karaşahin
16.07.2008, 19:46
BİSMİHİ TEALA
Soru: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) efendimiz, Bir hadis-i şeriflerinde <<Hısım ve akrabayı ziyaret ömür uzatır>> buyurmuştur. Eğer insanın bir tek eceli varsa onun uzaması nasıl mümkün olabilir?
Cevap: Bu hadis-i şerifte yer alan ‘’ziyade’’nin izahı şu şekildedir. Hısım ve akrabayı ziyaret etmeseydi o kimsenin ömrü –meselâ- elli yıl olacağı ALLAH’ın (Celle celalühü) ilminde mevcudu. Bununla beraber Mevla (Celle celalühü) onun hısım ve akrabayı ziyaret edeceğini ve bu ziyareti sebebiyle ömrünün yetmiş yıl olacağını da biliyordu. Dolayısıyla burada ALLAH’ın (Celle celalühü) hüküm ve muradı, onun, hısım ve akrabasını ziyaret ederek yetmiş yıl yaşayacağıdır.
İşte oradaki yirmi yıl sıla-i rahim yapmamış olsaydı ömrünün elli yıl olacağına dair ilmi ilahiye sine nazaran bir ziyade sayılmıştır.
Bunun aslı şudur. ALLAH (Celle celalühü) icâd edilecek ma’dûmun ( ma’dûm sözlükte mevcud olmayan demektir. Istılahi olarak ise, düşüncesinin dışında ne bizzat, ne de başkasına bağlı olarak bulunmayan ma’lûm-i ilahi, diye tarif edilir) nasıl icâd edileceğini bildiği gibi icâd edilmeyecek ma’dûmun,şayet icâd edilecek olsaydı nasıl icâd edileceğini de bilir.
Bu da tıpkı cehennemliklerin dünyaya döndürülmeyeceklerini bildiği halde şayed dünyaya iade edilecek olsalardı eski küfürlerine döneceklerini şu ayeti kerimesinde haber verdiği gibidir.
وَلَوْ رُدُّواْ لَعَادُواْ لِمَا نُهُواْ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ
‘’Eğer onlar geri gönderilseler bile yine men’olundukları kötülüklere dönerlerdi. Şüphesiz onlar yalancılardır.’’ (en’am/ 28)
(Nûreddin es-sâbûnî: el-Bidaye fi usûli’d-din )
Soru: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) efendimiz, Bir hadis-i şeriflerinde <<Hısım ve akrabayı ziyaret ömür uzatır>> buyurmuştur. Eğer insanın bir tek eceli varsa onun uzaması nasıl mümkün olabilir?
Cevap: Bu hadis-i şerifte yer alan ‘’ziyade’’nin izahı şu şekildedir. Hısım ve akrabayı ziyaret etmeseydi o kimsenin ömrü –meselâ- elli yıl olacağı ALLAH’ın (Celle celalühü) ilminde mevcudu. Bununla beraber Mevla (Celle celalühü) onun hısım ve akrabayı ziyaret edeceğini ve bu ziyareti sebebiyle ömrünün yetmiş yıl olacağını da biliyordu. Dolayısıyla burada ALLAH’ın (Celle celalühü) hüküm ve muradı, onun, hısım ve akrabasını ziyaret ederek yetmiş yıl yaşayacağıdır.
İşte oradaki yirmi yıl sıla-i rahim yapmamış olsaydı ömrünün elli yıl olacağına dair ilmi ilahiye sine nazaran bir ziyade sayılmıştır.
Bunun aslı şudur. ALLAH (Celle celalühü) icâd edilecek ma’dûmun ( ma’dûm sözlükte mevcud olmayan demektir. Istılahi olarak ise, düşüncesinin dışında ne bizzat, ne de başkasına bağlı olarak bulunmayan ma’lûm-i ilahi, diye tarif edilir) nasıl icâd edileceğini bildiği gibi icâd edilmeyecek ma’dûmun,şayet icâd edilecek olsaydı nasıl icâd edileceğini de bilir.
Bu da tıpkı cehennemliklerin dünyaya döndürülmeyeceklerini bildiği halde şayed dünyaya iade edilecek olsalardı eski küfürlerine döneceklerini şu ayeti kerimesinde haber verdiği gibidir.
وَلَوْ رُدُّواْ لَعَادُواْ لِمَا نُهُواْ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ
‘’Eğer onlar geri gönderilseler bile yine men’olundukları kötülüklere dönerlerdi. Şüphesiz onlar yalancılardır.’’ (en’am/ 28)
(Nûreddin es-sâbûnî: el-Bidaye fi usûli’d-din )