PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cennete Nasıl Gidilir



ZeVRaK
30.03.2008, 00:50
Cennete Nasıl Gidilir


ALLAH ü Teâlâ hadîs–i kutsî'de; "La ilâhe illALLAH benim kal'amdır. Kim benim kal'ama girerse, azabımdan emîn olur." buyuruyor.

Lâ ilâhe illALLAH ALLAH –ü Teâlâ'yı bildiren yüce bir sözdür. Kim onu kendine kal'a edinirse ebedî saadeti ve nimetleri elde eder.

Kim bu mübarek, kelimeyi kendisine kal'a edinmezse, ebedî azâba uğrar. Fakat insanlar Lâ ilâhe illALLAH kelimesinden uzaklaştılar.


Onlarda sadece dilin kelime–i tevhîdi söylemesi kaldı. Böylece insanlar sadece kal'ayı söylemiş oldular. Nasıl ki ateşin ismini söylemek insanı yakmadığı, suyun ismi insanı boğmadığı, kılıcın ismi insanı kesmediği gibi, kal'anın ismi de insanı düşmandan korumaz.


Bunlar gibi Kelime–i tevhîdin sâdece lafzını söyleyip, mânâsından haberdâr olmamak da insanı âhiret azâbından korumaz.

ZeVRaK
30.03.2008, 00:50
İnsanlar Lâ ilâhe illALLAH diyor, fakat nefsinin arzu ve isteklerine, paraya ve dünyaya tapıyor. Yarın kıyamet gününde ALLAH –ü Teâlâ;
"Ey kulum! Olmayan şeyi niçin söylüyorsun?" buyurup, "Yalan söyledin." deyince ne cevap vereceksiniz.


Hâlbuki sen, dünya malına ve paraya kulluk ediyorsun. Ey insanoğlu! Niçin lezzeti ilâhî yerlerde aramıyorsun? Hâlbuki bütün her şey ALLAH –ü Teâlâ'nın elindedir. O, bütün bu mülklerin sahibidir.


Mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Âlemde, ancak O'nun dilediği ve O'nun irade ettiği şey olur. Onun için, O'ndan başkasıyla lezzet alma. Rahmetinden ümit kesme. Çünkü O'nun rahmetinden, ancak kâfirler ümit keserler.

ZeVRaK
30.03.2008, 00:51
Ey insanoğlu! ALLAH –ü Teâlâ seni, tevhîdini, birliğini bilmen için yarattı. Âlemdeki her şeyi de, senin için yarattı.

Ve bunlar arasındaki hayvanları, bitkileri sana hizmetçi kıldı. Yer senin ikamet etmeni sağlar. Melekler seni muhafaza eder. Güneş sana ışık verir. Hepsi senin için yaratılmıştır. Sen, sadece ALLAH –ü Teâlâ'yı bir bilip, O'na kulluk için yaratıldın.


Ey insanoğlu! ALLAH –ü Teâlâ bütün eşyayı senin için yarattı. Seni de kendisi için yarattı. Sen ise, ALLAH –ü Teâlâ'nın senin için yarattığı şey ile meşgul oldun, nimetin sahibini unuttun. Sana gelen bağış ve lütuflarından faydalandın. Vereni hatırlamadın.


Böylece nimetin şükrünü eda etmedin. Sana verdiği ihsan ve lütuflarının hürmetine riayet etmedin. Nimet sahibine şükür, O'nun verdiği nimete şükür etmektir.

ZeVRaK
30.03.2008, 00:51
Ey insanoğlu! ALLAH –ü Teâlâ'dan başkasına yöneldiğin, onlara iltifât ettiğin müddetçe de Lâ ilâhe illALLAH kelimesini söylemeye devâm et. Çünkü o, sendeki iyi olmayan şeyleri yok eder. Sana övülen iyi hasletleri getirir.


Şunu iyi bilin ki, insanlar bu âlemde yolculuk halindedirler. Onların ilk konakları beşik, sonuncusu ise kabirdir. Hakikî vatan, ya Cennet veya Cehennem'dir. İnsanın ömrü, sefer mesafesini teşkil eder.


Yıllar konak yerleri, aylar fersahlar, günler kilometreler, nefesler metrelerdir. Yapmış olduğu iyilik, tâat ve ibadetler azığıdır. Ömrünün en kıymetli sermayesi vakitleridir. Şehveti ve şehevî arzuları, yolunu kesen eşkıyâdır.


Kazancı ve kârı; Cennet'i ve oradaki ebedî nimetleri elde etmek, ALLAH –ü Teâlâ'nın rızasına ve cemaline mazhar olmaktır. Zarar ise; Cehennem'de çeşitli azaplara maruz kalmak, ALLAH –ü Teâlâ'nın rahmet ve cemalinden uzaklaşmaktır.

ZeVRaK
30.03.2008, 00:52
Kim hesapsız Cennet'e girmek isterse, vakitlerini ALLAH –ü Teâlâ'nın beğendiği şeylerle geçirsin. Kim âhirette, hasenât kefesinin ağır gelmesini isterse, vakitlerinin çoğunu ibâdet ve tâatla geçirsin.


Kim sâlih bir amel işler, sonra da günah işlerse, onun durumu tehlikelidir. Fakat ümit kesilmiş de değildir. Af, ALLAH –ü Teâlâ'nın keremindendir. Umulur ki, ALLAH –ü Teâlâ onu affeder.

ZeVRaK
30.03.2008, 00:52
Zannetmeyin ki, güneşin ve ayın seyrinden maksat, sıralı ve düzenli bir hesaptır. Gölgenin, nurun ve yıldızların yaratılmasından maksat, sadece insanların dünya işlerinde yardımcı olmak içindir.


Bilakis insanların, vakitlerini ve zamanlarını onlar vasıtasıyla bilip, âhiret ticareti ve tâatlerle meşgul olmaları içindir. ALLAH –ü Teâlâ Furkan sûresi altmış ikinci âyet–i kerîmesinde; "Düşünüp ibret almak veya şükretmek isteyen kimseler için, gece ile gündüzü birbiri ardınca geçiren yine O'dur." buyuruyor.

Su Gibi
30.03.2008, 07:43
"La ilahe" ile kendini , "Illa ALLAH" diyerek RABB'ini bilerek tevhidi yasayanlardan olmak gayret ve duasi ile insaAllah..

Bu alemde her şey, "Oz"unun emrindedir. Ozu uyuyanlar husrani, ozu uyaniklar ebedi saadeti yasar..

Imam-i Azam Ebu Hanife (radiyallahu anhu) Efendimiz, omrunun son yillarinda geceleri evinde, eser birakmaya calisir.. Yazar ve ummet-i Muhammed'e hasbi hizmete cabalar,durur... Ancak bir kimse vardir ki her aksam hava kararinca, meyhaneye gider, kupunu sarapla doldurup imamin penceresinin onune dikilip baslar kufretmeye... Gunlerce , aylarca devam eder..Imam bu sarhosa tek kelime soylemez ve soyletmez... Ne var ki bir gun Imamin etrafındakiler once davranip, adami karakola aldirirlar... Aksam olur zaman gecer ama kimse yok. Imam bekleyip, gelmeyince disari cikar ve cocuklara;
"Cocuklar benim bulbul gelmedi nerde kaldi?..." diye sorunca cocuklar;
"Dede, ona karakolda falaka dayagi atiyorlar" derler.. Kosar karakola... Varsa ki, dayak yedikce bagiriyor ama caresiz... Imam-i Azam:
"Neden dovuyorsunuz, ben sikayet ettim mi, size ne? Birakin gitsin!..." deyince serbest kaliyor.Tabiki Imam-i Azam bu, fetva sahibi. Itiraz edilemezdi.
Imam da, adam da cikar karakoldan... Cikar cikmaz da, hemen meyhaneye kosar kupunu sarapla doldurup, her zamanki yerine, Imam-i Azam'in penceresinin onune dikilip, verip veristirmeye baslar yine ... Imam-i Azam yavasca gelir arkadan, baksa ki hal,hal degil.. Ellerini baglayip, kiyamda beklemeye baslar... Adam arkasina donup de bu halini gorunce;
"Sen ne bicim insansin, ben sana neler soyluyorum; sen ise, gelip beni kurtariyorsun ve simdi de kiyam duruyorsun!" der..
Imam-i Azam;
" Sen benim efendimsin, veliyy-i nimetimsin, ben sana bakar da seni boyle, beni boyle kilan RABB'ime sukrederim... Seni ibret sahnesinde, beni ise hikmet sahnesinde oynatana hamd ederim!...der.
O zaman bizim sarhosun gozlerinden yaslar bosanmaya baslar. Ayaklarina kapanip af diler... Imam-i Azam ise;
"Kalk evlat kalk uyandigina sukredelim affin kapisi ALLAH Celle Celaluhu'nundur!" der....

"RABB'inizin magfiretine ve muttakiler (takva sahibi, ALLAH Celle Celaluhu' dan korkanlar) icin hazirlanmis olup genisligi gokler ve yer kadar olan Cennet'e kosun!" (Al-i Imran 3/133)

Allahu Teala razi olsun ...Emek ve fikriniz hurmet ve sukran bulsun her daim insaAllah!