ZeVRaK
12.02.2007, 21:44
GIYBETLE İFTİRÂNIN FARKI
Bir kadın, bir meselenin hükmünü öğrenmek üzere
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in huzuruna gelmişti.
Çıkıp giderken, Hz. Âişe (r.anhâ) vâlidemiz:
- Yâ Resûlallâh! Bu kadın ne kadar da kısa! deyince, Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.):
- Yâ Âişe! Gıybet etme, buyurdu. Hz. Âişe Vâlidemiz:
- Yâ Resûlallâh! Ben, ancak onda olanı söyledim, dedi.
Bunun üzerine Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) şu cevabı verdiler:
- Evet, zâten onda olanı söylediğin için gıybet oldu. Onda olmayanı söyleseydin iftirâ olurdu."
Bir kadın, bir meselenin hükmünü öğrenmek üzere
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in huzuruna gelmişti.
Çıkıp giderken, Hz. Âişe (r.anhâ) vâlidemiz:
- Yâ Resûlallâh! Bu kadın ne kadar da kısa! deyince, Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.):
- Yâ Âişe! Gıybet etme, buyurdu. Hz. Âişe Vâlidemiz:
- Yâ Resûlallâh! Ben, ancak onda olanı söyledim, dedi.
Bunun üzerine Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) şu cevabı verdiler:
- Evet, zâten onda olanı söylediğin için gıybet oldu. Onda olmayanı söyleseydin iftirâ olurdu."