PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : her şeyde hayır vardır



mustafa_emre
17.01.2007, 19:17
KRALIN PARMAĞI

Bir zamanlar Afrika'daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardi. Kral, daha çocuklugundan itibaren arkadas oldugu, birlikte büyüdügü bir dostunu hiç yanindan ayirmazdi. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü.

Kralin bu arkadasinin ise degisik bir huyu vardi. Ister kendi basina gelsin ister baskasinin, ister iyi olsun ister kötü, her olay karsisinda hep ayni seyi söylerdi:
"Bunda da bir hayir var!"

Bir gün kralla arkadasi birlikte ava çiktilar. Kralin arkadasi tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ates ediyordu. Arkadasi muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlislik yapti ve kral ates ederken tüfegi geriye dogru patladi ve kralin basparmagi koptu. Durumu gören arkadasi her zamanki sözünü söyledi:
"Bunda da bir hayir var!"
Kral aci ve öfkeyle bagirdi:
"Bunda hayir filan yok! Görmüyor musun, parmagim koptu?"
Ve sonra da kizginligi geçmedigi için arkadasini zindana attirdi.

Bir yil kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yasadigi ve aslinda uzak durmasi gereken bir bölgede birkaç adamiyla birlikte avlaniyordu. Yamyamlar onlari ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarini bagladilar ve köyün meydanina odun yigdilar. Sonra da odunlarin ortasina diktikleri direklere bagladilar. Tam odunlari tutusturmaya geliyorlardi ki, kralin basparmaginin olmadigini farkettiler. Bu kabile, batil inançlari nedeniyle uzuvlarindan biri eksik olan insanlari yemiyordu. Böyle bir insani yedikleri takdirde baslarina kötü olaylar gelecegine inaniyorlardi. Bu korkuyla, krali çözdüler ve saliverdiler. Diger adamlari ise pisirip yediler.

Sarayina döndügünde, kurtulusunun kopuk parmagi sayesinde gerçeklestigini anlayan kral, onca yillik arkadasina reva gördügü muameleden dolayi pisman oldu. Hemen zindana kostu ve zindandan çikardigi arkadasina basindan geçenleri bir bir anlatti.
"Hakliymissin!" dedi.
"Parmagimin kopmasinda gerçekten de bir hayir varmis. Iste bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttugum için özür diliyorum.Yaptigim çok haksiz ve kötü bir seydi."
"Hayir" diye karsilik verdi arkadasi.
"Bunda da bir hayir var."
"Ne diyorsun Allah askina?" diye hayretle bagirdi kral.
"Bir arkadasimi bir yil boyunca zindanda tutmanin neresinde hayir olabilir."
"Düsünsene, ben zindanda olmasaydim, seninle birlikte avda olurdum, degil mi? Ve sonrasini düsünsene!!!..."


alıntı

BİR DOST
13.11.2007, 08:26
ALLAH razı olsun kardeşm.. emeğne sağlık.. :-025

Artemistr
13.11.2007, 09:31
Paylaşım için Sağolun Allah Razı Olsun,Emeğinize Sağlık

nura hasret
13.11.2007, 14:31
Güzel bir Makale. Paylasim icin Allah razi olsun kardesim.

sahabe_hayranı
13.11.2007, 15:26
Orjinal Yazarı yiğit
"Özlemin en dayanılmaz olanı kaybedileni özlemektir."

Çok doğru. Paylaşım için mevla razı olsun.

serdal
13.11.2007, 15:32
Orjinal Yazarı BİR DOST
ALLAH razı olsun kardeşm.. emeğne sağlık.. :-025
tabiki herr şerde vardır bi hayırr

CAN-I CAN
13.11.2007, 15:41
Orjinal Yazarı Artemistr
Paylaşım için Sağolun Allah Razı Olsun,Emeğinize Sağlık

Zeynelabidin
14.11.2007, 03:16
Es Selam

Paylaşım için sağolun emeklerinize sağlık kardeşim.

ARAL
15.06.2008, 02:15
rabbim razı olsun kardeşim

ÇARE
25.10.2008, 17:28
...........

selmi
01.11.2008, 21:41
:-046

Artemistr
03.11.2008, 15:14
:-046

canyürekli
03.11.2008, 16:19
:-046

nekre
03.11.2008, 16:56
:-046

ümitvar
05.11.2008, 19:47
:-046

Rasule özlem
05.11.2008, 19:54
ALLAH razi olsun.Emeginize saglik.

milligorus
05.11.2008, 20:14
Bu yazı bir hikaye türünde yazılmış güzeldi.Ama her olayı hayır görmek sünetüllah geregidir.
Önemli bir konudur çoğu insan bu konuya dikkat etmez konuları okuyup geçiyoruz. Düşünmüyoruz. Bir insan değersiz bir eşyasını kaybettiğinde vardır bir hayır diyor ama pırlanta yüzüğünü kaybette veya çok değerli cep telefonunu kaybetse vardır bir hayır demiyor. Üzülüyor her tarafı arıyor ağlayan sızlayan bile oluyor. Dikkat etmeliyiz

Kardeşimden Allah razı olsun

uKKAŞe
05.11.2008, 20:16
:-033:-046:-055:-055:-055

ic-huzuru
25.12.2008, 22:38
Allah (cc) Razi olsun, guzel di..

Gercekten herseyde bir hayir vardir...

Bi kac paylasimda benden bu konuya dair..

=======================================

Her şeyde bir hayır vardır (http://www.delikanforum.net/)

Bir alışveriş merkezinin kafeteryasında Melisa ve Mert kahve içerken beş yaşındaki oğulları birdenbire kendini yere atarak vızıldamaya başladı.

Bu ağlama değil, ama ağlamaya benzer bir vızıldamaydı. Oğullarının bu davranışı Melisa ve Mert'in hiç hoşuna gitmese de sadece “Oğlum yer soğuk, ayağa kalk hasta olacaksın.” demekle yetindiler ve kahvelerini içmeye devam ettiler. Aradan bir dakika geçmişti, ama çocuk hâlâ o garip sesi çıkarmaya devam ediyordu. Etrafta oturanlar, anne ya da babanın çocuğun bu olumsuz davranışını ve iç bayıltıcı vızıltısını bitirmek için kalkıp bir tane vuracağını düşündü. Çocuğun babası Mert, izleyenlerin beklediği gibi ayağa kalktı. Yalnız çocuğa ne bağırdı, ne vurdu. Oğlunu zarif bir hareketle kucaklayarak, kafeteryadaki sandalyesine otururken, onu da kucağına aldı. Arkasından masaya bir miktar küp şeker atıp, “Acaba masada kaç şeker var?” diye oğluna sordu.
***
Kadriye ile Alper yeni evlenmişti. Bir gün kahvaltıdayken Kadriye, Alper'e sordu: “Kahve ister misin?” Alper televizyon izlemeye dalmıştı. Kadriye, cevap alamayınca kızacak gibi oldu ve aynı soruyu bu sefer sesini yükselterek sordu. Yine cevap yoktu. Alper sabah haberlerine dalmıştı. Kadriye düşündü, biraz daha bağırsam mı, yoksa bir kahve yapıp önüne koysam mı? Alper, en fazla kahveyi reddedip çay isteyebilirdi. Ama “bana cevap ver” diye bağıracak olursa tatsızlık çıkacaktı. Kadriye, Alper'e bir fincan kahve verdi. Alper önündeki bardakta ne olduğuna dikkat bile etmeden kahvaltısını bitirdi.
***
Arkan eşine seyahate çıkacağını, hiç vakti olmadığını, onun için bavulunu hazırlayıp hazırlayamayacağını sordu. “Biliyorsun mavi gömleğimi çok seviyorum, onu da koyabilir misin?” deyip hızlıca tıraş oldu. Sonra da eşinin hazırladığı bavulu alıp hava limanına hareket etti. Uçaktan inip otele vardığında mavi değil, beyaz gömleğin bavulda olduğunu gördü. Uyardığı halde neden karısı mavi gömleğini koymamıştı ki! Sinirlenecek oldu. Ama birden aklına eskiden beri uyguladığı bir formül geldi: O andan tam bir yıl sonra, yanlış gömleğin bavula girmiş olma sorunu önemsiz olacak ve unutulacaktı. Şimdi eşini arayıp onu bu kadar suçlaması, onu üzmekten başka bir işe yaramayacaktı. Kaşlarını komik bir şekilde eliyle düzeltti ve eşini aramaktan vazgeçti.
**
Ömer ile Nuray çocuklarını ilköğretim okuluna kaydettirecekti. Nuray eşine telefon ederek kayıt için gerekli evrakları ve kayıtın son gününü öğrenmesini istedi. Çocuklarının bu okula kaydolmasını arzuluyordu. Ne var ki Ömer iş yoğunluğundan okulu aramayı unuttu. Bir gün hiç aramadan Nuray'ı ve oğlu Halil'i alarak okula gitti. Fakat, kayıt için gerekli evraklar olmadığı için elleri boş döndüler. Ertesi gün evrakları alarak yeniden gittiklerinde ise hiç boş yer kalmamıştı. Nuray da Ömer de üzgündü ve Nuray içinden Ömer'i suçluyordu. Suçlamak, bağırmak, kavga etmek ise sorunu çözmeyecekti. Ömer'e “Ne düşünüyorsun?” diye sordu. Ömer, “Üzüldüm, ama her şeyde bir hayır vardır. Ben Allah'a teslim oldum, oğlumuz için daha uygun bir okul bulacağız demek ki…” cevabını verdi.

Su Gibi
26.12.2008, 00:49
Allahu Teala cumlenizden razi olsun ...Gonlunuze,klavyenize saglik...:-055

~¤İsLaM¤~
26.12.2008, 10:13
:-046

SeLaMeT
05.02.2009, 22:19
Amin.. Rabbim cümlemizden razı olsun...

MİRAC
18.05.2009, 18:28
Madem ki başkalarının hayvanlarına acıyarak fazla yük taşıtmaya razı olmuyorsun, neden öz nefsine acımayıp da onu dağlar kadar günah yığını altında eziyorsun?"
Yarın ölüp öbür dünyayı boyladığında omurlarında taşıdığın bu kadar ağır günahlarınla ve kirli alınla peygamberler ve gerçek mü'minler arasında Allah'a karşı hesap verirken utanmayacak mısın?"
Yüce Allah (c.c.) cümlemizi hak sözleri dinleyip de gereğini yerine getiren haksever kullarından eylesin, amin...
:-046

ÇARE
19.05.2009, 15:28
güncelleme

Hadimül harameyn
21.05.2009, 11:59
:-046