PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : SİYER: 12 EL EMİN



ARAL
30.11.2008, 19:17
12 EL EMİN



SÖZÜ SÖZ



İşte ona EL EMİN lakabını bu çağında taktılar. Sözüne rivayetine şahadetine



ahdine kefaletine sadekatine herkesin kesin birlik olarak inandığı ve pes dediği insan...



yalan Allahın yarattığı hakikatı değiştirmek ihanetlerin en büyüğüdür...



Allah insanlardan küfürün arkadaşıolan bu iktidarı nice iktidarla beraber esirgemedi bunun içindirki hiçbir



insanın sözü bizim için mutlak olarak emin değildir bu dünyada kimdir o zat ki herhangi bir sözü ve nakli kendi”ben”



e bağlı fiili hakikat müşahadetesi derecesinde emin olabilsin bu dünyada böyle bir zat yoktur ve olamaz



yalnız o vardır. Görülmemiş bir vakar iffet ve asalet halesi içinde mukaddes genç adam mekkelilerin saygı



dolu gözleri önünde ağır ağır dolaşıyor



O ÇAĞ



çağ gözüne meleklerin görünmeye başladığı devre... şimşek gibi bir çakıp sönüyorlar



bir görünüp bir kayboluyorlar ve yukarılardan onu gösterip birbirilerine seslendiriyorlar;



”işte alemi kurtuluşa erdirecek insan fakat henüz memuriyeti başlamadı



davet edileceği gün



gelmedi”



O zaman ürküyor çocukluğun ‘dan beri kendisini kendini takip eden fevkalde halllerden sonra



bunları nasıl manalandıracağını bilemiyor ürpertiler içinde kalıyor hiçbir karara varamıyor mahzun mahzun soruyor:



” ya rap nedir bu haller ...”



ve melekler şimşek gibi çakıp sönüyor



“işte büyük kurtarıcı!



Henüz vakit erişmedi.



HELAL İŞ



Kureyş kabilesinin malum faaliyetine kervan ve kervan şiirine dönelim:içerlek



boyunları ve dışarıya çıkık görgüşleriyle en ileri bir (dekoratör)dehasının daha üstününü hayal edemiyeceğini



çizgi helezonları içinde araka arkaya muazzam bir vezin ve ahenk yuğuran develerin kervanı...



ticarete verilen kıymet o kadar büyüktü ki başka meslekler onun yanında hor sayılırdı bu bakımdan



ebu talip bir gün Allah’ın alemlere efendi olarak yarattığı mukaddes genç adama şöyle dedi:



“artık yetiştin;25. Yaşına bastın kendine bir meslek seçmen lazım...



ticaretten daha iyisine olabilir?kureyş yakında ticaret maksadı ile taraflara bir



kervan gönderemk istiyor seninde bu kervana katılman için bir yol var: huveylid



kızı haticeyi tanırsın.. iffetli ve servetiyle meşhur muhrterem dul kadın...



o her sene kureyş ‘ten biri vasitasiyle icap eden yerlere mal göndererek ticaret ettirir ve adamına



hisse verir bu işte bu defa sen istekli çıkarsan acaba nasıl olur ? senin temizliğin doğruluğun ve



ahlakın bilindiği için umarım ki seni hemen kabul eder ve başkalarına tercih eder sende mutlaka kabilendekileri



gibi ticaret mesleğine girmeli bu meslekte yetişmelisin. Mukaddes genç adamın cevabı pek kısa oldu: “güzel...



fakat ben ona başvurmadan belki Hatice bana müracaat eder böylesi daha iyi olur ebu talip bu cevabı kayıtsızlık



ve tedbirsizlik sandı hemen yeğen’i nine karşılık verdi: iyi amma ya bu arada bir başkasını bulurda iş işten geçmiş olursa “



“bakalım... “dedi mukaddes genç adam ...



Arada ne olduysa oldu;olacak olan zuhura geldi.ulvi kadın mukaddes muradını yerine getirdi kendisine bizzat



müracaat etti ve birini göndererek şu teklifine bulundu:”kureyş kervanını katılıp şam taraflarına ticaret taraflarına



ticaret için gidebileceğimi tahmin ediyorum eğer razı ise benim içn de en güzel şart yerinde demektir malımın



başında bulunmayı kabul ederse kendisine başkalarına verdiğim ticaret payını iki mislisini veririm mukaddes genç adam



tekklifi amcası ebu talip’e haber verdi ebu talibin memnüyeti büyük ... heyacanla mukabele etti “ bu Allah’ın sana vadettiği bi rızıktır



daha güzeli olmaz hemen kabul et !



Anlaştılar ; hüveylid kızı hatice kölesi meysere ‘ye mukaddes genç adamın emrine ve ona tenbih etti:



”sana ne emrederse hemen itaat edeceksin hiçbir reyine aykırı iş görmeyeksin!bir dediğni iki etmiyeceksin!...”



ticaret ve siyaset hazırlığı başladı ebu talip ve kardeşi kervana katılıcak başka şahıslara da



tenbihler ederek yeğenlerinin gözetilip korunmasını rica ettiler



kervan yola çıktı gide gide bir zamanlar rahip bahiranın bulunduğu ibadethanenin önüne kadar geldiler



bahira ölmüş ve yerine nastura isimli bir rahip olmuştu nastura kervan sahrada yavaş yavaş yol alırken



uzaklardan götürüyor kervanın üzerinde tek garip ve beraberce hareket eden bulut ... kervan durunca mukaddes



genç adam meyserre ile birlikte bir ağacın altına çekiliyor ve kervandakilerden uzaklaşıyor rahip bakıyor ki bulutta kervandan ayrılmış



ve ağacın üzerinde karar kılmış..



bahiranın incelemelire benzer bazı muaneyaelirden sonra hüküm:”şehadet ederim ki sen İsa peygamberin



İncilde haberini getirdiği hamd livası kevser havuzu sahibi şefaat müjdecisi ümmi pey keşke ömrün yetsede memuriyet görebilsem ve



bahtiyer saflarında yer alsam...



mukaddes genç adam başında bulunduğu mallarında pazarlarda muvaffakiyetle sattı ;



ve oonlara karşılık alacağı malları alıp tertiplenen kervanla



beraber mekkeye döndü.



Hatice ile karşılaştığı zaman meysere henımına acaip içinden çıkılmaz derin bir sır belirten



hadiseleri haber verdi:



”yolda kızzgın güneş altında mesafe alırken üzerimizde daima bir bulut bulunuyor nereye gitsek beraber... görülmüş işitilmiş şey değil! Daha neler neler... “



ve bütün bu gördüklerini noktası noktasına çizgisi çizgisine anlattı.



Haticeded büyük hayret ve derin



bir dikkat..



getirilen eşya satıldı ve hesap görüldü ticaret her senekinden bir misli fazla ...



hatice ayrıca dikkat ettiki bu insanla



kurduğu şirketin misilsiz



bir berketi vardır


devamı hafraya:güzel doğru iyi..inşaALLAH

ARAL
08.12.2008, 21:35
http://img169.imageshack.us/img169/530/kdr3gwh2xd7.gif

Hadimül harameyn
13.09.2009, 20:08
:-046:-055:-055:-055