PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Namaz vakitlerinin 'sırrı'



liyosa
12.02.2007, 00:14
Namaz vakitlerinin 'sırrı'

MUSTAFA AYDIN
Âlem öyle nurlu bir sarmal içinde ki, her an beş vaktin beşi de dünya içinde ayrı ayrı yerlerde yaşanabiliyor. O vakitlerin öyle güzel sırları var ki, bize kulluğumuzu ve ahireti hatırlatıyor. Namaz, Rabb’imizin “Celal”ine karşı kavlen ve fiilen “Sübhânallah” deyip takdis etmek, “Kemal”ine karşı, lâfzan ve amelen “Allahü Ekber” deyip tâzim etmek. “Cemal”ine karşı da kalben, lisanen ve bedenen “Elhamdülillâh” deyip şükretmektir.
İbâdetin mânâsı da kulun Rabb’ine karşı kendi kusurunu, acz ve fakirliğini görüp her şeyi elinde tutan Yüce Rabb’imizin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir.

Her namaz vaktinde ruhumuzda canlanan şey, tek ve sonsuz olanın O (cc) olduğudur, bakî, sermedî, ebedî olan O’dur. Nurun kaynağı, ebedi saadetlerin sahibi O’dur. Her namaz vaktinde zihnimizde bu duygular sümbüllenir.

Başka bir kapı yoktur. Başımızda ecel kılıcı, ensemizde Azrail’in (as) nefesi bulunmaktadır. Kabrimizi karanlıklar yurdu olmaktan çıkarıp Cennet bahçelerinden bir bahçe haline getirecek olan şey imanımız, amelimiz ve Rabb’imize olan muhabbetimizdir. Ümidimiz O’nun (cc) rızasına, Habibi’nin (sas) şefaatine nail olmaktır. Bu yüzden her bir namaz vaktinde gizlenmiş sırlara vâkıf olmamız gerekir.

Bediüzzaman Hazretleri, namaz vakitlerini izah ederken gece ve gündüzlerin alemin büyük saatinde “saniyeler”, senelerin “dakikalar”, ortalama insan ömrünün “saatler” ve alemin hayat devirlerinin de “günler” hükmünde olduğunu belirtiyor. Yine bunların birbirine baktığını, birbirine misal olduğunu, birbirinin hükmünde olduklarını ve hatırlattıklarını ifade ediyor.




--------------------------------------------------------------------------------


SABAH VAKTİ:
Yepyeni bir başlangıçtır


Sabah tatlı bir neş’edir. Mahmurluk perdesi altında alemde pırıl pırıl tecelli eden yaratılışa aynadır. İmsak vakti, yani sabah namazı vaktinin girmesi, yani şer’i günün başlayışıyla yepyeni bir hayat başlar. Her bir namaz vakti için bir saati göz önüne getirelim (dijital saati değil!). Akrep, sabah namazı vaktini gösterdiğinde o an aynı zamanda, bizim anne karnına düştüğümüz ânı, yine kâinatın yaratıldığı 6 günden ilk günü ve yıl içindeki bahar mevsimini gösterir. Elimizi Allahü Ekber deyip kaldırdığımızda zihnimizde ana rahmindeki halimiz ve kâinatın Rahmetenlil Alemi’nin (sas) yüzü suyu hürmetine ve yine O’nun (sas) nurundan yaratılışı canlanır. Tesbih, tahmid ve tekbirlerimiz hep o hale şükür içindir.




--------------------------------------------------------------------------------


ÖĞLE VAKTİ:
Gençlik ateşi ve Cehennem!


Öğlenin şiddetli hararetinin başları yaktığı zaman, yazın en sıcak dönemine, insanda gençliğin söz dinlemeyen en ateşli çağına işaret eder. Yine, öğlenin sıcağı bize hiçbir gölgenin bulunmayacağı mahşer gününü hatırlatır. Kainatın ömründe ise öğle vakti Hz. Âdem’in yeryüzüne iniş dönemine işaret eder.




--------------------------------------------------------------------------------


İKİNDİ VAKTİ:
Ömrün sonu ve sonbahar


İkindi vakti, güneşin renginin sarardığı, batmaya meylettiği zamandır. İçinde sonbahar hüznünü de taşır. Yine, insanoğlunun da artık saçlarına ak düşüp, belinin yavaş yavaş bükülmeye başladığı, dünya lezzetlerinin de “acılaşmaya” başladığı döneme işarettir. İkindi vakti, insanoğlunun ve kainatın son dönemine de işaret eder. Yine, son peygamber olan Efendimiz’in (sas) vazifeye başlamasıyla âlemin son sürece girişini de hatırlatır. Biz ikindi vaktini yaşarken az sonra güneşin batacağını, yakında kendimizin ve kâinatın da öleceğini düşünürüz. İkindiyi eda edip de her şeyin batmaya doğru gittiğini görürken tek sığınılacak kapının Rabb’imiz ve O’nun Resulü’nün sünnet-i seniyyesi olduğunu tefekkür ederiz.




--------------------------------------------------------------------------------


AKŞAM VAKTİ:
Ölüm ve kıyamet ânı


Artık gün batmıştır. Ferdi olarak imtihanımız bitmiş, son nefesimizi vermişiz. Ne güneşte o cebbar yakıcılıktan, ne de bizde küçük dağları ben yarattım havasından eser kalmıştır. Sonbahar gibi ikindinin tatlı serinliği geride kalmış, güneş kaybolmuş, hafif bir kızıllık dışında ondan hiçbir eser görünmüyor. Az sonra günle birlikte biz de karanlıklara karışmış olacağız. “Güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar döküldüğünde, dağlar yürütüldüğünde...” (Tekvir, 81/1-3) ikazları kulaklarımızda çınlıyor. Akşam ezanı okunduğunda ve namaz için ellerimizi kaldırdığımızda sanki kendi cenaze namazımızla birlikte tüm kainatın cenaze namazını da kılıyor gibi oluruz. Önümüzdeki tabutta hem geride kalan gün, hem sonbahar mevsimi, hem kendi cesedimiz, hem de tüm canlıların naaşı vardır. Bu namaz bu kadar hüzünlüdür. Artık geriye dönüş yoktur. Alem susmuş, Sûr üfürülmüştür. Bütün diklenişler, bütü ceberrutluklar son bulmuş, müthiş bir sessizlik, alemi kaplamış, İlahi kader ânı beklenmektedir. Geriye dönüş artık mümkün değildir ve “keşke”ler, “eyvah”lar dönemi başlamıştır.




--------------------------------------------------------------------------------


YATSI VAKTİ:
Büyük sessiz karanlık


Artık geride kalan ne güne ne mevsimlerin tatlılığına, ne de insan olarak “yaşadığımıza” dair hiçbir iz yok. Gündüzün ne sıcağı ne de ışığı kalmış. Bizim için de acı son gerçekleşmiş. Kimse, kendi torunlarımız bile bizi hatırlamıyor, çoğu ismimizi bile unutmuş. Hayat susmuş, kainat dahi ölmüş. Toprağın üstündeki tüm cıvıltı, kargaşa sona ermiş. Herkes hesap gününü bekliyor. İşte bu kadar karanlıklar içinde o geceyi ancak “teheccüd”ümüz aydınlatabilir, bize yoldaş olabilir. O karanlıkları aydınlatacak yegane nur kaynağı odur.




--------------------------------------------------------------------------------


İKİNCİ SABAH VAKTİ:
Ba’sü ba’del mevt


Yeni doğan güneş ise haşrin sabahını ihtar eder. Sur yeniden üfürülmüş, ruhlar yeniden iade edilmiş, milyarlarca insan haşir meydanında toplanacak, ölüler yerden bitkiler gibi bitirilecek. İşte bu şuurla kılınan namazın kişiye faydası olur. “Desinler”, “görsünler” için kılınan namazın kimseye faydası olmadığı gibi maalesef zararı da olacaktır. Evet şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı, ne kadar mâkul ve lâzım ve kat’î ise, haşrin sabahı da, berzahın baharı da o kesinliktedir. İşte bu beş vaktin her birinde bir mü’him, inkılâp başındadır.
Sayı: 215
Bölüm: İbadet

Sofi_mavi
12.02.2007, 01:02
Rabbim Razi olsun Güzel paylaSimlar icin.

liyosa
12.02.2007, 01:07
cümlemizden inşallah

safahat
21.09.2007, 23:54
İKİNCİ SABAH VAKTİ:
Ba’sü ba’del mevt

Yeni doğan güneş ise haşrin sabahını ihtar eder. Sur yeniden üfürülmüş, ruhlar yeniden iade edilmiş, milyarlarca insan haşir meydanında toplanacak, ölüler yerden bitkiler gibi bitirilecek. İşte bu şuurla kılınan namazın kişiye faydası olur. “Desinler”, “görsünler” için kılınan namazın kimseye faydası olmadığı gibi maalesef zararı da olacaktır. Evet şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı, ne kadar mâkul ve lâzım ve kat’î ise, haşrin sabahı da, berzahın baharı da o kesinliktedir. İşte bu beş vaktin her birinde bir mü’him, inkılâp başındadır.[/quote]


Mevlam razI olsun, cok degisik acIdan Namaza bakIs sundun bize kardes!

Rabbimiz teala c.c. NamazIn hakkInI vererek eda edenlerden eylesin cümlemizi

BİR DOST
22.09.2007, 01:09
ALLAH RAZI OLSUN PAYLAŞIM ÇOK GÜZEL Dİ OKUMAYA DOYAMADIĞIMIZ BU GUZEL VAKİTLERİ İNŞALLAH HAKKIYLA İHYA EDEBİLİRİZ. EMEĞİNE SAĞLIK KARDEŞİM..

Artemistr
18.11.2008, 16:24
:-046Emeğinize saĞlık

Lehfan
19.11.2008, 10:09
çok güzel dile getirmişler.
paylaşıtığın için saol kardeşim.
hemen çıktısını alıyorum ;)

ÇARE
10.03.2009, 11:42
güncelleme

harf boyutu düzenlemiştir

sevdamislam
21.06.2009, 22:42
:-054

SiNa
21.06.2009, 22:52
:-046

VuSLaT_
22.06.2009, 00:08
:-055:-046:-055

_MuSaB_
24.06.2009, 13:43
:-046

MİRAC
24.06.2009, 18:12
Allah ve resulu razı olsun

.::TuFeYL::.
02.04.2010, 15:00
güncelleme

إسماعيل
02.04.2010, 15:30
Çok güzel bir paylaşımdı Allah cc razı olsun

Hakkani
02.04.2010, 16:13
"Vakitlerin sırrı" başlığı yanlış ve hatalı ve hatarlı..

çünkü:

1. Namaz kadar namaz vakitleri de şerî ve teabbüdi bir husustur.

2 Her teabbüdi konuda olduğu gibi burda da illetten hikmetten ve hele hele sırdan bahsetmek ancak Şari Tealanın açıklamasına bağlıdır.

3. Bu izah madem ki metlüv veya gayri metlüv vahiyle yapılmamış ne Ayette ne de Hadiste yok, şu halde hakikat değil ve belki bir takım retorik indi felsefi yorumlardır

4 Böylesi indi ve felsefi bir tarzda söylenmiş süslü laflara namaz vakitlerinin esrarı! denemez. zira bu bu idda "Allah bu vakitleri vaz' ederken ne kastettiği sırrına muttali oldum açıklıyorum!" davasını taşır ki bu sırra muttali olmak ancak vahiyle mümkün olacağını yukarda söyledik. Vahiy ise kesileli 14 asır oldu.

5 Geriye bir yol kalıyor: o da keşfi sahih. Bu adama bu manalar keşif yoluyla mı malum olmuş ? Hayır! Demekki sallamış.

Artık bir takım sallama uydurma becettirme yorumlara sır demek hakkanice olmaz. Hakkani burda sükut etseydi oda hakkani değil dilsiz şeytan olurdu

Peki başlık nasıl olabilirdi ?

Namaz vakitlerinin -filancaya- düşündürkleri.. beş vakitten aklına gelenler vs..

Bu fakirin aklına gelen ise:
Bu beş vaktin muhtemel hikmeti gün boyunca Allahı anmaktan geri durmamak tekrar tekrar huzura çıkarak bir gün Ona dönderileceğimiz gerçeğini unutmamak ve ona göre takva bir hayat sürmek.