PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : duru bir su buldum, ruhumu yıkıyorum.



ARAL
13.03.2009, 23:05
Yıllar oldu. Cümledeki özne, yüklem, zarfları bulmayalı. Uzun yıllar
oldu. Artık önemi yok tamlamaların. Devrik cümleleri daha bir sever
oldum. Kendi anlamımı bulduğum cümleler benim oldu. Öznesi de yüklemi
de ben oldu. Oysa öyle öğretmemişlerdi bana. Ben, sen, o, biz, siz,
onlar, bazen gizli bazen aşikar... At gözlüğünü, hayata bakış açımız
sandık. Buraya bak, böyle bak dediler, ses çıkarmadık. Böyle gelen
düzen, böyle gider dedik, kendimizi aldattık.

Yıllar oldu
çarpmıyorum 66 yla 49 u. Bölmüyorum 468 i 24 e. Karesini almıyorum 8
in. Çıkarmıyorum, toplamıyorum 34 le 41 i. Karekökünü sormuyorum 81 in.
Limiti, türevi çoktan unuttum zaten... Şimdilerde anlamsız insanları
çıkarıyorum belleğimden, güzellikleri topluyorum. Öfkemi, suya bölüyor,
sevgimi sevdiklerimle çarpıyorum. Oysa öyle öğretmemişlerdi bana.
Ezberletmişlerdi çarpım tablosunu. Ve 1+1 her zaman 2 eder demişlerdi.

Yıllar
oldu takla atmayalı. Mum duruşunu hiç anlamamışımdır. Boy sırasının hiç
önemi yoktu benim için. Oysa öyle öğretmemişlerdi bana. Amuda kalkıp
tersinden bakmalıydım dünyaya.

Yıllar oldu çözeltileri,
alaşımları görmeyeli. İstediğim maddeleri karıştıramadım hiçbir zaman,
istediğim tepkimeleri göremedim. Asitle bazın dengesini özümseyemedim.
Şimdilerde aradığım maddenin en saf hali. Oysa öyle öğretilmemişti
bana. Maddenin üç hali vardı yalnızca.

Yıllar oldu şarkı
söylemeyeli. Solfeji de hiç sevmezdim. Herkesin yeteneği olmalıydı
flüte. Ben kendi şarkımı söylemeliydim. Oysa öyle öğretilmemişti bana.
Notalar belliydi. Uymalıydın koroya.

Yıllar oldu şekiller
çizmeyeli. Kare, çember, silindir. Dışı nasılsa, adı da öyleydi. Kendi
değil şekli önemliydi. Şimdilerde yamukları da seviyorum. Oysa öyle
öğretilmemişti bana. Uzayda kapladığı hacim kadardı herkes. Ve üçgenin
içaçılarının toplamı 180 dereceydi, değişmez.

Yıllar oldu savaş
tarihlerini bir köşeye atalı. Şimdilerde kendi savaşlarımız var. Ya
olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol demek isterdim. Oysa öyle
öğretilmemişti bana. Gizli anlaşmalar vardı. İnsanlar ya dost ya da
düşmandı.

Yıllar oldu çok tanrılı dinleri tartışmayalı. İmanın
şartları anlatılmazdı, ezberletilirdi. Soru sormak isterdim. Oysa öyle
öğretilmemişti bana. Cevapları ya sevap ya günahtı.

Yıllar oldu
ışınlardan bahsetmeyeli. Doğruları kesiştirmek yasaktı. Noktanın hacmi
yoktu, adı yoktu, sanı yoktu. Şimdilerde noktayı arıyorum. Oysa öyle
öğretmemişlerdi bana. Fizikten ötesi yoktu. Tahta her zaman suda
yüzerdi, 100 derecede buharlaştırırdın suyu.

Yıllar oldu
dokuları tanımlamayalı. Ve sınıflandırmayalı insanları. İlk canlı nasıl
oluştu muammaydı. Şimdilerde sonucu değil sebebi arıyorum. Oysa öyle
öğretmemişlerdi bana. Varlıklar ikiye ayrılırdı, canlısı vardı ve
cansızı.

Yıllar oldu unutalı Eflatun'un yüzünü. Socrates'in
sözlerini bilmeliydim. Ben kendi sözümü söylemek istedim. Ve tartışmak.
Oysa öyle öğretilmemişti bana. İyi, sanat, ahlak, her şeyin tanımı
vardı. Başkaları benim yerime tartışırdı.

Yıllar oldu resim
yapmayalı. Kendi yüreğimi çizemedim hiç. Mavi ağaçlar, yeşil gökyüzü
isterdim. Oysa öyle öğretilmemişti bana. Renkler belliydi. Ve siyah
çizemezdin beyaz bir teni.

Yıllar oldu şairin bu şiirde
anlatmak istediğini bulmayalı. Yazarın bu denemede ne demek istemiş
olduğundan bana ne! Ben anladığım kadar varım. Tamam daha çoğunu
anlamak isterim ve çabalarım. Ama bu kadarım. Ve önemli olan da benim
ne kadar algıladığım. Oysa öyle öğretmemişlerdi bana. Benim söylediğim
önemsizdi. Asıl olan şairin ne demek istediğiydi. Farklı anlamlar
yükleyemezdim, onun cümlesini değiştiremezdim.

Yıllar oldu
bıraktım çoktan seçmeli sorular çözmeyi. Doğruyu, daha doğruyu, en
doğruyu, başkalarının doğruları mantığıyla çözmeyi bırakalı çok oldu.
Şimdilerde klasik sorular çözüyorum. Cevabını yalnız benim yazdığım.
Yanlışımı da doğrumu da benim yazdığım. Ve yanlışlarımdan ders aldığım.
Ezbere değil, bilerek, anlayarak, inanarak yazdığım. Oysa öyle
öğretilmemişti bana. Bir sorunun bir doğrusu vardı. Ve dört yanlış, bir
doğruyu götürürdü daima.

Yıllar, çok uzun yıllar oldu
kendimle hesaplaşmaya başlayalı. Bilemiyorum belki de bugün başladı her
şey. Zamanın garip bir oyunu. Tabularımı yıkıyorum şimdilerde,

duru bir su buldum, ruhumu yıkıyorum.

RACİ
13.03.2009, 23:15
duru bir su buldum, ruhumu yıkıyorum. ne olabilirki hayatımızdaki bu duru su ? Allah razı olsun