Orijinalini görmek için tıklayınız : günün ayet-i kerimesi
kardeslermi her güne bir ayeti kerime yazalımmmm. ALLAH razı olsun ben baslatayımmm.
essalamüaleyküm
Bismillahirrahmanirrahim
Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık, ibretli deliller vardır. Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve, "Rabbimiz, bunu boş yere yaratmadın, Sen yücesin, bizi ateşin azabından koru." derler.
Ali İmran/191
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz. (Enbiya Suresi,35)
Sonra bunun ardından siz gerçekten ölecek olanlarsınız. (Mü’minun Suresi, 15)
Gerçek şu ki, sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir. (Zümer Suresi, 30)
Allah sizi yarattı, sonra sizi öldürüyor, sizden kimi de, bildikten sonra bir şey bilmesin diye, ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilir. Şüphesiz, Allah bilendir, her şeye güç yetirendir. (Nahl Suresi, 70)
nura hasret
27.03.2007, 20:54
Allah razi olsun
1.) " Temizi murdara degistirmeyin" Nisa suresi 2.ayet
2.) " O Ümmi Peygamberki,onlara iyiligi emreder,onlari
kötülükten men eder, IYI VE TEMIZ OLAN YARARLI SEYLERI
onlara helal kilar,KÖTÜ ve MURDAR olan seyleri onlara
haram kilar" A´raf suresi 157.ayet
3.) "Deki: Murdarin coklugu senin hosuna gidip hayretine mucip
olsa bile murdar ile temiz (pak) bir degildir.O halde ey sagduyu
sahipleri!
Allahdan korkunki kurtulusa eresiniz"
Maide suresi 100.ayet
Allah razı olsun. Rabbim anlatılanlarla amel etmeyi cümlemize nasip etsin.
Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten inandıklarını öne sürenleri görmedin mi? Bunlar, tağut’un önünde muhakeme olmayı istemektedirler; oysa onlar onu reddetmekle emrolunmuşlardır. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla sapıtmak ister.
(Nisa Suresi, 60)
Dedi ki: “Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım.” “Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.” (Allah) Dedi: “Kınanıp alçaltılmış ve kovulmuş olarak ordan çık. Andolsun, onlardan kim seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım.”
(A’raf Suresi, 16-18 )
semenulcennet
29.03.2007, 17:10
Ey iman edenler! Allah'ın azabına maruz kalmaktan korunun.
Herkes yarın ahireti için ne gönderdiğine dikkat etsin.
Allah'ın azabına düçar olmaktan korunun.
Çünkü Allah yazptığınız herşeyden haberdardır.
HAŞİR SURESİ:18.ayet
Ey inananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere baş kaldırmayan, kendilerine buyrulanları yerine getiren pek haşin meleklerdir.
Tahrim:6
Resulüm size her ne emir verirse tutun neyi yasak etmiş ise ondan sakınınız.
sure-i haşr ayet :7
semenulcennet
30.03.2007, 11:33
Zulme maruz kaldıktan sonra Allah uğrunda hicret edenleri,elbet dünyada güzel bir yere yerleştiririz.
Ahiret mükafatı ise daha büyüktür.Bunu bir bilselerdi.
NAHL SURESİ:41
(Hicretten ötürü yapılan bu vaad,kısa zamanda gerçekleşmiş.Medine'den itibaren Müslümanlar teşkil ettikleri sağlam toplum ile hakkı yaymışlarıdır.)
Ey Resulüm, Biz seni bütün insanlar için sırf bir rahmet vesilesi olman için gönderdik.
(Enbiya Suresi, 107)
_________________
semenulcennet
31.03.2007, 12:08
Eğer yasakladığımız büyük günahlardan kaçınırsanız sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere koyarız.(NİSA:31)
mahmuddd
31.03.2007, 14:42
--------------------------------------------------------------------------------
Allah (c.c.) razı olsun.
:-003
"Her canlI (nefis) Ölümü tadacaktIr.
Sizi ser ve hayrla imtihan ederiz ve sonunda bize dönersiniz"
Enbiya Suresi / 35. Ayet :-003
Göklerde ve yerde kimler varsa O'na aittir. O'nun huzurunda bulunanlar,
O'na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.
Enbiya Suresi: 19
Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmışlardır. Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler. (İnsan Suresi,13)
‘Özenle işlenmiş mücevher’ tahtlar üzerindedirler. (Vakıa Suresi, 15)
Birbirlerine karşı, tahtlar üzerinde (otururlar). (Saffat Suresi, 44)
Sadece mü`minler Kardestir. Su halde iki kardesinizin arasInI düzeltin ve Allah`dan korkun ki, merhamet olunasInIz.
Hucurat Suresi / 10. Ayet
semenulcennet
02.04.2007, 10:55
''Şüphesiz Allah açığa vurulan sözü de bilir,gizlediklerinizi de bilir.''
(Enbiya:110)
Onlar, O’nu bırakıp da (bir takım) dişilere taparlar. Onlar o her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş şeytandan başkasına tapmazlar.
(Nisa Suresi, 117)
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz. (Enbiya Suresi,35)
Sonra bunun ardından siz gerçekten ölecek olanlarsınız. (Mü’minun Suresi, 15)
semenulcennet
03.04.2007, 18:15
''Her kim dişini sıkarak sabır eder ve kusurları affederse,işte onun bu hareketi,ancak büyüklere yaraşan davranışlardandır.(Şura Suresi:43)
nura hasret
03.04.2007, 18:22
"De ki, Süphesiz benim namazimda, diger ibadetlerimde, yasamam da, ölümümde, alemlerin Rabbi Allah icindir."
En'am Suresi 162
Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile.1 Onlara bir iyilik dokunsa: “Bu, Allah’tandır” derler; onlara bir kötülük dokunsa: “Bu sendendir” derler. De ki: “Tümü Allah’tandır.” Fakat, ne oluyor ki bu topluluğa, hiç bir sözü anlamaya çalışmıyorlarş (Nisa Suresi, 78 )
semenulcennet
04.04.2007, 11:15
:-025 Sizin dostunuz ancak Allah'tır,Resuldür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan,zekatı veren mü,minlerdir :-025(Maide,55)
Suçlu-günahkarlar ateşi görmüşlerdir, artık içine kendilerinin gireceklerini de anlamışlardır; ancak ondan bir kaçış yolu bulamamışlardır. (Kehf Suresi, 53)
Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi kılınmış civanlar dolaşır-durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.
(İnsan Suresi,19)
Onları hep bakireler olarak kıldık, Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt
(Vakıa Suresi, 36-37)
'' Kim Rasule itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur.''
(Nisa/80)
semenulcennet
06.04.2007, 19:00
''Günün birinde kıyamet kopunca her sınıf insanları imamları ile çağıracağız;o gün kimin kitabı sağ eline verilirse,işte onlar kitağlarını okuyacaklar ve kıl kadar zulmedilmiyecekler!''(İsra Suresi:71)
Sonra biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte biz böyleyiz. Müminleri kurtarmak üzerimize düşen bir görevdir.
( Yunus - 103)
semenulcennet
08.04.2007, 10:03
''Gözünüzü açın, dikkat edin, kalpler ancak Allah'ı zikirle mutmain olur.'' (Rad Suresi:28)
semenulcennet
09.04.2007, 18:53
Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz.Her ne infak ederseniz,Şüphesiz Allah onu bilir. (Al-i İmran 92)
Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah’tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuzş (En’am Suresi, 95)
Ölü toprak kendileri için bir ayettir; biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. (Yasin Suresi, 33)
Kim Beni anmaktan yüz çevirirse şüpesiz onun için sıkıntılı bir geçim vardır. Kıyamet günü onu kör olarak haşrederiz.'Rabbim' Beni neden kör olarak haşrettin? hâlbuki ben (dünyada) görürdüm' der.
Tâhâ Sûresi/124
Resulullah (s.a.v) söyle buyurdu: Rabbini zikredenle zikretmeyenin benzeri, diri ile ölünün benzeridir. (Buhari)
"LA İLAHE İLLALLAH"
"Bir kere huşû içinde okunduğunda, defterden 4000 büyük günahı sildirir. Okuyan kişiyi 4000 derece yükseltir. (Terazinin bir tarafına Kelime-i Tevhid konulup diğer tarafına Yaratılmış herşey konulduğunda dahi Kelime-i Tevhid ağır gelecek ve onu tartamayacaktır.)
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.
Bakara 186
Göklerde ve yerde ne varsa ,O'nundur,din de daima O halde Allah'tan baskasindan mi korkuyoruz? Nahl Süresi 52.Ayet
semenulcennet
12.04.2007, 20:21
Ve iyi biliniz ki,mallarınız ve evlatlarınız birer imtihan aracından başka bişey değildir.Allah katında büyük bir ecir vardır. (Enfal 28)
Ve her kim kötülük yaparda nefsine zulmeder de sonra Allah Teala'dan mağfiret dilerse Allah Teala'yı gafur ve rahim bulur.
(Nisa/110)
Mü’minler o kimselerdir ki, Allah’ın adı anıldığı zaman kalpleri titrer. Kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır.” (Enfâl, 3)
Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Bakara 260 . Ayeti)
Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah bağışlayandır, esirgeyendir. (Maide 39)
mahmuddd
19.04.2007, 23:20
ALLAH ( C.C) razı olsun.
Allah cümlenizden razi olsun insallah...paylasimlarinizin devamini diliyorum...
Kim bir kötülük işlerse, onun kadar ceza görür. Kim de kadın veya erkek, mümin olarak faydalı bir iş yaparsa işte onlar, cennete girecekler, orada onlara hesapsız rızık verilecektir.
mahmuddd
21.04.2007, 05:30
ALLAH ( C.C) razı olsun.
cyberyasar
21.04.2007, 11:54
“...Zaten günahları, Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki?" (Al-i İmran; 135)
mahmuddd
21.04.2007, 16:31
Orjinal Yazarı mahmuddd
ALLAH ( C.C) razı olsun.
İnsan, gerçekten tam bir hüsran içindedir!, İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler müstesnadır. ASR 2-3
Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah’tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çevriliyorsunuzş (En’am Suresi, 95)
Ölü toprak kendileri için bir ayettir; biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. (Yasin Suresi, 33)
nura hasret
22.04.2007, 22:00
Rabbim hepinizden razi olsun.
Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden)
düzene koymaya güç yetirenleriz.„
(Kıyamet Suresi, 4)
Şu bir gerçek ki, yeni bir oluşa koyulmak üzere geceleyin kalkan, yer tutma bakımından daha güçlü, söz bakımından daha etkilidir. MÜZZEMMİL 6
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz! TEKVİR 28-29
AL-İ İMRAN SURESİ - AYET 134
O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.
:-025
"Ey iman edenler!
Kendinizi ve Aile halkInIzI öyle bir atesten koruyunki,
yakacagI, insanlarla taslardIr!
Üzerinde cok sert, cok siddetli melekler vardIr.
Allah kendilerine ne emrettiyse ona isyan etmezler.
Emredildikleri seyleri yaparlar."
:-025
Et-Tahrim Suresi / 6. cI Ayet
İnsan, gerçekten tam bir hüsran içindedir!, İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler müstesnadır. ASR 2-3
Zeynelabidin
09.05.2007, 23:35
Es Selam
Allah (cc) bizleri o müstesna kullarından kılsın İnşaallah.
İmam Şafi (ra) Sure-i Asr için "İnsana Kurân inmeseydi bu Sure yeterdi" şeklin de bir ifade bulunmuş.
Paylaşım için Allah (cc) razı olsun.
ey adem oğlu size demedimmi şeytana tapmayın o sizin için açık bir düşmandır. yasi 60
]Onlar, secdeye davet ediliyorlardı, sapasağlam oldukları halde(secde etmiyorlardı)(kalem43)
Kendilerine, ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın ve zekâtı verin,
denilen kimseleri görmedin mi? Sonra onlara savaş farz kılınınca,
içlerinden bir gurup hemen Allah'tan korkar gibi, hatta daha fazla bir korku ile
insanlardan korkmaya başladılar da
"Rabbimiz! Savaşı bize niçin yazdın!
Bizi yakın bir süreye kadar ertelesen (daha bir müddet savaşı farz kılmasan) olmaz mıydı?" dediler.
Onlara de ki: "Dünya menfaati önemsizdir,
Allah'tan korkanlar için ahiret daha hayırlıdır ve
size kıl payı kadar haksızlık edilmez."
NİSA SURESİ - AYET 77
Şu bir gerçek ki, yeni bir oluşa koyulmak üzere geceleyin kalkan, yer tutma bakımından daha güçlü, söz bakımından daha etkilidir. MÜZZEMMİL 6
Ve onlar, Allah'ın dilediği dışında, öğüt alamazlar. Sakındırmaya ve affetmeye ehil olan O'dur. MÜDDESSİR 56
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz! TEKVİR 28-29
İçine ürperti düşen, öğüt alacaktır. okutacağız da artık unutmayacaksın. A'LA10
Kim Allah'a ve Resulune iman etmezse bilsin ki biz,kafirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır.
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur. LEYL 19
ALLAH!TAN KORKANLAR, KENDİLERİNE ŞEYTANDAN BİR VESVESE BAŞLARLAGELDİĞİ ZAMAN DURUP DÜŞÜNÜRLER VEHEMEN GERÇEĞİ GÖRMEYE R ARAF 202
İnsan, gerçekten tam bir hüsran içindedir!, İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler müstesnadır. ASR 2-3
O halde, sen de Rabbin için namaz kıl ve göğsünü gererek dimdik dur/sağ elini sol elinin üzerine koyup kıyam et/namazı vakti girer girmez kıl/kavrayışını bilgi ile derinleştir/eti yenecek hayvan kes! KEVSER 2
Ey iman edenler öyle bir tövbe edinizki (nasuh)tövbesi,günaha birdaha dönmeyin.Umulurki bağışlanırsınız.işlediğiniz
Şu bir gerçek ki, yeni bir oluşa koyulmak üzere geceleyin kalkan, yer tutma bakımından daha güçlü, söz bakımından daha etkilidir. MÜZZEMMİL 6
Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.Her kim zerre kadar şer işlemişse onu görecektir. ZİLZAL
Bir de onları, her türlü kötülüklerden koru. O gün sen kimi kötülüklerden korursan muhakkak ki onu rahmetine mazhar etmiş olursun. Bu en büyük kurtuluştur.
[Mü'min Sûresi]
:-005Bilmis olunki, bu dünya hayatI ancak bir oyun ve eglence, bir süs ve
aranIzda bir övünme, mal ve evlâtta üreme yarIsIndan ibarettir.
Bir yagmur gibi ki, onun bitirdigi nebat, ciftcilerin hosuna gider, sonra kurur..
Onu sararmIs görürsün, sonrada cör cöp olur.
Ahirette ise siddetli bir azab ve Allah`tan bir magfiret vardIr.
Dünya HayatI ancak bir aldanIs ve metâindan baska bir sey degildir! :-005
El-Hadid Suresi/ 20. ci ayet-i Kerime
Sizden olan çocuklardahi bülüğa erdiklerinde,kendilerinden
öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler.
İşte böyle size Allah ayetlerini açıklıyor.
Allah bilendir, hikmet sahibidir!
BU (kuran) insanlar için bir beyan, sakınanlar için de bir hidayet ve öğüttür,(AL-İ İMRAN SURESİ,138)
Ogün, herkes kendi nefsi adına mücadelele eder ve herkese yatığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar. (nahl suresş,111)
15.14. Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar,
[Hicr Sûresi]
İnsanlar, sana kıyamet-saatini sorarlar; de ki: “Onun bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır.” Ne bilirsin; belki kıyamet-saati pek yakın da olabilir. (Ahzab Suresi, 63)
İman edenler, derler ki: “(Savaş izni için) Bir sûre indirilmeli değil miydiş” Fakat, içinde savaş (kıtal) zikri geçen muhkem bir sure indirildiği zaman, kalplerinde hastalık olanların, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş olanların bakışı gibi sana baktıklarını gördün. Oysa onlara evla (olan): (Muhammed Suresi, 20)
Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alak’tan (embriyo), sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkca göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiç bir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten (ürünler) bitirir. (Hac Suresi , 5)
Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. (Kıyamet) Saatin(in) emri de yalnızca (süratli) göz açıp kapama gibidir veya daha yakındır. Şüphesiz, Allah her şeye güç yetirendir. (Nahl Suresi, 77)
Dağları yürüteceğimiz gün, yeri çırılçıplak (dümdüz olmuş) görürsün; onları bir arada toplamışız da, içlerinden hiç birini dışarda bırakmamışızdır. Onlar senin Rabbine sıra sıra sunulmuşlardır. Andolsun, siz ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş oldunuz. Hayır, bizim size bir kavuşma-zamanı tesbit etmediğimizi sanmıştınız değil miş (Kehf Suresi, 47-48)
O şirk koşanlar, şirk koştuklarını gördükleri zaman: “Rabbimiz, seni bırakıp bizim taptığımız ortaklarımız bunlardır” diyecekler. (Onlar da bunlara:) “Siz gerçekten yalan söyleyenlersiniz” diye sözü (geri çevirip) fırlatacaklar. O gün (artık) Allah’a teslim olmuşlardır ve uydurdukları (yalancı ilahlar) da onlardan çekilip-uzaklaşmıştır. (Nahl Suresi, 86-87)
"Allah süphesiz, adaleti, ihsanI ve Akrabaya yardIm etmeyi emreder.."
K.Kerim Nahl suresi /90. Ayet
Onların ardından yerlerine kitaba mirasçı olan bir takım ‘kötü kimseler’ geçti. (Bunlar) Şu değersiz olan (dünya)ın geçici-yararını alıyor ve: “Yakında bağışlanacağız” diyorlar. Bunun benzeri bir yarar gelince onu da alıyorlar. Kendilerinden Allah’a karşı hakkı söylemekten başka bir şeyi söylemeyeceklerine ilişkin Kitap sözü alınmamış mıydı? Oysa içinde olanı okudular. (Allah’tan) Korkanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdirmeyecek misiniz? (A’raf Suresi, 169)
İnkâr edenler, iman edenler için dediler ki: “Eğer O (Kur’an veya iman) hayırlı bir şey olsaydı, ona bizden önce koşup-yetişemezlerdi.” Oysa onlar, onunla hidayete ermediklerinden: “Bu, eski bir yalandır” diyecekler. (Ahkaf Suresi, 11)
De ki: “Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçış size kesin olarak bir yarar sağlamaz; böyle olsa bile, pek az (bir zaman) dışında metalanıp-yararlandırılmazsınız.” (Ahzab Suresi, 16)
Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile.1 Onlara bir iyilik dokunsa: “Bu, Allah’tandır” derler; onlara bir kötülük dokunsa: “Bu sendendir” derler. De ki: “Tümü Allah’tandır.” Fakat, ne oluyor ki bu topluluğa, hiç bir sözü anlamaya çalışmıyorlarş (Nisa Suresi, 78
Binlerce kişinin ölüm korkusuyla yurtlarından çıktıklarını görmedin miş Allah onlara: “Ölün” dedi, sonra da onları diriltti. şüphesiz Allah, insanlara karşı fazl sahibidir. Ancak, insanların çoğunluğu şükretmez. (Bakara Suresi, 243)
Ya da (bunlar) karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek(ler)le yüklü, ‘gökten şiddetli bir yağmur fırtınasına tutulmuş gibidirler ki, yıldırımların saldığı dehşetle’; ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Oysa Allah kafirleri çepeçevre kuşatıcıdır. (Bakara Suresi, 19
O ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır, ölümünden sonra da yeri diriltir. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız. (Rum Suresi, 19)
Sur’a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. (Yasin Suresi, 51)
Gözleri ‘zillet ve dehşetten düşmüş olarak’, sanki ‘yayılan’ çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar. Boyunlarını çağırana doğru uzatmış olarak koşarlarken, kafirler derler ki: “Bu, zorlu bir gün.” (Kamer Suresi, 7-8)
(Çünkü o gün) Suçlu-günahkarlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar. (Rahman Suresi, 41)
Gözleri ‘korkudan ve dehşetten düşük’, kendilerini de zillet sarıp-kuşatmış. Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam iken secdeye davet edilirlerdi. (Kalem Suresi, 43)
Sur’a üfürüleceği gün, biz suçlu-günahkarları o gün, (yüzleri kara, gözleri) gömgök (kaskatı ve kör) olarak’ toplayacağız. (Taha Suresi, 102)
(Ey Muhammed,) Allah’ı sakın zulmedenlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma, onları yalnızca gözlerin dehşetle belireceği bir güne ertelemektedir. Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp-çevrilmez. Kalbleri (sanki) bomboştur. (İbrahim Suresi, 42-43)
O gün, mü’min erkekler ile mü’min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. “Bugün sizin müjdeniz, içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz), altından ırmaklar akan cennetlerdir.” İşte ‘büyük kurtuluş ve mutluluk’ budur. O gün, münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: “(Ne olur) Bize bir bakın, sizin nurunuzdan birazcık alıp-yararlanalım.” Onlara: “Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayıp-bulmaya çalışın” denilir. Derken aralarında kapısı olan bir sur çekilmiştir; onun iç yanında rahmet, dış yanında o yönden azab vardır. (Hadid Suresi, 12-13
KIYAMET GÜNÜ ALLAH’IN İZNİ OLMADAN KİMSE SÖZ SÖYLEYEMEZ
(Kıyametin) Geleceği günde, O’nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi ‘bedbaht ve mutsuz’, (kimi de) mutlu ve bahtiyardır. (Hud Suresi, 105)
O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar. Rahman (olan Allah)a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin. (Taha Suresi, 108)
--------------------------------------------------------------------------------
KAFİRLERİN KIYAMET GÜNÜ DUYACAKLARI PİŞMANLIK
sayanlara çılgınca yanan bir ateş hazırladık. (Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler. Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar. (Furkan Suresi, 11-13)
Artık o gün hiç kimse (Allah’ın) vereceği azab gibi azablandıramaz. Onun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz. (Fecr Suresi, 25-26)
Ancak kim yüz çevirir ve inkâr ederse Allah, onu en büyük azab ile azablandırır. (Gaşiye Suresi, 23-24)
Allah’a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek: “Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize…” derler. Dikkat edin, o işleyip-yüklendikleri ne kötüdür. (En’am Suresi, 31)
Demişlerdir ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdsöylemiş”. (Yasin Suresi, 52Hayır, onlar kıyamet-saatini yalanladılar; biz kıyamet saatini yalan
ış Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru
ALLAH KIYAMET GÜNÜ ŞEYTANI VE DOSTLARINI HAŞREDECEKTİR
Andolsun Rabbine, biz onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız. (Meryem Suresi, 68)
Bir Ayet
“Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler.”
( Yûnus Sûresi, Ayet 44 )
KIYAMET GÜNÜ İNSANLARI AYIRMA GÜNÜDÜR
Bu ayırma gününü sana ne bildirdiş O gün, yalanlayanların vay haline. (Mürselat Suresi, 14-15)
O aşağılatıcı, yücelticidir. (Vakıa Suresi, 3)
Derler ki: “Eyvahlar bize; bu, din günüdür.” “Bu, sizin yalanladığınız (mü’mini kafirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür.” (Saffat Suresi, 20-21)
KIYAMET GÜNÜ RESULLER ŞAHİTLİK İÇİN ÇAĞRILIRLAR
Ve resuller de (şahitlik için) belli bir vakitte getirildiği zaman (Bu,) Hangi gün için ertelenmiştiş (Mü’mini müşrikten, haklıyı haksızdan) Ayırma günü için. (Mürselat Suresi, 11-13)
İNSANLAR ÜÇ SINIF OLACAKTIR
Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman; İşte o “Ashab-ı Meymene”, ne (kutludur o) “Ashab-ı Meymene”. “Ashab-ı Meş’eme” ne (mutsuz ve uğursuzdur o) “Ashab-ı Meş’eme”. Yarışıp öne geçenler de, öne geçmiş öncülerdir. İşte onlar, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır. (Vakıa Suresi, 7-11)
ORADA MÜMİNLERE BÜYÜK BİR NİMET VERİLİR
Nimetlerle donatılmış (naim) cennetlerde. (Saffat Suresi, 43)
O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler. (Gaşiye Suresi, 8
Dosdoğru giden yola ilet bizi... Kendilerine nimet verdiklerinin, üzerlerine gazap dökülmemişlerin, karanlık ve şaşkınlığa saplanmamışların yoluna... FATİHA 6-7
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz! TEKVİR 28
De ki: Bana, dini Allah'a hâlis kılarak O'na kulluk etmem emrolundu.
[Zümer Sûresi]
''O kitap (kur'an); onda asla şüphe yoktur. O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir. ''
( BAKARA - 2)
31 - Evlerine döndükleri zaman zevklenerek dönüyorlardı.
32 - Müminleri gördükleri vakit; "işte bunlar sapıklar" diyorlardı.
33 - Oysa onlar müminler üzerine bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
34 - İşte bugün de inananlar kâfirlere gülecek.
35 - Koltuklar üzerinde etrafa bakacaklar.
36 - Nasıl, kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?
mutaffifin suresi
3:191. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru !
İMAN EDENLER MÜSLÜMAN OLARAK ÖLMEYİ İSTERLER
Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde Rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. “Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür.” (A’raf Suresi, 126)
“Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat.” (Yusuf Suresi, 101)
De ki: “şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah’ındır.” (En’am Suresi, 162)
İnsan, gerçekten tam bir hüsran içindedir!, İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler müstesnadır. ASR 2-3
( BAKARA - 2)
İnsanlardan öylesi vardır ki, “Allah’a iman ettik” der; fakat Allah uğruna eziyet gördüğü zaman, insanların (kendisine yönelttikleri işkence ve) fitnesini Allah’ın azabıymış gibi sayar; ama Rabbinden ‘bir yardım ve zafer’ gelirse, andolsun: “Biz gerçekten sizlerle birlikteydik” demektedirler. Oysa Allah, alemlerin sinelerinde olanı daha iyi bilen değil midir? (Ankebut Suresi, 10)
http://img87.imageshack.us/img87/1120/777ls9.png
"İnsanlar içinde, Allah'tan başkasını "eş ve ortak" tutanlar vardır ki, onlar (bu eş ve ortakları), Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah'a olan sevgisi ise, daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, hiç tartışmasız bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi." Bakara 2/165
3:169. Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar.
Senin Rabbin, evet O'dur kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilen. Ve O'dur kimin doğruya ve güzele kılavuzlandığını en iyi bilen. KALEM 7
41.28. İşte bu, Allah düşmanlarının cezası, ateştir. Ayetlerimizi inkâr etmelerinden dolayı, orada onlara ceza olarak ebedî kalacakları yurt (cehennem) vardır.
[Fussilet Sûresi
149. Ey iman edenler! Eğer kâfirlere uyarsanız, gerisin geriye (eski dininize) döndürürler de, hüsrana uğrayanların durumuna düşersiniz.
İMAN EDENLER MÜSLÜMAN OLARAK ÖLMEYİ İSTERLER
Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde Rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. “Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür.” (A’raf Suresi, 126)
“Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat.” (Yusuf Suresi, 101)
De ki: “şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah’ındır.” (En’am Suresi, 162)
O halde, sen de Rabbin için namaz kıl ve göğsünü gererek dimdik dur/sağ elini sol elinin üzerine koyup kıyam et/namazı vakti girer girmez kıl/kavrayışını bilgi ile derinleştir/eti yenecek hayvan kes! KEVSER 2
" O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
(Mülk,67/2)
Süre: Mü'minûn Sûresi ( 23 )
Ayet No: 27
Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: Gözlerimizin önünde (muhafazamız altında) ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap.
Bizim emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca her cinsten eşler halinde iki tane ve bir de, içlerinden, daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni gemiye al.
Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma!
Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır!
Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir, (o gün) yakınlaştırılmıştır. Bu, size vadolunandır; (gönülden Allah’a) yönelip-dönen (İslam’ın hükümlerini) koruyan, Görmediği halde Rahman’a karşı ‘içi titreyerek korku duyan’ ve ‘içten Allah’a yönelmiş’ bir kalb ile gelen içindir. “Ona ‘esenlik ve barış (selam)la’ girin. Bu, ebedilik günüdür.” (Kaf Suresi, 31-34)
MAİDE SURESİ - AYET 87
MEAL: Ey iman edenler! Allah'ın size helâl kıldığı iyi ve temiz şeyleri (siz kendinize) haram kılmayın ve sınırı aşmayın. Allah sınırı aşanları sevmez.
''Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki bunlar nefislerinin arzularına uydular,namazı terkettiler.bu yüzden ileride sapıklıkların cezasını görecekler,onlar gayya kuyusuna atılacaktır ( cehennem kuyusu).'' MERYEM 59.AYET
26.217. Sen O mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.
suara suresi
Eğer şükrederseniz, size verdiğim nimetleri kesinlikle artırırım. Buna karşılık eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphe yok ki, azabım pek ağırdır.r1; (İbrahim; 7)
Allah'ın mahlukunu ilk baştan nasıl yarattığını, sonra bunu tekrarladığını görmediler mi? Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.
Ankebut 19
Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez.
(Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir.
"Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı
bizi sorumlu tutma.
Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme.
Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma.
Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın.
Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." (amin)
(Bakara suresi 286)
. Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.
''Ey iman edenler, Allah'tan korkun, O'na yaklaşmaya vesile arayın, O'nun yolunda cihad edin ki, mutluluğa erebilesiniz.''
Maide suresi 35. ayet.
'' Allah'in mescitlerinde o'nun isminin anilmasini yasak eden ve oralarin yikilmasina calisan kimseden daha zalim kim vardir?''
BAKARA 114
Ey Ehl-i Kitap, siz (gerçeği) gördüğünüz halde niçin Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?(Âl-i İmran, 70)
51.35. Bunun üzerine orada bulunan müminleri çıkardık.
[Zâriyât Sûresi]
"Her kim Rabbine suçlu olarak varırsa, süphesiz ki ona cehennem vardir.
Orada ne ölür, ne de dirilir. Kim de ona bir mümin olarak salih ameller islemis oldugu halde varirsa, iste onlara en yüksek dereceler vardir."
(Taha Süresi 74-75)
22.75. Allah meleklerden de elçiler seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah işitendir, görendir.
Hacc Sûresi
EY INSANLAR! RABBİNİZE KARŞI GELMEKTEN SAKININ!
ÖYLE BİR GÜNDEN ÇEKİNİN Kİ O GÜN HİÇBİR BABA EVLADINA ASLA FAYDA VEREMEZ, EVLAT DA BABASINA FAYDA SAGLAYAMAZ.
ALLAH'IN VADI ELBETTE GERCEKTIR. O HALDE SIZI DUNYA ALDATMASIN VE COK HILEKAR SEYTAN DA SIZI ALLAH ILE ALDATMASIN. ALLAH'IN AFFINA GUVENDIRMESIN!
LOKMAN SURESI
33. AYET
TOVBE SURESI/51. AYET
DE KI: 'ALLAH BIZIM HAKKIMIZDA NE TAKDIR ETMİŞ , NE YAZMIŞSA BAŞIMIZA ANCAK O GELİR.
MEVLAMIZ, SAHİBİMİZ O'DUR.
ONUN İÇİN MÜMİNLER YALNIZ ALLAH'A DAYANIP GÜVENSİNLER. '
Eğer şükrederseniz, size verdiğim nimetleri kesinlikle artırırım. Buna karşılık eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphe yok ki, azabım pek ağırdır.r1; (İbrahim; 7)
Osman_61
23.07.2007, 23:12
"Ey cin ve ins topluluğu! İçinizden size ayetlerimi nakleden, bu gününüzün gelip çatacağını bildirerek sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? "Ey Rabbimiz diyecekler, kendimiz aleyhine olarak (buna) şahidlik ederiz." Dünya hayatı onları aldatmıştı. Böylece gerçek kâfir kimseler oldukianna, kendileri de kendi aleyhlerinde şahid oldular" (En'âm, 130).
Bil ki bu âyet, ALLAH Teâlâ'nın, Kıyamet gününde kâfirleri azarlamak üzere yapa*cağı hitabın devamıdır. Böylece ALLAH Teâlâ onların, inkâr etmeye bir yol bulamaya*caklarını, kendilerinin kâfir olduklarına bizzat kendilerinin şehadette bulunacaklarını ve onların ancak, delile dayanılarak azab göreceklerini beyan buyurmuştur. Âyetle ilgili birkaç mesele vardır:
ALLAH Cinlere Peygamber Göndermiş midir?
Dilciler şöyle demişlerdir:
"Ma'şer kelimesi, işleri aynı olan ve aralarında bir ünsiyyet ile içli dışlılık bulunan her topluluğa verilen addır. Bu kelimenin çoğulu ise, me'âşir kelimesidir." Âyette buyurulan "içinizden peygamberler..." hakkında alimler, cinlerden peygamber gelip gelmediği hususunda ihtilaf etmişlerdir:
1) Bu cümleden otarak Dahhâk, 'tıpkı insanlar gibi, cinlerden de birtakım pey*gamberler gönderildiğini" söylemiş, hem bu âyeti, hem de "Hiçbir ümmet müstesna olmamak üzere onun içinde mutlaka bir uyarıcı gelip geçmiştir" (Fatır, 24) ayetini okumuştur.
Dahhâk, bir başka izah tarzı olan şu hususla da istidlal edebilirdi:
Cenâb-ı Hak, "Eğer onu bir melek yapsaydık, o (meleği) de herhalde bir adam (suretin*de) gösterirdik..." (Eriâm, 9) buyurmuştur. Müfessirler bunun sebebini, "İnsanın in*san ile olan ünsiyyeti, onun melek ile olan ünsiyyetinden daha mükemmeldir; binaenaleyh, ALLAH'ın hikmetine göre, bu ünsiyyetin daha müKemmel olması için, insanlar Bunun böyle olduğu sabit olunca, bu sebep, cinler hakkında da söz konusudur. Bi*naenaleyh, cinlerin peygamberinin de cinlerden olması gerekir.
2) Ekseri ulemânın görüşü olup, buna göre, cinlerden kesinlikle peygamber gelmez..
Peygamberler ancak, insanlardan olur. Bu görüşün izahı hususunda, "icmâ bulunduğu" iddiasından başka, hiçbir delil görmedim...
"İcmâ'ın bulunduğu" da söylenemez; çünkü, ihtilaf bulunuyorken, icmâ nasıl tahakkuk edebilir ki? Bu husus*ta "Muhakkak ki ALLAH, Adem'i, Nuh'u, İbrahim hanedanını, İmrân ailesini, alemlerin üzerine mümtaz kıldı..." (Al-i Imran, 33) ayetiyle istidlalde bulunmak mümkündür.
Alimler, burada (Ali Imran, 33) bahsedilen "ıstıfâ" (seçme, mümtaz kılma) tabiri ile, sadece nübüvvetin kastedildiği hususunda ittifak etmişlerdir. Binaenaleyh, nübüvvetin sadece o kimselere tahsis edilmiş olması gerekir. Ama Dahhâk'ın, bu ayetin zahirine tutunmasına gelince, bu hususta şu açılardan söz edilebilir:
a) ALLAH Teâlâ, "Ey cin ve ins toplu*luğu, içinizden (....) peygamberler gelmedi mi size?" buyurmuştur.
Bu, cinlerin ve insanların peygamberlerinin, bu müşterek topluluğun kısımlarından bir kıstm ol*masını gerektirir. Peygamberler insanlardan olunca, peygamberler o topluluğun kısımlarından bir kısım olmuş olurlar. Binaenaleyh bu kadar bir izah, lafzı zahirine hamletme hususunda yeterli olur. Âyetin zahirinden, cinlerden de peygamber gel*miş olduğunun kabulü gerekmez.
b) Şöyle denilmesi de uzak bir ihtimal sayılamaz:
Peygamberler, insanlar*dandır.
Ancak ne var ki Cenâb-ı Hak, cinlerden bir topluluğun kalelerine, peygam*berlerin irşadını dinleme arzusu düşürmüş, böylece onlar peygamberlerin sözlerini dinlemiş, sonra kendi kavimlerine gelmiş, peygamberlerden duyup dinledikleri şeyle*ri haber vermişler ve duydukları şeylerle onları inzar etmişlerdir
. Nitekim Cenâb-ı Hak, "Hani cinlerden bir taifeyi, Kur'ân dinlemeleri için sana (doğru) yöneltmiştik" {Ahkâf, 29) buyurmuştur. Binaenaleyh o cinler, elçilerin (peygamber*lerin) elçileri olmuş olurlar, böylece de ALLAH'ın elçileri olurlar.
Bunun böyle ol*duğunun delili, ALLAH Teâlâ'nın, Hz. İsa'nın elçilerini, bizzat kendisinin elçileri ola*rak gösterip, "Biz o zaman onlara iki elçi göndermiştik" (Yasin. 14) buyurmastdır.
Bu hususta sözün özü şudur:
ALLAH Teâlâ bu âyet ile , kâfirleri azarlayıp sustur-muştur. Çünkü O, bütün herkese müjdeleyici ve korkutucu olarak peygamberler göndermekle, hertürtü mazeret kapısını kapatmıştır.
Binaenaleyh işte bu yolla her*kese müjde ve inzar (korkutma-ikaz) ulaşınca, hertürlü mazeret ve bahaneyi kaldırma maksadı gerçekleşmiş olur. Böylece de bizzat maksadın kendisi meydana gelmiş olur.
c) Vahidî şöyle demiştir:
"ALLAH Teâlâ, "içinizden peygamber*ler..." buyruğu ile "siz iki topluluktan birinizden..." manasını kastetmiştir ve bu biri*si, "İnsan cinsi"dir. Bu tıpkı, "O iki denizden inci ve mercan çıkar" (Rahman, 22) ayetinde olduğu gibidir. Bu âyet, "O iki denizin birinden (...)" demektir ve o da, tatlı olmayıp tuzlu olan denizdir."
Bil ki ilk iki izahta, ayetin zahirî manasını bırakmaya ihtiyaç kalmamaktadır. Ama üçüncü izah, ayetin zahirinin bırakılmasını gerektirmektedir. Ama ayrı bir delil bulunmadığı müddetçe, ayetin zahirini bırakma cihetine gidilmez.
"Size ayetlerimi nakleden.." buyruğundan maksad, "ge*rek okuma ve gerekse açıklama sureti ile delillere dikkat çekme" manasıdır.
Âyetteki, "Bu gününüzün gelip çatacağını inzar ederek haber veren.." buyruğu O peygamberler sizi, bu günün azabı hususunda uyarırlardı" demektir. Binaenaleyh bütün mahlûkât o esnada, iliraf etmekten başka çare bulamazlar ve bundan dolayı da, "kendi aleyhimize şahidlik ederiz" derler
(Allah) ki gökten, suyu bir ölçüye göre indirmiştir. (İndirdiğimiz) bu su ile ölü bir memlekete can verdik. İşte siz de böylece (diriltilip) çıkarılacaksınız.
(Zuhruf, 11)
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz! (TEKVİR 28-29)
33. 56. Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey mü'minler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.
Osman_61
29.07.2007, 21:07
Ve men haffet mevazinühu fe ülaikellezine hasiru enfüsehüm bima kanu bi ayatina yazlimun
Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse işte onlar âyetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.
A’râf,7/9
GÜNÜN AYETİ
Senin Rabbin, evet O'dur kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilen. Ve O'dur kimin doğruya ve güzele kılavuzlandığını en iyi bilen.
KALEM 7
3:90. İnandıktan sonra kâfirliğe sapıp sonra inkârcılıkta daha da ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. Ve işte onlar, sapıkların ta kendisidirler.
3:149. Ey iman edenler! Eğer kâfirlere uyarsanız, gerisin geriye (eski dininize) döndürürler de, hüsrana uğrayanların durumuna düşersiniz.
3:118. Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.
RUSDUNE ERINCEYE KADAR, YETIMIN MALINA EN GUZEL SEKLIN DISINDA BIR SURETTE YAKLASMAYIN.
OLCUYU, TARTIYI TAM VE DOGRU YAPIN! BIZ HIC KIMSEYE GUCUNUN YETTIGINDEN FAZLASINI YUKLEMEYIZ.
HAKKINDA KONUSTUGUNUZ KIMSE , AKRABANIZ BILE OLSA , YINE DOGRUYU SOYLEYIN.
ALLAH'A VERDIGINIZ AHDI TUTUN! ISTE DUSUNUP TUTASINIZ DIYE ALLAH SIZE BUNLARI EMRETTI.
EN'AM SURESI/152. AYET
GÜNÜN AYETİ
Ve onlar, Allah'ın dilediği dışında, öğüt alamazlar. Sakındırmaya ve affetmeye ehil olan O'dur. MÜDDESSİR 56
Dosdoğru giden yola ilet bizi... Kendilerine nimet verdiklerinin, üzerlerine gazap dökülmemişlerin, karanlık ve şaşkınlığasaplanmamışların yoluna...FATİHA 6-7
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz! TEKVİR 28-29
İçine ürperti düşen, öğüt alacaktır. okutacağız da artık unutmayacaksın. A'LA10
Kim Allah huzuruna iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katI vardIr.
Kim de kötülükle gelir ise sadece getirdiğinin dengi ile cezalandIrIlIr.
Onlar haksIzlIğa uğratIlmazlar.
Kur’an-I Kerim / En’am Sûresi-160.ayet
Süre: Al-i İmrân Sûresi ( 3 )
Ayet No: 17
3 . 17. Sabreden, dürüst olan, huzurda boyun büken, hayra harcayan ve seher vaktinde Allah'tan bağış dileyenler (içindir).
GÜNÜN AYETİ
Senin Rabbin, evet O'dur kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilen. Ve O'dur kimin doğruya ve güzele kılavuzlandığını en iyi bilen.
KALEM 7
İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar.
BAKARA-25
GÜNÜN AYETİ
Şu bir gerçek ki, yeni bir oluşa koyulmak üzere geceleyin kalkan, yer tutma bakımından daha güçlü, söz bakımından daha etkilidir.
MÜZZEMMİL 6
GÜNÜN AYETİ
Ve onlar, Allah'ın dilediği dışında, öğüt alamazlar. Sakındırmaya ve affetmeye ehil olan O'dur.
MÜDDESSİR 56
KiTAP, YALNIZ BiZDEN ONCEKi iKi TOPLULUGA (YAHUDiLERE VE HiRiSTiYANLARA) iNDiRiLDi. BiZ ONLARIN OKUMALARINDAN HABERSiZ iDiK" DEMEYESiNiZ, YAHUT, "EGER BiZE KiTAP iNDiRiLSEYDi, BiZ ONLARDAN DAHA COK DOGRU YOLDA OLURDUK" DEMEYESiNiZ, DiYE BU KUR'AN'I iNDiRDiK. iSTE SiZE RABBiNiZDEN ACIKCA BiR DELiL, BiR HiDAYET VE BiR RAHMET GELDi. ARTIK ALLAH'IN AYETLERiNi YALANLAYAN VE (iNSANLARI) ONLARDAN CEViREN KiMSEDEN DAHA ZALiM KiMDiR!? iNSANLARI AYETLERiMiZDEN ALIKOYMAYA KALKISANLARI, YAPMAKTA OLDUKLARI ENGELLEMEDEN DOLAYI AZABIN EN KOTUSU iLE CEZALANDIRACAGIZ.
EN'AM SURESi 156-157
SİZ SEVDİĞİNİZ ŞEYLERDEN ALLAH İÇİN HARCAMADIKÇA ASLA İYİLİĞE NAİL OLAMAZSINIZ. SADAKA NAMINA NE VERİRSENİZ ŞÜPHESİZ ALLAH ONU ÇOK İYİ BİLİR.
AL-İ İMRAN/92
:-025 :-025 :-025
Süre: Yunus Sûresi ( 10 )
Ayet No: 19
<<< İnsanlar sadece bir tek ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili) Rabbinden bir söz (ezelî bir takdir) geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilirdi (Derhal azap iner ve işleri bitirilirdi)>>> :-025 :-025 :-025
BismillahirRahmanirRahim
Hani Rabbin, Musa'ya: "Git o zalimler topluluğuna, Fir'avun'un halkına! Hala onlar, azabımdan sakınıp kulluk etmeyecekler mi?" diye nida etmişti. (şuara:10-11)
Senin Rabbin, evet O'dur kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilen. Ve O'dur kimin doğruya ve güzele kılavuzlandığını en iyi bilen. KALEM 7
_-HaSBiHaL-_
22.08.2007, 09:09
İman edip salih ameller işleyenler, namaz kılanlar ve zekat verenler varya, mükafatları Rableri katındadır.Onlara korku yoktur, onlar üzüntüde çekmezler.(Bakara 277)
Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Allah'a ve Resulüne itaat edin. Ey ehl-i beyt! Allah sizden, ancak günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti düşünün. Şüphesiz Allah, her şeyin iç yüzünü bilendir, her şeyden haberdardır." (Ahzab S.:33 - 34)
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz! TEKVİR 28-29
Benliğini arındıran/zekât veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir. A'LA 14
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur. LEYL 19
O halde, sen de Rabbin için namaz kıl ve göğsünü gererek dimdik dur/sağ elini sol elinin üzerine koyup kıyam et/namazı vakti girer girmez kıl/kavrayışını bilgi ile derinleştir/eti yenecek hayvan kes! KEVSER 2
Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs-eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir. (16/14)
Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz. (4/162)
Eğer şükrederseniz, size verdiğim nimetleri kesinlikle artırırım. Buna karşılık eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphe yok ki, azabım pek ağırdır.r1; (İbrahim; 7)
Benliğini arındıran/zekât veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir. A'LA 14
Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran, apaçık belgeleri (kapsayan) Kur'an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah size kolaylık diler zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah'ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz. (2/185)
Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız o size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.ENFAL SR AYET 29
semenulcennet
09.09.2007, 12:21
Size verilen ne varsa hep dünya hayatının geçici metaıdır.Allah'ın yanında,ahirette olan nimetler ise iman edenler ve Rab'lerine güvenenler için hem daha değerli,hemde devamlıdır.
ŞURA SR. AYET:36
semenulcennet
10.09.2007, 13:52
Ey insanlar! Allah'ın vadi elbette gerçektir,öyleyse sakın dünya hayatı sizi aldatmasın;o çok hilekar şeytan da Allah'ın kerem ve merhametini ileri sürerek sizi aldatmasın.
FATIR SR. AYET:5
<<"Ey iman edenler!
Oruc sizden önce gelip gecmis ümmetlere yazIldIgI gibi, sizin
üzerinizede yazIldI, farz kIlIndI.
Umulurki korunursunuz..">> (BAKARA S./ 183.Ayet)
Allah, iman edenlere ve salih amel işleyenlere şöyle vaad etmiştir: Onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
( Mâide - 9
Hayir, siz cabuk gecen su dünyayi seviyorsunuz da ahireti birakiyorsunuz.Yüzler varki o gün isil isil parlar, Rabbine bakar.
(Kiyamet Suresi:20-23)
semenulcennet
13.09.2007, 11:06
İman edip,makbul ve güzel işler yapanları Rahman,(hem Allah, hem de mahluklar nezdinde)sevimli kılacaktır.
MERYEM SR.96:AYET
"Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulurki korunursunuz."
Kime uzun ömür versek, onun yaratılışı baş aşağı çevirir, gücünü azaltırız, sonunda ihtiyarlar, zayıflar. Akıllarını kullanmıyorlar mı?(Yasin 68)
semenulcennet
15.09.2007, 14:31
Ey iman edenler! Ruku edin,secde edin, hasılı yalnız Rabbinize ibadet edin, hayırlar işleyin ki felaha eresiniz.
HAC S.R AYET:77
"Ey Resûl-i Ekremim! Benim kullarim "Rabbi-miz uzakta midyr, yakinda midir?" diyerek sana beni sorduklari zaman sen onlara cevap ver ki: Ben onlara pek yakinimdir.
Bana duâ eden kulumun duasyny kabul ederim. Duâ ettiginde benden duâlarinin kabulünü istesinler. Ve bana îman etsinler. Umulur ki onlar îmanlary ve duâlari sebebiyle dogru yola vâsil olurlar ve irsâd olunurlar. "(Bakara Sûresi, 186)
ENFAL/ 2: Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur. LEYL 19
Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.
( A'raf - 55)
“ Rahmân'ın(has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) "Selam!" derler (geçerler);”
( Furkan - 63
semenulcennet
20.09.2007, 17:26
Sabah akşam Rabbinin adını zikret!Gecenin bir kısmın da O'na secde et,geceleyin uzun bir süre de O'na tesbih ve ibadet et.
MURSELAT SR.25-26 AYET
“ Rabbinizin bağışına ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun!”
( Ali İmran - 133)
Allah (c.c) Buyurdu:
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
(Bakara, 148)
Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, onlara bir ayet getirmek için yerde bir tünel açmaya veya göğe bir merdiven dayamaya gücün yetiyorsa (yap). Eğer Allah dileseydi, onların tümünü hidayet üzere toplardı. Öyleyse sakın cahillerden olma. (6/35)
GÜNÜN AYETİ
İçine ürperti düşen, öğüt alacaktır. okutacağız da artık unutmayacaksın. A'LA10
semenulcennet
27.09.2007, 13:14
İnkar edenlerin dünyada Allah'ın hükmünden kaçıp kurtulacaklarını sakın zannetme!
Onların varacakları yer ateştir.Gerçekten ne kötü bir sondur bu!
NUR.sr 57.ayet
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur. LEYL 19
http://www.geocities.com/mevlut1tr/dualar/duaayeti.gif
:-005 :-005 :-005 :-005 :-005 :-005 :-005 :-005 :-005 :-005
..öyle ise emrolundugun gibi dosdogru ol. Beraberindeki tevbe edenler de dosdogru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini asmayin. Süphesiz O, yaptiklarinizi hakkiyla görür" Hud Suresi 112.Ayet-i Kerime.
GÜNÜN AYETİ
O halde, sen de Rabbin için namaz kıl ve göğsünü gererek dimdik dur/sağ elini sol elinin üzerine koyup kıyam et/namazı vakti girer girmez kıl/kavrayışını bilgi ile derinleştir/eti yenecek hayvan kes! KEVSER 2
Bismillâhilazîm ve'l hamdülillâhi alâ dini'l Islâm.
"Allah insanlara hiç zulmetmez, fakat insanlar kendi kendilerine zulmederler." Yunus 44
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Ey Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır, ayaklarımızı sabit kıl ve kâfir topluluğa karşı bizi muzaffer eyle!”
(bakara-250)
"Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, dogrunun ve dogruyu egriden ayırmanın açık delilleri olarak kendisinde Kur’an’ın indirildigi aydır. Sizden her kim bu ayda bulunursa oruç tutsun" Bakara, 2/185.
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, dogrunun ve dogruyu egriden ayırmanın açık delilleri olarak kendisinde Kur’an’ın indirildigi aydır. Sizden her kim bu ayda bulunursa oruç tutsun" Bakara, 2/185.
Artemistr
04.10.2007, 20:16
Aynı ayet iki kere yazılmış.
GÜNÜN AYETİ
İçine ürperti düşen, öğüt alacaktır. okutacağız da artık unutmayacaksın. A'LA10
GÜNÜN AYETİ
Benliğini arındıran/zekât veren, kurtuluşa gerçekten ermiştir. A'LA 14
GÜNÜN AYETİ
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur. LEYL 19
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz! (TEKVİR 28-29)
GÜNÜN AYETİ
Senin Rabbin, evet O'dur kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilen. Ve O'dur kimin doğruya ve güzele kılavuzlandığını en iyi bilen. KALEM 7
CAN-I CAN
16.10.2007, 13:21
Günün İncisi...
Allahı bolca hatırlayınız...
"Dikkat edin! kalpler ancak Allah'ı zikretmekle mutmain olur!" (Rad 28)
"Yedi gök, dünya ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur. Ne var ki onların tesbihini anlamazsınız." (İsra 44)
"Kafir olanlar diyorlar ki, Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? De ki, kuşkusuz Allah dilediğini saptırır. Kendisine yöneleni hidayete erdirir. (İşte onlar) iman edenler ve gönülleri Allah'ın zikriyle sükunete erenlerdir. Biliniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla sükûnet bulur." (Rad 27-28)
GÜNÜN AYETİ
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur. LEYL 19
*~*DeMa*~*
19.10.2007, 00:31
(Şu) muhakkak ki iman edip salih amel işleyenler ve Rab'lerine gönülden boyun eğenler var ya, işte onlar cennet ehlidirler. Onlar orada daimi kalacaklardır.
(hud,23)
tevekkülcü
19.10.2007, 00:54
inşaallah,rabbimin bu kelamına nail olanlardan oluruz :-014 :-014 :-014
Günün Ayeti
Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.
Ancak tevbe edip, iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler hariçtir. Bunlar, cennete, girecekler. Ve hiç bir haksızlığa uğratılmayacaklardır.
MERYEM Suresi: 59-60
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz! (TEKVİR 28-29)
"Ey Resûl-i Ekremim! Benim kullarim "Rabbi-miz uzakta midyr, yakinda midir?" diyerek sana beni sorduklari zaman sen onlara cevap ver ki: Ben onlara pek yakinimdir. Bana duâ eden kulumun duasyny kabul ederim. Duâ ettiginde benden duâlarinin kabulünü istesinler. Ve bana îman etsinler. Umulur ki onlar îmanlary ve duâlari sebebiyle dogru yola vâsil olurlar ve irsâd olunurlar. "(Bakara Sûresi, 186)
CAN-I CAN
25.10.2007, 18:15
"Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey mü'minler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. Ahzâb Sûresi 33/56.
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur. LEYL 19
GÜNÜN AYETİ
İnsan, gerçekten tam bir hüsran içindedir!, İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler müstesnadır. ASR 2-3
CAN-I CAN
30.10.2007, 10:26
9- Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın. Eğer dönerse aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil davrananları sever.
10- Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz.
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz! TEKVİR 28-29
GÜNÜN AYETİ
Şu bir gerçek ki, yeni bir oluşa koyulmak üzere geceleyin kalkan, yer tutma bakımından daha güçlü, söz bakımından daha etkilidir. MÜZZEMMİL 6
:-005Şüphesiz Allah, takva sahipleri ile ve iyilikte bulunanlarla beraberdir. :-005
Nahl Suresi: 128
GÜNÜN AYETİ
İçine ürperti düşen, öğüt alacaktır. okutacağız da artık unutmayacaksın. A'LA10
:-007GÜNÜN AYETİ
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur. (LEYL 19) :-007
Orjinal Yazarı ALIKAN
"Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulurki korunursunuz."
BİR DOST
11.11.2007, 23:53
İMAN EDİP TAKVA YOLUNU TUTANLAR İÇİN,ELBETTE AHİRET MUKAFATI DAHA HAYIRLIDIR
( YUSF SUR: 57)
BİR DOST
12.11.2007, 10:58
"Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey mü'minler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. Ahzâb Sûresi 33/56.
Şu bir gerçek ki, yeni bir oluşa koyulmak üzere geceleyin kalkan, yer tutma bakımından daha güçlü, söz bakımından daha etkilidir. MÜZZEMMİL 6
BİR DOST
13.11.2007, 08:06
Gök gürültüsü Allahı hamd ile tesbih eder.rad-13
-
Ey iman edenler! Allah'ın azabına maruz kalmaktan korunun.
Herkes yarın ahireti için ne gönderdiğine dikkat etsin.
Allah'ın azabına düçar olmaktan korunun.
Çünkü Allah yazptığınız herşeyden haberdardır.
HAŞİR SURESİ:18.ayet
Mü’minler o kimselerdir ki, Allah’ın adı anıldığı zaman kalpleri titrer. Kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır.” (Enfâl, 3)
CAN-I CAN
18.11.2007, 12:25
13- İşte bütün bu hükümler, Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.
14- Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır...
NİSA SÜRESİ...
CAN-I CAN
18.11.2007, 12:27
"Eğer size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz"
(Nisa:31)
"O, öyle bir lütufkardır ki, sizin için yeri bir döşek, göğü bir bina yaptı ve sizin için gökten su indirdi de onunla çeşitli mahsullerden size rızık çıkardı. siz de artık bile bile tutup da Allah'a ortak koşmayın." (Bakara-22)
Bilal-i Habeş
22.11.2007, 10:58
''Kim Allah'in indirdigiyle hukmetmezse iste kafirler onlardir''
''Kim Allah'in indirdigiyle hukmetmezse iste zalimler onlardir''
''Kim Allah'in indirdigiyle hukmetmezse iste fasiklar onlardir''
(El-Maide suresi Ayet; 44-45-47)
Dosdoğru giden yola ilet bizi... Kendilerine nimet verdiklerinin, üzerlerine gazap dökülmemişlerin, karanlık ve şaşkınlığa saplanmamışların yoluna... FATİHA 6-7
Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez.
(Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir.
"Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı
bizi sorumlu tutma.
Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme.
Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma.
Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın.
Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." (amin)
(Bakara suresi 286)
SeYFuLLaH
28.11.2007, 14:23
"Ey İnsanlar! şüphe yok ki, Allah`ın va`di, haktır.Artık sizi bu dünya hayatı aldatmasın ve şeytan da sizi Allah ile
(onun affına güvendirerek) aldatmasın." ( fatır süresi, ayet 5)
Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir. (Hucurat Suresi, 12)
İçinizden, dosdoğru yürümek isteyen için, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz! (TEKVİR 28-29)
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz. (Enbiya Suresi,35)
Sonra bunun ardından siz gerçekten ölecek olanlarsınız. (Mü’minun Suresi, 15)
Gerçek şu ki, sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir. (Zümer Suresi, 30)
Allah sizi yarattı, sonra sizi öldürüyor, sizden kimi de, bildikten sonra bir şey bilmesin diye, ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilir. Şüphesiz, Allah bilendir, her şeye güç yetirendir. (Nahl Suresi, 70)
öMeR_FaRuK
06.12.2007, 12:31
Hiç şüpesiz,iman edip salih (sevabı olan)amel işleyenlere gelince, onlar için (hiç kesilmeyen) mükafat vardır
(Fussılet, 8)
Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez.
(Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir.
"Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı
bizi sorumlu tutma.
Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme.
Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma.
Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın.
Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." (amin)
(Bakara suresi 286)
öMeR_FaRuK
14.12.2007, 13:20
"Bilesiniz ki Allah'ın doslarına
korku yoktur; onlar
üzülmeyecekler de...
Onlar, iman edip takvaya
ermiş olanlardır."
(yunus 62-63)
BİR DOST
15.12.2007, 22:53
"Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik. O hâlde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir. [ Kevser Suresi ]
İMAN EDİP TAKVA YOLUNU TUTANLAR İÇİN,ELBETTE AHİRET MUKAFATI DAHA HAYIRLIDIR
( YUSF SUR: 57)
Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz. (Enbiya Suresi,35)
Sonra bunun ardından siz gerçekten ölecek olanlarsınız. (Mü’minun Suresi, 15)
:-005Şu bir gerçek ki, yeni bir oluşa koyulmak üzere geceleyin kalkan, yer tutma bakımından daha güçlü, söz bakımından daha etkilidir. MÜZZEMMİL 6 :-005
vBulletin v4.0.3, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.