ZeVRaK
19.03.2007, 00:53
Sabit el–Bünaninin rivayet ettiğine göre Enes İbni Malik ona şunları söyledi:
Ben çocuklarla oynarken Resulullah sallAllahu aleyhi ve sellem yanıma geldi; bize selam verdi ve beni bir işe gönderdi. Bu sebeple annemin yanına geç döndüm. Eve varınca annem:
– Niye geç kaldın? diye sordu.
– Resulullah beni bir işe göndermişti; onun için geciktim dedim Annem:
– Neymiş o iş? diye sorunca:
– Bu bir sırdır dedim. Bunun üzerine Annem:
– Resulullahın sırrını kimseye söyleme dedi.
Enes bu olayı anlattıktan sonra Sabit el–Bünani’ye
şunları söyledi:
– Şayet bu sırrı birine açacak olsaydım, vAllahi sana söylerdim sabit
Sır saklamada iki değerli şahsiyet; biri çocuk denecek yaşta Enes bir diğeri de annesi Ümmü Süleym.
Emanet edilen sırrı saklamak karakterli dürüst ve soylu insanların işidir
Ben çocuklarla oynarken Resulullah sallAllahu aleyhi ve sellem yanıma geldi; bize selam verdi ve beni bir işe gönderdi. Bu sebeple annemin yanına geç döndüm. Eve varınca annem:
– Niye geç kaldın? diye sordu.
– Resulullah beni bir işe göndermişti; onun için geciktim dedim Annem:
– Neymiş o iş? diye sorunca:
– Bu bir sırdır dedim. Bunun üzerine Annem:
– Resulullahın sırrını kimseye söyleme dedi.
Enes bu olayı anlattıktan sonra Sabit el–Bünani’ye
şunları söyledi:
– Şayet bu sırrı birine açacak olsaydım, vAllahi sana söylerdim sabit
Sır saklamada iki değerli şahsiyet; biri çocuk denecek yaşta Enes bir diğeri de annesi Ümmü Süleym.
Emanet edilen sırrı saklamak karakterli dürüst ve soylu insanların işidir