ARAL
13.03.2009, 21:24
http://img208.imageshack.us/img208/7310/39525828.jpg
R I SALE-I KUDSIYYE T E R C Ü M E S I
Bakin Mevlâ'nin kulu ile konusmasinin çesitlerinden birisi de kulunun
kalbine ilham etmesidir. Musa
(Aleyhisselâm)
in
annesinin kalbine ilham
etmesi gibidir. Söyle buyuruluyor. Esteizübillah:
"Musa'nin annesine onu emzir diye vahyettik..."
Musa
(Aleyhisselâm)
dogmadan. Firavun rüyasinda Kudüs taraf indan bîr
kivilcim parladigini ve onun köskünü yiktig ini gördü. Rüya tabir
edenlere bu nedir diye sordu.
Dediler ki: "Beni Israil'den birisi çikacak senin tacini, tahtini yikacak."
Firavun bundan korkarak dogacak bütün erkek çocuklarin öldürülmesini
emretti. Böylece 70-80 bin çocuk kesildi.
Bu arada Hazret-i Musa'nin annesi hamile kaldi. Bir erkek Çocuk
dünyaya getirince çok korktu. Is te o zaman Mevla Tealâ tarafindan
kalbine:
"... Onu emzir, basina birsey gelmesinden korktugun
zaman onu suya birak, korkma, üzülme muhakkak biz onu sana
döndürecegiz ve peygamber yapacagiz."
(Ka-sas Suresi:7)
diye
ilham olundu.
Musa
(Aleyhisselâm)
in anneside bir sandik buldu. Onun içine çocugunu
koydu ve sandigi Nil irmag ina saliverdi. Su, sandig i aldi götürdü.
Sandik tâ Firavun'un evine kadar geldi. Firavunun haniminin cariyeleri,
sandigi buldular. Firavun'un hanimina getirdiler. Firavun'un hanimi
sandigi aç ipta içinde dünya güzeli bir çocuk görünce:
"Firavun'un hanimi
(kocasina)
dedi ki: "Benim de senin de gözün
aydin olsun. Onu Öldürmeyin. Olur ki bize faydasi dokunur, yahut
onu çocuk ediniriz." Onlar isin farkinda degillerdi "
(Kasas S üresi-9)
Firavundan kaçirilan çocuk tam onun kucagina düsüyor.
Ne acaib degil mi? Bunlar i ancak Allah yapar. Kur'an'dan konusmak,
kisinin O' nu içine sindirmesiyle, zamanla olur. Bir keresinde seyhim Haci
Ali Haydar
(Kuddise Sirruhu)
Efendi Hazretlerine dedim ki: "Su ayet, su
ayete münasibtir." O da: "Kur-an'dan size kapi açildi yürüyün." buyurdu.
43
http://img208.imageshack.us/img208/6481/82840654.jpg
R I SALE-I KUDSIYYE T E R C Ü M E S I
Mevla Tealâ demek ki kuluyla, isterse ona melek göndermekle
konusur, isterse perde arkasindan kendini göstermeden konusur.
Isterse de kalbine vahiy ilka etmek suretiyle konusur. Bu konusmalari
böyle anlamaliyiz. Herseyi bilmek Allah'a mahsustur, aslinda hiçbirsey
bilmemek insana mahsustur.
Bir adam Imam-i Rabbanî
(Kuddise Sirruhu)
Hazretlerine kendisini sikâyet
ediyor. "Kur'an-i Kerim'den her mânâyi anlamiyorum." diyor. Imam-i
Rabbani Hazretleri o zaman buyuruyor ki:
"Anlamayinca: 'Ben acizim
bilmiyorum' deyiniz."
Ben yetmis yasima yaklasiyorum, daha anlamadigim seyler var.
Kuran-i Kerim'in basina senelerce, otur kalk, otur kalk simdi anlamaya
basladim. Efendimiz bir hurma dikti, hemen oldu. Mevlâ Tealâ dilese
hepimizi böyle yapar ama bizlere teenni (acele etmeme) yi ögretiyor.
Insan, Allah'in kapisini tek basina kendisi çalsa olmuyor. Bir mürsid
bulup onun vasitasiyla Mevlâ'ya vasil olmak lâz im, Mevlâ Tealâ
bulutsuz yag mur yagdirmaz mi? Yag dirir.
Aise validemiz
(Radiyallahu Anha)
bir gün: "Ya Resulallah! Bulut suz yagmur
yag digini gördüm." dedi. Efendimiz de: "Elhamdülillah, Allah gözünden
sebepleri kaldirdi." buyurdular.
Beytimizde Evliyaullah Allah ile can buldu demiyor, sahabelerle can
buldu diyor. Onlar vasita kilmiyor. Bu vasitalar Allah ile bizim aramizda
köprüdürler, ölü kalpleri diriltirler.
"Nikap açti göründü Vechi Sübhan"
"Allah Tealâ, o dostlarinin eliyle cemâlinden peçeyi kaldirdi. Ve cemali
göründü." Yani onlara Mevlâ'nin feyzi iniyor. Sonra biz aciz evlâtlarin
kalplerine ulasiyor.
Nikap:
Peçe,
Vech-i Sübhan:
Mevlâ'nin Cemali, demektir.
"Cefalardan geçip Hakk'a gidelim.
Cemali bâ kemâle seyr idelim."
Bu yolda Allah'a kavusmak için, zahmetler, uykusuzluklar, açlik ve
susuzluklar çekiyorsun. Bazen basin, disin, sirtin agriyor, üsüyorsun, ya
da terliyorsun. Bunlardan geç üzerinde durma. Sefayi da geç, Cefayi
da ve hepsini Allah'in yarattigini hatirla.
44
devam edecek inşaALLAH
destek için lütfen risale-ı kudsıyye kitabını satın alıN
kaynak verilmeden çoğaltılamaz ve kopyalanamaz
R I SALE-I KUDSIYYE T E R C Ü M E S I
Bakin Mevlâ'nin kulu ile konusmasinin çesitlerinden birisi de kulunun
kalbine ilham etmesidir. Musa
(Aleyhisselâm)
in
annesinin kalbine ilham
etmesi gibidir. Söyle buyuruluyor. Esteizübillah:
"Musa'nin annesine onu emzir diye vahyettik..."
Musa
(Aleyhisselâm)
dogmadan. Firavun rüyasinda Kudüs taraf indan bîr
kivilcim parladigini ve onun köskünü yiktig ini gördü. Rüya tabir
edenlere bu nedir diye sordu.
Dediler ki: "Beni Israil'den birisi çikacak senin tacini, tahtini yikacak."
Firavun bundan korkarak dogacak bütün erkek çocuklarin öldürülmesini
emretti. Böylece 70-80 bin çocuk kesildi.
Bu arada Hazret-i Musa'nin annesi hamile kaldi. Bir erkek Çocuk
dünyaya getirince çok korktu. Is te o zaman Mevla Tealâ tarafindan
kalbine:
"... Onu emzir, basina birsey gelmesinden korktugun
zaman onu suya birak, korkma, üzülme muhakkak biz onu sana
döndürecegiz ve peygamber yapacagiz."
(Ka-sas Suresi:7)
diye
ilham olundu.
Musa
(Aleyhisselâm)
in anneside bir sandik buldu. Onun içine çocugunu
koydu ve sandigi Nil irmag ina saliverdi. Su, sandig i aldi götürdü.
Sandik tâ Firavun'un evine kadar geldi. Firavunun haniminin cariyeleri,
sandigi buldular. Firavun'un hanimina getirdiler. Firavun'un hanimi
sandigi aç ipta içinde dünya güzeli bir çocuk görünce:
"Firavun'un hanimi
(kocasina)
dedi ki: "Benim de senin de gözün
aydin olsun. Onu Öldürmeyin. Olur ki bize faydasi dokunur, yahut
onu çocuk ediniriz." Onlar isin farkinda degillerdi "
(Kasas S üresi-9)
Firavundan kaçirilan çocuk tam onun kucagina düsüyor.
Ne acaib degil mi? Bunlar i ancak Allah yapar. Kur'an'dan konusmak,
kisinin O' nu içine sindirmesiyle, zamanla olur. Bir keresinde seyhim Haci
Ali Haydar
(Kuddise Sirruhu)
Efendi Hazretlerine dedim ki: "Su ayet, su
ayete münasibtir." O da: "Kur-an'dan size kapi açildi yürüyün." buyurdu.
43
http://img208.imageshack.us/img208/6481/82840654.jpg
R I SALE-I KUDSIYYE T E R C Ü M E S I
Mevla Tealâ demek ki kuluyla, isterse ona melek göndermekle
konusur, isterse perde arkasindan kendini göstermeden konusur.
Isterse de kalbine vahiy ilka etmek suretiyle konusur. Bu konusmalari
böyle anlamaliyiz. Herseyi bilmek Allah'a mahsustur, aslinda hiçbirsey
bilmemek insana mahsustur.
Bir adam Imam-i Rabbanî
(Kuddise Sirruhu)
Hazretlerine kendisini sikâyet
ediyor. "Kur'an-i Kerim'den her mânâyi anlamiyorum." diyor. Imam-i
Rabbani Hazretleri o zaman buyuruyor ki:
"Anlamayinca: 'Ben acizim
bilmiyorum' deyiniz."
Ben yetmis yasima yaklasiyorum, daha anlamadigim seyler var.
Kuran-i Kerim'in basina senelerce, otur kalk, otur kalk simdi anlamaya
basladim. Efendimiz bir hurma dikti, hemen oldu. Mevlâ Tealâ dilese
hepimizi böyle yapar ama bizlere teenni (acele etmeme) yi ögretiyor.
Insan, Allah'in kapisini tek basina kendisi çalsa olmuyor. Bir mürsid
bulup onun vasitasiyla Mevlâ'ya vasil olmak lâz im, Mevlâ Tealâ
bulutsuz yag mur yagdirmaz mi? Yag dirir.
Aise validemiz
(Radiyallahu Anha)
bir gün: "Ya Resulallah! Bulut suz yagmur
yag digini gördüm." dedi. Efendimiz de: "Elhamdülillah, Allah gözünden
sebepleri kaldirdi." buyurdular.
Beytimizde Evliyaullah Allah ile can buldu demiyor, sahabelerle can
buldu diyor. Onlar vasita kilmiyor. Bu vasitalar Allah ile bizim aramizda
köprüdürler, ölü kalpleri diriltirler.
"Nikap açti göründü Vechi Sübhan"
"Allah Tealâ, o dostlarinin eliyle cemâlinden peçeyi kaldirdi. Ve cemali
göründü." Yani onlara Mevlâ'nin feyzi iniyor. Sonra biz aciz evlâtlarin
kalplerine ulasiyor.
Nikap:
Peçe,
Vech-i Sübhan:
Mevlâ'nin Cemali, demektir.
"Cefalardan geçip Hakk'a gidelim.
Cemali bâ kemâle seyr idelim."
Bu yolda Allah'a kavusmak için, zahmetler, uykusuzluklar, açlik ve
susuzluklar çekiyorsun. Bazen basin, disin, sirtin agriyor, üsüyorsun, ya
da terliyorsun. Bunlardan geç üzerinde durma. Sefayi da geç, Cefayi
da ve hepsini Allah'in yarattigini hatirla.
44
devam edecek inşaALLAH
destek için lütfen risale-ı kudsıyye kitabını satın alıN
kaynak verilmeden çoğaltılamaz ve kopyalanamaz