PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kuran-ı azimüşşan-ın faziletlerini beyan eden ayet-i kerimeler



semenulcennet
28.02.2007, 15:01
KURAN-I AZİMÜŞŞANI’IN FAZİLETLERİNİ BEYAN EDEN AYET-İ KERİMELER

1-‘’ O zat-ı (Pak-ı Sübhanini)n hayır ve bereketi bol (Nihayetsiz ve daim) oldu ki,Furkan(Hak ile batılı ayıran Kuran)ı kulu (Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Selem) üzerine indirdi.Ta ki bütün alemlere bir nezir (Korkutucu ve sakındırıcı) olsun.’’ (Furkan Suresi:1)

Bu ayet-i celileden anlıyoruz ki,hakla batılı (iyiyle kötüyü) ayırmak Allah’dan başka hiçbir kimse için mümkün değildir.Allah-u Teala,bir ismi Furkan (hakla batılı ayırma manasında)olan Kuran-ı Kerim’i indirmesiyle hakla batılı ayırmıştır.O halde,istikamet üzeri olmak isteyenin Kuran’dan ayrılması mümkün değildir.Ayrılan katiyen hiçbir hayra muvaffak olamaz ve iyiyi kötüden ayıramaz.Öyleyse her derdimizin çaresini Kuran’da arıyalım ,zira düşmanlarımızın şerrinden ancak bununla kurtula biliriz ve onları,ancak onun emirlerini tutup yasaklarından kaçmakla galip ola biliriz.
Yine bu ayet-i celileden,Efendimiz(Sallallahu Aleyhi ve Selem)in ne kadar büyük bir işle memur olduğunu anlamalıyız.Zira O , bir köye,bir vilayete veya bir memlekete gönderilmiş değildir,bütün kainata , önlerindeki tahlikeleri haber verip, onları tedbir almaya sevk edici(sürükleyici) olarak gönderilmiştir.O halde insan böyle bir büyük Peygamberden nasıl ayrıla bilir ve ona ittiba etmeden ( uymadan) nasıl dura bilir.

2-‘’Şüphe yok ki, bu Kuran,( kendisine uyanları) en doğru olanı (dine veya yol)a hidayet eder ( kavuşturur). Ve Salih amellerde bulunan müminlere çok müjde verir ki, onlar için muhakkak büyük bir mükafat vardır.’’ (İsra Suresi:9)

Rabbimiz Tebareke ve Teala Hazretleri bu ayet-i celilesinde Kuran-ı Kerim’in en doru ve en salam bir yola kavuşturduğunu habet vererek,bizi Kuran’ın gösterdiği yola davet etmektedir.Biz Müslümanlar atalarımız gibi bu davete icabet ederek (uyarak) en kuvvetli olacağımız yerde,bu davete icabetteki gevşekliğimiz yüzünden, bugün dünyada aciz( güçsüz) bir hale düştük.Biz herkese ışık tutup,onları hayar sevkedeceğimiz yerde, onlar bizi şerre doru çekmekteve bizi mağlup etmektedirler.Öyleyse’’ Zararın neresinden dönersen kardır.’’ Kabilinden en kısa zamanda, hep beraber Kuran-ı Kerim’e sarılarak bu zararımızı telafi etmemiz ( karşılamamız lazımdır.

3-‘’Bu büyük bir kitaptır ki,O’nu sana indirdik.Mübarektir.(dünya ve ahiret bereketleri ondadır), ayetlerini iyiyce düşünsünlerve akıl sahipleri ibret alsınlar(amel etsinler) diye( onu sana indirdik).’’ (Sad Suresi:29)

Bu ayeti celilede Mevla Teala Hazretleri,Kuran-ı Kerim’in en büyük bir kitap olduğunu , dünya ve ahiret bereketlerinin içinde bulunduğunu beyan ederek, bizi , bu kitabı öğrenip öğretmek vasıtasıyla kimseye muhtaç olmıyacak şakilde ilerlemeye, maddi ve manevi en büyük bereket ve zenginliğe kavuşmaya teşvik etmektedir.
Ayrıca, Mevla’mız bu kitabı, kulları ayetlerini çok ince düşünsünler ve akıl sahipleri onunla amel etsinlerdiye indirdiğini beyan ederek, bizi Kuran-ı Kerim hakkında çok ince düşünmeye ve ayetlerini anlamak,ahkamıyla amel etmek hususunda son derece say-u gayrete ve çalışmaya sevk etmektedir.

4-‘’Ey insanlar! Muhakkak size rabbinizden bir burhan( yol gösterici olan Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Selem) geldi.Ve sizlere apaçık bir nur indirdik.’’—‘’Artık o kimseler ki,Allah-u Teala’ ya iman ettiler ve Ona (Allah’a ve Kuran’a ) saldırdılar,elbette Allah-u Teala onları kendi tarafından bir rahmet (cennet)in ve fazl (ziyade nimetler)in içine girdirecektir.Ve onları,kendisine (ulaştıracak) sırat-ı müstakim ( dosdoru bir yol) a hidayet edecek (kavuşturacak) tır. (Nisa Suresi:174-175)

Bu ayet-i celilede Mevlamız bütün insanlara hitap ederek,onlara Rableri tarafından bir rehber geldiğini ve onlara, din ve dünya hususunda muhtaç oldukları bütün meseleleleri beyan edici olan bir nur indirdiğini zikrederek, onlara başka bir rehber ( yol gösterici) aramayıp, ancak bu ilahi rehbere uymalarını ve nurundan istifade temelerini tembih etmektedir.

5-‘’Ey ehli kitap( Ey Yahudi ve Hıristiyanlar!)Muhakkak size Rasulümüz elçimiz gelmiştir, kitap(Tevrat)tan gizlemekte olduğunuz şeylerin bir çoğunu size açıklıyor,bir çoğundanda geçi veriyor(yüzünüze vurmuyor) Şüphe yokki size Allah-u Teala’dan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir ki, Allah-u Teala rızasına tabi olan (uyan) ları,O’nun sebebiyle selamet( kurtuluş) yollarına ulaştırır ve onları kendi izni iradesi)yle (küfür) karanlıklardan (iman) nur(un) a çıkarır ve kendilerini dosdoru bir yola (İslam dinine ) hidayet eder(ulaştırır).’’ (Maide Suresi:15.16)

Bu ayet-i celileden anlaşılıyor ki,Efendimiz(Sallallahu Aleyhi ve Selem)beşer (insan) olduğu halde, kendinden çok evvel geçmiş olan insanların gizli işlerini haber verdiğine göre,kat’i olarak Allah-u Teala tarafından gönderilmiştir.Zira bu gaybı( gizli) haberleri ,Mevladan başka gayrı ne bir melek ,ne bir cin nede beşerden hiç kimse bilemez.Ancak Mevlanın bildirmesiyle bilir.Bildirdikleride başta Peygamberlerdir.O halde Efendimiz(Sallallahu Aleyhi ve Selemle) sair insanlar gibi görülmemelidir. Beşerdir ama, Allah-u Teala Hazretleri tarafından O’na vahyolunmuştur.Ne olaydı! İnsanlar onu takdir etseler de, dünya ve ahiretleri mamur(donanmış ) olsaydı!
Nisa Suresinin 174. ayeti celilesinde,Mevla Teala Hazretleri.Efendimiz(Sallallahu Aleyhi ve Selem) hakkında Burhan (önder), Kuran-ı Kerim hakkında da ,Nur-i Mübin ( ap açık bir nur) buyurmuştu.
Demek oluyor ki,Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Selem) Mevla Teala’nın nurundandır.Nitekim Efendimiz(Sellallahu Aleyhi ve Selem) bir hadisi şerifinde :
‘’ Ben Allah’ın nurundan yaratıldım,Müminler de benim nurumdan (yaratılmış) dır.’’
‘’Allah-u Teala’nın ilk yarattığı, senin Peygamberinin nurudur ey Cabir.’’ Buyurmuştur.

6-‘’Hayır! ( Hakikat kafirlerin dediği gibi değildir) yıldızların düştüğü( battığı) yerlere yemin ederim.’’—‘’Ve şüphe yok ki, o (yemin),eğer bilseniz elbette pek büyük bir yemindir.’’—‘’Muhakkak o kitap, elbette çok keremli(şerefli kıymatli)bir Kuran’dır.’’—‘’Bir mahvuz ( şeytanlardan korunmuş) kitap(Levhi Mahvuz) dadır.’’—‘’O’na (Kuran’a) tam bir surette temizlenmiş olanlardan başkası dokunamaz.’’ (Vakia Suresi:75.79)

Yani ,Kuran-ı Kerim’e (büyük ve küçük abdestsizlik)lerden tamamen temizlenmiş olanlardan başkası el süremez.

7-Bütün hamdler ,o Allah’a mahsustur ki,kulunun (Muhammed Sellallahu Aleyhi ve Selem’in) üzerine o kitabi(Kuran-ı Kerim’i)indirdi ve onda hiçbir eğrilik(mana ve lafzında bir çarpıklık) yapmadı.’’—‘’(O kitabı)dosdoğru olarak, kendi katında,imansızlara şiddetli bir azap ile korkutmak ve Salih (iyi) ameller işleyen müminlere,içinde ebedi kalacakları güzel bir ecir( cennet) olduğunu müjdelemek için(indirdi).’’ (Kehf Suresi:1.3)

Bu ayet-i celilede Mevla Teala,Kuran-ı Kerim de hiçbir eğrilik(çelişki ve uyumsuzluk) olmadığını beyan ettiğine göre bu muazzam kitabın hükümlerinenasıl itiraz edile bilir,ve ‘’Yirminci asırda bunun yeri yoktur.’’ Gibi bir söz söylene bilir?Halbuki bu kitabı bütün asırları yaradan Allah indirmiştir.

8-‘’Elif,Lam,Ra. Bu büyük bir kitaptır ki,insanları Rablerinin izniyle karanlıklardan (türlü türlü sapıklıklardan)nura(hidayete),o aziz( yegane galip), hamid(ziyade hamde layık olan Allah-u Teala Hazretleri) in yoluna çıkarman için onu sana indirdik.’’(İbrahim Suresi:1)

Bu ayeti celileden anlaşılıyor ki,Efendimiz(Sallallahu Aleyhi ve Selem) bile bütün insanları karanlıklardan nura göre dünya yıkılıncaya kadar,insanları kurtarmanın tek çaresi Kuran-ı öğrenip öğretmek ve hükümleri (emir ve yasakları)ile amel edip,ettirmektir. O halde alimler,insanları karanlıklardan nur’a neyle çıkarıcaklarını bu ayeti celileden anlasınlar.Avam( alim olmıyan diğer insanlar)da karanlıklardan ve sapıklıklardan neyle kutulacaklarını anlşasınlarda dertlerine derman arasınlar ve bulsunlar.

9-‘’ Ve işte bu (Kuran),bir bükü kitaptır ki,bunu biz indirdik,mübarektir(dünya ve ahiret bereketleri ondadır).Artık ona tabi olun(onda bulunan hükümlere amel edin9 ve itikada bulunun(ona muhalefetten sakının)taki merhamet olunasınız,(Allah tarafından acınmış olasınız.’’—‘’Deneyesiniz ki,bizden evvel kitap yalnız iki taifeye(Yahudi ve nasaraya ) indirilmiştir.Ve biz onların kıraat(okuma)larından şüphesizki,gafillerdik.’’ Yani:’’O kitaplar bizim lugatımız(dilimiz)üzere olmadıklarından,onlarda bulunanları biz bilemedik.’’ Demeyesiniz diye bu kitabı size indirdik.’’Yahut( onlara indirildiği gibi) bizede kitap indirilseydi,elbette biz onlardan daha ziyade hidayette olurduk dememeniz için( bu kitabı indirdik,o halde bu sözlerle özür beyan etmeyin.) İşte muhakkak size Rabbiniz tarafındanbir beyine (açık bir delil)bir hidayet, bir rahmet gelmiştir.Artık Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim ola bilir?Muhakkak biz ayetlerimizden yüz çevirenleri bu sebeple şiddetli bir azapla cezalandıracağız.’’ (Enam Suresi:155.157)

Bu ayet-i celilelerden anlaşılmaktadır ki,kainatı yaratan Allah-u Teala Hazretleri tarafından indirilmiş, böyle büyük bir delil( yol gösterici bir kitap) eldeyken,münkir(inkarcı,kafir)lerin eteğine sarılmanın dünya ve ahirette ilerlemek için Kuran’ın dışında delil ve çare aramanın hiçbir manası yoktur.

MuH@©i®
01.03.2007, 13:30
RAbbim razı olsun inş.

semenulcennet
01.03.2007, 17:17
10-‘’Şüphe yokki,o zikri (Kuran’ı) biz indirdik.Ve şüphesiz ki,onu muhafaza ediciler elbette biziz.’’ (Hıcr Suresi:9)

Üstadımız Hacı Ali Haydar Efendi (Kuddisse Sırruhu)Hazretleri şöyle buyurlardı:Bu ayeti celileden Kuran’ın Allah-u Teala Hazretleri tarafından muhafaza edilmiş(korunmuş) bir kale olduğu anlaşılmaktadır.O halde kalenin içine gir(onun ahkamıyla amel et)ki,sende korunmuş olasın.

11-‘’Eğer biz bu Kuran’ı bir dağ üzerine indirmiş olsaydık,elbette onu (o dağı)Allah korkusundan baş eğici,parça parça olucu görürdün ve biz o misalleri insanlar için irad ediyoruz(getiriyoruz),taki düşünü versinler.’’ (Haşr Suresi:21)

Bu ayeti celiledede çok büyük azamet ve ağırlık vardır.Dağlar bu azametin karşısında baş eğip parça parça oldukları halde,insan bundan tesirlenmiyor, o büyük kitabın emirlerini tutup yasaklarından kaçmıyorsa,kendisinin dağdan,taştan daha katı olduğunu anlasın ve yumuşama çarelerine baş vursun.

12-‘’Ve şüphe yok ki,O(Kuran) elbette alemlerin Rabbi tarafindan indirilmiştir.O’nu Ruhu’l,Emin(Cebrail Aleyhisselam)korkutuculardan olasın diye senin kalbine.(manası) pek açık olan,Arapça bir lisanla indirmiş.’’ (Şuara Suresi:21)

Bu ayeti celileden anlaşıldığına göre:Kuran’ı Kerim en son ve en büyük Peygamberin kalbi şerifine bütün alemlerin Rabbi tarafından indirildiği için en büyük kitap olmuştur,bunun üstünde bir kitap yoktur.Binaenaleyh onun tahsilinden daha yüksek bir tahsilde yoktur.Aayrıca en büyük kitap olan Kuran’ı Kerim’in Arapça lisanı üzere indirilmesindende.Arap lisanının,insanların en şerefli ve kıymetlisi olduğu anlaşılmaktadır.Dünyada onu öğrenmiyenler,ahirette pişman olacaklarını şimdiden bilsinler.

13-‘’Allah(C.C), kelamın en güzelini, bir birine benzer ve ikişer ikişer (zihinlere yerleşmesi için bazı kıssaları,emirleri ve yasakları tekrarlamış olan)bir kitap halinde indirdi.Rablerinden korkanların derileri(o kitaptaki tahtitlerin karşısında) ondan ürperir,sonrada(güzel müjdeleri ve rahmet ayetleri önünde) derileri ve kalpleri,Allah’ın zikrine karşı yumuşar.İşte O(Kuran) Allah’ın ( gönderdiği)bir hidayetdir ki,onunla dilediğini hidayete kavuşturur(kendisinin sapıklığı seçme sebebiyle).Allah’ın saptırdığı ise bir hidayet edici (doğru yola alıcı) yoktur.’’ (Zümer Suresi:23)

Mademki,Kuran’ı Kerim sözlerin en güzelidir,insan bunu okuyup dinlemekle teselli olamlı,diğer eğlencelerde teselli aramamalıdır.Hatta böyle bir kitap dururken,eğlencelerde teselli aramayı günah bilmelidir ve insanKuran’ı Kerimi gafil olarak dinlemememli,bilakis manasından tesirlenerek , derisi ürpermeli sonrada,kalbi ve derisi Allah’ın zikriyle yumuşamalıdır.
İşte bu hal Allah’ın hidayeti olup,bunu dilediğine verir,lakin Kuran’ı Kerimden bu derece tesirlenmek ancak Rablerinden korkanların nasibidir.

14-‘’(Zat-ı Akdesime yani son derece mukaddes,pak olan zatıma)kasem(yemin) olsun ki, biz sana(namazın her rekatında) tekrarlanan yedi ( ayet-i kerime olan Fatiha-i Şerife)yi ve şu büyük Kuran’ı verdik.’’—‘’Sakın ( o kafirlerden)bir takım(insan) ları faidelendirdiğimiz şeylere(servet ve saireye) iki gözünü uzatma,onlar üzerine mahsun olma(neden inanmıyorlar diye üzülme)müminler içinde(şefkat)kanadını ger(mütevazi ol).’’ (Hicr Suresi:87.88)

Bu ayet-i celileden anlaşılıyor ki,Mevla Teala Hazretleri habibine ve ümmetine ‘’Sebu’l Mesani’’ olan Fatiha-i Şerifeyi ve Kuran-ı Azimü’ş-şanı vermekle onları en büyük devlet ve zenginliğe ulaştırmış olduğu için bu ümmetten Ehl-i Kuran olan bir kişi,dünyevi zenginlik sahbi birini gördüğü vakitte ona zerre kadar imrenmemelive kıskanmamalıdır.Çünkikendisine verilen nimet yanında- o dünyalık bir zerre bile sanılmaz.

15-Ve biz onu Kuran-ı hakla (indirilmesi icap eden bir hikmetle9 indirdik.O da hakla(hakikate bürünücü olarak) indi. Ve senide,ancak bir müjdeleyici vede bir korkutucu olarak gönderdik.’’—‘’Ve biz onu bir Kuran olarak(ayet ayet ,sure sure) ayırdık ki,onu insanlara dura dura okuyasın ve biz onu peyderpey.(azar azar,zaman zaman)indirdik.’’ (İsar Suresi:105.106)

Mevla Teala bu ayet-i celilede Habibine:’’Biz seni ancak iman edip ameli Salih işleyenleri ziyade müjdeleyici,inkar edip isyan edenleri de,ziyade korkutucu olarak gönderdik.’’buyurarak Peygamberlerin varisleri olan alimlere de ,sadece müjdelemek veyasadece korkutmakla yetinmemelerini,bilakis bu iki vasfın(korkutma ve müjdeleme mesajlarının)her ikisinide takınarak yerine göre hareket etmelerini tembih etmektedir.

16-‘’O(bu Kuran)uydurulacak bir söz değildir.Ancak kendinden önceki(kitap)ların tasdiki(doğrulayıcısı)ve her şeyin tafsili(ayrıntılı bir şekilde beyanıdır).İman eden bir kavim(topluluk içinde,bir hidayet ve bir rahmettir.’’ (Yusuf Suresi:111)

Zira her şeyin tafsili (ayrıntılı şekilde izahı) kendinde bulunan bir kitap,kendisine sarılanları başkalarına muhtaç etmez .Vel hasıl ehli İslam,dünyada ve ahirette yükselmelerini,Kuran-ı öğrenip onunla amel etmekte aramalıdırlar.

17-‘’Ve muhakkak ki,O Kuran elbette aziz(ulu ve şerefli)bir kitaptır.’’ ‘’O’na ne önünden , ne de ardından batıl bir şey gelmez.O (Kuran)Hakim(her işi yerinde olan),Hamid(bütün hamdler kendisine mahsus olan Allah-u Teala Hazretlerin)den indirilmiştir.

Bu ayeti celileden anlaşıldığına göre,Kuran-ı Kerim çok izzet sahibi ve bütün kitapların fevkinde(üstünde)olan bir kitaptır,zira Aziz(ulu) olan Mevla Teala tarafından indirilmiştir.O halde insan,dünya ve ahiret şerefini bu kitapta aramalıdır.

18-‘’De ki,bu Kuran, pek büyük bir haberdir.’’
‘’Siz ise,Ondan yüz çeviricilersiniz.’’ (Sad Suresi:67.68)

Bu ayeti celileden de anlaşılıyor ki,Cenab-ı Hak(C.C) Hazretleri sevgili Peygamberine,(S.A.V)Kuran-ı Kerim çok büyük bir haber olduğunu beyan edip bunu ümmetine duyurmasını emrederek,onların bu kitaba karşı lakayt(ilgisiz)kalmamalarını ,gece-gündüz kalpleri vesair azalarıyla bu kitabı okumaktan ve onunla amel etmekten geri kalmamaları lazım geldiğini kendilerine tenbih etmektedir.UYANALIM!

19-‘’Ve işte biz sana(ey habibim)böylece(senden önceki peygamberlere vahyettiğimiz gibi)emrimizden(kendisiyle kalpler dirilsin için manevi işimizden ibaret olan)bir ruh vahyettik(Kuran verdik),halbuki(bundan evvel)kitap(Kuran)nedir,iman (Allah’ın şeraitinin hükümleri) nedir,sen bilmezdin Fakat biz onu(o ruhu Kuran-ı) bir nur yaptık ki,onunla kullarımızdan dilediğimizi hidayet ederiz ve şüphe yokki sen,elbette dosdoru bir yola hidayet edersin.Göklerde ve yerdeki bütün eşya kendisine ait olan Allah’ın yoludur.Gözünüzü açın ki,bütün işler ancak allah’a vardır.’’ (Şura Suresi:52.53)

Bu ayeti celilede Mevla Teala Hazretlerinin,Kuran’ı azi müşşana ruh buyurması,ölmüş kalpleri dirilttiğinden dolayıdır.Öyleyse kaplerimizi vede ruhlarımızı Kuran’la amel ederek diriltmeye çalışalım ve bu yolda az ile kanaat etmeyi diriliğin en yüksek derecesine ulaşalım.

20-‘’Kendisinde hiçbir şüphe olmıyan bu kitap,Kuran’ın indirilişi alemlerin Rabbindendir.’’ (Secde Suresi:2)

Bu ayeti celileden anlaşılıyor ki,Kuran’ı Kerim’in indirilişi bütün alemlerin Rabbı tarafındandır.O halde insan bu hususta hiçbir şüpheye meydan vermemeli ve Kuran’a iyi çalışarak,günden güne yakinini arttırmaya gayret etmelidir.

21-‘’Ya o kimse ki, sana Rabbinden indirilen(Kuran)ın şüphesiz hak olduğunu bilir.O,ama olan(böyle bilip inanmayan kör) kimse gibimidir?Ancak aklı selim(sağlam akıl)sahipleri iyice anlarlar.’’ (Rad Suresi:19)

Bu ayet-i celileden anlaşıldığına göre,Kuran’ı Kerim’in Mevla Teala tarafından indirilmiş hak bir kitap olduğunu bilmeyen,kafa gözünü körlüğünden daha zararlı olan kalp gözünün körlüğüyle vasıflandırılmıştır.Kuran’ı Kerim’in hak olarak indirildiğini bilenler ise,kör de olsalar kalp gözü gördüğü için görücü sayılmışlardır.

22-Bu ,öyle büyük bir kitaptı ki,bununla korkutasın diye ve müminlere bir mevize olmak üzere sana indirilmiştir.Artık bundan(sen onu duyururken kafirlerin yalanlıyacaklarından)dolayı senin göğsünde sakin bir sıkıntı olmasın.’’—‘’Rabbinizden size indirilen (Kuran’ı Kerim)e tabi olun ve ondan başka veliler(dostlar edinipte kendilerin)e uymayın.Ne kadar az düşünüyor az öğüt tutuyorsunuz.’’ (Araf Suresi:2.3)

Cenab-ı Hak(c.c)Hazretleri bu ayet-i celilesinde, bu kitabın kendisi tarafından habibine(S.A.V) indirilmiş son derece büyük bir kitap olduğunu beyan ettikten sonra,Habibine(S.A.V)hitaben bu kitabın ahkamını insanlara tebliğ ettiğinde(hükümlerini duyurduğunda) kafirlerin inkarlarından dolayı kalbine kat’iyyen bir sıkıntı ve darlık gelmesin buyuruyor.

23-‘’Bir de,eğer onlar(ehli kitap)Tevrat’ı,incil’i ve Rabbinden kendilerine indirilen(kuran’ın hükümlerini),ikame(dosdoru tatbik ve icra)etselerdi,elbette hem üstlerinden,hemde ayaklarının altından yiyeceklerdi.İçlerinde iktisatlı(mütedil,insaf ederek Efendimiz(S.A.V) bir zumre vardı.Onlardan bir çoğunun yapmakta oldukları ise,ne kötüdür.’’ (Maide Suresi:66)

Bu ayet-i celileden anlaşıldığına göre,Kuran’ı Kerim öyle büyük bir kitaptır ki,onun emirlerini tutup,yasaklarını terk ederek yaşıyan milletlere,elbette Mevla Teala Hazretleri gökten yağdırıp,yerden bitirmekle öyle bereketler ihsan eder ki,hiçbir milletin iktisatçı çağırmaya,hiçbir millete borçlanmaya muhtaç olmazlar ve düştükleri sıkıntılardan,fakirliklerden kurtulmak için faize düşmezler,maddi menfaat temin etmek için her türlü zina ile karşı karşıya kalmaz ve nice günahlara düşmezler.Bilakis onlar diğer milletlere maddi ve manevi yönden imdat(yardım) ederler.

semenulcennet
01.03.2007, 17:18
Cümlemizden Razı olsun inş..

RACİ
31.05.2009, 03:20
11-‘’Eğer biz bu Kuran’ı bir dağ üzerine indirmiş olsaydık,elbette onu (o dağı)Allah korkusundan baş eğici,parça parça olucu görürdün ve biz o misalleri insanlar için irad ediyoruz(getiriyoruz),taki düşünü versinler.’’ (Haşr Suresi:21)

Bu ayeti celiledede çok büyük azamet ve ağırlık vardır.Dağlar bu azametin karşısında baş eğip parça parça oldukları halde,insan bundan tesirlenmiyor, o büyük kitabın emirlerini tutup yasaklarından kaçmıyorsa,kendisinin dağdan,taştan daha katı olduğunu anlasın ve yumuşama çarelerine baş vursun.

18-‘’De ki,bu Kuran, pek büyük bir haberdir.’’
‘’Siz ise,Ondan yüz çeviricilersiniz.’’ (Sad Suresi:67.68)

Bu ayeti celileden de anlaşılıyor ki,Cenab-ı Hak(C.C) Hazretleri sevgili Peygamberine,(S.A.V)Kuran-ı Kerim çok büyük bir haber olduğunu beyan edip bunu ümmetine duyurmasını emrederek,onların bu kitaba karşı lakayt(ilgisiz)kalmamalarını ,gece-gündüz kalpleri vesair azalarıyla bu kitabı okumaktan ve onunla amel etmekten geri kalmamaları lazım geldiğini kendilerine tenbih etmektedir.UYANALIM!
:-055