PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mukaddes Emaneti Koruyalım



BaZeK
25.10.2008, 13:12
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ashabına gerçek İslâm’ı, hiçbir eksiksiz tebliğ ve teslim etti.


Ashab-ı Kiram gerçek İslâm’ı Tâbiîn’e öğretti ve teslim etti.


Tâbiîn Tebe-i Tâbiîn’e gerçek İslâm’ı öğretti ve teslim etti.


Sâlih Selefler gerçek İslâm’ı öğrettiler ve bütün olarak teslim edip gittiler..


Her karnda (devirde) yaşayan icazetli ulemâ ve meşayih gerçek İslâm’ı öğrettiler ve sonrakilere teslim edip gittiler.


Böylece gerçek İslâm günümüze kadar geldi.


Arada Peygamberimizin (Salat ve selâm olsun O’na) haber verdiği üzere sapık fırkalar zuhur etti ama Kur’ân’a, Sünnete, icmâ-i ümmete uygun olarak gerçek İslâm anacadde olarak devam etti. Bu İslâm’da hiçbir kopukluk olmadı.


Seleflerimiz (bizden önce gelip geçmiş olan Müslümanlar) bize gerçek İslâm’ı mukaddes bir emanet olarak bıraktılar. Bizler bu emanetten sorumluyuz. Dinimizi, hiçbir kopukluk ve bozulma olmadan, bizden sonrakilere teslim etmekle yükümlüyüz.


Zamanımızda İslâm’ı ve Müslümanları bozma ve sapıtma hareketleri cihanşümul bir hale gelmiş, dünyanın her yerinde görülür olmuştur.


Ehl-i Kitab da ehl-i necat ve Cennet’tir... Ehl-i Kitab ile Amentüde aramızda ittifak vardır...Kur’ân, Yahudi ve Hıristiyanları İslâm’a çağırmıyor...Zamanımızda üç ibrahimi din vardır... Kelime-i Şehadet’in ikinci kısmını (MuhammedResulullah)demeyiverelim... gibi sözler gerçek İslâm’a uymaz.


Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü hareketi gerçek İslâm’la kesinlikle bağdaşmaz.


İsrail’in ve ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi İslâm’ın ve Müslümanların zararınadır.


Sünneti inkâr küfürdür.


Üçyüz küsur âyetin bu devirde hükmü kalmamıştır demek Kur’ân’ı dolaylı şekilde inkârdır.


Mü’min kardeşlerine sırt çevirip kâfirleri dost ve veli (idareci) edinmek hıyanettir.


Allah’ın ve Resulü’nün (aleyhissalatu vesselam) razı olduğu İslâm’ı bırakıp, azılı Müslüman düşmanı harbî kâfirlerin istedikleri ılımlı, light, fıkıh ve şeriatsız bir İslâm türetmeye çalışmak vahim bir sapıklıktır.


Allah ve Resulü Müslümanların bir tek vücut gibi olmalarını, birlik ve ittihadı emr ediyor ve istiyor. Bugünkü İslâm ülkelerinin daha da parçalanmasını, balkanlaşmasını, ortaya, birbirleriyle çekişen bir sürü yetersiz küçük devletçik çıkmasını istemek bir Müslümana yakışmaz. (Kâfirler Türkiye’yi üçe, Suriye’yi üçe, İran’ı dörde,Mısır’ı ikiye bölmek istiyor.)


Hiçbir Müslümanın dinden tâviz (ödün) vermeye hakkı ve selahiyeti yoktur.


İslâm bir bütündür.


Gerçek İslâm, iki silsile ile ucu Resul-i Kibriya (aleyhi ekmelüttahaya) Efendimize ulaşan gerçek icazetli ulemâ ve gerçek icazetli meşayih tarafından bugüne kadar bozulmadan gelmiş ve bizlere emanet edilmiştir.


Biz de bu emaneti gelecek nesillere bozulmadan tevdi etmeliyiz, emanet olarak bırakmalıyız.


İslâm dini reform kabul etmez.


İslâm dini değişiklik kabul etmez.
........
M. Şevket Eygi