ARAL
14.02.2009, 12:55
Ders Ayet-i: İbrahim Sr. syf: 260 Ayet:31-34 Kutsiyye syf: 28
Resulullah sav efen. buyurdu ki:
- Rabbim bana 3 ilim öğretti.
1. Nübüvvet İlmi (Peygambere mahsus ilim)
2. Şeriat İlmi (Yaymakla emrolunduğum ilim).
3. Tasavvuf İlmi (Açıklanmasıyla muhayyer bırakıldığım ilim).
Kabiliyetli bulursan söyle, kabiliyetli bulamazsan söyleme. Bu ilim bu zamanlarda kürsülerden pek konuşulmuyor. Halbuki bu güzel izah edilse ilk dinleyenin hatta avamın da anlayacağı bir ilimdir. İzah insana her şeyi anlattırır.
Bu tasavvuf ilmi kürsülerden anlatılmaya anlatılmaya insanlardan bu ilim uzaklaştırıldı. Şimdi bu ilmi duymak şöyle dursun, inkar edenler çoğaldı.
Tasavvuf ilmi dediğimiz ledün ilmi Allah ile dostluğumuzu artıracak. Allah'a bizi yaklaştıracak, Kur'anla dostluğumuzu artıracak, Allah ile aramızdaki yabancılığımızı atacak ve şeri şerifi kuvvetlendirecek ilimdir. Ama insanlar herşeyde gevşekliğe özendiği gibi, ilimdede, dinde ve şeriatta gevşekliği tercih ediyorlar. Şemsi nübüvvet uzaklaştıkça insanlarda dine karşı burudet ( soğukluk ) hasıl oluyor.
1400 sene evvelkilerle şimdikiler bir değil. Bu böyle gelmiş böyle gider.Umumi olarak insanlarda dine karşı bir soğukluk vardır.
Kış geliyor ama bazı evlerde sobalar vardır ev sıcaktır. Aynen bunun gibi küfür sel gibi akıyor ama bazı mıntıklarda iman meşalesi tütecektir. Ta Mehdi ve İsa as gelinceye kadar. İnsanlar istedikleri tuzakları kursunlar, ister kurmasınlar, ister dinde çalışalım, ister çalışmayalım Allah nurunu tamamlayacaktır.Fetih sr syf 515 ayet 28 :
- O öyle bir Allah'dır ki Peygamberini hidayetle ve hak din ile gönderdi. Taki onu bütün dinlere galip kılsın diye. Ve şahit olmak içinde Allahu teala kafidir.
Resululah'ın gelmesi bütün dinlere galip olsun içindir. Resulullah'ın gelmesiyle islam yayılmıştır.Fakat tam yayılmış değildir. Oda olacak!
Birçok zamanlar islamiyetin galibiyeti olmuş fakat dünyaya yayılmamıştır.Bu yayılmaya, Mehdi ile veya İsa as ile beraber olacaktır.
Bazıları İsa as ın gelişini koz olarak kullanıyorlar. İsa as mı makamından ileri tutuyorlar. Böyle yapmaklada dine, Allah ve İsa as iftira atmış oluyorlar. Yahova şahitlerinin dedikleri gibi, zavallı gençleri kandırıyorlar.
Onlara diyorlar ki :
- İsa as gelecek milletin günahını çekmiş olacak.
Mevla hiç bir Peygamberine günah çektirir mi? Evet İsa a.s gelecek ama milletin günahını çekmiş olarak değil. Peygamberler gaybi ilimlerle beraber bildiler ki Efendimiz s.a.v en büyük peygamberdir. Bütün Peygamberler Mevla'dan onun ümmeti olmayı arzu ettiler.Ya Rabbi nebi olmasakta onun ümmeti olsak. Rivayete göre 12 000 nebi Allah'a müracaat etti. İsa as ın duası kabul edildi. İsa a.s efendimizin ümmeti olarak gelecek. Şeri şerifde müctehid olarak amel edecek. Bunun içtihadı Hanefi mezhebine uygun olacak.
Efendimizden (s.a.v) büyük olmak mümkünmüdür! Efendimizin Peygamberlerin içinde mevkisine bilmek lazımdır.
Başlıca iki alem vardır, alemi vücub ve alemi imkan diye.18 bin alemde bu iki alemin içine girer.
Alemi vücub = Mevla alemidir.
Alemi imkan = Yaratılmışlar alemi.
Alemi vücub= Varlığı mutlaka lazım olan ve varlığı kendinden olandır.
Alemi imkan= Varlığı yokluğu müsavi olandır.
Ali Haydar Efendi Hz.leri derdiki,
" Nasıl'ki Alemi vücubda Mevla'nın şeriki ve naziri ( ortağı ve benzeri ) yoktur. Alemi İmkanda'da Resulullah'ın şeriki ve benzeri yoktur."
Mesela; düşününki evde bir hamur yaptınız, onu parçalara ayırdınız. O parçalardan bir tanesini geniş yufka olarak açtınız. Bunu gören birisi diyorki; şu yufka bütün hamurdan bir parçadır. O parçaların hepsi yufka olarak açılsa yine aslından büyük olması mümkün değildir. Şimdi aynen bunun gibi yerler, gökler, insanlar, cinler, dağlar, taşlar, denizler, ay, güneş, birinci kat sema ve içindekiler, 2,3.kat,4,5,6,7.kat sema ve içindekiler, yedinci kat semayı kuşatan kürsü ve arşı ilahi, cennet ve cehennemde alemi imkandadır.
Hepsi bunların bir hamur idi. Allah bunları tafsil etti. İşte o hamur Resulullah'ın hakikatıdır. O cüzler toplansa ancak o hakikat kadar olur.
Hiç İsa ( a.s.) Muhammed ( s.a.v. ) den büyük olur mu? Olsa olsa Resululah'ın cüzlerinden milyarlarda bir cüzdür. Sen kendini Resulullah'ın ümmeti olarak bilki makamın âli olsun. Cevherin kıymetini bil, çok değersiz şeyler peşinde vakit geçirme. Cevheri çocuk eline versen kıymetini bilmez. Bu hususta maalesef çoğumuz çocuk gibiyiz.
Çocuk olmayalım.Resulullah kimdir onun makamını ve kıymetini bilelim. Bizde ümmetler içinde en büyük ümmet olarak yaratılmış bir ümmetiz!
Resulullah ( s.a.v. ) efendimiz buyurduki:
" Benim ümmetim merhamet olunmuş ümmetdir."
Bir yufka kalkmış hamurdan büyüğüm diyor. Sende, "doğrudur" diyorsun.
Bir tanesi,İsa (a.s) dan büyük diyor. Sende; "doğrudur" diyorsun. Ayıp oluyor!
Resulullah (s.a.v) e verilen 3 ilimden biri ledün ilmiki ona tasavvuf diyoruz! Bu tasavvuf ilmini anlatan Risale-i Kudsiyye nazım şeklinde yazılmıştır. Şiir yazmak ve söylemek caizdir ama şeriata göre uygun olacak!
Teganni ile ilahi söylenmez. Resulullah (s.a.v) in şairi Hasan, şiir söylerdi. Bir keresinde müşrikler Resulullah efendimizi şiir ile hicv ettiler. Resulullah'da şairi olan Hasana buyurduki :
" Ey Hasan ! Benim yerime bunlara cevap ver. Ey Allah'ım onu Ruhul Kudüs olan Cebrail ile kuvvetlendir."
Herşeyin en güzelini almak lazımdır.Bir daha dünyaya gelmiyeceğiz!
Şimdi bir kaset çıkarmışlar içinde dünbelekle beraber, kadın mı, erkek mi olduğu belli olmayan bir delikanlı Allah'ı zikrediyor. Bizde onu dinleyip Allah'a ulaşacağız öyle mi? Hoca efendi biz ilahilerle beraber nice kahvede ki insanları irşad ediyoruz. Taviz yok , sen doğruyu söylemekle mükellefsin.
Dininden taviz vermeye hakkın yok. Hidayet Allah'dandır. Sen taviz vermekle hidayet yaratamassın.
Senin makamın nedir ki taviz veriyorsun!
Resulullah (s.a.v.) taviz vermeye kalktı ama izin verilmedi. Dini mübin islam bize nasıl ölçülmüşse bizde bizden sonrakilere aynı ölçelim. Eğer ölçüyü çoğaltırsak neslimiz altından kalkamaz, eksiltirsek din kaybolur, ikisinede selayetimiz yok.
Kur'an doyurmadı mı bizi, hadisler doyurmadı mı bizi, kibari kelamlar doyurmadı mı bizi?
Bu ilimlerin dışında kalanlar zehirdir. Resululah ve ashabı Kur'andan doydular ama Kur'an bize peçe açmamış ki bizde doyalım. Çünkü gönlümüzde alemi imkan hurdaları var. Sanki kendimizi irşad olmuş gibi milleti irşad için bir şeyler arıyoruz.
Sen bal ol, balı gören tanır
Onun için ilim okuyan Efendi, sizin hatırınızı sayıyor. Okşanmaya mecbursunuz, Çünkü aileniz terk etmiş, uzaktan gelmişsiniz. Ama bir fırsat buldukça size bağıracağız. Bu büyük işleri değiştirmeyelim, Kur'an yetmedi mi bize. Yetmedi dersen zaten bir şey anlamış değilsin. Kütüphanede ki bütün tefsir kitabları onun izahıdır.
İmam-ı Azam gibi büyük müctehidler bir meseleyi çözmek için Kur'anı 300 defa hatim yaptıkları oldular.
Kur'anı iki rekatta hatim yaptılar, bizde yapalım hadi bakalım yapabilirmiyiz? Süratli okuyan bir hafız Efendi 8, 10 saatte Fatiha'dan başlar, Nasdan çıkar. İmam-ı Azam ise iki rekatta bitiriyor ve ictihadlarını namazda yapıyor. O huzurda gönüllerine dolan feyizle yapıyorlar.
Ayıp sayarsınız ama ne yapalım şöyle bir misal vereyim; Kur'ana karşı ne sevgimiz var, başka şeylere ne kadar sevgimiz var? Bir hafız efendi Kur'an okusa seside güzel olmasa, mahreci güzel olsa, Tegannisiz okuyor, tane tane okuyor, dinleyen manasını anlıyor eğer bu hafız efendi yarım saat uzatsa esnememiz gelir, kapıya da yakınsak dışarı kaçarız.
Ama sen gençsin annen baban seni evlendiriyor, bir genç buldular. Düğün olmadan annen baban bir arada olmanızı istemiyor. Siz ise bir fırsat buldunuz çay bahçesinde çay içiyorsunuz, acaba hava sıcakmıdır, soğukmudur gelir mi hatırına?
3-4 saat geçti kalkmıyorsunuz. Çaybahçesinin sahibi geldi, hadi gençler kapanıyor. Size bu kadar uzun zaman 1-2 saniye gibi geliyor. O sevdiğin ile konuşurken zaman, yağmur, kar, soğuk, sıcak aklına gelmiyor. Temiz yerde sıcak, yumuşak bir halı üzerinde hiç bir sıkıntı yokken Allah'ın Kur'anını okumak ve dinlemek bizi sıkıyorsa ne kadar Kur'ana dostuz anlayalım.
O gençle konuşma zevkinin milyar katını almamız lazım ki o zaman Kur'anla dostluğumuz çıkar ortaya....
Resulullah sav efen. buyurdu ki:
- Rabbim bana 3 ilim öğretti.
1. Nübüvvet İlmi (Peygambere mahsus ilim)
2. Şeriat İlmi (Yaymakla emrolunduğum ilim).
3. Tasavvuf İlmi (Açıklanmasıyla muhayyer bırakıldığım ilim).
Kabiliyetli bulursan söyle, kabiliyetli bulamazsan söyleme. Bu ilim bu zamanlarda kürsülerden pek konuşulmuyor. Halbuki bu güzel izah edilse ilk dinleyenin hatta avamın da anlayacağı bir ilimdir. İzah insana her şeyi anlattırır.
Bu tasavvuf ilmi kürsülerden anlatılmaya anlatılmaya insanlardan bu ilim uzaklaştırıldı. Şimdi bu ilmi duymak şöyle dursun, inkar edenler çoğaldı.
Tasavvuf ilmi dediğimiz ledün ilmi Allah ile dostluğumuzu artıracak. Allah'a bizi yaklaştıracak, Kur'anla dostluğumuzu artıracak, Allah ile aramızdaki yabancılığımızı atacak ve şeri şerifi kuvvetlendirecek ilimdir. Ama insanlar herşeyde gevşekliğe özendiği gibi, ilimdede, dinde ve şeriatta gevşekliği tercih ediyorlar. Şemsi nübüvvet uzaklaştıkça insanlarda dine karşı burudet ( soğukluk ) hasıl oluyor.
1400 sene evvelkilerle şimdikiler bir değil. Bu böyle gelmiş böyle gider.Umumi olarak insanlarda dine karşı bir soğukluk vardır.
Kış geliyor ama bazı evlerde sobalar vardır ev sıcaktır. Aynen bunun gibi küfür sel gibi akıyor ama bazı mıntıklarda iman meşalesi tütecektir. Ta Mehdi ve İsa as gelinceye kadar. İnsanlar istedikleri tuzakları kursunlar, ister kurmasınlar, ister dinde çalışalım, ister çalışmayalım Allah nurunu tamamlayacaktır.Fetih sr syf 515 ayet 28 :
- O öyle bir Allah'dır ki Peygamberini hidayetle ve hak din ile gönderdi. Taki onu bütün dinlere galip kılsın diye. Ve şahit olmak içinde Allahu teala kafidir.
Resululah'ın gelmesi bütün dinlere galip olsun içindir. Resulullah'ın gelmesiyle islam yayılmıştır.Fakat tam yayılmış değildir. Oda olacak!
Birçok zamanlar islamiyetin galibiyeti olmuş fakat dünyaya yayılmamıştır.Bu yayılmaya, Mehdi ile veya İsa as ile beraber olacaktır.
Bazıları İsa as ın gelişini koz olarak kullanıyorlar. İsa as mı makamından ileri tutuyorlar. Böyle yapmaklada dine, Allah ve İsa as iftira atmış oluyorlar. Yahova şahitlerinin dedikleri gibi, zavallı gençleri kandırıyorlar.
Onlara diyorlar ki :
- İsa as gelecek milletin günahını çekmiş olacak.
Mevla hiç bir Peygamberine günah çektirir mi? Evet İsa a.s gelecek ama milletin günahını çekmiş olarak değil. Peygamberler gaybi ilimlerle beraber bildiler ki Efendimiz s.a.v en büyük peygamberdir. Bütün Peygamberler Mevla'dan onun ümmeti olmayı arzu ettiler.Ya Rabbi nebi olmasakta onun ümmeti olsak. Rivayete göre 12 000 nebi Allah'a müracaat etti. İsa as ın duası kabul edildi. İsa a.s efendimizin ümmeti olarak gelecek. Şeri şerifde müctehid olarak amel edecek. Bunun içtihadı Hanefi mezhebine uygun olacak.
Efendimizden (s.a.v) büyük olmak mümkünmüdür! Efendimizin Peygamberlerin içinde mevkisine bilmek lazımdır.
Başlıca iki alem vardır, alemi vücub ve alemi imkan diye.18 bin alemde bu iki alemin içine girer.
Alemi vücub = Mevla alemidir.
Alemi imkan = Yaratılmışlar alemi.
Alemi vücub= Varlığı mutlaka lazım olan ve varlığı kendinden olandır.
Alemi imkan= Varlığı yokluğu müsavi olandır.
Ali Haydar Efendi Hz.leri derdiki,
" Nasıl'ki Alemi vücubda Mevla'nın şeriki ve naziri ( ortağı ve benzeri ) yoktur. Alemi İmkanda'da Resulullah'ın şeriki ve benzeri yoktur."
Mesela; düşününki evde bir hamur yaptınız, onu parçalara ayırdınız. O parçalardan bir tanesini geniş yufka olarak açtınız. Bunu gören birisi diyorki; şu yufka bütün hamurdan bir parçadır. O parçaların hepsi yufka olarak açılsa yine aslından büyük olması mümkün değildir. Şimdi aynen bunun gibi yerler, gökler, insanlar, cinler, dağlar, taşlar, denizler, ay, güneş, birinci kat sema ve içindekiler, 2,3.kat,4,5,6,7.kat sema ve içindekiler, yedinci kat semayı kuşatan kürsü ve arşı ilahi, cennet ve cehennemde alemi imkandadır.
Hepsi bunların bir hamur idi. Allah bunları tafsil etti. İşte o hamur Resulullah'ın hakikatıdır. O cüzler toplansa ancak o hakikat kadar olur.
Hiç İsa ( a.s.) Muhammed ( s.a.v. ) den büyük olur mu? Olsa olsa Resululah'ın cüzlerinden milyarlarda bir cüzdür. Sen kendini Resulullah'ın ümmeti olarak bilki makamın âli olsun. Cevherin kıymetini bil, çok değersiz şeyler peşinde vakit geçirme. Cevheri çocuk eline versen kıymetini bilmez. Bu hususta maalesef çoğumuz çocuk gibiyiz.
Çocuk olmayalım.Resulullah kimdir onun makamını ve kıymetini bilelim. Bizde ümmetler içinde en büyük ümmet olarak yaratılmış bir ümmetiz!
Resulullah ( s.a.v. ) efendimiz buyurduki:
" Benim ümmetim merhamet olunmuş ümmetdir."
Bir yufka kalkmış hamurdan büyüğüm diyor. Sende, "doğrudur" diyorsun.
Bir tanesi,İsa (a.s) dan büyük diyor. Sende; "doğrudur" diyorsun. Ayıp oluyor!
Resulullah (s.a.v) e verilen 3 ilimden biri ledün ilmiki ona tasavvuf diyoruz! Bu tasavvuf ilmini anlatan Risale-i Kudsiyye nazım şeklinde yazılmıştır. Şiir yazmak ve söylemek caizdir ama şeriata göre uygun olacak!
Teganni ile ilahi söylenmez. Resulullah (s.a.v) in şairi Hasan, şiir söylerdi. Bir keresinde müşrikler Resulullah efendimizi şiir ile hicv ettiler. Resulullah'da şairi olan Hasana buyurduki :
" Ey Hasan ! Benim yerime bunlara cevap ver. Ey Allah'ım onu Ruhul Kudüs olan Cebrail ile kuvvetlendir."
Herşeyin en güzelini almak lazımdır.Bir daha dünyaya gelmiyeceğiz!
Şimdi bir kaset çıkarmışlar içinde dünbelekle beraber, kadın mı, erkek mi olduğu belli olmayan bir delikanlı Allah'ı zikrediyor. Bizde onu dinleyip Allah'a ulaşacağız öyle mi? Hoca efendi biz ilahilerle beraber nice kahvede ki insanları irşad ediyoruz. Taviz yok , sen doğruyu söylemekle mükellefsin.
Dininden taviz vermeye hakkın yok. Hidayet Allah'dandır. Sen taviz vermekle hidayet yaratamassın.
Senin makamın nedir ki taviz veriyorsun!
Resulullah (s.a.v.) taviz vermeye kalktı ama izin verilmedi. Dini mübin islam bize nasıl ölçülmüşse bizde bizden sonrakilere aynı ölçelim. Eğer ölçüyü çoğaltırsak neslimiz altından kalkamaz, eksiltirsek din kaybolur, ikisinede selayetimiz yok.
Kur'an doyurmadı mı bizi, hadisler doyurmadı mı bizi, kibari kelamlar doyurmadı mı bizi?
Bu ilimlerin dışında kalanlar zehirdir. Resululah ve ashabı Kur'andan doydular ama Kur'an bize peçe açmamış ki bizde doyalım. Çünkü gönlümüzde alemi imkan hurdaları var. Sanki kendimizi irşad olmuş gibi milleti irşad için bir şeyler arıyoruz.
Sen bal ol, balı gören tanır
Onun için ilim okuyan Efendi, sizin hatırınızı sayıyor. Okşanmaya mecbursunuz, Çünkü aileniz terk etmiş, uzaktan gelmişsiniz. Ama bir fırsat buldukça size bağıracağız. Bu büyük işleri değiştirmeyelim, Kur'an yetmedi mi bize. Yetmedi dersen zaten bir şey anlamış değilsin. Kütüphanede ki bütün tefsir kitabları onun izahıdır.
İmam-ı Azam gibi büyük müctehidler bir meseleyi çözmek için Kur'anı 300 defa hatim yaptıkları oldular.
Kur'anı iki rekatta hatim yaptılar, bizde yapalım hadi bakalım yapabilirmiyiz? Süratli okuyan bir hafız Efendi 8, 10 saatte Fatiha'dan başlar, Nasdan çıkar. İmam-ı Azam ise iki rekatta bitiriyor ve ictihadlarını namazda yapıyor. O huzurda gönüllerine dolan feyizle yapıyorlar.
Ayıp sayarsınız ama ne yapalım şöyle bir misal vereyim; Kur'ana karşı ne sevgimiz var, başka şeylere ne kadar sevgimiz var? Bir hafız efendi Kur'an okusa seside güzel olmasa, mahreci güzel olsa, Tegannisiz okuyor, tane tane okuyor, dinleyen manasını anlıyor eğer bu hafız efendi yarım saat uzatsa esnememiz gelir, kapıya da yakınsak dışarı kaçarız.
Ama sen gençsin annen baban seni evlendiriyor, bir genç buldular. Düğün olmadan annen baban bir arada olmanızı istemiyor. Siz ise bir fırsat buldunuz çay bahçesinde çay içiyorsunuz, acaba hava sıcakmıdır, soğukmudur gelir mi hatırına?
3-4 saat geçti kalkmıyorsunuz. Çaybahçesinin sahibi geldi, hadi gençler kapanıyor. Size bu kadar uzun zaman 1-2 saniye gibi geliyor. O sevdiğin ile konuşurken zaman, yağmur, kar, soğuk, sıcak aklına gelmiyor. Temiz yerde sıcak, yumuşak bir halı üzerinde hiç bir sıkıntı yokken Allah'ın Kur'anını okumak ve dinlemek bizi sıkıyorsa ne kadar Kur'ana dostuz anlayalım.
O gençle konuşma zevkinin milyar katını almamız lazım ki o zaman Kur'anla dostluğumuz çıkar ortaya....