karaşahin
02.05.2008, 18:17
BİSMİHİ TEALA
Soru: ALLAH (Celle celalühü) iman etmeyeceklerini bildiği halde Ebu Cehil ile Fir’avn’ı imanla mükellef tutmuş değil midir? Elbette ALLAH’ın (Celle celalühü) bildiğine aykırı olan bir şeyin olması muhaldir.
Cevap: Bu soruda ilk bilinmesi gerekli şey icmaya muhalefet, sonra da ALLAH’ın (Celle celaluhu) haber verdiği bir şeyi yalanlamaktır. İcmaya muhalefet şundandır ki bütün Müslümanlar, insanın kudreti dahilinde olmayan bir şeyin teklif edilmesinin asla vaki olmadığı hususunda icma etmişlerdir, ihtilaf sadece bunun aklen caiz olup olmamasındadır.
Soru da tekzip edilen ayeti kerime şudur:
‘’ALLAH hiçbir kimseyi gücünün yetmeyeceğinden başkası ile mükellef tutmaz’’ (Bakara /286) Muhal olan bir şey ise kimsenin gücü dahilinde değildir.
<ALLAH’ın (Celle celalühü) bildiğine aykırı olan bir şeyin olması muhaldir> sözüne karşı deriz ki,muhal, varlığını farz etmek aklen mümkün olmayan,caiz de mümkün olan şeydir.Bir şeyin varlığının veya yokluğunun aklen düşünülmesi,ALLAH’ın (Celle celalühü) ilmine ve iradesine nisbet edilmeksizin,kendi zatına göre olur.
Bunun delili de: Biz, kainatın varlığı da yokluğu da eşit olan bir mümkün olmasında ittifak ettik.Halbuki ALLAH (Celle celaluhu) onun var olacağını bilmiştir.Kainatın şu an var olması da onun vacib (varlığı zaruri) olmasını gerektirmez;zira ALLAH’ın (Celle celalühü) var olacağını bildiği şey <vacib> varolmıyacağını bildiği şey de <muhal>olsaydı <<caiz>>in gerçekleşmesine imkan kalmaz bu takdir de ilahi irade mümkün olan iki şeyden birini diğerine tercih etmek için değil vacib olanı muhal olandan ayırt etmek için tecelli etmiş olurdu.
Bu ise akıllı olan kimselerin kabul edeceği bir şey değildir.
Nureddin es-sabuni
El bidaye fi usuli'd-din
Soru: ALLAH (Celle celalühü) iman etmeyeceklerini bildiği halde Ebu Cehil ile Fir’avn’ı imanla mükellef tutmuş değil midir? Elbette ALLAH’ın (Celle celalühü) bildiğine aykırı olan bir şeyin olması muhaldir.
Cevap: Bu soruda ilk bilinmesi gerekli şey icmaya muhalefet, sonra da ALLAH’ın (Celle celaluhu) haber verdiği bir şeyi yalanlamaktır. İcmaya muhalefet şundandır ki bütün Müslümanlar, insanın kudreti dahilinde olmayan bir şeyin teklif edilmesinin asla vaki olmadığı hususunda icma etmişlerdir, ihtilaf sadece bunun aklen caiz olup olmamasındadır.
Soru da tekzip edilen ayeti kerime şudur:
‘’ALLAH hiçbir kimseyi gücünün yetmeyeceğinden başkası ile mükellef tutmaz’’ (Bakara /286) Muhal olan bir şey ise kimsenin gücü dahilinde değildir.
<ALLAH’ın (Celle celalühü) bildiğine aykırı olan bir şeyin olması muhaldir> sözüne karşı deriz ki,muhal, varlığını farz etmek aklen mümkün olmayan,caiz de mümkün olan şeydir.Bir şeyin varlığının veya yokluğunun aklen düşünülmesi,ALLAH’ın (Celle celalühü) ilmine ve iradesine nisbet edilmeksizin,kendi zatına göre olur.
Bunun delili de: Biz, kainatın varlığı da yokluğu da eşit olan bir mümkün olmasında ittifak ettik.Halbuki ALLAH (Celle celaluhu) onun var olacağını bilmiştir.Kainatın şu an var olması da onun vacib (varlığı zaruri) olmasını gerektirmez;zira ALLAH’ın (Celle celalühü) var olacağını bildiği şey <vacib> varolmıyacağını bildiği şey de <muhal>olsaydı <<caiz>>in gerçekleşmesine imkan kalmaz bu takdir de ilahi irade mümkün olan iki şeyden birini diğerine tercih etmek için değil vacib olanı muhal olandan ayırt etmek için tecelli etmiş olurdu.
Bu ise akıllı olan kimselerin kabul edeceği bir şey değildir.
Nureddin es-sabuni
El bidaye fi usuli'd-din