PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Delili bilmeden fetva ile amel etmek ?



Mollakasım
26.03.2009, 11:14
Doğrusu bu 'fetvaların delilini sunmak' konusu beni öteden beri meşkul eder ve fetva kitaplarında alimlerin neden delili yazmadığını düşünür dururdum.. Sonra öğrendimki meğer bu halk delili dinlese kendi aklıyla yorumlar ve alimin gösterdiği neticeden farklı sonuca varmak (YANİ MÜÇTEHİTİÇİLİK YAPMAK) ihitmali varmış hemde çokça vaki imiş..

Bu sebeple Bayram hoca merhum delil soran avama hiddetlenir ve asla delilden anlamayan usulü fıkıh bilmeyene ayet hadis sunmazdı..

Ene-Zerre
04.05.2009, 19:37
Doğrusu bu 'fetvaların delilini sunmak' konusu beni öteden beri meşkul eder ve fetva kitaplarında alimlerin neden delili yazmadığını düşünür dururdum.. Sonra öğrendimki meğer bu halk delili dinlese kendi aklıyla yorumlar ve alimin gösterdiği neticeden farklı sonuca varmak (YANİ MÜÇTEHİTİÇİLİK YAPMAK) ihitmali varmış hemde çokça vaki imiş..

Bu sebeple Bayram hoca merhum delil soran avama hiddetlenir ve asla delilden anlamayan usulü fıkıh bilmeyene ayet hadis sunmazdı..


İmam Ebu Hanife(r.h.) şöyle buyurmuştur:

Bir kimsenin nereden aldığımızı bilmeden bizim sözümüzü alması (onunla amel etmesi) helal olmaz.

Bir rivayette de: “Benim delilimi bilmeyen bir kimsenin sözlerimle fetva vermesi haramdır.”

“Çünkü biz beşeriz. Bugün bir söz söyler, yarın ondan geri dönebiliriz."

Mollakasım
04.05.2009, 21:53
İmam Ebu Hanife(r.h.) şöyle buyurmuştur:

Bir kimsenin nereden aldığımızı bilmeden bizim sözümüzü alması (onunla amel etmesi) helal olmaz.

Bir rivayette de: “Benim delilimi bilmeyen bir kimsenin sözlerimle fetva vermesi haramdır.”

“Çünkü biz beşeriz. Bugün bir söz söyler, yarın ondan geri dönebiliriz."
Bu sözler yinede avama değil, az çok ilimden fıkıhtan anlayana. hatta hocalarımız dediler bu sözlerin muhatabı müçtehitlerdir. özellikle söylendiği zaman ve zemini göz önüne alırsanız dediğimi daha iyi anlarsınız. sonra halep ordaysa arşın burda al sana delil: la tehillü limraetin tüminu billahi vel veymil ahirati en tusaifre mesirete selasete eyyamin ve leyaliha ve leyse zimahremin.. Şimdi ya bunu anlayacak kadar bir arapça bilecek ve tefekkuh edecek kadar ilimi usul-u fıkıh ve delili diğer edille üzerine tercih için bir dainin bulunduğunu bilecek ve tercih edeceksin yada aval aval bakacaksin. Birincisi alim ikincisi avam ve cahilin tavrı.

Şimdi avam delili bilmedi anlamadıysa bu fetvayı alamaz harammıdır.. ne münasebet!!

RACİ
04.05.2009, 22:05
Bu yazılanlar soruya cevap değil, tercume halınde yazarsanız anlaşılabılır diye düşünüyorum.

İHVAN
04.05.2009, 22:21
burada neyi tartıştığınızı anlayaadım desem bana kızarmısınız?:)
ben sohbetlerde vaazlerde hocaların birşeyi isbat etmek için ayet,hadis ve kıssalarla desteklediğini biliyorum...
burada kastınız bumu onu anlayamadım...

Mollakasım
04.05.2009, 23:14
Bak kardeşim, ayet ve hadisi vaaz için teberrük için öğüt için okur kullanabilirsiniz. ama istinbata gelince orda durursunuz. çünkü istinbat müçtehidin yetikisinde

RACİ
04.05.2009, 23:21
Kısacası ben fetva hocası değilim diyorsunuz yani

Mollakasım
04.05.2009, 23:49
Kısacası ben fetva hocası değilim diyorsunuz yani
Hayır fetva hocası istinbat yapamaz ahkamı fıkhiyyeyi edille-i şeriyyeden istinbat edemez... O ancak hazır çıkartılmış hükmü ilgili şahsa ulaştırır.. bir nevi postacıdır. yada şimdiki doktorlar gibidir. hangi ilaç hangi hastaya lazım onu bilir verir.. ancak o ilacı yapamaz. O ilacı yapmak basit bir doktorun işi değil. koca bir kimyahane gerekir mahir ve uzman kimyagerler ve büyük bir çaba, uzun araştırmalar tetkikler tahliller.. biraz da Allah vergisi ilham gerekir.. Müçtehitlik işte bundan daha da zor ve muazzamdır

Yada fetva hocası (müfti) hakime, müçtehit ise anyasa mahkemesi üyelerine benzemekte.. tedebber

İHVAN
05.05.2009, 10:31
Bak kardeşim, ayet ve hadisi vaaz için teberrük için öğüt için okur kullanabilirsiniz. ama istinbata gelince orda durursunuz. çünkü istinbat müçtehidin yetikisinde

yani ictihat melekesi olmayan hiç kimseye istinbad için ayet ve hadis söylemiyoruz....:-022

usulu fıkıh kitabında(elveciz-i fi usulul fıkhı) ya hiç böyle bi ibare okumadım yada gözden kaçırdım...
bu bilginin kaynağını öğrenmek istesem...:)

Mollakasım
05.05.2009, 11:10
yani ictihat melekesi olmayan hiç kimseye istinbad için ayet ve hadis söylemiyoruz....:-022evet muhataplarımza ayet ve hadisleri o fıkhı onlardan çıkarsınlar için okumuyoruz, bilakis maksadımız çıkartılmış kesin fıkhi bilgilerin dayanağının işte bu vahyi deliller olduğunu bildirmek ve böylece muhatabın fetvayı kabul ve onunla amelini teşvik etmek..


usulu fıkıh kitabında(elveciz-i fi usulul fıkhı) ya hiç böyle bi ibare okumadım yada gözden kaçırdım...
bu bilginin kaynağını öğrenmek istesem...:)

Madem ilmi usul-u fikih okuyorsun bak o ilmin tedvin sebebi zaten başlı başına bu manayı yani içtihadın ancak dil bilen tefsir bilen hadis bilen asar bilen ve usul bilen müçtehitlerin işi olduğunu açıklamaktır. Ayrıca bir ibareyle yazmasına ne gerek var !?

Sana bir soru İhvan, usulu fıkıh okumanın gayesi nedir ? Okuyunca senin ne işine yarayacak ?

İHVAN
05.05.2009, 19:31
evet muhataplarımza ayet ve hadisleri o fıkhı onlardan çıkarsınlar için okumuyoruz, bilakis maksadımız çıkartılmış kesin fıkhi bilgilerin dayanağının işte bu vahyi deliller olduğunu bildirmek ve böylece muhatabın fetvayı kabul ve onunla amelini teşvik etmek..


Madem ilmi usul-u fikih okuyorsun bak o ilmin tedvin sebebi zaten başlı başına bu manayı yani içtihadın ancak dil bilen tefsir bilen hadis bilen asar bilen ve usul bilen müçtehitlerin işi olduğunu açıklamaktır. Ayrıca bir ibareyle yazmasına ne gerek var !?

Sana bir soru İhvan, usulu fıkıh okumanın gayesi nedir ? Okuyunca senin ne işine yarayacak ?

Sayın Mollakasım hocam;sorunuzu daha sonra yanıtlıcam inşAllah.
ben bu kitabı araştırıp bulup okumadım.
son sene icazet alıcak grubun ders programında vardı
bizde grupça ders olarak yaptık bunu hiç birşey sorgulamadan.
lime la helakun dendi bize bizde semina ve eda'na dedik.
ama bu ilmin bana kattığı çok şey var
keşke o yoğun tempo içinde zaman elverseydide daha derinlemesine inerek ney- neden-niçin bilerek yapsaydık.
ama taktiri ilahi bu yöndeymiş.:)

Ene-Zerre
06.05.2009, 22:39
Bu sözler yinede avama değil, az çok ilimden fıkıhtan anlayana. hatta hocalarımız dediler bu sözlerin muhatabı müçtehitlerdir. özellikle söylendiği zaman ve zemini göz önüne alırsanız dediğimi daha iyi anlarsınız. sonra halep ordaysa arşın burda al sana delil: la tehillü limraetin tüminu billahi vel veymil ahirati en tusaifre mesirete selasete eyyamin ve leyaliha ve leyse zimahremin.. Şimdi ya bunu anlayacak kadar bir arapça bilecek ve tefekkuh edecek kadar ilimi usul-u fıkıh ve delili diğer edille üzerine tercih için bir dainin bulunduğunu bilecek ve tercih edeceksin yada aval aval bakacaksin. Birincisi alim ikincisi avam ve cahilin tavrı.

Şimdi avam delili bilmedi anlamadıysa bu fetvayı alamaz harammıdır.. ne münasebet!!

Müçtehid zaten taklid etmez,nerden çıktı müçtehide olduğu?Büyük imam kör taklidçilik yapmayın diyor.[Kör taklidçilik ayrı,taklidçilik ayrıdır.]

Ben cumhur-u muhaddisinin verdigi sahih fetvayla amel ederim.Mesela Ref'ul yedeyn sünneti 50 sahabeden mütevatiren gelmiştir,buna rağmen bu sünneti kimse terkedemez.Şimdi denecek aleyhe rivayet de var.

İbn Huzeyme‟den şöyle rivayet olunmuştur:

"Rasûlüllâh (sallallahu aleyhi ve sellem)‟den birbirine zıt iki sahih hadisin rivayet edildiğini bilmiyorum. Kimin yanında böyle bir rivayet varsa getirsin bana da aralarını telif edeyim."

Vesselam.

Mollakasım
07.05.2009, 03:59
Müçtehid zaten taklid etmez,nerden çıktı müçtehide olduğu?Büyük imam kör taklidçilik yapmayın diyor.[Kör taklidçilik ayrı,taklidçilik ayrıdır.]..Müçtehid taklit etmez.. Buna delilin nedir ? Bir ayet veya hadis getirebilirmisin ? Evet bizde müçtehit taklit etmez edemez diyoruz ancak kimseden delilsiz söz almayan senden bir dinleyelim bakalım şu sözü hangi delile dayanarak almışın !? acele et zira ancak cevabından sonra konuya devam edeceğim.

darulbeka
07.05.2009, 05:12
:-046 ene-zerre kardeşim çok güzel bir kaynak vermişsin

Ene-Zerre
07.05.2009, 14:40
Müçtehid taklit etmez.. Buna delilin nedir ? Bir ayet veya hadis getirebilirmisin ? Evet bizde müçtehit taklit etmez edemez diyoruz ancak kimseden delilsiz söz almayan senden bir dinleyelim bakalım şu sözü hangi delile dayanarak almışın !? acele et zira ancak cevabından sonra konuya devam edeceğim.

Müçtehid de mukabilindeki de ilmen aynı durumdadır,ikisi de ictihad yapabilecek kapasitededir.Taklid ise cehalettendir,mendup degildir,,zemmedilmiştir,seleften taklide şevk veren,sevk eden herhangi bir rivayet yoktur,aslolan rivayeti bilip ittiba etmektir.


Vesselam.

Mollakasım
07.05.2009, 15:01
İfadelerin içindeki ayet hadisi göremedim ? İslamda bir şeyin yasak olması için yasaklayıcı bir delil gerekir, nerde delilin?

MİRAC
07.05.2009, 15:18
:-083:-083:-083 Bakalım sonuç nereye varacak

Ene-Zerre
07.05.2009, 23:58
İfadelerin içindeki ayet hadisi göremedim ? İslamda bir şeyin yasak olması için yasaklayıcı bir delil gerekir, nerde delilin?

"Herhangi bir hususta nizaya/ihtilafa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından en güzelidir"[Nisa,59]

Sarih ve kat'iyyüd delalet nas bulunan mes'eleye zaten içtihad giremez...Bunun dışındakiler ise içtihada açık olabilirler.İhtilaf var ise,kitap ve sünnete arz edilir.Avam zaten bu arz işini yapamaz,özrü olduğundan onun işi ulemaca delili daha kabul görene ittibadır..Bu mevzu dışıdır..

Müçtehid ise arz işini yapabilir,hakkıdır,onun özrü yoktur,çünkü taklid zemmedilmiştir.Binaenaleyh bir müçtehidi taklid etmesinin manası,izni yoktur.

Mollakasım
08.05.2009, 00:26
Bu ayeti celile evet müçtehidin Allah ve Rasulünee itisamını istilzam eder, müçtehid bir diğer müçtehide uyamaz taklid edemez hükümünü ise ihtiva etmemektedir. Zira siz bu hükmü mezkur delilin mefhumu muhalifinden istifade etmek durumundasınız, halbuki usul kaidesidir mefhumu muhalif her zaman sadık olmaz.

Hem Ashabı Kiramın hallerine bakarsanız her biri diğerinin reyine müracat etmiş olduğu görülmektedir. Sonra bu ayeti kerime yukardaki hükmü gerektirse müçtehit kişiler münakaşalı meselelerinin halli için mahkemede kadıya müracat edemezlerdi...

Hasılı kelam.. dava sakıt oldu, çünkü benim kastım müçtehit olmayan avamın müçtehitlerden fıkhi ahkamı delillerini bilmeden almasının caiz olduğunu ifade etmektiki siz bunu şimdi itiraf ederek yukardaki iddanızı nakz ettiniz:


İhtilaf var ise, kitap ve sünnete arz edilir. Avam zaten bu arz işini yapamaz, özrü olduğundan onun işi ulemaca delili daha kabul görene ittibadır

selametle.

Mollakasım
08.05.2009, 00:37
İmam Ebu Hanife(r.h.) şöyle buyurmuştur: Bir kimsenin nereden aldığımızı bilmeden bizim sözümüzü alması (onunla amel etmesi) helal olmaz.

Bir rivayette de: “Benim delilimi bilmeyen bir kimsenin sözlerimle fetva vermesi haramdır.”

“Çünkü biz beşeriz. Bugün bir söz söyler, yarın ondan geri dönebiliriz."


Bu sözler yinede avama değil, az çok ilimden fıkıhtan anlayana. hatta hocalarımız dediler bu sözlerin muhatabı müçtehitlerdir.



...İhtilaf var ise, kitap ve sünnete arz edilir.Avam zaten bu arz işini yapamaz, özrü olduğundan onun işi ulemaca delili daha kabul görene ittibadır..
İhtilaf bulunmayan meseleler aceba kaç tane..!?

Hatta diyoruzki İhtilaf bulunmasa bir meselede yine avam bunu kitabın sarih ifadelerinden çıkaramaz lisan bilmiyor.. yine mazur olduğundan iş aynı kapıya dayandı : Müçtehide itaat ve itiba

Ene-Zerre
08.05.2009, 15:34
Abicigim ben burada söyledigim hiçbir sözde müctehidi taklid haramdır demedim,sözlerimde "kör taklidcilik" zemmedilmiştir dedim.Hem diyorum ki;müctehidi taklid onun delilini bilmekle olur.O da delili izah eden kaynakları okumak ya da beyan eden hocalardan sormak ve ögrenmekledir.Yoksa beleşçilik hiçbir yerde olmadığı gibi İslam'da da yoktur.Hem tercihten bahsettim.Dedim ki;cumhur-u müctehidinin kabul ve amel ettigi delile temessük edilir.

Örnek olarak Re'ful yedeyni verdim.Ehl-i Kufe'nin birkaç müctehidi dışında bunu reddedenler yoktur.Burada bu sünneti muhaddisinden,fakihinden ispat ederim de mevzu bu degil.

Vesselam.

Mollakasım
08.05.2009, 17:22
Demek kör taklitçiliği zemmetin.. hiç gerek yoktu. taklidin körlüsü açık gözlüsü olmaz, taklid ya edersin yada etmezsin.

men kallede alimen lakıyellahe salimen ** bir alimi taklid eden Allaha salimen kavuşur.

Bugün islam ulemasını taklit etmeksizin dini anlamak mümkün değil. ben onların öğretisinden (modern tabirle gelenekten) tecerrüd ederek dini kaynağından öğreniyorum diyenin halt ettiğini düşünüyorum.. zira bu muazzam müçtehitlerin yaydıkları fıkıh dünyanın dört bir yanına yayıldı ve her kulağa her kalbe girdi.. artık kim dini kaynağından da okusa bunların gösterdiği ölçü ve karar üzre bulunacaktır.. üç aşağı beş yukarı..

reful yedeyn meselesine girmeyeceğim, senin niyetin mezhebi ihtilafı palazlamak.. bizim bu namazımız en doğru namazdır Rasulullahın namazı budur. reful yedeyn konusu istersen daha açma zira ben kapattım.

Ene-Zerre
09.05.2009, 00:11
senin niyetin mezhebi ihtilafı palazlamak....Rasulullahın namazı budur..

Maşaالله kalbteki niyete nüfus edebilen ağabeylerim de varmış.:)

Diliyen diledigini yapsın beni alaka etmez ama olmuyan şekliyle "Resulullah'ın namazı budur" demeye kimsenin hakkı yoktur.

Vesselam.

Hakkani
09.05.2009, 01:02
enezerre:
ama olmuyan şekliyle "Resulullah'ın namazı budur" demeye kimsenin hakkı yoktur.Muhterem Salih kardeşim, bir Hanefi kıldığı namazı Rasulullahın namazı bu değil başkaydı itikadıyla mı kılmalı bunu mu diyorsun ? Yada konuşurken itikadında olanı değilde başkasını mı söylesin, iki yüzlülük mü yapsın ? yoksa bir teşkik içinde bilmem belki öyle belkide değildir mi desin ?

Sünnet üzre namaz kıldığına inanan bir müslümanın elbette Rasulullahın s.a.s namazı buydu demeye hakkı var. Nitekim hanefi fıkhınca namaz kılan kişi aynen Rasulullahın kıldığını kılmış olur. İmamı Rabbani mektubatta der: Bana tebeyyün etti ki isabet eden Fakih İmam-ı Azam Ebu Hanifedir. Elhamdülillah

Ene-Zerre
09.05.2009, 14:00
enezerre:Muhterem Salih kardeşim, bir Hanefi kıldığı namazı Rasulullahın namazı bu değil başkaydı itikadıyla mı kılmalı bunu mu diyorsun ? Yada konuşurken itikadında olanı değilde başkasını mı söylesin, iki yüzlülük mü yapsın ? yoksa bir teşkik içinde bilmem belki öyle belkide değildir mi desin ?

Sünnet üzre namaz kıldığına inanan bir müslümanın elbette Rasulullahın s.a.s namazı buydu demeye hakkı var. Nitekim hanefi fıkhınca namaz kılan kişi aynen Rasulullahın kıldığını kılmış olur. İmamı Rabbani mektubatta der: Bana tebeyyün etti ki isabet eden Fakih İmam-ı Azam Ebu Hanifedir. Elhamdülillah

Muhterem Hakkani abi,diyorum ki;

Hanefi fıkhınca namaz kılan Hanefilerin tesbit edebildigi
şekilde namaz kılmış olur.Ya diger müctehidinin tespit ettikleri batıl mıdır?Ya da şöyle mi diyelim:Hem kaldırırdı hem kaldırmazdı!İkisini de aynı anda yapardı(!)Vاللهi bir konuda iki farklı mes'ele olan her fetvada iki müctehidden biri hata etmiştir.Müctehidin hata ettiginde bir ecir alacağına dair hadis-i şerif rivayeti de bunu gösteriyor.

İbn Abdilberr diyor ki:"Şayet bir meselenin zıt iki durumu da doğru olsaydı, selef âlimleri, içtihadlarında, hüküm ve fetvalarında birbirlerinin hatalı olduklarını söylemezlerdi. Mantık, bir şeyin hem kendisinin, hem de zıttının doğru olmasını asla kabul etmez. şair ne kadar güzel söylemiştir: Bir durumda iki zıttın varlığını ispat imkansız şeylerin en çirkin şeklidir.Şayet denilecek olursa ki, İmam‟dan (Malik) gelen bu rivayet madem ki bâtıldır, o zaman İmam neden Mansur'un insanları Muvatta ile amel etmeye mecbur etmesi isteğine karşı çıkmış ve onun bu isteğini yerine getirmemiştir? Derim ki: Bu hususta vakıf olduğum en güzel rivayet İbn Kesir'in şerhu İhtisâr ulûmi'l-hadîste zikretmiş olduğu rivayettir. O da şudur: İmam Malik diyor ki: İnsanlar hadisleri toplamışlardır. Bu yüzden, bizim ulaşmadığımız rivayetlere ulaşmış olabilirler."


Ebû Humeyd es-Sâidî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Kendisi, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Ashâbından on kişilik bir grupla oturuyor idi. Resûlullah'ın namazını zikrettiler. Bunun üzerine:

"Ben içinizde Aleyhissalâtu vesselâm'ın namazını en iyi bilen kimseyim!" "Nasıl olur. الله'a yemin olsun, sen O'na bizden daha çok tâbi olmuş bizden önce onun sohbetine katılmış değilsin!" dediler. O:

"Herşeye rağmen!" deyip (ısrar edince):

"Peki (Efendimizin nasıl namaz kıldığını) arzet görelim" dediler. O da anlattı:

"Aleyhissalâtu vesselâm, namaza kalkınca kollarını omuzları hizasına kadar kaldırırdı. Bütün kemikleri mûtedil şekilde yerlerinde istikrarını bulunca tekbir getirir, sonra kırâatte bulunur, sonra tekrar tekbir getirir, ellerini omuzları hizasına kadar kaldırır, sonra rükûya gider ve el ayalarını dizlerinin üzerine koyar, sonra o durumda mûtedil bir vaziyet alır, başını ne aşağı kırar ne de yukarı kaldırır, sonra başını kaldırıp: "Semi'allâhu limen hamideh (الله kendisine hamdedeni işitir)!" der, sonra ellerini tekrar omuzlarının hizasına kadar mutedil şekilde kaldırır, sonra: "اللهu ekber!" deyip yere eğilir, ellerini yanlarına açar, sonra başını kaldırır, sol ayağını büker, üzerine oturur, secde edince ayaklarının parmaklarını açar, sonra secde eder, sonra: "اللهu ekber!" der, başını kaldırır, sol ayağını büker, her kemik yerine gelinceye kadar sol ayağının üzerine oturur. Sonra aynı şeyleri diğer (rek'at)de yapardı.

Sonra iki rek'ati (tamamlayıp) kalkınca, iftitah tekbirinde olduğu gibi tekbir getirir, ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırır. Sonra aynı şeyleri namazın geri kalan kısmında da yapardı.

Selam vereceği son rek'atin secdesi olunca sol ayağını (mak'adının altından sağ tarafına) çıkarır ve sol tarafı üzerine yere çökerek otururdu."

(Onun bu açıklamasını dinleyince yanındakiler:) "Doğru söyledin, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle namaz kılardı!" dediler."

[Ebû Dâvud, Salât 117, (730-735); Tirmizî, Salât 227, (304, 305),Buhari,Ezân 145).]

Bu hadisi 11 sahabe rivayet etmiş gibidir.

Hakkani
10.05.2009, 00:05
Hanefi fıkhınca namaz kılan Hanefilerin tesbit edebildigi
şekilde namaz kılmış olur.Hayır! Biz hanefiler İmamı azam Ebu Hanife hazretlerinin tesbit ettiği üzre Rasulullahın kıldığı namazı kılmış oluyoruz, ve çok memnunuz, kalbimiz tam bir inşirah ve itmi'nanla ibadetlerimizi yapmaktayız. Müstekim din de bu değilmi !? Huz ma safa da' ma keder..

Hanefi fıkhının çok yerde olduğu gibi ibadette de isabetli olduğunu düşünüyorum. ve hatta reful yedeyn meselesinde. tahrime de ellerimizi kaldırırız başka da kaldırmayız. Bak tahrime tekbiri diğer tekbirattan farklı olsun değilmi !! İşte bu da sana delili akli ;)

Mollakasım
11.05.2009, 06:57
Ben cumhur-u muhaddisinin verdigi sahih fetvayla amel ederim.Mesela Ref'ul yedeyn sünneti 50 sahabeden mütevatiren gelmiştir,buna rağmen bu sünneti kimse terkedemez.Şimdi denecek aleyhe rivayet de var.
Cumhuru muhaddisinin verdiği fetva denen bir olgu yoktur. muhaddisler fetva vermezler, nerde kaldıki cumhurunun verdiği fetvalar olsun. Fetva verene artık muhaddis değil fakih denir. ve elbette bir fakihin fetvalarıyla amel etmeli yada o fetvayı verebilecek bir konuma sahip olmalı mesela bir Ali Haydar efendi bir Said Nursi efendi kadar ve hatta daha ileri düzey bir ilme sahip olmak lazım..

Hasılı kardeşim, henüz ıstılahları dahi tam bilmediğinizi düşünüyorum. Bu hususta kim aklınıza girmişse emin olun size hayırlı bir şey telkin etmemiş. İmamı Rabbani Mevlana Ali haydarların Bediüzzamanalrın mezhebin dışına adım atmadıkları göz önüne alındığında sizin bu hevesinizin fazla cüretkar olduğu aşikardır.

Ene-Zerre
11.05.2009, 11:53
Fetva:"Sorulan İslâmî bir soruya yetkili bir kimsenin verdiği cevap..."..Bir muhaddisin bir hadise verdigi hüküm fetvasıdır.

الله (http://www.istikamet.eu/showthread.php?p=173185#post173185) razı olsun mesajım da silinmiş..

Siz devam ediniz,الله mübarek etsin.