İbni Ömer’in Buhari’de yer alan rivayetine göre, bir adam Resulullah’a (sas) ‘İslam’da yapacağım en hayırlı şey nedir?’ diye sorar. Resulullah da ona, “Yemek yedirmen ve tanıdık-tanımadık herkese selam vermendir.” buyurur.
Müslim’de rivayet edilen başka bir hadiste de ‘selam vermek’ cennete girme sebeplerinden biri sayılmıştır.
Allah’ın bir ismi olan ve Kur’an’da 24 defa geçen Selam’ın önemini kısaca şöyle belirtebiliriz:
1. Bir İslam şiarıdır.
2. Muhabbet ve güvenin belirtisidir.
3. Bir duadır.
4. Sosyal dayanışma ve kaynaşmanın vesilesidir.
5. Selam vermek sünnettir, korku durumu varsa vaciptir. Selam almak, kişiye farz-ı ayn, topluluğa da farz-ı kifayedir. Mektup ve şahıslar yoluyla gönderilen selamlara cevap vermek vaciptir.
6. Günaydın, hayırlı sabahlar gibi ifadeler selamın verdiği sevabı vermez. İşaretlerle veya eğilerek verilen selam caiz görülmemiştir.
7. Sesli Kur’an okuyana, ilim ve zikir meclisinde olana, yeme-içme ile meşgul olana, sarhoş, deli, banyo ve tuvalette olan kimselere selam vermek ise mekruh sayılmaktadır.
***
“Efşu’s-selâme beyneküm”
“Aranızda selamı yayınız.” (Müslim)
PEYGAMBERİMİZ http://www.ihvanforum.org/images/smilies/sav.gif BİR HADİSİ ŞERİFTE ŞÖYLE BUYURUYOR;
"HER KİM SELAM VERMEDEN SÖZE BAŞLARSA ONA CEVAP VERMEYİNİZ"
HER KİM SELAM VERMEDEN SÖZE BAŞLARSA ONA CEVAP VERMEYİNİZ"
ebu hanife
15.09.2008, 03:56
es-selemu aleykum!!!
nasıl önemli olmasın ki; sizinle karşılaşan kişi için allah'tan "hayır,barış,huzur,rahmet ve bereket" istiyorsunuz..
benim için bütün bunları isteyen birine karşı,nasıl tebessüm etmem,nasıl sevmem o kimseyi...
selam işte bundan dolayı önemlidir...
kırık kalpleri onarak...
dargınlıkları bitiren...
yabancı simaları tanıştıran TEK CÜMLE...
hayırlı ve güzel bir konuya değinmişsiniz..
barakallah ihvati..
Artemistr
16.09.2008, 11:50
Allah razı olsun Emeğinize sağlık
Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:
"Biriniz bir meclise gelince selâm versin. Kalkmak isteyince de selâm versin. Birinci selâm sonuncudan evlâ değildir (ikisi de aynı ölçüde ehemmiyetlidir).
(Tirmizî, İsti'zân: 15, (2707); Ebû Dâvud, Edeb: 150, (5208))
Kelede İbnu Hanbel (radıyallâhu anh) anlatıyor:
"Safvân İbnu Ümeyye (radıyallâhu anh) benimle, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'a süt, ağız ve bir miktar salatalık gönderdi. Aleyhissalâtu vesselâm o sırada Mekke'nin yukarısında idi.
İzin istemeden selâm vermeden huzuruna girdim. Bana:
"Dön, esselâmu aleyküm, gireyim mi? de!" buyurdu. Ben de öyle yaptım."
(Tirmizî, İsti'zân: 18, (2711); Ebû Dâvud, Edeb: 137, (5176))
Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana buyurdu ki:"Ey oğulcuğum, âilene girdiğin zaman selâm ver ki, selâmın, hem senin üzerine hem de aile halkına bereket olsun!"
(Tirmizî, İsti'zân: 10, (2699))
Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah'a: "İslâm'ın hangi ameli daha hayırlı?" diye sorulmuştu.
"Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selâm vermen" diye cevap verdi."
(Ebû Dâvud, Edeb: 142, (5194))
Hz. Enes (radıyallâhu anh)'in anlattığına göre, kendisi bir grup çocuğa uğrar ve onlara selâm verir. Yanındakilere de şu açıklamayı yapar:
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle yapardı!"
(Buhârî, İsti'zân: 14; Müslim, Selâm: 14, (2168); Ebû Dâvud, Edeb: 147, (5202); Tirmizî, İsti'zân: 8, (2697))
Esmâ Bintu Yezîd (radıyallâhu anhâ) anlatıyor:
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) biz bir grup kadına uğramıştı, selâm verdi."
(Ebû Dâvud, Edeb: 148, (5204); Tirmizî, İsti'zân: 9, (2698);Buhârî, İsti'zân: 15.)
Tirmizî'nin bir rivayetinde: "Eliyle selâmladı" denmiştir;
Ubeydullah İbnu Ebî Râfî, Hz. Ali (radıyallâhu anh)'den nakletmiştir: Ebû Dâvud derki: "Hasan İbnu Ali ise bunu merfu’ olarak yani Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) 'dan rivayet etmiştir. Bir cemaat giderken, yeri gelince içlerinden bir kişinin selâm vermesi hepsi için yeterlidir. Oturanlar adına da bir kişinin mukabelesi yeterlidir."
(Ebû Dâvud, Edeb: 152, (5210))
Ebû Ümâme (radıyallâhu anh) anlatıyor:
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:
"Allah'a en makbul insan, karşılaşmada selâma önce davranandır."
(Ebû Dâvud, Edeb: 144, (5197); Tirmizî, İsti'zân: 6, (2695))
Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:
"Binekte olan yürüyene, yürüyen oturana, az çok'a selâm verir."
(Buhârî İsti'zân: 4, 5, 6; Müslim, Selâm: 1, (2160); Ebû Dâvud, Edeb: 145, (5198, 5199); Tirmizî, İsti'zân: 4, (2704, 2705))
Yine Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki:
"Allahu Teâlâ Hazretleri, Hz. Âdem (aleyhisselâm)'ı kendi sûreti üzere ve boynunu da altmış zirâ olarak yaratınca:
"Git, şu oturan meleklere selâm ver, onların seni nasıl selâmlayacaklarına da dikkat et, dinle. Zira o selâm, senin ve zürriyetinin selâmı olacaktır" dedi. (Bunun üzerine Âdem onlara gidip):
"Esselâmü aleyküm!" diye selâm verdi. Melekler: "Esselâmü aleyke ve rahmetullahi" dediler ve selâma mukabele ederken “ve rahmetullahi”yi ilâve ettiler. Cennete her giren Hz. Âdem sûretinde (ve boyu da altmış arşın boyunda) olacak. Halk şu ana kadar (boyca) hep eksilmektedir."
(Buhârî, İsti'zân: 1, Enbiya: 1, Müslim, Cennet: 28, (2841))
İmrân İbnu Husayn (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Biz Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ın yanında iken bir adam gelerek selâmı verdi ve:
"Esselâmu aleyküm!" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) selâmına mukabele etti. Adam da oturdu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm);
"On (sevap kazandı!)" dediler. Sonra birisi daha geldi."Esselâmu aleyküm ve rahmetullâhi!"dedi. Aleyhissalâtu vesselâm onun selâmına da mukabele etti. Adam oturdu. Aleyhissalâtu vesselâm.
"Yirmi!" dediler. Sonra biri daha geldi ve:
"Esselâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtuhu" dedi. Resûlullah, selâmına mukabele etti, adam da oturdu. Hz. Peygamber bu sefer:
"Otuz!" buyurdular."
(Ebû Dâvud, Edeb: 143, (5195); Tirmizî, İsti'zân: 2, (2690))
Ebû Dâvud'da Muâz İbnu Enes'ten aynı ma'nâda bir rivayet vardır. Ayrıca şu ziyade yer alır:
"Sonra bir diğeri geldi ve dedi ki: "Esselâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtuhu ve mağfiretuhu." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) mukabelede bulundu ve:
"Kırk (sevap)" deyip ilave etti: "Böylece (ziyade edilen her kelime için) sevap artar."
(Ebû Dâvud, Edeb: 143, (5196))
Ebû Temîme el-Hüceymî, Ebû Cüreyy el-Hüceymî'den, o da babasından (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'a gelip:
"Aleyke'sselâm ya Resulellah. (Sana selâm olsun ey Allah'ın Resulü!)" dedim. Bana hemen müdâhale etti:
"Aleyke's-selâm deme. Çünkü aleyke'sselâm diye verilen selâm, ölülerin tahiyyesidir. Selâm verdiğin zaman, "Esselâmu aleyke" de! Sana mukabele eden de, "Ve aleykesselâm!" der."
(Ebû Dâvud, Libas: 28, (4084), Edeb: 151, (5209); Tirmizî, İsti'zân: 28, (2722, 2723))
İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Yahudiler size selâm verince onlardan biri, "essâmu aleyküm" der, sen de ona, "Ve aleyke!" de."
(Buhârî, İsti'zân: 229; İstitâbe: 4; Müslim, Selâm: 8, (2164); Muvatta, Selâm: 3, (2, 960); Ebû Dâvud, Edeb: 149, (5206); Tirmizî, Siyer: 41, (1603))
Hz. Enes (radıyallâhu anh), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) 'ın şu sözünü nakletmiştir:
"Ehl-i Kitap size selâm verince onlara "Ve aleyküm" diye cevap verin."
(Buhârî, İsti'zân: 22; Müslim, Selâm: 6, (2163); Ebû Dâvud, Edeb: 149, (5207); Tirmizî, Tefsir, Mücâdele: (3296))
Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Hıristiyan ve yahudilerle karşılaşınca önce siz selâm vermeyin, (onlar size versinler, siz mukabele edin). Bir yolda onlarla karşılaşınca, (kenardan geçmeleri için) yolu onlara daraltın."
(Müslim, Selâm: 13, (2167); Tirmizî, İsti'zân: 12, (2701); Ebû Dâvud, Edeb: 149, (5205)
Allahumme ente-es'selamu ve minke-es'selam!
Allah'im Selam Sen'sin! Ve Selam Sen'dendir!
Selam O'dur,Selam O'ndandir..
Seytan disinda selami isiten herkese selam olsun!!
Allahu Teala razi olsun ARAL kardesimiz...
ALLAH'in cc Selami,Rahmeti,Bereketi ve Magfireti uzerinize olsun!
Allahumme ente-es'selamu ve minke-es'selam!
Allah'im Selam Sen'sin! Ve Selam Sen'dendir!
Selam O'dur,Selam O'ndandir..
Seytan disinda selami isiten herkese selam olsun!!
Allahu Teala razi olsun ARAL kardesimiz...
ALLAH'in cc Selami,Rahmeti,Bereketi ve Magfireti uzerinize olsun!
:-055:-055:-055
kardeşler Allah razı olsun.hazır konu açılmışken bi sualim olcaktı.hani derler ya herhangi birine selam söyle filan diye.şimdi biz o selamı unuttuk diyelim.Yada söyleyemedik,bunun vebali nedir ki?:rolleyes:
vBulletin v4.0.3, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.