ARAL
11.03.2009, 18:52
http://www.gifanimasyon.com/multi/gul32.gif
MANA VE MADDE
Bahsinde, Kabe'nin yakıcı mânası gözlerimizi öyle ka mıştırdı ki, maddesine fazla dikkat edemedik. Bir ân için güneş gözlüğü gibi bir perdeden onun maddesine nazar edelim ve onu bütün eşyasiyle bir arada görmeye çalışalım:
Mekke'nin ortasında ve çukurlukta, yalnız altı satıhlı ve sekiz köşeli bir mikab olarak tanıdığımız, hikmet noktası Kabe...
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
On beş metre yüksekliğinde ve on, on iki metre ger liginde dört duvar... Mekke dağlarının siyah taşlariyle bir zemin üzerinde...
Duvarlarının köşeleri, merkezden çekilecek istikâme hatlariyle, şimal şarkı, şimal garbı, cenup şarkı ve cenup garbına bakıyor.
Buna göre «rükn» denilen dört kısma bölümlü:
Şimal köşesi, Irak Rüknü...
Garp köşesi, Şam Rüknü...
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Cenup köşesi, Yemen Rüknü... Ve:
Şark köşesi, Esved Rüknü...
Sonuncu rükn, o tarafta bulunan (Hacer-ül Esved) Kara Taştan isim alıyor.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Şark köşesinde, yerden birbuçuk metre yükseklikte ve Kabe duvarına yirmi- otuz adım mesafede «Hacer-ül Esved — Kara Taş» isimli bir madde..
Bu siyah taş nedir?
Onu ahmak madde gözüne sorarsanız, şu ânda üzerine eğilip şöyle diyecektir:
«- Üç tane büyük ve birkaç tane küçük taştan bir grup... Bir çemberle çevrili... Çemberin etrafında gümüş bir halka... Taşın aslî mahiyetini tâyin güç... Çünkü yüzü, birçok temas neticesinde aşınmış ve düzleşmiş... Vaktiyle tek bir kütley-miş de sonra bir yangında çatlamış ve parçalanmış... Terkibinde de şu bu...»
Alemde hiçbir şeyin mahiyetini bilmeksizin bir de «mahiyet»den bahseden bu görüş ve bakış kadar kaba ne olabilir? Yalnız pergelle ölçen ve taşın kutrunu 30 santim bulan, kimyahâne tahlillerinden de başka bir şey bilmeyen bu görüşün gösterebileceği bir şey var mıdır?
O siyah taş da, Kabe gibi ve Kabe kadrosuna bağlı, bu dünyadan bu dünyada bir «suret» olarak, ötelerden bir alâmet, bekâ ve fena âlemleri arası mübarek bir remz... Yokluk ve izafîlik dünyasında, varlık ve hakikat vatanının malı ve eşyası...
O da, Zemzem gibi, Kabe'nin ana unsurlarından... Zemzem garp köşesinde, Kara Taş da şark köşesinde, Kabe'nin iki yanını tutmuş.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
KARA TAŞ YÜZÜNDEN
Şimdi, zamanın akışı içinde hâdiselerin cereyanına dönelim:
Büyük ve Temiz Hatice ile izdivaçlarını takip eden yular boyunca, Kâinatın Efendisi olgunluk çağlarına ve İlâhî memuriyetlerinin eşiğine doğru yol alırlarken, Kara Taş etrafında bütün Arap kabîlelerini birbirine düşürücü bir hengâme koptu.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Kuraklığı, sulaklığından artık olan Mekke'de arada bir dağlardan boşanan seller, kahverengi yılanlar halinde Kabe'nin bulunduğu çukurluğu basmış, göle çevirmiş ve Allah'ın Evini kısım kısım yıkmıştı.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Kabe, temeline kadar yıkıntılarla dolu... Kabe'nin içinde bir de hazine... Kuyu şeklinde ve Kabe'ye getirilen kıymetli hediyelerle dolu...
Yıkıntılardan içeriye bir hırsız girdi ve hazineden bazı şeyleri çalıp götürürken yakalandı.
Kureyş büyükleri hırsızın elini kestirdiler ve aralannda kararlaştırdılar.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
- Kabe harap... Onu yeni baştan bina etmeliyiz!
Allah'ın evini, temelinden tepesine kadar yeni 9m çatacaklar...
O zaman güzel bir şey oldu. İsmine tesadüf dedikleri gizli saik, Mekke'nin iskelesi Cidde önlerinde bir gemiyi karaya vurdurdu. Gemide mimarlık işlerinden anlayan bir de usta...
Artık gemilikten çıkan ve enkaz yığını haline gelen tekneyi, nadide kerestesinden faydalanıp Kabe'yi inşa etmek üzere satın aldılar. Ustayla anlaştılar ve işe giriştüer.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Fert fert ve kabîle kabîle bu işe katılmayan kalmadı. Allah'ın Resulü de yapı faaliyetine iştirak buyurdular.
Allah'ın evi ve Mekke'nin yüreği Kabe, dümdüz bir plân üzerinde, altı satıhlı ve sekiz köşeli, sır dolu mik'ab şekliyle meydana çıktı.
Şimdi iş, Kara Taş'ı yerine koymakta...
Bir hengâmedir koptu:
- Biz koyacağız!
- Siz koyamazsınız, biz koyacağız!
- Hayır, ne siz, ne de öteki!.. Bizim şerefimiz, onu kendi elimizle yerine koymak hakkını kimseye bırakmaz!
Gruplar, topluluklar, kabileler birbirine girmek üzere... Ellerini kan dolu çanaklara batınp nida edenler:
- Kanımızı son damlasına kadar akıtmadıkça bu hakkı başkasına vermeyiz!
Kureyş'in ululan etrafa sükûnet tavsiye ettiler ve dediler ki:
- Düşünürüz, düşünürüz! Düşünür ve bir çaresini buluruz*. Hele biraz sabır...
Ve hep beraber Kabe avlusunda toplanıp dertleşmeye başladılar.
Bir teklif:
- Bilini hakem tutalıml
- Nasıl birini?
-Akılda ve ahlâkta kâmil birini...
- Ama kimi?
Bu defa da «Hakem benden olsun, senden olsun!» tartışmasına yol görünmek üzere...
Teklif sahibi, elini, Kabe'ye yol veren geçitlerden birine uzattı:
- Şu geçitten ilk olarak kim çikageırse, onu!.. Bu nasip işine karşı hep bir ağızdan:
- Güzel, diye haykırdılar, razıyız! İlk gelecek hakem olsunl..
Geçitten «El-Emin» sıfatlı, kâmil akıl ve ahlâkında herkesin birleşik olduğu Peygamberler Peygamberi çıkageldi. Dediler:
- Seni hakem tuttuk, yâ Ebü'l-Kaasım, sen hangi kabileyi seçersen taşı yerine o koyacak... Allah'ın Sevgilisi gülümsediler.
Bir örtü istettiler.
Gruplar, topluluklar, kabileler, birbirinin üstünden hayretle bakıyor. Örtü geldi.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Taşı örtünün üstüne koydular.
Her kabilenin temsilcisine örtünün bir tarafını tutturdular.
Hep beraber örtüyü kaldırttılar ve yürüttüler.
Taş, konulacağı yere geldi. Sonra mukaddes elleriyle taşı alıp yerine koydular. Herkes memnun, herkes saadet ve itminan içinde... Akıl ve hikmet de...
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Yapılır yapılmaz yine putlarla doldurulan Kabe, artık mübarek temel esasiyle meydanda:
Ötedenberi siyah örtülere büriilü, İlâhî sır muhafazası sekiz köşe içindeki mik'abı, İbrahim ve İsmail Peygamberlerin topukları altından fışkıran Zemzem'i, Peygamber Babasının ayak izlerini taşıyan zemin üzerinde «Makâm-ı İbrahim»! ve...
Ve bembeyaz bir yakut halinde Cennetten gelip, sonradan, dünya karanlığına eş simsiyah kesilen «Hacer-ül Es-ved»i, o mübarek Kara Taşiyle...
http://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpghttp://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpghttp://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpghttp://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpghttp://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpghttp://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpg
devam edecek inşaALLAH
kaynak verilmeden çoğaltılamaz ve kopyalanamaz
MANA VE MADDE
Bahsinde, Kabe'nin yakıcı mânası gözlerimizi öyle ka mıştırdı ki, maddesine fazla dikkat edemedik. Bir ân için güneş gözlüğü gibi bir perdeden onun maddesine nazar edelim ve onu bütün eşyasiyle bir arada görmeye çalışalım:
Mekke'nin ortasında ve çukurlukta, yalnız altı satıhlı ve sekiz köşeli bir mikab olarak tanıdığımız, hikmet noktası Kabe...
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
On beş metre yüksekliğinde ve on, on iki metre ger liginde dört duvar... Mekke dağlarının siyah taşlariyle bir zemin üzerinde...
Duvarlarının köşeleri, merkezden çekilecek istikâme hatlariyle, şimal şarkı, şimal garbı, cenup şarkı ve cenup garbına bakıyor.
Buna göre «rükn» denilen dört kısma bölümlü:
Şimal köşesi, Irak Rüknü...
Garp köşesi, Şam Rüknü...
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Cenup köşesi, Yemen Rüknü... Ve:
Şark köşesi, Esved Rüknü...
Sonuncu rükn, o tarafta bulunan (Hacer-ül Esved) Kara Taştan isim alıyor.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Şark köşesinde, yerden birbuçuk metre yükseklikte ve Kabe duvarına yirmi- otuz adım mesafede «Hacer-ül Esved — Kara Taş» isimli bir madde..
Bu siyah taş nedir?
Onu ahmak madde gözüne sorarsanız, şu ânda üzerine eğilip şöyle diyecektir:
«- Üç tane büyük ve birkaç tane küçük taştan bir grup... Bir çemberle çevrili... Çemberin etrafında gümüş bir halka... Taşın aslî mahiyetini tâyin güç... Çünkü yüzü, birçok temas neticesinde aşınmış ve düzleşmiş... Vaktiyle tek bir kütley-miş de sonra bir yangında çatlamış ve parçalanmış... Terkibinde de şu bu...»
Alemde hiçbir şeyin mahiyetini bilmeksizin bir de «mahiyet»den bahseden bu görüş ve bakış kadar kaba ne olabilir? Yalnız pergelle ölçen ve taşın kutrunu 30 santim bulan, kimyahâne tahlillerinden de başka bir şey bilmeyen bu görüşün gösterebileceği bir şey var mıdır?
O siyah taş da, Kabe gibi ve Kabe kadrosuna bağlı, bu dünyadan bu dünyada bir «suret» olarak, ötelerden bir alâmet, bekâ ve fena âlemleri arası mübarek bir remz... Yokluk ve izafîlik dünyasında, varlık ve hakikat vatanının malı ve eşyası...
O da, Zemzem gibi, Kabe'nin ana unsurlarından... Zemzem garp köşesinde, Kara Taş da şark köşesinde, Kabe'nin iki yanını tutmuş.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
KARA TAŞ YÜZÜNDEN
Şimdi, zamanın akışı içinde hâdiselerin cereyanına dönelim:
Büyük ve Temiz Hatice ile izdivaçlarını takip eden yular boyunca, Kâinatın Efendisi olgunluk çağlarına ve İlâhî memuriyetlerinin eşiğine doğru yol alırlarken, Kara Taş etrafında bütün Arap kabîlelerini birbirine düşürücü bir hengâme koptu.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Kuraklığı, sulaklığından artık olan Mekke'de arada bir dağlardan boşanan seller, kahverengi yılanlar halinde Kabe'nin bulunduğu çukurluğu basmış, göle çevirmiş ve Allah'ın Evini kısım kısım yıkmıştı.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Kabe, temeline kadar yıkıntılarla dolu... Kabe'nin içinde bir de hazine... Kuyu şeklinde ve Kabe'ye getirilen kıymetli hediyelerle dolu...
Yıkıntılardan içeriye bir hırsız girdi ve hazineden bazı şeyleri çalıp götürürken yakalandı.
Kureyş büyükleri hırsızın elini kestirdiler ve aralannda kararlaştırdılar.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
- Kabe harap... Onu yeni baştan bina etmeliyiz!
Allah'ın evini, temelinden tepesine kadar yeni 9m çatacaklar...
O zaman güzel bir şey oldu. İsmine tesadüf dedikleri gizli saik, Mekke'nin iskelesi Cidde önlerinde bir gemiyi karaya vurdurdu. Gemide mimarlık işlerinden anlayan bir de usta...
Artık gemilikten çıkan ve enkaz yığını haline gelen tekneyi, nadide kerestesinden faydalanıp Kabe'yi inşa etmek üzere satın aldılar. Ustayla anlaştılar ve işe giriştüer.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Fert fert ve kabîle kabîle bu işe katılmayan kalmadı. Allah'ın Resulü de yapı faaliyetine iştirak buyurdular.
Allah'ın evi ve Mekke'nin yüreği Kabe, dümdüz bir plân üzerinde, altı satıhlı ve sekiz köşeli, sır dolu mik'ab şekliyle meydana çıktı.
Şimdi iş, Kara Taş'ı yerine koymakta...
Bir hengâmedir koptu:
- Biz koyacağız!
- Siz koyamazsınız, biz koyacağız!
- Hayır, ne siz, ne de öteki!.. Bizim şerefimiz, onu kendi elimizle yerine koymak hakkını kimseye bırakmaz!
Gruplar, topluluklar, kabileler birbirine girmek üzere... Ellerini kan dolu çanaklara batınp nida edenler:
- Kanımızı son damlasına kadar akıtmadıkça bu hakkı başkasına vermeyiz!
Kureyş'in ululan etrafa sükûnet tavsiye ettiler ve dediler ki:
- Düşünürüz, düşünürüz! Düşünür ve bir çaresini buluruz*. Hele biraz sabır...
Ve hep beraber Kabe avlusunda toplanıp dertleşmeye başladılar.
Bir teklif:
- Bilini hakem tutalıml
- Nasıl birini?
-Akılda ve ahlâkta kâmil birini...
- Ama kimi?
Bu defa da «Hakem benden olsun, senden olsun!» tartışmasına yol görünmek üzere...
Teklif sahibi, elini, Kabe'ye yol veren geçitlerden birine uzattı:
- Şu geçitten ilk olarak kim çikageırse, onu!.. Bu nasip işine karşı hep bir ağızdan:
- Güzel, diye haykırdılar, razıyız! İlk gelecek hakem olsunl..
Geçitten «El-Emin» sıfatlı, kâmil akıl ve ahlâkında herkesin birleşik olduğu Peygamberler Peygamberi çıkageldi. Dediler:
- Seni hakem tuttuk, yâ Ebü'l-Kaasım, sen hangi kabileyi seçersen taşı yerine o koyacak... Allah'ın Sevgilisi gülümsediler.
Bir örtü istettiler.
Gruplar, topluluklar, kabileler, birbirinin üstünden hayretle bakıyor. Örtü geldi.
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Taşı örtünün üstüne koydular.
Her kabilenin temsilcisine örtünün bir tarafını tutturdular.
Hep beraber örtüyü kaldırttılar ve yürüttüler.
Taş, konulacağı yere geldi. Sonra mukaddes elleriyle taşı alıp yerine koydular. Herkes memnun, herkes saadet ve itminan içinde... Akıl ve hikmet de...
http://i36.tinypic.com/5nu5bc.jpg
Yapılır yapılmaz yine putlarla doldurulan Kabe, artık mübarek temel esasiyle meydanda:
Ötedenberi siyah örtülere büriilü, İlâhî sır muhafazası sekiz köşe içindeki mik'abı, İbrahim ve İsmail Peygamberlerin topukları altından fışkıran Zemzem'i, Peygamber Babasının ayak izlerini taşıyan zemin üzerinde «Makâm-ı İbrahim»! ve...
Ve bembeyaz bir yakut halinde Cennetten gelip, sonradan, dünya karanlığına eş simsiyah kesilen «Hacer-ül Es-ved»i, o mübarek Kara Taşiyle...
http://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpghttp://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpghttp://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpghttp://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpghttp://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpghttp://i34.tinypic.com/nn5lxi.jpg
devam edecek inşaALLAH
kaynak verilmeden çoğaltılamaz ve kopyalanamaz