PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Fetih Hakkında



HaKKaNiYeT
26.04.2009, 12:20
İslamda Fetihin yeri nedir?bir ülkenin başka ülkeleri fethetmeleri doğru mudur?veya hangi şartlarda fethetmeleri uygundur.

ebu hanife
27.04.2009, 12:17
ebedi hayat rehberimiz olan KUR'AN azimuşşan'da zikredilen bir ayeti kerimede Cenab-ı Hak şöyle buyurur "Fitne ortadan kalkıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vaz geçerlerse bilin ki düşmanlık ancak zalimlere karşıdır. (Bakara 193)

(ayeti fazla açamıyorum,uzamamasından ötürü)
bu ayet-i kerime sorunuzun cevabına ışık tutmaktadır.şöyleki..

sizin bir bahçeniz var.ve o bahçenizin sahibi olarak,oranın idaresinin kendi elinizde olmasını ve onun tasarrufununda yine kendi elinizde olmasını istersiniz.bir başkasının bahçenizde saltanat sahibi olmasına asla musade etmez ve bahçenizde saltanak kurmak isteyenlerle mucadele etmeye koyulursunuz..

yeryüzü allah'(cc)ındır.yani allah'ın(cc) bir bahçesidir.işte aynı şekilde (örnekteki gibi) yeryüzünün saltanatı da allah'a(cc) aittir.çünkü tek HAkimiyet YANLIZ ALLAH'(cc)INDIR.

aynı misaldeki gibi, siz nasıl kendi bahçenizde başka saltanatlara yer vermek istemiyorsanız, allah(cc)'de kendi bahçesi olan yeryüzünde ,kendisinden başka bir hakim/saltanat kabul etmez.ve aynı sizin gibi saltanat sahibi olmak isteyenlerle mucadele eder.

bu mucadeleyi aynı şekilde, kendi askerlerinede emreder.

hasılı kelam, "içerisinde allah'ın emir ve yasaklarının uygulanmadığı,allah'a(cc) şirk koşulduğu beldelerle mucadele etmek ve allah'ın hükmünün uygulanması için ,bu durumdaki beldeleri fethetmek farzdır.."allah'ın(cc) bir bahçesidir.işte aynı şekilde (örnekteki gibi) yeryüzünün saltanatı da allah'a(cc) aittir.çünkü tek HAkimiyet YANLIZ ALLAH'(cc)INDIR.
aynı misaldeki gibi, siz nasıl kendi bahçenizde başka saltanatlara yer vermek istemiyorsanız, allah(cc)'de kendi bahçesi olan yeryüzünde ,kendisinden başka bir hakim/saltanat kabul etmez.ve aynı sizin gibi saltanat sahibi olmak isteyenlerle mucadele eder.

bu şekildeki feth hak olan fetihtir.mekke'nin fethi gibi.

ancak bu amaç dışında, dunyevi bir amaçla bir ülkenin,başka bir ülkeyi feth'etmesi doğru değildir.buna ancak zülüm denir.
örneğide çoktur şuan da..

dikkat ederseniz ayette zikredilen "din" kelimesinden kasıt "allah(cc)'ın emir ve yasaklarına itaattir"..

buradan da anlaşılıyor ki, "allah'ın emir ve yasaklarının uygulanmadığı beldelerin fethedilmesi zorunludur"..

selametle..

İLAHİ_ASK
27.04.2009, 12:47
:-055:-032

karaşahin
28.04.2009, 15:08
BİSMİHİ TEALA

Bu hususta ki genel kaideler şu şekildedir.

İslâm hukukunda cihad'ın ne zaman farz olacağı hususu incelenirken 3 ana koşul olduğu görülür.

1) Savaş sırasın da iki ordu karşı karşıya geldiği zaman orada bulunan bir müslümanın kaçması caiz değildir.

2) Kafirler müslüman bir ülkeyi istila ettiklerin de orada ki müslümanların savaşması farz olur.

3) İmam'ın (devlet başkanının) müslümanların bir maslahatı için nefiri amm (genel seferberlik) çağrısı yaptığın da. (fethu'l kadir, c:4, sh: 278)

Bunun dışında eğer imam bir ülke ile muvâdaa (ateşkes) veya müsâleme (sulh antlaşması) yapıldı ve karşılıklı eman (birbirlerinin ülkelerine girilmesi) antlaşması yapıldı ise bu antlaşmanın bozulabilmesi için eğer bir süre ile sınırlandırıldı ise o sürenin bitmesi veya karşı taraftan antlaşmanın ihlal edildiğinin bilinmesi veya imamın bir maslahattan dolayı antlaşmayı bozması gerekir.

Eğer bir sebebten dolayı sulh antlaşması biter ise cumhur ulemaya göre karşı tarafa islâm'a girmeleri için tebliğ yapılır. (Maverdi, ahkamü's-sultaniye) Zira peygamber (Sallاللهu aleyhi ve sellem) davette bulunmadıkça hiç bir kavim ile savaşmamıştır. (nasbur-râye)

Eğer tebliği (daveti) kabul etmezlerse cizye vermeleri istenir bunu kabul ederlerse savaş yapılmaz. Eğer kabul etmezlerse o zaman savaş kaçınılşmaz olur.

Hanefi uleması ‘’ Müşriklerle ve kâfirlerle yapılması emredilen cihad’ın sebebi; onların Müslümanlara karşı savaş açmış olmalarıdır. Dolayısıyla cihad; kâfirlerin meydana getirdiği fesadı ortadan kaldırmak ve mukavemetlerini kırmak için meşru kılınmıştır.’’ ( Fethu’l kadir, c: 4 Sh: 280) buyurmak suretiyle cihadın hikmet ve sebebini izah etmişlerdir.



إِلَّا ٱلَّذِينَ عَـٰهَدتُّم مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ثُمَّ لَمۡ يَنقُصُوكُمۡ شَيۡـًٔ۬ا وَلَمۡ يُظَـٰهِرُواْ عَلَيۡكُمۡ أَحَدً۬ا فَأَتِمُّوٓاْ إِلَيۡهِمۡ عَهۡدَهُمۡ إِلَىٰ مُدَّتِہِمۡ*ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُتَّقِينَ
''Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden (antlaşma şartlarına uyan) hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar (bu hükmün) dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayınız. الله (haksızlıktan) sakınanları sever.'' (Tevbe / 4)

Ayeti kerimesi ile antlaşma bitmediği müddetce savaş açılması caiz görülmemektedir. Yapılan sulh antlaşmasının Hanefi ve Hanbeli ulemasına göre belli bir sınırı yoktur. Bu on yılda olabilir veya imam maslahat görürse daha fazla da sulh yapabilir.