Eyyub-i
27.04.2008, 03:20
Lastikleri patlayacak!
"Allah'ın ayetlerinde ancak inkarcı kâfirler mücadele eder. Şimdi onların (ticaret için) şehirler arası dönüp dolaşmaları seni aldatmasın."(40/4)
Mevlâ Tealâ bu ayet–i celilesinde buyurmuş oluyor ki:
"Ey Habibim! Kâfirlerin keyifli keyifli beldeleri dolaşmaları, para kazanmaları, refah içerisinde yaşamaları, sakın seni aldatmasın. Ne kadar sıhhat ve selâmette olurlarsa olsunlar sonları hüsrandır."
Bir başka ayet–i kerimede:
"O kâfirlerin beldelerde dönüp dolaşması sakın seni aldatmasın. (Onların dünyadaki yerleri dolaşıp durmaları) pek az bir faydadır. Sonra varacakları yer cehennemdir ve o cehennem ne kötü bir döşektir." (3/ 196–197)
Onların hâlleri ortada olmasına rağmen, bizimkiler ne yapıyor? Cehennem ehline benzemek, onlar gibi olmak için yarışıyorlar. Şu kadınların hallerine bir bakın… Onlar çuval giyse, paçavraları üzerlerine alsa, bizimkilerde o kâfirlere benzemek için ellerinden geleni yaparlar.
Cehennem ehlini kendilerine örnek alarak onlara özenenler, şerefi onlarda arayanların vay haline… Onlar şeref nerdedir, bilmezler. Yarın nasıl pişman olacaklar? İş işten geçecek… Mevlâ Tealâ bakın ne buyuruyor:
"O vakit (görecekler ki) o kendilerine uyulup arkalarından gidilenler o (kendilerine) uyanlardan hızla uzaklaşmıştır. Ve (o anda her iki tarafta) azabı görmüşlerdir. Nihayet onlardan (aralarındaki) bütün bağlarda kopup parçalanmıştır."(2/166)
Zavallı ahmaklar! Dünya hayatından Allah'a isyan edilen yerlerde, plajlar, diskotekler, kulüplerde, barlarda günlerini geçirenler, ahirette hakikati anlayınca, peşlerinden koşturdukları insanlardan kaçacaklar. İnsanlar arasındaki dostluk sebepleri bitmiş olacak.
Her şey dünyada kaldı. Ellerinde ki her şey gitti, ne para, ne mal ne mülk, ne şan ne şöhret hiç bir şey kalmadı. Hanlar, saraylar, köşkler, villalar, evler de gitti.
O zaman tabi olanlar bakın ne diyecek:
"(Kötülere) uyanlar şöyle derler:
Ah, keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık! Böylece Allah onlara, işlerini, pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar."(2/ 167)
* * *
Kardeşlerim! Tekrar tekrar söylüyorum. Bu iş hafife alınacak gibi değil. Yarın ebedi pişmanlığa düşmemek ve ebedi kaybedenlerden olmamak için Resulullah'a uyalım…
Resulullah'a uyma ondan sonra pişmanlık…
Ebedi kaybedenlere soracaklar; peygamberin kim?
Cevap veremeyecekler…
Efendimizin suretini gösterecekler ne yazık ki yine tanımayacaklar. Dünyadayken O’na, sünnete tabi olmamışsan, bu benim peygamberim "Muhammed"dir diyemeyeceksiniz. Dünya hayatında Resululah'a uymayı kendine yakıştırmayacaksın. Ben makam, mevki sahibiyim, benim şanım, şöhretim var, benim forsum var, diyeceksin.
Şimdi ne oldu? Forsun vardı ama lastiğin patladı.
Kardeşlerim!
Dünya hayatında kılı kırk yararcasına Allah celle celaluhu'na ibadet edersen, ahiret hayatında rahatlıkla "Rabbim Allah" dersin. Melekler bu sefer tebdil–i kıyafet eder ve derler ki: "Biz senin iyi adam olduğunu biliyorduk ama bu Allah'ın kanunu ilâhiyesidir."
Allah'ım orada bizi rezil olmaktan muhafaza et! Ve kabir alabildiğine genişleyecek. Azap ehline de denilecek ki: "Senin ne kadar adi olduğunu biliyorduk," diyecekler.
beyan dergisinden alınmıştır....
"Allah'ın ayetlerinde ancak inkarcı kâfirler mücadele eder. Şimdi onların (ticaret için) şehirler arası dönüp dolaşmaları seni aldatmasın."(40/4)
Mevlâ Tealâ bu ayet–i celilesinde buyurmuş oluyor ki:
"Ey Habibim! Kâfirlerin keyifli keyifli beldeleri dolaşmaları, para kazanmaları, refah içerisinde yaşamaları, sakın seni aldatmasın. Ne kadar sıhhat ve selâmette olurlarsa olsunlar sonları hüsrandır."
Bir başka ayet–i kerimede:
"O kâfirlerin beldelerde dönüp dolaşması sakın seni aldatmasın. (Onların dünyadaki yerleri dolaşıp durmaları) pek az bir faydadır. Sonra varacakları yer cehennemdir ve o cehennem ne kötü bir döşektir." (3/ 196–197)
Onların hâlleri ortada olmasına rağmen, bizimkiler ne yapıyor? Cehennem ehline benzemek, onlar gibi olmak için yarışıyorlar. Şu kadınların hallerine bir bakın… Onlar çuval giyse, paçavraları üzerlerine alsa, bizimkilerde o kâfirlere benzemek için ellerinden geleni yaparlar.
Cehennem ehlini kendilerine örnek alarak onlara özenenler, şerefi onlarda arayanların vay haline… Onlar şeref nerdedir, bilmezler. Yarın nasıl pişman olacaklar? İş işten geçecek… Mevlâ Tealâ bakın ne buyuruyor:
"O vakit (görecekler ki) o kendilerine uyulup arkalarından gidilenler o (kendilerine) uyanlardan hızla uzaklaşmıştır. Ve (o anda her iki tarafta) azabı görmüşlerdir. Nihayet onlardan (aralarındaki) bütün bağlarda kopup parçalanmıştır."(2/166)
Zavallı ahmaklar! Dünya hayatından Allah'a isyan edilen yerlerde, plajlar, diskotekler, kulüplerde, barlarda günlerini geçirenler, ahirette hakikati anlayınca, peşlerinden koşturdukları insanlardan kaçacaklar. İnsanlar arasındaki dostluk sebepleri bitmiş olacak.
Her şey dünyada kaldı. Ellerinde ki her şey gitti, ne para, ne mal ne mülk, ne şan ne şöhret hiç bir şey kalmadı. Hanlar, saraylar, köşkler, villalar, evler de gitti.
O zaman tabi olanlar bakın ne diyecek:
"(Kötülere) uyanlar şöyle derler:
Ah, keşke bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da, şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık! Böylece Allah onlara, işlerini, pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar."(2/ 167)
* * *
Kardeşlerim! Tekrar tekrar söylüyorum. Bu iş hafife alınacak gibi değil. Yarın ebedi pişmanlığa düşmemek ve ebedi kaybedenlerden olmamak için Resulullah'a uyalım…
Resulullah'a uyma ondan sonra pişmanlık…
Ebedi kaybedenlere soracaklar; peygamberin kim?
Cevap veremeyecekler…
Efendimizin suretini gösterecekler ne yazık ki yine tanımayacaklar. Dünyadayken O’na, sünnete tabi olmamışsan, bu benim peygamberim "Muhammed"dir diyemeyeceksiniz. Dünya hayatında Resululah'a uymayı kendine yakıştırmayacaksın. Ben makam, mevki sahibiyim, benim şanım, şöhretim var, benim forsum var, diyeceksin.
Şimdi ne oldu? Forsun vardı ama lastiğin patladı.
Kardeşlerim!
Dünya hayatında kılı kırk yararcasına Allah celle celaluhu'na ibadet edersen, ahiret hayatında rahatlıkla "Rabbim Allah" dersin. Melekler bu sefer tebdil–i kıyafet eder ve derler ki: "Biz senin iyi adam olduğunu biliyorduk ama bu Allah'ın kanunu ilâhiyesidir."
Allah'ım orada bizi rezil olmaktan muhafaza et! Ve kabir alabildiğine genişleyecek. Azap ehline de denilecek ki: "Senin ne kadar adi olduğunu biliyorduk," diyecekler.
beyan dergisinden alınmıştır....