MuHuR_GoZLeR
28.02.2007, 11:35
Ameli iyi olmayan mevtanın vay haline
Kabirde görevli melekler sorularını sorarken bu mevtanın dudakları ve dili kurumuş halde olur. Sorulara cevap veremez. Münker melek soruyu sorup da mevta cevap veremeyince,ki; tabi cevap veremez, bildiği bir şey yok ki,ne cevap versin. Nekir melek balyozu hazırlar ve vurmak üzere iken,mevta bir şeyler mırıldanır gibi olur. Ama bildiği bir şey olmayınca yine bir cevap çıkmaz.
Münker melek, Nekir meleğe:
-Balyozu vurmakta acele etme,belki bir cevap gelir!der.
Biraz beklediği halde yine bir cevap çıkmaz.Bunun üzerine,Nekir melek balyozu vurmak üzere tekrar hazırlanır.Ancak Münker melek yine: Acele etme biraz daha bekleyelim diyerek yine bekletir ve sorar.Ancak yine cevap çıkmayınca.
Nekir melek elindeki ateşten balyozu,mevtanın arkasından iki kulak arasına öyle bir vurur ki bu darbenin acısıyla mevtadan korkunç bir feryad çıkar ki bu sesi insanlar ve cinlerden başka tüm canlı ve cansız varlıklar duyarlar.Eğer bu balyoz yüce dağlara vurulsa idi,dağlar buz gibi erir ve yok olurlardı.Artık kabirde bu mevtayı:yılan,çiyan,akrep ve diğer eza ve cefa verici hayvanat ve haşarattan ve kabir azabından koruyacak ne bir arkadaş ve ne de bir yardımcı yoktur.Artık o, bütün azapları ile baş başa bırakılmıştır.Vay bu mevtanın haline ki artık bu mevtanın halini dille anlatmak mümkün değildir. Aklımızı başımıza toplayalım, zararın neresinden dönülürse kar orada başlar deyip,zarardan dönerek Mevlam’ızın Kur-an-ı Kerimi’ne ve habibi’nin sünnetine sarılıp kendimizi kurtarmaya çalışalım inşallah.Şayet Kur-an-ı Kerim’e ve Habibi’nin sarılıp yaşamasak; insanın ne malı, ne ana babası ve de hısım akrabası kurtaramaz.
Aklımızı başımıza toplayalım.İnat dirgenini çenemizin altından çıkartalım.Habibi’nin bıraktığı reçete ile ilaçlarımızı alalım ve bu ilaçlarla içimizde ve dışımızdaki tüm hastalıkları tedavi edelim ve Mevla’nın sevdiği has kullarından olalım inşallah.AMİN
Kabirde görevli melekler sorularını sorarken bu mevtanın dudakları ve dili kurumuş halde olur. Sorulara cevap veremez. Münker melek soruyu sorup da mevta cevap veremeyince,ki; tabi cevap veremez, bildiği bir şey yok ki,ne cevap versin. Nekir melek balyozu hazırlar ve vurmak üzere iken,mevta bir şeyler mırıldanır gibi olur. Ama bildiği bir şey olmayınca yine bir cevap çıkmaz.
Münker melek, Nekir meleğe:
-Balyozu vurmakta acele etme,belki bir cevap gelir!der.
Biraz beklediği halde yine bir cevap çıkmaz.Bunun üzerine,Nekir melek balyozu vurmak üzere tekrar hazırlanır.Ancak Münker melek yine: Acele etme biraz daha bekleyelim diyerek yine bekletir ve sorar.Ancak yine cevap çıkmayınca.
Nekir melek elindeki ateşten balyozu,mevtanın arkasından iki kulak arasına öyle bir vurur ki bu darbenin acısıyla mevtadan korkunç bir feryad çıkar ki bu sesi insanlar ve cinlerden başka tüm canlı ve cansız varlıklar duyarlar.Eğer bu balyoz yüce dağlara vurulsa idi,dağlar buz gibi erir ve yok olurlardı.Artık kabirde bu mevtayı:yılan,çiyan,akrep ve diğer eza ve cefa verici hayvanat ve haşarattan ve kabir azabından koruyacak ne bir arkadaş ve ne de bir yardımcı yoktur.Artık o, bütün azapları ile baş başa bırakılmıştır.Vay bu mevtanın haline ki artık bu mevtanın halini dille anlatmak mümkün değildir. Aklımızı başımıza toplayalım, zararın neresinden dönülürse kar orada başlar deyip,zarardan dönerek Mevlam’ızın Kur-an-ı Kerimi’ne ve habibi’nin sünnetine sarılıp kendimizi kurtarmaya çalışalım inşallah.Şayet Kur-an-ı Kerim’e ve Habibi’nin sarılıp yaşamasak; insanın ne malı, ne ana babası ve de hısım akrabası kurtaramaz.
Aklımızı başımıza toplayalım.İnat dirgenini çenemizin altından çıkartalım.Habibi’nin bıraktığı reçete ile ilaçlarımızı alalım ve bu ilaçlarla içimizde ve dışımızdaki tüm hastalıkları tedavi edelim ve Mevla’nın sevdiği has kullarından olalım inşallah.AMİN