PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Huzurda Dururken Yapılanlar:



canyürekli
20.02.2008, 16:08
Huzurda Dururken Yapılanlar:


NAMAZ kılan kimse, namazla miraca vardığını, kendisini yaratan, büyütüp besleyen, bin bir çeşit nimetlerle rızkını veren Yüce Allah’ın karşısında olduğunu idrak etmeli, sonsuz büyüklüğü karşısında sonsuz küçüklüğünü, sonsuz kudreti karşısında sonsuz acizliğini fark etmelidir.. Namaza başlarken alınan tekbirin bir anlamı budur: Allahu Ekber: “Allah en büyüktür” der ve o anda eşsiz bir büyüğün karşısında olduğunu fark eder..

Fatiha Suresinde iki tür üslup kullanılmış ve bununla ilahî huzurda el pençe dururken iki çeşit münacatın şekline işaret edilmiştir.

Birincisi: Besmeleden sonra “Bütün hamd, âlemlerin Rabbi, Rahman, Rahîm ve hesap gününün sahibi olan Allah’a mahsustur” mealindeki ayetlerle yapılan gaibane münacattır.

Bu dolaylı (Allah’ı üçüncü tekil şahıs olarak gören) münacatın hikmetlerinden ikisi şunlardır:

• Aciz ve kusurlu bir kul olarak her türlü noksandan münezzeh olan Allah’ın huzuruna vardığında, doğrudan onu muhatap etmekten haya eder. Boynu bükük bir vaziyette münacatını ona işittirmeye çalışır. Bu kulluk makamına en uygun bir vaziyettir.

• Övgüler övülenin arkasında yapılırsa, övenin samimiyetini gösterir. Allah’tan hiçbir şey gizli olmamakla beraber, bir kul olarak kendi çapında, Rabbinin gıyabında onu övmeye gayret etmesi, onun kullukta ciddiyet ve samimiyetini göstermesi bakımından önem arz etmektedir.

İkincisi: “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım isteriz..” mealindeki cümleden başlayıp Surenin sonuna kadar devam eden hâzırâne (Allah’ı muhatap edinip doğrudan ona hitap ederek) yapılan münacattır. Bu iltifat sanatında, huzurunda olduğumuz Zat-ı Akdes’in—bir kul için en önemli olan—unvanlarının/isim ve sıfatlarının mülahazası söz konusudur.

Buna göre, huzurdaki münacat şöyledir: “Ey âlemlerin Rabbi, ey Rahman, Rahîm ve hesap gününün sahibi olan Allah’ım! Biz âciz mahlukların olarak yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım isteriz. Ne Olur, bizi dosdoğru yola ilet.

İnsan tek başına da olsa, birinci tekil şahıs yerine birinci çoğul şahısı kullanarak “Yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım isteriz” demesinin anlamı şudur:
Namaz kılan kimse, üç büyük cemaatle birlikte Rabbine karşı ibadet ettiğinin farkındadır. Buna göre, Fatihayı okurken şöyle der: “Ben ve benim gibi namaz kılan insanların meydana getirdiği cemaat olarak; Ben ve Allah’ı tespih eden bütün kâinatın oluşturduğu cemaat olarak, ve nihayet ben ve benim vücudumdaki maddî-manevî duygu ve organlarımın meydana getirdiği cemaat olarak “Yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım isteriz.”


Niyazi Beki

Artemistr
19.09.2008, 16:19
Allah razı olsun Emeğine sağlık