PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : O sana helal değil! (ÂDEM ALEYHİSSELAM)



Osman_61
12.02.2008, 20:32
Âdem aleyhisselam ve Havva validemiz,
Evlenip, çocukları oluyordu hep ikiz. * Onlar da oluyordu biri kız, biri erkek. Sadece istisnaen, ?Şit Nebi? doğmuştu tek.* * İlk doğan, ?Kabil? ile, onun kız kardeşiydi. İkincisi, ?Habil? ve onun ikiz eşiydi. * Âdem aleyhisselam, Allah?ın emri ile, Evlendirmek istedi, onları birbiriyle.* * Habil'in ikiziyle, Kabil evlenecekti.* Onun ikizini de, Habil'e verecekti. * O dinde, iki kardeş evlenebiliyordu.* Fakat ayrı batından olmak gerekiyordu. * Aynı batında doğan bir kızla, bir erkeğin, Evlenmesi haramdı, böyleydi o günkü din. * Kabil'in kız kardeşi, Habil'in kardeşinden, Güzel olduğu için, Kabil kızdı içinden. * Ve hemen babasına, gidip etti itiraz. Dedi: (Niçin Habil'e tanıyorsun imtiyaz? * Benim ikiz kardeşim, mâdem ki daha güzel, O kıza ben layıkım Habil'den daha evvel.* * Fazla güzel değilken Habil'in kız kardeşi, Niçin bana verirsin, anlamadım bu işi. * Benim kız kardeşimdir güzel olan, bilirsin. Onu, bana değil de, niçin ona verirsin?) * Âdem aleyhisselam, buyurdu ki Kabil'e: (O, sana helal değil, Allah?ın emri böyle.)* * Çok izah ettiyse de babası ona bunu, İnanmadı Allah?ın bir emri olduğunu. * İhtilaf, günden güne büyüyünce, nihayet, Âdem Nebi, bu işi çözmeye etti gayret. * Buyurdu: (Birer kurban adayınız öyleyse. O zaman belli olur, hanginiz haklı ise.) * Çobanlık işi ile meşguldü Habil o gün. En kıymetli koçunu, gidip seçti sürünün. * Kabil'se, rençberlikle iştigal ettiğinden, Bir bağ buğday getirdi, gidip kötülerinden. * Sonra Âdem Nebi'nin, uyup tavsiyesine, Götürdüler onları, bir dağın tepesine. * Zira o zamanlarda, vardı ki şöyle adet: İnsanlar arasında olursa muhalefet, * Hemence birer kurban adardı iki taraf. Hak teâlâ katından, hallolurdu ihtilaf. * Şöyle ki, haklı olan kimseye ait adak, Gökten inen ateşle, yok olurdu yanarak. * Onlar da, adakları o yere koyar koymaz, Gökyüzünden oraya, bir ateş indi beyaz. * Ve Habil'in kurbanı yanınca o ateşte, Anlaşıldı ki Kabil haksız idi bu işte. * Haksızlığı meydana çıkmasına mukabil, Buna itirazını, sürdürdü yine Kabil. * Sırf nefsine uyarak, o inad ediyordu. Bütün bunlara rağmen, ?Ben haklıyım? diyordu. * Ve kalbinden, Habil'e kızarak için için, Kötü şeyler düşündü, sonunda onun için. * Bu kıskançlık ve nefret, yakıyordu içini. Öldürmeyi düşündü, gidip bu kardeşini. * Ve Habil'e giderek, dedi ki: (Beni dinle. Seni öldüreceğim, söylüyorum yeminle.)

SoNSuZ-NuR
12.02.2008, 20:39
ALLAH razı olsun kardeşim

öMeR_FaRuK
12.02.2008, 23:44
Tevafuk bu gün bu konuyu işledik
Şit (aS) Habil ile Kabili... Allah razı olsun

Artemistr
16.02.2008, 16:00
Allah razı olsun Paylaşım için sağolun