIKMIS NAMAZ KILMAYAN SADECE GÜNAHKARDIR VEYA SONRA DA KAZASINI YAPABİLİRSİNİZ CANIM GİBİ LAFLAR KONUŞUYORLAR YA ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL YANİ. NAMAZI KASTEN TERK EDEN FASIK'TIR.

Ya buna ne dersiniz?
Geçmiş yıllara ait Namazların peşine düşmeye gerek yokmuş (!)
Yorumlarınız lütfen arkadaşlar!
Bu konuyu enine boyuna konuşalım..

************************************************** *************

(Süleyman Ateş/Vatan Gazetesi)

Diyanet (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=diyanet) İşleri Başkanlığı da yapan Süleyman Ateş, namaz (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=namaz) konusunda çok ilginç yorumlar yaptı. İşte Zekeriya Beyaz’ın tahtını sallayacak liberallikte yorumlar…
Kasten kılınmamış namazların kazası olmaz;

SORU: Evli bayanım. Birkaç yıl önce namaza başladım. Ondan önce kılmadığım namazları kaza etmem gerekiyor mu? Âdetliyken ibadet yapılır mı? (S. E.)

CEVAP: Sorduğunuz sorunun cevabını birkaç kez yazdım, demek okuyamamışsınız. Konuyu bir kez daha özetle anlatayım. Kasten kılınmamış olan namazların kazası yoktur. Siz namaza yeni başladığınıza göre bundan sonra ihmal etmeyin, namaz (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=namaz)ınızı kılın. Nasıl yeni Müslüman olan kimseden eski namazlarını kaza etmesi istenmezse, kasten namaz (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=namaz) kılmayıp sonradan namaza başlayan kimseden de eski namazlarını kaza etmesi istenmez.
Namaz (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=namaz) bir ruh temizleme işidir. Geçen geçmiştir. 30 sene yıkanmayan kimse, yıkanmaya başlarsa eski yıkanmamalarını kaza mı edecek? Hayır, bundan sonra muntazam yıkanmasına devam edecektir. Kesin kes söylüyorum. Peygamberimiz (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=peygamberimiz) zamanında geçmiş namazların kazası diye bir uygulama olmadı. Ama gün içinde herhangi bir namaz (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=namaz)ı kılamadıysanız, onun vakti geçti ise ikinci vakitte, önce kılmadığınız namaz (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=namaz)ı sonra da vaktin namaz (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=namaz)ını kılacaksınız. Yani namazları birleştireceksiniz.

Diğer sorunuza gelince, Kur’ân’da âdetli kadına, sadece cinsel ilişkide bulunmaması emredilir. Aslında bu yasak kadının kendisine değil, kocasınadır. Kadına eziyet olduğu için erkeklerden bu halde kadından uzak durmaları emredilmiştir. Âdetli kadın, her namaz (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=namaz) vakti için abdest alıp namaz (http://www.islamhukukusayfasi.com/?tag=namaz)ını kılar. O özürlü olduğu için özürlülerin durumlarına uyar. Özürlü kimse, her vakit için bir abdest alır. Abdesti o vakit çıkıncaya dek geçerlidir. Âdetli kadın hasta hükmündedir. İsterse orucunu tutar ki bu daha makbuldür. İsterse yer, sonradan yediği günler sayısınca oruç tutar.

Yorumlarınız lütfen arkadaşlar!

************************************************** ***********

sahabe_hayranı
28.10.2009, 23:45
Süleyman ATEŞ; M. Şevket EYGİ üstadın dediği gibi ünlü olma hırsıyla yanıp tutuşmuş, gaflet ve dalalet haliyle konuşmuş. Rabbim akıl fikir versin.

Nurun Ala Nur
29.10.2009, 04:32
:-046

Süleyman ATEŞ; M. Şevket EYGİ üstadın dediği gibi ünlü olma hırsıyla yanıp tutuşmuş, gaflet ve dalalet haliyle konuşmuş. Rabbim akıl fikir versin.