ZeVRaK
12.02.2007, 19:56
ELBETTE SEN EN GÜZEL AHLÂK ÜZERESİN
Ebû Saîd-i Hudriî (r.a.) buyuruyor ki:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hayvanlara yem verir, deveyi bağlar,
ahıra gider, koyun sağar, nalinini tamir eder, yırtık ve söküğünü diker
ve hizmetçileri ile yemek yerdi.
Hizmetçi yorulunca, el değirmenini döndürmekte ona yardım ederdi.
Çarşıdan aldığı şeyleri, kucağında eve getirirdi.
Fakire, zengine, küçüğe, büyüğe önce kendisi selâm verir, mübârek elini onlara uzatırdı.
Din hususunda köle ile hür, beyaz ile siyah arasında fark gözetmezdi.
Gece ve gündüz aynı elbiseyi giyerdi. Üstü başı toz-top-rak içerisinde olanların
bile dâvetine giderdi.
Önüne ne getirseler, (az da olsa) hakir görmezdi. Sabah için akşamdan yemek hazırlamazdı.
Güzel ahlâklı, kerîm tabiatlı olup herkesle iyi geçinirdi. Kahkaha ile gülmezdi, mütebessim idi.
Mahzûndu, fakat asık yüzlü değildi. Mütevâzı idi, ancak zillete vardırmazdı. Heybetli idi, ama sert ve haşin değildi.
Cömert idi, lâkin israf etmezdi. Herkese merhametli ve ince kalpli idi.
Dâima başını önüne eğerdi. Saâdete kavuşmak isteyen ona uymalıdır.
Allâhü Teâlâ, "Elbette sen en güzel ahlâk üzeresin."
(Kalem Sûresi, âyet 4) buyurup onu medheyledi
Ebû Saîd-i Hudriî (r.a.) buyuruyor ki:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hayvanlara yem verir, deveyi bağlar,
ahıra gider, koyun sağar, nalinini tamir eder, yırtık ve söküğünü diker
ve hizmetçileri ile yemek yerdi.
Hizmetçi yorulunca, el değirmenini döndürmekte ona yardım ederdi.
Çarşıdan aldığı şeyleri, kucağında eve getirirdi.
Fakire, zengine, küçüğe, büyüğe önce kendisi selâm verir, mübârek elini onlara uzatırdı.
Din hususunda köle ile hür, beyaz ile siyah arasında fark gözetmezdi.
Gece ve gündüz aynı elbiseyi giyerdi. Üstü başı toz-top-rak içerisinde olanların
bile dâvetine giderdi.
Önüne ne getirseler, (az da olsa) hakir görmezdi. Sabah için akşamdan yemek hazırlamazdı.
Güzel ahlâklı, kerîm tabiatlı olup herkesle iyi geçinirdi. Kahkaha ile gülmezdi, mütebessim idi.
Mahzûndu, fakat asık yüzlü değildi. Mütevâzı idi, ancak zillete vardırmazdı. Heybetli idi, ama sert ve haşin değildi.
Cömert idi, lâkin israf etmezdi. Herkese merhametli ve ince kalpli idi.
Dâima başını önüne eğerdi. Saâdete kavuşmak isteyen ona uymalıdır.
Allâhü Teâlâ, "Elbette sen en güzel ahlâk üzeresin."
(Kalem Sûresi, âyet 4) buyurup onu medheyledi