PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gavs hz.leri...Mahmud efendi hz.leri...



osmanserhat
25.02.2009, 21:09
Bir gün Gavsımız Seyyid Abdulbaki (K.S) Hz.lerine bir sofi geldi dediki;

Sultanım,Mahmud Efendi Hz.leri nasıl bi zattır cemaati nasıldır?

Gavsımız Buyurduki ; Onlar süt gibidir leke kabul etmezler az bi leke sütün görüntüsünü bozduğu için onlar kirliyi kabul etmezler,buyurmuştur.

Ondan bi süre sonra müridlerinden birisi Mahmud Efendi (K.S)Hz.lerine dediki,

Efendimiz, Menzideki Gavs Hz.leri nasıl bir zattır cemaati nasıldır?

Mahmud Efendi buyurduki; Onlar öyle büyük bir ummanki her pisliği tertemiz ederkirlerinden arındırır, pislik ne kadar olursa olsunonları bulandırmaz.Onlar onu temizler, buyurmuşlardır.

Mollakasım
25.02.2009, 21:54
Biz bu kıssanın farklı kraksiyonlarını dinlemiştik, arzediyorum:

"İmam Mahmud efendiye gelirler, tarikata girmek isterler O almaz(!?) ve giderler Seyda hazretlerine O ise hemen alır. Derler biz Mahmud efendiye gittik bizi almadı..
Seyda: 'O altındır tenekeler yanında barınamaz' ve yeniden İmam gelirler ve 'Seyda bizi aldı' derler
Haz. İmam : O bir deryadır her türlü nesneyi barındırır.."

-------------
Bence bu kıssalar sayın müridlerin zihnsel üretimleridir vakıaya mutabık değil. Allahu alem

osmanserhat
27.02.2009, 23:31
Bizce sizinki zihinsel üretimdir ki yorumunuzda bellidir. Müridlerin bu olayı uydurmaları mürid olan kişinin işi değildir. Mürid olmayanında böyle bir senaryo yazması bu şekil olmaz. Biz bu olaydaki hissemizi alalım. Bunlara takılmayalım . Allah razı olsun..

Mollakasım
01.03.2009, 21:37
Sizin aktardığınız kıssanın değişik versiyonunu ben en az üç sofiden dinlemişim.. Uydurma oluklarını şurdan anlıyoruz İmam Mahmud efendiyi bilenler bilir gelen kimseyi almamazlık etmez, etmemiştir, ancak istihare teklif eder. ve şu müjde verilmiştir "o istihareye bir kere müracaat eden kapıya kabul edilmiştir."

abiid
01.03.2009, 22:01
Ben işin neresi uydurma tam bilemem ama bildiğim bişey var ki Mahmud Efendi Hazretlerimizin (kuddise sirruhu)kapısında gelen geri çevrilmez sadece hanif kardeşin dediği gibi istihare teklif edilir.Amma istiharesi olumsuz oldu ise bunda Mahmud Efendinin(kuddise sirruhu) hissesi ne?

Mollakasım
01.03.2009, 22:08
İstihare olumsuz olsada geri çevrilmediğini hepimiz biliriz. bu tam hevesli olmadığı anlamına geliyor ve devam etmesi öneriliyor birde istiğfar etmesi...

osmanserhat
01.03.2009, 22:21
Kurbanlar bizim paylaştığımız kıssadan kabul eder etmez manasını nasıl çıkardı hanif kardeşimiz anlamadım. Kıssayı iyi okuyun burada mubareklerin birbirine karşı övgülerinden, bu yolların ne kadar güzel olduğunu düşünün. Allah onlardan razı olsun. Bizleri bu yollardan ayırmasın.

ÇARE
01.03.2009, 23:37
:-046

SiNa
02.03.2009, 01:12
Sana çöl gibi görünen
O göl diyorsa ;göldür........:-046

abiid
02.03.2009, 08:41
Acizane beni rahatsız eden şey ;bu kıssanın birilerinin ''Mahmud Efendi (kuddise sirruhu) kirlerden arındıramıyormuş demek ki!''gibi anlaşılmaması gereken bir manayı çıkarabilmesine müsait olmasıdır.Allah razı olsun.Umarım yanlış anlaşılmam.

SiNa
02.03.2009, 09:11
Benim anladığımda mübareklerin her birinin yönteminin ayrı olması ve muhakkak girilecek bir kapı olduğudur... ayrıca o mübareklerin birbirine olan hüsn-ü zannı .......kimsenin kimseyi beğenmediği bu zamanda........

Kahramankentli
02.03.2009, 09:28
Yazılanları okudum biraz da olsa tebessüm ettirdiniz bana. Allah (cc.) hepinizden de razı olsun kıssaları okudum çok hoşuma gitti aslında burda anlaşılmayacak bir şey yok hepinizde bilirsiniz ki manevi alemin büyükleri kardeştir birbirlerine toz kondurmazlar.
burda anlatılmak istenilen her ikisininde hak kapısı olmasıdır ve mübareklerin kerametidir sorulan sorulara verdikleri cevapları şöyle bir karşılaştırsanız anlarsınız.
RAHMAN bütün gönül büyüklerimizi başımızdan eksik etmesin.
Evvela Rabbul Aleminin affını kazanan sonrada Habib-i Edibinin (s.a.v) şefaatından mahrum olmayanlardan oluruz İnşallah. Manevi büyüklerimize de (Rh.A) hayırlı ihvanlar, sofiler oluruz İnşallahuteâla.

Mollakasım
06.03.2009, 09:28
Acizane beni rahatsız eden şey ;bu kıssanın birilerinin ''Mahmud Efendi (kuddise sirruhu) kirlerden arındıramıyormuş demek ki!''gibi anlaşılmaması gereken bir manayı çıkarabilmesine müsait olmasıdır.Allah razı olsun.Umarım yanlış anlaşılmam.
Aynen katılıyorum.. demekki bu kıssalar birilerin uydurmasi ve daha çok bu kıssaları nedense menzil sofileri anlatır.. Hep şeyhleri yarıştırıma ve kendi şeyhlerini galip getirme güdüsü vardır, kısslarında.. ben çok farklı şekillerini dinlemişim anlatmaya gerek görmüyorum..

Kahramankentli
07.03.2009, 06:48
Aynen katılıyorum.. demekki bu kıssalar birilerin uydurmasi ve daha çok bu kıssaları nedense menzil sofileri anlatır.. Hep şeyhleri yarıştırıma ve kendi şeyhlerini galip getirme güdüsü vardır, kısslarında.. ben çok farklı şekillerini dinlemişim anlatmaya gerek görmüyorum..


Burdaki gaye hüsnü zanda bulunmak kardeşlerim sui zanda değil.
bu şeyh yarıştırma sözü hiç hoşuma gitmedi herkes kendi şeyhini gavs bilir öylede olması gereki seyr-i suluka ulaşabilmesi için ama diğer şeyh efendilere de aynı saygı ve hürmetide tembih ederler.
bu mübarekler hakka ulaştıran kapıdır önemli olan bu mübareklerin kapısında bulunabilmektir.
bir söz vardır yanlış anlaşılmasın sizleri tenzih ederim ihvanın cahili şeytanın maskarası olur diye. böyle şeylere meyil vermeyelim. hepimiz kardeşiz nasibimiz nerde ise oraya yolculuk ediyoruz önemli olan cennete giden yolları bulabilek. bu yollara götüren büyüklere intisab etmek.
vesselam..

SiNa
07.03.2009, 07:39
Allah Teala razı olsun hocam...Anlamak isteyen anlıyor da.......!!!

Mollakasım
07.03.2009, 14:18
Olmayan şeyi olmuş gibi anlatmak caiz değildir. maksat ne olursa olsun evvela anlatılan kıssalar gerçek olmalı.. özellikle şahıslar gerçek kişiler olduğunda haklarında anlatılan şeylerin tahakkuku kesin olmalı..

niyet şu bu.. fark etmez. benim niyetim millet istifade etsin mahrum olmasın olsa, kafamdan bi sürü uyduruk kıssa keramet sallayabilirmiyim, olurmu ? caizmidir ?

hayır asla. fıkıh, usul-u fıkıh, usulu hadis okumuş olsaydınız ne demek istediğimi daha iyi anlardınız.

Madem bu kıssalar olmuş öyleyse senet getirin EFENDİ HAZRETLERİNDEN KİM dinlemiş ? Abdulbaki efendiden kimdinlemiş ? Çünkü Ehli Sünnete göre bir bilginin bilim değeri olabilmesi için:

a) bir rivayet ise, senet getirilmeli
b) bir idda ise, delil getirilmeli

Bu bir rivayet ama kimin kimden dinlediği, kimden aktardığı belli değil, meçhulse o zaman geç bu kısssayı çünkü ilim değeri sıfır..

eNs
07.03.2009, 14:23
:-046

Mollakasım
07.03.2009, 14:24
İkinci husus Gavs, İmam Mahmud Efendi hazretleridir, bütün meşayıhın şeyhi odur, Kuran ilimlerinin şahıda O, Marifetullah ilimlerinin piride O..

hadi şimdi burdan buyurun

osmanserhat
07.03.2009, 23:25
Bir kimse, mürşidi hakkında itikadını aşırı olarak dışarıya vurmamaladır. Çünkü bu insanlar arasında mücadele kapısı olur. Zaten şeytanın istediğide budur. Bu şekilde mucadele eden insanlar zarar görürler. Çünkü bir kimse, bir evliya hakkında; "Bu daha büyük evliyadır, diğeri daha küçük evliyadır" diye konuştuğu zaman, karşısında bulunan kimseler buna itiraz ederler ve aralarında gereksiz tartışmalar ve mücadeler meydana gelir.

Anlatıdığına göre iki kişi; "İmami gazalimi daha büyük, İmami rabbani mi daha büyük" diyerek tartışmaya başlamışlar. Anlaşamıyınca da bir alimin yanına gidip durumu anlatmışlar. Alim onlara; "Bana kalırsa siz daha büyüksünüz" demiş. Adamlar; "Biz sana soruyoruz sen bizimle alay ediyorsun" dedikleri zaman, alim onlara şu şekilde cevap vermiştir;

"Demekki sizin makamınız onların makamından daha büyüktür ki onların makamını tartışıyorsunuz. Siz daha büyük olmasaydınız, İmami Gazalinin ve İmami Rabbaninin makamınını tartışmazdınız"

Bakın, bu alim ne güzel cevap vermiştir. Şimdi buna bakarak; "Benim mürşidim senin mürşidinden daha büyüktür" türünden boş mücadeleleri bırakıp, kiyamet gününde bizi kurtaracak amellere sarılmamız ve Allahu Zülcelalin evliyaların makamının tartışmak yerine onlardan istifade etmeye çalışmamız bizim için daha menfaatlidir.

EVLİYALARIN MAKAMINI ANCAK ALLAHU ZÜLCELAL BİLİR ...

Mollakasım
08.03.2009, 07:24
Olmayan şeyi olmuş gibi anlatmak caiz değildir. maksat ne olursa olsun evvela anlatılan kıssalar gerçek olmalı.. özellikle şahıslar gerçek kişiler olduğunda haklarında anlatılan şeylerin tahakkuku kesin olmalı..

niyet şu bu.. fark etmez. benim niyetim millet istifade etsin mahrum olmasın olsa, kafamdan bi sürü uyduruk kıssa keramet sallayabilirmiyim, olurmu ? caizmidir ?

hayır asla. fıkıh, usul-u fıkıh, usulu hadis okumuş olsaydınız ne demek istediğimi daha iyi anlardınız.

Madem bu kıssalar olmuş öyleyse senet getirin EFENDİ HAZRETLERİNDEN KİM dinlemiş ? Abdulbaki efendiden kimdinlemiş ? Çünkü Ehli Sünnete göre bir bilginin bilim değeri olabilmesi için:

a) bir rivayet ise, senet getirilmeli
b) bir idda ise, delil getirilmeli

Bu bir rivayet ama kimin kimden dinlediği, kimden aktardığı belli değil, meçhulse o zaman geç bu kısssayı çünkü ilim değeri sıfır..



İkinci husus Gavs, İmam Mahmud Efendi hazretleridir, bütün meşayıhın şeyhi odur, Kuran ilimlerinin şahıda O, Marifetullah ilimlerinin piride O..

hadi şimdi burdan buyurun



:-046
Allah cümlemizden razı olsun, razı olacağı işlere muvaffak eylesin.

safahat
08.03.2009, 08:41
Allah cümlemizden razı olsun, razı olacağı işlere muvaffak eylesin.

Amin..
Böylece bu konuya bu duaya iştirak ederek nokta koyalım lütfen.

SiNa
08.03.2009, 08:48
Allah razı olsun.....Büyükleri sevmeyide beceremiyoruz..:-055

Kahramankentli
08.03.2009, 10:55
İkinci husus Gavs, İmam Mahmud Efendi hazretleridir, bütün meşayıhın şeyhi odur, Kuran ilimlerinin şahıda O, Marifetullah ilimlerinin piride O..

hadi şimdi burdan buyurun


yöneticimiz koyu kapatın demiş ama çok özür diliyorum iki cümlerde ben edeyim bir daha yazmam.
Hanif kardeş zaten senin şeyh efendin senin gözünde öyle olması lazım bundan ne gocunuruz nede kıskanırız çünkü aynı duyguları bende kendi şeyhime beslerim yoksa bu yolda gidemeyiz.
sadece kaygımız ifratla tefrit arasında olmasın yeter. yoksa sev sevebildiğin kadar.


osmanserhat
Bir kimse, mürşidi hakkında itikadını aşırı olarak dışarıya vurmamaladır. Çünkü bu insanlar arasında mücadele kapısı olur. Zaten şeytanın istediğide budur. Bu şekilde mucadele eden insanlar zarar görürler. Çünkü bir kimse, bir evliya hakkında; "Bu daha büyük evliyadır, diğeri daha küçük evliyadır" diye konuştuğu zaman, karşısında bulunan kimseler buna itiraz ederler ve aralarında gereksiz tartışmalar ve mücadeler meydana gelir.



Anlatıdığına göre iki kişi; "İmami gazalimi daha büyük, İmami rabbani mi daha büyük" diyerek tartışmaya başlamışlar. Anlaşamıyınca da bir alimin yanına gidip durumu anlatmışlar. Alim onlara; "Bana kalırsa siz daha büyüksünüz" demiş. Adamlar; "Biz sana soruyoruz sen bizimle alay ediyorsun" dedikleri zaman, alim onlara şu şekilde cevap vermiştir;

"Demekki sizin makamınız onların makamından daha büyüktür ki onların makamını tartışıyorsunuz. Siz daha büyük olmasaydınız, İmami Gazalinin ve İmami Rabbaninin makamınını tartışmazdınız"

Bakın, bu alim ne güzel cevap vermiştir. Şimdi buna bakarak; "Benim mürşidim senin mürşidinden daha büyüktür" türünden boş mücadeleleri bırakıp, kiyamet gününde bizi kurtaracak amellere sarılmamız ve Allahu Zülcelalin evliyaların makamının tartışmak yerine onlardan istifade etmeye çalışmamız bizim için daha menfaatlidir.

EVLİYALARIN MAKAMINI ANCAK ALLAHU ZÜLCELAL BİLİR ... vede Arkadaş bu sözlerle güzel ve anlamlı menkıbeyle son noktayı koymuş.
vesselam.

dipnot; rabıta şeyhten evvel ihvana yapılır rabıtayı burda uzun uzun anlatmaya gerek yok sanırsam kardeşini sevemeyen şeyhini seviyorum iddiasında bulunmasın.
biz daha birbirimizi sevemiyoruz ki şeyhimize tam bir teslimiyetle gidelim.
bu öğüt bizlere Zahid Kotku Hazretlerinin tembihidir Radyodaki sohbetlerinden dinlemişimdir.
buda nerden çıktı denmesin.


Hepinizden de :-046 hakkınızı helal ediniz benden tarafa helal-i hoş olsun. sürçü lisan etti isem af ola.

Mollakasım
08.03.2009, 11:22
Hanif kardeş zaten senin şeyh efendin senin gözünde öyle olması lazım bundan ne gocunuruz nede kıskanırız çünkü aynı duyguları bende kendi şeyhime beslerim yoksa bu yolda gidemeyiz.

Ama her şeyhe Rasulullah tefsir yaz demedi ve her şeyhin Ruhulfurkanı Risale-i Kutsiyesi İrşadülmüridini ve Sohbetler kitabı yok.. ve her şeyhin müridleri Rasulullahın s.a.s sünnetine bu kadar dikkat etmiyorlar ve her şeyhin talebeleri ilim talebeleri yok, ilim medreseleri yok onbinlerce yetiştirdiği şeriat kadısı müftisi ayarında hocaları yok.. yani basit bir hüsnüzan hüsnü teveccüh değil bizdeki..

osmanserhat
08.03.2009, 12:23
Sofi abilerim büyüklerim, bizim son mesajımız olsun inşaallah, bizim maksadımız bu değildi, yanlız hanif kardeşimizin sadece muhalefet etmek için yazdığına kanaat getirdim. Hakkınızı helal edin . Bir isteğim var yönetici kardeşler bu konuyu silebilirmi?.


Allah hepinizden razı olsun.. :-055:-055:-055

Mollakasım
08.03.2009, 12:28
Birini gavs hazretleri, diğerini adıyla anacaksın, birine gavslık ünvanı verip ötekini yalınlaştıracaksın sonra benim niyetim iyiydi şuydu buydu diyeceksin.. yutmazlar. sözüm ilk yazıyı yazana. konu silinirse çok isabet olur.