PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’in Sıfatları Hakkında Bilgi Veren Bazı Hadisler



SoNSuZ-NuR
22.01.2008, 18:11
Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’in Sıfatları Hakkında Bilgi Veren Bazı Hadisler


Rebi’a bin Ebi Abdirrahman’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir:
Enes bin Malik Radıyallahu anh’in Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’in sıfatlarından söz ederken şöyle dediğini duydum: “Halkın içinde orta boylu biriydi. Ne çok uzun ne de kısa idi. Kırmızıya çalan beyaz renkte bir teni vardı. Açık beyaz veya esmer değildi. Kıvırcık ve kısa saçlı olmadığı gibi düz ve uzun saçlı da değildi. Saçları dalgalı mutedil idi. Kırk yaşındayken kendisine vahiy geldi. Kendisine vahyin gelmeye başlamasından sonra on yıl Mekke’de, on yıl Medine’de kaldı. Ruhu alındığında başında ve sakalında toplam yirmi kadar beyaz kıl yoktu.” Rebi’a dedi ki: “Onun bir tüyünü gördüm. Kırmızı renkteydi. Sorduğumda kokudan dolayı kırmızılaştığı söylendi.”[18]
Berâ Radıyallahu anh’nın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem insanların yüz olarak en güzeli olduğu gibi ahlakça da en güzelleriydi. Ne ince uzun boylu ne de kısa boyluydu.”[19]
Ebu İshak’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Berâ’ya: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’in yüzü kılıç gibi miydi?” Diye soruldu. O: “Hayır. Aksine onun yüzü ay gibiydi” dedi.[20]
Abdullah bin Ka’b’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Ka’b bin Mâlik’in Tebük savaşından geri kalması olayından söz ederken şöyle dediğini duydum: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’e selâm verdiğimde yüzü sevinçten şimşek gibi parıldıyordu. Resullullah Sallallahu aleyhi vesellem sevindiğinde yüzü adeta ayın bir parçasıymış gibi parıldardı. Biz de bunu (sevinçli olduğunu) bu durumundan anlardık.”[21]
Abdullah bin Abbas Radıyallahu anh’tan şöyle rivayet edilmiştir: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem saçlarını düz bir şekilde tarayarak sarkıtırdı. Müşrikler saçlarını ortadan böler, kitap ehli ise düz tarayarak sarkıtırdı. Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem da kendisine herhangi bir emrin gelmediği hususlarda kitap ehline uymayı tercih ederdi. Daha sonra Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem de saçlarını ortadan bölmeye başladı.”[22]
Enes bin Malik Radıyallahu anh’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’in avucundan daha yumuşak bir ipeğe veya ibrişime dokunmuş değilim. Ve asla Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’in kokusundan daha güzel bir koku koklamış değilim.”[23]
Ebu Said el-Hudri Radıyallahu anh’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem örtüsü içindeki bir genç kızdan daha utangaçtı.”[24]
Câbir bin Semure Radıyallahu anh’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’in ağzı büyükçeydi. Gözlerinin beyazı biraz kırmızıya çalıyordu. Topukları etli değildi.”[25]
Nevevi şöyle söylemiştir: “Ravi burada Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’in iri ağızlı olduğunu söylemiştir. Çoğunluk da böyle söylemiştir. Rivâyetlerden çıkan sonuç budur. Araplar bunu bir beğeni vesilesi olarak görür ve küçük ağızlıları beğenmezlerdi. Sa’leb’in büyük ağızlı denirken kastedilenin, geniş ağızlı anlamı olduğu sözünde ifade edilen husus da budur. Semer ise söz konusu ifadeyle kişinin iri dişli olduğu anlamının kastedildiğini söylemiştir.”[26]
Ebu Tufeyl’in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’i gördüm. Bugün yeryüzünde benden başka onu gören bir adam kalmadı.” (Ravilerden) el-Cureyrî dedi ki: “onu nasıl gördün?” diye sordum. Şöyle dedi: “Beyaz tenli, düz yuvarlak yüzlü ve orta bir şişmanlıktaydı (ne zayıf ne de şişmandı)”[27]
Berâ Radıyallahu anh’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Zülüfleri olanlar arasında, kırmızı hulle içinde bulunan Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’den daha güzel birisini görmedim. Saçları omuzlarına doğru sarkmıştı. İki omuzunun arası genişti. Kısa veya uzun boylu değildi.”[28]
Ali Radıyallahu anh’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem uzun veya kısa boylu değildi. Avuçları ve ayak tabanları genişti. Başı iriceydi. Eklem yerleri de iriydi. Mesrubesi (göğsünden göbeğine doğru uzanan kıl çizgi) uzundu. Yürüdüğü zaman adımlarını büyük büyük atar ve adeta yukarıdan aşağıya doğru iniyormuş gibi yürür, ayaklarını yere kuvvetli bir şekilde basardı. Ondan sonra da önce de bir benzerini görmüş değilim.”[29]
Aişe -Radıyallahu anhâ-’nın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem sizin yaptığınız gibi öyle hızlı hızlı konuşmazdı. O konuşurken anlaşılır bir şekilde konuşurdu. Hatta yanında oturan birinin ezberleyebileceği şekilde kelimeleri birbirinden ayırırdı.”[30]



[18] Buhârî (6/652) Menâkıb; Müslim (15/100) Fedâil, anlam itibariyle rivayet etmiştir.

[19] Buhârî (6/652) Menâkıb; Müslim (15/92) Fedâil.

[20] Buhârî (6/653) Menâkıb; Tirmizî (13/116) Menâkıb.

[21] Buhârî (6/653) Menâkıb.

[22] Buhârî (6/654) Menâkıb; Müslim (15/90) Fedâil.

[23] Buhârî (6/653) Menâkıb.

[24] Buhârî (6/653) Menâkıb.

[25] Müslim (15/90) Fedâil; Tirmizî (106320) Menâkıb.

[26] Nevevi’nin Sahihi Müslim Şerhi’nden özetlenerek (15/93).

[27] Müslim (15/93) Fedâil.

[28] Müslim (15/91) Fedâil; Tirmizî (13/115-116) Menâkıb.

[29] Tirmizî (13/116) Menâkıb; eş-Şemâil’de 40 nolu hadis olarak rivayet edilmiştir. el-Albâni’nin eş-Şemâil muhtasarından. el-Albâni bu hadisin sahih olduğunu söylemiştir.

[30] Tirmizî (13/118) Menâkıb. Tirmizî şöyle söylemiştir: “Bu hadis hesendir. Zuhri’den nakledilen rivayet şeklinden başka rivayetini bilmiyoruz. Bunu Yunus bin Yezid, Zuhri (İbn Şihâb ez-Zuhri)’den rivayet etmiştir.” Bu hadis eş-Şemâil muhtasarında 191 nolu hadis olarak geçmiştir. el-Albâni bu hadisin hasen olduğunu söylemiştir.

Artemistr
23.01.2008, 19:52
Emeğine sağlık Allah razı olsun inş.Kardeş