ARAL
14.04.2009, 19:22
http://img209.imageshack.us/img209/276/578695muhammedabs4.gifhttp://img209.imageshack.us/img209/1015/391737muhammedrto5.gif
ÜÇ YIL
Korkunun daha büyüğü geldi. Birdenbire vahiylerin arkası kesildi.
Ne bir delâlet, ne bir işaret...
Belki de ilâhî hikmet, «Gaye - İnsan ve Ufuk –
Peygamberin üzerinden ilk vahiy yükünün kalkmasını gerektiriyordu. Belki de hemen ikinci bir yüke dayanamazlardı. Sır...
Böyle... İlafiî hitap birdenbire kesilivermişti.
Sahilsiz deniz ortasında ayağını bastığı ne bir tekne, ne bir sal, sadece meçhul bir istikâmete doğru bir nur ağı içinde yol alan varlık, bu ağın ipi koyuveriliyormuş gibi olunca ne hisseder?
Üç yıl vahiy gelmedi ve üç yıl berzah hayatı yaşadılar.
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
ISTIRAP
Teessürlerinin hayâle sığmaz çapta derin olduğunu şuradan anlıyoruz ki, başvurdukları uzlet köşelerinde, dağ başlarında, mağaralarda İlâhî hitabın tecellisine zemin arayıp da bulamadıkları zaman, dehşetten kendilerini kaybedecek hale geliyorlardı. Öyle ki, kendilerini dimdik bir yardan korkunç bir uçuruma fırlatıp atmak istiyorlar, tecellilerin en parlağın- /" dan sonra ondan mahrum karanlık hayatı, çekilmez ve taşınmaz bir yük görüyorlardı. Parça parça olmak, idrâk duygusundan sıyrılmak, yokluk yorganının altına çekilip saklanmak...
Muhal... الله'ın Varlık Nuru olarak yarattığına, yokluk yol verebilir mi?
Hiçbir zaman kırılmayacak ve الله'ın eliyle muhafaza edilecek olan bu tehlike parmaklığının önünde, kaç kere oı-dan sarkmaya teşebbüs ettilerse, vahiy değil, fakat İlâhî ihtara nail oldular. Teşebbüsün vâki olacak gibi göründüğü nâzik anlarda daima Melek yetişti ve şöyle nida etti:
- Dur! Bil ki, sen الله'ın Resulüsün!
Böylece her defasında, varlığın bütün sim olan mukaddes varlıkları etrafındaki İlâhî müeyyide belli oluyor; ve Peygamberler Peygamberi, ayakları altında çalkalanan zulmet denizinin korkunç ağzını, yalnız bir hikmet olarak müşaha-deye memur bulunuyordu.
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
HATİCE'DE DEHŞET
Büyük ve Temiz Hatice de, kendi âleminde ve ayrı bir dehşet içinde...
•
Kitap ehlinden birtakım din adamlarına başvuruyor ve evvelâ Cebrail'in kim olduğunu öğrenmeye bakıyor:
- Cebrail, الله ile Peygamberleri arasında vahye vasıta olan büyük Melek...
Musa ve İsa Peygamberlere Tevrat ve
İncil'i o indirdi.
Birtakım hâllere ait sualler de soruyor ve şu cevabı alıyor:
- Tecelli, ya Hak'tan olur, ya Şeytandan... Bazan Şey
tan insanlara musallat olup garip işler gösterir. Haktan gelen
nimet ve devlet; Şeytandan gelen, kötülük ve hastalık...
Mevcut olmıyan ikinci ihtimalin, gene muhal soyundan, öldürücü, hattâ ondan da beter bir istifhamı vardı.
- Yarabbi! Yoksa bütün bunlar hastalık mı?.. Bütün bu hâller, yoksa çatlayan bir ruhun saçtığı alevler ve kıvılcımlar içindeki vücutsuz akislerden mi ibaret?.. Yârabbi dünyanın bu en muvazeneli, ölçülü, faziletli ve dirayetli insanının başına bir şey gelebilir mi?..
Gelemez! Fakat bu, berzah çilesidir; gelemiyeceği nasıl bilinsin?..
Günü gelince الله «Nun vel' Kalem» Süresiyle Resulünün halini bildirecektir:
«- Kalem, ona yardımcı vasıtalar ve bunlarla yazılan ilimler ve fenler üzerine yemin ederim ki, Sen Rabbinin inayeti sayesinde bir mecnun değilsin! İnan ki, senin duraksız ve kesintisiz bir iyi şöhretin vardır. Sen, gerçekten azim bir ahlâk yolundasın! Cinnetin kimde olduğunu, yakın zamanda hem sen anlıyacaksm, hem onlar...»
Büyük ve Temiz Hatice, ruhunun tâ derinliğinde, mukaddes zevcine ait kâmil emniyet duygusu, bütün bu sırlan sahibine havale ederek bekliyor; ve kollarını bir şefkat dolağı halinde O'na, mukaddes zevcine binbir ihtimam şekliyle sarmış, İlâhî iradeyi kolluyor.
http://dl5.glitter-graphics.net/pub/5/5955acl8r3uwr3.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
ÖRTÜLERE BÜRÜLÜ NEBÎ
Bir gün... Hira Dağı...
Dağda bir müddet kaldıktan sonra evlerine dönmek üzere hareket ediyorlar.
Ne bir fısıltı, ne bir kıpırdanış...
Her şey tam bir gaflet uykusunda...
İnsanoğlunun Ufuk Noktası, kendi ayak sesinden başka hiçbir şey işitmiyor.
Birden, yokuş aşağı inerken, bir ses işittiler. Dönüp baktılar. Kimsecikler yok... Ön, arka, sağ, sol, her taraf bomboş...
Son ihtimal gökler...
Başlarını kaldırıp baktılar; müthiş... Vahiy ânında gördükleri Melek, göklerden, göklerin anlatılmaz bir derinliğinde, bir kürsü üstüne oturmuş, kendisine nazar etmekte...
Göz ucuyla gördükleri bu levhaya bakamadılar. Başlarını indirdiler ve yürümek istediler.
Fakat daha müthiş... Bu defa, baktıkları her noktada aynı Melek..
Günü gelince الله «Nun vel' Kalem» Süresiyle Resulünün halini bildirecektir:
Urktüler, koşarcasına yürümeğe başladılar. Hızla evlerine can attılar.
Büyük ve Temiz Hatice, etekleri mucize sürükleyen harikalar harikası insanı, telâşla karşıladı. Renginin ne hâle geldiğini الله'ın ilmine havale ettiğimiz dudaklar kıpırdadı ve şu kelimeler döküldü:
«- Beni örtülere bürüyün, bürüyün; üstüme soğuk su dökün!..»
Emirler yerine getirildi.
http://dl7.glitter-graphics.net/pub/309/309917kbx12jw93z.gif (http://www.glitter-graphics.com/)http://dl7.glitter-graphics.net/pub/309/309917kbx12jw93z.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
الله'ın Sevgilisi, sadece ruh iklimlerinden gelen cu-mudiyeleri yakıcı ve güneşi söndürücü ayazın tesiri ile üşümekte, titremekte... Dişleri birbirine çarpıyor. İlâhî haşyet, iliklerine kadar mukaddes vücutlarına işlemiş...
http://dl.glitter-graphics.net/pub/6/6121ua2lcx211l.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
TEBLİĞ
İşte o zaman vahiy yolu, bir daha kesilmemek üzere bütün azametiyle açıldı. Melek geldi ve tebliğ etti:
«- Ey örtülere bürülü Nebî! Kalk, etrafını uyandır; etrafına kurtuluş yolunu göster! Rabbini büyük bil, putlara ibadeti yasak et, işini çoğalt ve kimseye minnet etme! الله rızası için çetinliklere sabırla karşı koy!.. Kıyamet günü Sûr üflendiği zaman, münkirler için kolay değil, çok zor bir gün olacaktır.»
http://dl2.glitter-graphics.net/pub/521/521602m34yk4xqm2.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Üç yıl evvel gelen nebîlikten sonra, işte 43 yaşında O, الله'ın Sevgilisi ve Kâinatın Efendisi Resul olmuştur. İnsan ve cin, görünen ve görünmeyen bütün akıl sahibi mahlûklara memur buyurulmuşlardır.
http://dl6.glitter-graphics.net/pub/207/207806v52glqm7io.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Âlem bütün zaman ve mekânın kurtarıcısına kavuşmuştur.
http://dl6.glitter-graphics.net/pub/207/207806v52glqm7io.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Rasulالله
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Habibالله
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Sefiالله
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Rasulussekaleyn
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Rahmetelil Alemin
devam edecek inşaالله
kaynak verilmeden çoğaltılamaz ve kopyalanamaz
ÜÇ YIL
Korkunun daha büyüğü geldi. Birdenbire vahiylerin arkası kesildi.
Ne bir delâlet, ne bir işaret...
Belki de ilâhî hikmet, «Gaye - İnsan ve Ufuk –
Peygamberin üzerinden ilk vahiy yükünün kalkmasını gerektiriyordu. Belki de hemen ikinci bir yüke dayanamazlardı. Sır...
Böyle... İlafiî hitap birdenbire kesilivermişti.
Sahilsiz deniz ortasında ayağını bastığı ne bir tekne, ne bir sal, sadece meçhul bir istikâmete doğru bir nur ağı içinde yol alan varlık, bu ağın ipi koyuveriliyormuş gibi olunca ne hisseder?
Üç yıl vahiy gelmedi ve üç yıl berzah hayatı yaşadılar.
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
ISTIRAP
Teessürlerinin hayâle sığmaz çapta derin olduğunu şuradan anlıyoruz ki, başvurdukları uzlet köşelerinde, dağ başlarında, mağaralarda İlâhî hitabın tecellisine zemin arayıp da bulamadıkları zaman, dehşetten kendilerini kaybedecek hale geliyorlardı. Öyle ki, kendilerini dimdik bir yardan korkunç bir uçuruma fırlatıp atmak istiyorlar, tecellilerin en parlağın- /" dan sonra ondan mahrum karanlık hayatı, çekilmez ve taşınmaz bir yük görüyorlardı. Parça parça olmak, idrâk duygusundan sıyrılmak, yokluk yorganının altına çekilip saklanmak...
Muhal... الله'ın Varlık Nuru olarak yarattığına, yokluk yol verebilir mi?
Hiçbir zaman kırılmayacak ve الله'ın eliyle muhafaza edilecek olan bu tehlike parmaklığının önünde, kaç kere oı-dan sarkmaya teşebbüs ettilerse, vahiy değil, fakat İlâhî ihtara nail oldular. Teşebbüsün vâki olacak gibi göründüğü nâzik anlarda daima Melek yetişti ve şöyle nida etti:
- Dur! Bil ki, sen الله'ın Resulüsün!
Böylece her defasında, varlığın bütün sim olan mukaddes varlıkları etrafındaki İlâhî müeyyide belli oluyor; ve Peygamberler Peygamberi, ayakları altında çalkalanan zulmet denizinin korkunç ağzını, yalnız bir hikmet olarak müşaha-deye memur bulunuyordu.
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
HATİCE'DE DEHŞET
Büyük ve Temiz Hatice de, kendi âleminde ve ayrı bir dehşet içinde...
•
Kitap ehlinden birtakım din adamlarına başvuruyor ve evvelâ Cebrail'in kim olduğunu öğrenmeye bakıyor:
- Cebrail, الله ile Peygamberleri arasında vahye vasıta olan büyük Melek...
Musa ve İsa Peygamberlere Tevrat ve
İncil'i o indirdi.
Birtakım hâllere ait sualler de soruyor ve şu cevabı alıyor:
- Tecelli, ya Hak'tan olur, ya Şeytandan... Bazan Şey
tan insanlara musallat olup garip işler gösterir. Haktan gelen
nimet ve devlet; Şeytandan gelen, kötülük ve hastalık...
Mevcut olmıyan ikinci ihtimalin, gene muhal soyundan, öldürücü, hattâ ondan da beter bir istifhamı vardı.
- Yarabbi! Yoksa bütün bunlar hastalık mı?.. Bütün bu hâller, yoksa çatlayan bir ruhun saçtığı alevler ve kıvılcımlar içindeki vücutsuz akislerden mi ibaret?.. Yârabbi dünyanın bu en muvazeneli, ölçülü, faziletli ve dirayetli insanının başına bir şey gelebilir mi?..
Gelemez! Fakat bu, berzah çilesidir; gelemiyeceği nasıl bilinsin?..
Günü gelince الله «Nun vel' Kalem» Süresiyle Resulünün halini bildirecektir:
«- Kalem, ona yardımcı vasıtalar ve bunlarla yazılan ilimler ve fenler üzerine yemin ederim ki, Sen Rabbinin inayeti sayesinde bir mecnun değilsin! İnan ki, senin duraksız ve kesintisiz bir iyi şöhretin vardır. Sen, gerçekten azim bir ahlâk yolundasın! Cinnetin kimde olduğunu, yakın zamanda hem sen anlıyacaksm, hem onlar...»
Büyük ve Temiz Hatice, ruhunun tâ derinliğinde, mukaddes zevcine ait kâmil emniyet duygusu, bütün bu sırlan sahibine havale ederek bekliyor; ve kollarını bir şefkat dolağı halinde O'na, mukaddes zevcine binbir ihtimam şekliyle sarmış, İlâhî iradeyi kolluyor.
http://dl5.glitter-graphics.net/pub/5/5955acl8r3uwr3.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
ÖRTÜLERE BÜRÜLÜ NEBÎ
Bir gün... Hira Dağı...
Dağda bir müddet kaldıktan sonra evlerine dönmek üzere hareket ediyorlar.
Ne bir fısıltı, ne bir kıpırdanış...
Her şey tam bir gaflet uykusunda...
İnsanoğlunun Ufuk Noktası, kendi ayak sesinden başka hiçbir şey işitmiyor.
Birden, yokuş aşağı inerken, bir ses işittiler. Dönüp baktılar. Kimsecikler yok... Ön, arka, sağ, sol, her taraf bomboş...
Son ihtimal gökler...
Başlarını kaldırıp baktılar; müthiş... Vahiy ânında gördükleri Melek, göklerden, göklerin anlatılmaz bir derinliğinde, bir kürsü üstüne oturmuş, kendisine nazar etmekte...
Göz ucuyla gördükleri bu levhaya bakamadılar. Başlarını indirdiler ve yürümek istediler.
Fakat daha müthiş... Bu defa, baktıkları her noktada aynı Melek..
Günü gelince الله «Nun vel' Kalem» Süresiyle Resulünün halini bildirecektir:
Urktüler, koşarcasına yürümeğe başladılar. Hızla evlerine can attılar.
Büyük ve Temiz Hatice, etekleri mucize sürükleyen harikalar harikası insanı, telâşla karşıladı. Renginin ne hâle geldiğini الله'ın ilmine havale ettiğimiz dudaklar kıpırdadı ve şu kelimeler döküldü:
«- Beni örtülere bürüyün, bürüyün; üstüme soğuk su dökün!..»
Emirler yerine getirildi.
http://dl7.glitter-graphics.net/pub/309/309917kbx12jw93z.gif (http://www.glitter-graphics.com/)http://dl7.glitter-graphics.net/pub/309/309917kbx12jw93z.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
الله'ın Sevgilisi, sadece ruh iklimlerinden gelen cu-mudiyeleri yakıcı ve güneşi söndürücü ayazın tesiri ile üşümekte, titremekte... Dişleri birbirine çarpıyor. İlâhî haşyet, iliklerine kadar mukaddes vücutlarına işlemiş...
http://dl.glitter-graphics.net/pub/6/6121ua2lcx211l.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
TEBLİĞ
İşte o zaman vahiy yolu, bir daha kesilmemek üzere bütün azametiyle açıldı. Melek geldi ve tebliğ etti:
«- Ey örtülere bürülü Nebî! Kalk, etrafını uyandır; etrafına kurtuluş yolunu göster! Rabbini büyük bil, putlara ibadeti yasak et, işini çoğalt ve kimseye minnet etme! الله rızası için çetinliklere sabırla karşı koy!.. Kıyamet günü Sûr üflendiği zaman, münkirler için kolay değil, çok zor bir gün olacaktır.»
http://dl2.glitter-graphics.net/pub/521/521602m34yk4xqm2.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Üç yıl evvel gelen nebîlikten sonra, işte 43 yaşında O, الله'ın Sevgilisi ve Kâinatın Efendisi Resul olmuştur. İnsan ve cin, görünen ve görünmeyen bütün akıl sahibi mahlûklara memur buyurulmuşlardır.
http://dl6.glitter-graphics.net/pub/207/207806v52glqm7io.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Âlem bütün zaman ve mekânın kurtarıcısına kavuşmuştur.
http://dl6.glitter-graphics.net/pub/207/207806v52glqm7io.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Rasulالله
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Habibالله
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Sefiالله
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Rasulussekaleyn
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Rahmetelil Alemin
devam edecek inşaالله
kaynak verilmeden çoğaltılamaz ve kopyalanamaz