safahat
25.11.2008, 06:07
Açılan Konulara Cevap Yazma Gayreti...
Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum sevgili iSTiKaMeT Forum dostları...
ÇARE kardeşimizin açmış olduğu bu konu ile alakalı ankete katıldınız değilmi? Anket deyip geçmeyiniz, zira buda sizlere sunulan, ufakta olsa
bir istişare zemini oluşturabilir..
İşte zaten zaman zaman dile getirmeye çalıştığım;
„Konulara lütfen Dua ve Teşekkür haricinde küçükte olsa bir Cevap/Yorum yazmaya çalışalım“
davetimle alakalı tam yerinde bulduğum bu konuyu sizlerle tekrar paylaşmak istedim...
Sevgili kardeşlerim, malumunuz forumlar paylaşımlarla ve bu paylaşımlara yazılan yorumlarla ayakta durmaktadır, yani monoton geçmeyen ve faydalı
olan, insanada tecrübe , düşünme ve yazma alışkanlığı kazandıran bir nevi
güzelliktir ilgi göstermek…
Kabiliyet eksikliği veya o anki ruh veya vakit halimizde zamansızlık olabilir, o konu hakkında belki yeterli bilgimiz olayabilir ve geride durmak isteriz, bu başka tabii..bu durumda bir başka katılımcı kardeşimizde çıkıp, açılan konuya menfi veya müsbet, ne gerekiyorsa yazabilir..
Aşağıda kural, kaide ve inceliklerle ilgili daha ayrıntılı bilgiler vermeye çalışalım.
İnsan niçin yazı yazar?
Sadece duygu ve düşüncelerini yazıya döküp rahatlamak, tek taraflı bilgi vermek için mi? Elbette hayır. Herkes yazdıklarının etkilerini, okuyuculardaki yansımalarını merak eder. Yazar, duygu ve düşüncelerini başkalarıyla paylaşıp, onların da fikirlerini almak ister. Yazarlar özellikle yorum beklediği yazılarına yeterince yorum gelmediğinde yakınır, okuyucuya küser hatta kimi zaman okuyucuyu suçlar.
Açtığı faydalı konunun kamuoyunda yankı bulması ise yazarını memnun ve mutmain eder, boşa çaba harcamadığı hissini verir.
Bu yazımızda Forum camiasında bazı yazıların neden az yorum aldığından ve daha fazla yorum alabilmek için neler yapılabileceğinden bahsedelim.
Neden açılan konulara az Yorum yapılır?
- Yazara bağlı etkenler:
Konu yazan/açan okuyucudan ilgi ve saygı bekliyorsa öncelikle kendisi okuyucuya karşı saygılı olmalı. Yazım hatalarıyla dolu, emek harcanmamış, bir çırpıda yazıldığı belli olan, özensiz yazıların ilgi görmesini beklememeli. Diğer yandan bazı yazarların/konu açanların özellikle eleştirel yorum yapan yorumcuları cevaplarıyla adeta tokatlıyor, yorumcuları yazdığına pişman ettiklerini gözlemliyoruz.
- Konuya bağlı etkenler:
Bir çok konular başka Forumlardan hiçte fazla emek sarfetmeden taşınır, bazı eklemeler veya çıkarmalarda olabilir..Lakin, olduğu şekilde asıl şekli ile Foruma taşınan/eklenen konuların altına mutlaka „Alıntıdır“
ibaresi konulmalıdır, mümkünse ve mevcud ise yazarının adı ile birlikte tabii, bugüne kadar unuttuklarımız oldu isede bundan böyle buna dikkat edelim kardeşler..
Her konuya okuyucunun yorum yapmasını beklememeliyiz.
Bilimsel, ilimsel ve uzmanlık isteyen konulara yorum yapmak zor gelebilir. Bu konular daha sınırlı bir kitleyi ilgilendirdiğinden dolayı yorum sayısı doğal olarak düşük olacaktır. Ancak yanlış anlaşılmasın, bu tarz yazılar yazılmasın demiyoruz kesinlikle. Demek istediğimiz bu tip yazıların fazla yorum almasını beklememek gerekir. Unutmamak gerekirki yazının çok yorum alabilmesi öncelikle çok okunmasına bağlıdır. Bu nedenle okuyucuyu can damarından yakalayan yazılar yazabilmenin önemli olduğunu söyleyebiliriz.
-Üsluba bağlı etkenler:
Yorumlar kimi zaman yazıyı tamamlar, kimi zaman ciddi katkı sağlar, farklı bir bakış açısı getirir, hatta hataları ortaya çıkarır. Binaenaleyh, siz yazılacak her şeyi yazarsanız yorumcuya ne kalır? Dolayısıyla yazıda biraz okuyucuya da yer açmak gerekiyor. Bazı yazım tarzlarının yorum yapmayı tetikleyici, adeta zorlayıcı bir üslubunun olduğunu görebiliriz. Ne söyledğiniz kadar nasıl söylediğiniz de önemlidir.
-Buffon derki: "üslup yazarın ta kendisidir."
Bu konuda elbette söylenecek çok şey var ama bloglardaki yorum kısırlığının nedenlerini ana hatlarıyla bu şekilde özetleyebiliriz.
- Tartışılabilir içerik;
Hakkında farklı fikirlerin bulunduğu konular muhakkak ki daha fazla yorum yapılmasına sebep olacaktır. Tartışılabilir içeriğe sıcak bakmıyorsanız bile en azından çoğunluğun az çok fikir sahibi olduğu konular hakkında yazmayı deneyiniz.
- Uzun yazılar..
Az ve öz, kolayca okunabilen, akıcı yazılardan bahsediyoruz. Bunu başarabilmek için yazınızı birkaç kez gözden geçirmeli ve detaylardan arındırmalısınız. Acaba “bu satırları silersem okuyucu yazıyı anlayabilir mi?” endişesi yersizdir. Herşeyi yazmayın derken aynı zamanda bunu da kastediyorum. Gelişmiş bir mekanda ve hazır bir ortamdayız, anlamayanın rahatlıkla soru sorabileceğini unutmamalıyız.
- Sorular sormak;
Soru metodu en geçerli yöntemlerden biridir. Soru cümlesi biçimindeki bir yazı başlığı bile tek başına çok etkili olabilir. Yazının içinde ya da sonunda da sorular sorarak okuyucuyu paylaşıma davet ve teşvik edebilirsiniz. Yazılarınızda okuyucuya sorular sorarsanız onları düşünmeye ve üretmeye sevketmiş olursunuz. Böylece onlar da yorumlarıyla katkıda bulunabilirler.
- Bilgelik yapmamak. Bu yazımızdaki üslüpla bir parça bilgelik yapmış olduk ama biz yaptık siz yapmayınhttp://www.istikamet.eu/images/smilies/smile.gif Üst perdeden konuşan, herşeyi bilen, sürekli nasihat eden bir üslup yerine okuyuculara da yazacak bir şeyler bırakan mütevazi bir üslup kullanın. Bilgeliği bilgelere bırakalım, kanaatime göre..edindiğim bilgiye göre…bildiğim kadarı ile..cümlelerini
Eeklemeyi unutmayalım.
- Alçak gönüllülük.
Yazınızda imla hatalarından tutun mantık hatalarına kadar birçok hata yapabilirsiniz. Dikkatli okuyucular hataları yakalar ve yorumlarında belirtirler. Bu durumda okuyuculara terslemeyin, bilakis yazınızı daha iyi bir hale getirdikleri için teşekkür edin. Hatanızı kabul edin ve yorumcuya hakkını teslim edin ki yazdıklarının bir işe yaradığını görsünler. Bu tutumunuz size olan saygı ve sevgilerini arttırıcaktır.
Zaten islami değerlere, bu babda kardeşhane bir tutum sergilemeye önem verilen bir Forum sitesinde bulunmanın gereğidirde bu..
- Eleştiriye açık ve nazik olmak.
Karşınızdaki kişinin yorumları ne kadar sert olursa olsun siz nezaketi elden bırakmamaya gayret edin. Bu tavrınızla diğer yorumculara da cesaret vermiş olursunuz. Hatta böylesi durumlarda bazı yorumcuların sizi savunduğunu da görebilirsiniz. Kimileri yazdıklarınızı beğenmeyebilir, bunu doğal karşılamak gerekir. Herkes farklı bir yaratılışa sahiptir. Hoşgörü ve müsamaha büyüklüğün şanındandır.
- Etkileşime önem vermek.
Yorum yapanlara özellikle de soru soran ve eleştiri yapanlara cevap yazmaya çalışın. Ancak işi abartıp her yoruma da cevap vermeyin. “Ben teşekkür ederim..., rica ederim” gibi cevaplardan uzak durun.
-Kişisel polemikler.
Amman uzak durun!. Yalnız değilsiniz, kişisel tartışmalar en başta size zarar verecektir. Bazı yorumcular faullü davranışlarla sizi tahrik etse de siz bu kavgaya bulaşmayın. Burada amaç kişileri değil fikirleri tartışmaktır. Böyle durumlarda bazen cevap vermemeyi iyi bir cevap olarak tercih edebilirsiniz.
- Gözlem yapmak. Ustalardan ve tecrübelerden yararlanmak her zaman iyi bir yoldur. Çok yorum yapan kardeşlerimizin yazılarını usul, uslub, tarz ve içerik olarak inceleyelim. Bu gözlemlerden faydalı ipuçları yakalayabiliriz. Başarılı yazarların üslubu esin kaynağımız olabilir. Ufkumuzu genişletir, bizleri yazmaya teşvik ve davet edebilir..
O halde;
Paylaşımların daha kaliteli düzeylerde siz değerli üyelerimize ulaşmasını istiyorsak lütfen açılan konulara nezaket gereği bir yorum eklemeye çalışalım...
Lütfen bu konularda daha duyarlı davranalım ki siz değerli üyelere çok daha değerli paylaşım ortamları oluşturmaya çalışalım..
Bütün burada bahsedilen hususları ve tavsiyeleri dikkate almanıza rağmen başarılı olamıyorsak kendimize kızmayalım, elbet bir gün açılabiliriz, lakin şu sözüde
Unutmayalım: „Azmin elinden bir şey kurtulmaz“ „Başlamak başarının anahtarıdır“
Bu yazıda bazı tecrübelerimizi ve gözlemlerimi sizlerle paylaştık. Sizlerin de benzer ya da farklı tespitleriniz mutlaka vardır. Görüş ve değerlendirmelerinizi bekliyoruz...
Buyurun söz sizde kardeşlerim…
ALLAH'a emanet olunuz..
Selam, Sevgi ve Dua ile..
Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum sevgili iSTiKaMeT Forum dostları...
ÇARE kardeşimizin açmış olduğu bu konu ile alakalı ankete katıldınız değilmi? Anket deyip geçmeyiniz, zira buda sizlere sunulan, ufakta olsa
bir istişare zemini oluşturabilir..
İşte zaten zaman zaman dile getirmeye çalıştığım;
„Konulara lütfen Dua ve Teşekkür haricinde küçükte olsa bir Cevap/Yorum yazmaya çalışalım“
davetimle alakalı tam yerinde bulduğum bu konuyu sizlerle tekrar paylaşmak istedim...
Sevgili kardeşlerim, malumunuz forumlar paylaşımlarla ve bu paylaşımlara yazılan yorumlarla ayakta durmaktadır, yani monoton geçmeyen ve faydalı
olan, insanada tecrübe , düşünme ve yazma alışkanlığı kazandıran bir nevi
güzelliktir ilgi göstermek…
Kabiliyet eksikliği veya o anki ruh veya vakit halimizde zamansızlık olabilir, o konu hakkında belki yeterli bilgimiz olayabilir ve geride durmak isteriz, bu başka tabii..bu durumda bir başka katılımcı kardeşimizde çıkıp, açılan konuya menfi veya müsbet, ne gerekiyorsa yazabilir..
Aşağıda kural, kaide ve inceliklerle ilgili daha ayrıntılı bilgiler vermeye çalışalım.
İnsan niçin yazı yazar?
Sadece duygu ve düşüncelerini yazıya döküp rahatlamak, tek taraflı bilgi vermek için mi? Elbette hayır. Herkes yazdıklarının etkilerini, okuyuculardaki yansımalarını merak eder. Yazar, duygu ve düşüncelerini başkalarıyla paylaşıp, onların da fikirlerini almak ister. Yazarlar özellikle yorum beklediği yazılarına yeterince yorum gelmediğinde yakınır, okuyucuya küser hatta kimi zaman okuyucuyu suçlar.
Açtığı faydalı konunun kamuoyunda yankı bulması ise yazarını memnun ve mutmain eder, boşa çaba harcamadığı hissini verir.
Bu yazımızda Forum camiasında bazı yazıların neden az yorum aldığından ve daha fazla yorum alabilmek için neler yapılabileceğinden bahsedelim.
Neden açılan konulara az Yorum yapılır?
- Yazara bağlı etkenler:
Konu yazan/açan okuyucudan ilgi ve saygı bekliyorsa öncelikle kendisi okuyucuya karşı saygılı olmalı. Yazım hatalarıyla dolu, emek harcanmamış, bir çırpıda yazıldığı belli olan, özensiz yazıların ilgi görmesini beklememeli. Diğer yandan bazı yazarların/konu açanların özellikle eleştirel yorum yapan yorumcuları cevaplarıyla adeta tokatlıyor, yorumcuları yazdığına pişman ettiklerini gözlemliyoruz.
- Konuya bağlı etkenler:
Bir çok konular başka Forumlardan hiçte fazla emek sarfetmeden taşınır, bazı eklemeler veya çıkarmalarda olabilir..Lakin, olduğu şekilde asıl şekli ile Foruma taşınan/eklenen konuların altına mutlaka „Alıntıdır“
ibaresi konulmalıdır, mümkünse ve mevcud ise yazarının adı ile birlikte tabii, bugüne kadar unuttuklarımız oldu isede bundan böyle buna dikkat edelim kardeşler..
Her konuya okuyucunun yorum yapmasını beklememeliyiz.
Bilimsel, ilimsel ve uzmanlık isteyen konulara yorum yapmak zor gelebilir. Bu konular daha sınırlı bir kitleyi ilgilendirdiğinden dolayı yorum sayısı doğal olarak düşük olacaktır. Ancak yanlış anlaşılmasın, bu tarz yazılar yazılmasın demiyoruz kesinlikle. Demek istediğimiz bu tip yazıların fazla yorum almasını beklememek gerekir. Unutmamak gerekirki yazının çok yorum alabilmesi öncelikle çok okunmasına bağlıdır. Bu nedenle okuyucuyu can damarından yakalayan yazılar yazabilmenin önemli olduğunu söyleyebiliriz.
-Üsluba bağlı etkenler:
Yorumlar kimi zaman yazıyı tamamlar, kimi zaman ciddi katkı sağlar, farklı bir bakış açısı getirir, hatta hataları ortaya çıkarır. Binaenaleyh, siz yazılacak her şeyi yazarsanız yorumcuya ne kalır? Dolayısıyla yazıda biraz okuyucuya da yer açmak gerekiyor. Bazı yazım tarzlarının yorum yapmayı tetikleyici, adeta zorlayıcı bir üslubunun olduğunu görebiliriz. Ne söyledğiniz kadar nasıl söylediğiniz de önemlidir.
-Buffon derki: "üslup yazarın ta kendisidir."
Bu konuda elbette söylenecek çok şey var ama bloglardaki yorum kısırlığının nedenlerini ana hatlarıyla bu şekilde özetleyebiliriz.
- Tartışılabilir içerik;
Hakkında farklı fikirlerin bulunduğu konular muhakkak ki daha fazla yorum yapılmasına sebep olacaktır. Tartışılabilir içeriğe sıcak bakmıyorsanız bile en azından çoğunluğun az çok fikir sahibi olduğu konular hakkında yazmayı deneyiniz.
- Uzun yazılar..
Az ve öz, kolayca okunabilen, akıcı yazılardan bahsediyoruz. Bunu başarabilmek için yazınızı birkaç kez gözden geçirmeli ve detaylardan arındırmalısınız. Acaba “bu satırları silersem okuyucu yazıyı anlayabilir mi?” endişesi yersizdir. Herşeyi yazmayın derken aynı zamanda bunu da kastediyorum. Gelişmiş bir mekanda ve hazır bir ortamdayız, anlamayanın rahatlıkla soru sorabileceğini unutmamalıyız.
- Sorular sormak;
Soru metodu en geçerli yöntemlerden biridir. Soru cümlesi biçimindeki bir yazı başlığı bile tek başına çok etkili olabilir. Yazının içinde ya da sonunda da sorular sorarak okuyucuyu paylaşıma davet ve teşvik edebilirsiniz. Yazılarınızda okuyucuya sorular sorarsanız onları düşünmeye ve üretmeye sevketmiş olursunuz. Böylece onlar da yorumlarıyla katkıda bulunabilirler.
- Bilgelik yapmamak. Bu yazımızdaki üslüpla bir parça bilgelik yapmış olduk ama biz yaptık siz yapmayınhttp://www.istikamet.eu/images/smilies/smile.gif Üst perdeden konuşan, herşeyi bilen, sürekli nasihat eden bir üslup yerine okuyuculara da yazacak bir şeyler bırakan mütevazi bir üslup kullanın. Bilgeliği bilgelere bırakalım, kanaatime göre..edindiğim bilgiye göre…bildiğim kadarı ile..cümlelerini
Eeklemeyi unutmayalım.
- Alçak gönüllülük.
Yazınızda imla hatalarından tutun mantık hatalarına kadar birçok hata yapabilirsiniz. Dikkatli okuyucular hataları yakalar ve yorumlarında belirtirler. Bu durumda okuyuculara terslemeyin, bilakis yazınızı daha iyi bir hale getirdikleri için teşekkür edin. Hatanızı kabul edin ve yorumcuya hakkını teslim edin ki yazdıklarının bir işe yaradığını görsünler. Bu tutumunuz size olan saygı ve sevgilerini arttırıcaktır.
Zaten islami değerlere, bu babda kardeşhane bir tutum sergilemeye önem verilen bir Forum sitesinde bulunmanın gereğidirde bu..
- Eleştiriye açık ve nazik olmak.
Karşınızdaki kişinin yorumları ne kadar sert olursa olsun siz nezaketi elden bırakmamaya gayret edin. Bu tavrınızla diğer yorumculara da cesaret vermiş olursunuz. Hatta böylesi durumlarda bazı yorumcuların sizi savunduğunu da görebilirsiniz. Kimileri yazdıklarınızı beğenmeyebilir, bunu doğal karşılamak gerekir. Herkes farklı bir yaratılışa sahiptir. Hoşgörü ve müsamaha büyüklüğün şanındandır.
- Etkileşime önem vermek.
Yorum yapanlara özellikle de soru soran ve eleştiri yapanlara cevap yazmaya çalışın. Ancak işi abartıp her yoruma da cevap vermeyin. “Ben teşekkür ederim..., rica ederim” gibi cevaplardan uzak durun.
-Kişisel polemikler.
Amman uzak durun!. Yalnız değilsiniz, kişisel tartışmalar en başta size zarar verecektir. Bazı yorumcular faullü davranışlarla sizi tahrik etse de siz bu kavgaya bulaşmayın. Burada amaç kişileri değil fikirleri tartışmaktır. Böyle durumlarda bazen cevap vermemeyi iyi bir cevap olarak tercih edebilirsiniz.
- Gözlem yapmak. Ustalardan ve tecrübelerden yararlanmak her zaman iyi bir yoldur. Çok yorum yapan kardeşlerimizin yazılarını usul, uslub, tarz ve içerik olarak inceleyelim. Bu gözlemlerden faydalı ipuçları yakalayabiliriz. Başarılı yazarların üslubu esin kaynağımız olabilir. Ufkumuzu genişletir, bizleri yazmaya teşvik ve davet edebilir..
O halde;
Paylaşımların daha kaliteli düzeylerde siz değerli üyelerimize ulaşmasını istiyorsak lütfen açılan konulara nezaket gereği bir yorum eklemeye çalışalım...
Lütfen bu konularda daha duyarlı davranalım ki siz değerli üyelere çok daha değerli paylaşım ortamları oluşturmaya çalışalım..
Bütün burada bahsedilen hususları ve tavsiyeleri dikkate almanıza rağmen başarılı olamıyorsak kendimize kızmayalım, elbet bir gün açılabiliriz, lakin şu sözüde
Unutmayalım: „Azmin elinden bir şey kurtulmaz“ „Başlamak başarının anahtarıdır“
Bu yazıda bazı tecrübelerimizi ve gözlemlerimi sizlerle paylaştık. Sizlerin de benzer ya da farklı tespitleriniz mutlaka vardır. Görüş ve değerlendirmelerinizi bekliyoruz...
Buyurun söz sizde kardeşlerim…
ALLAH'a emanet olunuz..
Selam, Sevgi ve Dua ile..