Orijinalini görmek için tıklayınız : Allah nerde !? (Cevap: Mekandan münezzeh)
Ebu_Hattab
26.06.2009, 11:23
Selamün Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatuh
merak ettiğim konu şu...
hanefi mezhebinde olduğunu idda eden insanlar neden amelde İmamı Azam Ebu Hanife'ye, itikatta imam Muhammed'e bağlılar...
Ebu Hanife'nin itikadı bozukmudur ki imam muhammed'in(!) itikadına uyuyorlar... [edit: cehalet ala vezni rezalet, Hanefiler İtikadda ehli sünnete bağlıdır ve ehli sünnetin görüşünü derleyip delillendiren İmam Matürudir.]
hocası dururken neden talebesinin itikadına bağlanılır...(!)
Not:
verilecek cevaba göre yeni sorularım olacak...
karaşahin
26.06.2009, 16:49
BİSMİHİ TEALA
We aleykümü's-selam
Gerek sorunun soruluş biçimi, gerekse soru sahibinin üslubu amacın üzüm yemek olmayıp bağcıyı dövmeye matuf olduğunun göstergesidir. (yani soru sahibi öğrenmek amacıyla değil fitne ve tartışma çıkarmak için soruyu sormuştur.)
Bununla beraber herkes bilir ki İmam-ı Muhammed (rahmetullahi aleyh) İmam-ı Âzam'ın (rahmetullahi aleyh) talebesi olup, itikad hususunda mezheb sahibi değildir. Ameli konularda hocası gibi düşünecek diye bir şartta bulunmamaktadır.
Ayrıca Hanefi mezhebi mensubları soru sahibinin iddia ettiği gibi itikadi konularda imam-ı Muhammed'e değil İmam-ı Maturidi'ye (rahmetullahi aleyhima) tabi olup, ''ebu hanife'nin (rahmetullahi aleyh) itikadı bozuk mu?'' gibi bir soru, sahinin amacını gayet net açıklamaktadır.
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
26.06.2009, 18:18
o zaman şuna cevap verin hocam...
itikadi konularda neden ebu hanife'ye değilde imam maturidi'ye bağlılar...
ben bildiğimi söyliyim yanlışsa düzeltin...
ebu hanife seleftendi ve secde suresinin 4. ayetini müteşabbih ayet olduğu için tevil etmeden olduğu gibi kabul etmiştir ve Allah arş'tadır demiştir... imam maturidi ise bu ayeti tevil ederek Allah'ın rahmetinin arş'a istiva ettiğini söylemiştir... Allah zamandan ve mekandan münezzehtir diyenlerde ebu hanife Allah'a mekan isnat etti diyerek itikadının bozuk olduğunu söylemişlerdir... ama ayette çok açık şekilde yazıyor ne olduğu ve müteşabbih ayet olduğu için de bu tevil edilemez... buyrun ayet...
Secde Suresi 4:
Allah, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakileri altı günde yaratmış, sonra da Arş'ın üzerine istivâ etmiştir. (Ey insanlar!) O'nun dışında sizin (işinizi görecek) ne bir dostunuz, ne de (Allah'ın azabından kurtulmanız için size O'nun katında şefaat edecek) bir şefaatçınız vardır. O halde (ey insanlar!) düşünüp öğüt almaz mısınız?"
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
26.06.2009, 18:21
Yunus Suresi 3:
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arş'ın üzerine istivâ eden, işleri (kullarının işlerini) yerli yerince idâre eden Allah'tır. O'nun izni olmadan hiç kimse (O'nun yanında) şefaatçı olamaz. İşte bu sıfatlara sahip olan Rabbinize yalnızca ibâdet edin (ibâdeti O'na hâlis kılın). (Bu âyetlere rağmen) hala düşünmüyor musunuz?"
Mollakasım
27.06.2009, 00:37
o zaman şuna cevap verin hocam...
itikadi konularda neden Ebu Hanife'ye değilde imam Maturidi'ye bağlılar...
İtikadda İmamı Matürudiye bağlanmak, dolayısıyla Ebu Hanifeye ve sair selef üzerinden Ashabı Rasulullaha bağlanmaktır. Böyle olmasaydı itikadımız ehli sünnet olmazdı. zira Ehli Sünnnet inancı demek Rasulullah ve Ashabının inandığı gibi inanmak demektir. İmam Ebu Hanifenin zamanında itikadi mesail öyle muntazaman derlenmemiş idi. İmam Matürudi bu mesaili derledi ve delilleriyle isbat etti ve mezheb onun adına bilindi. Esasında Selef ve Halefiyle Ehli Sünnet arasında asla ihtilaf yoktur. Görülen ihtilaf sözdedir (lafzîdir) manada değilidr.
"Rahman Arşı istiva etmiştir. Taha suresi" evet bu aynı zamanda bizimde görüşümüzdür. Nasıl olmazki.. zira bu ayetin tevilsiz halidir..
Ve ancak buna bir tevil yapılacaksa bu yalnızca "ilmi veya kudretiyle istila etti" gibi bir tevil olabilir ve zarureten* Zatıyla Arşa (haşa) oturdu gibi mekan isnadını ifham edecek bozuk tevilin önüne geçmek için evet yukardaki tevili ederiz.
Mekan isnadı ise Allaha küfürdür. ve bu mekan isnadını ima edecek sözlerde küfrüdür. Ebu hanifeye attığınız o söz ise ona iftiradır.
Şu halde ya ayeti tevil ve tercüme etmeden diyeceksdin: Errahmanu Alel arşi isteva" Yada kelam ulemasının yaptığı tevili, tefsiri yapacaksın.
ve ayrıca bileceksin her iki yolda Kurana çıkar ve aynı anda doğrudur. ve ancak bugünkü vahhabilerin lakırdıları Allaha mekan isnadını ima ettiği için hatadır batıldır..
keşke bu sözlerimi anlayabilseydin.
___________
*zaruret, insanlardan bazızsının Kuranın müteşabihinin tevili ardına düşüp fitnesini aradığı ve Kuranın Ruhunua Ehli Sünnet inancına aykırı abuk subuk yorumlar yapsaından doğdu. Bu batıl yorumları önlemek için Halef uleması selefinden tevarüs ettiği pak ve saf itikada en mutabık en uygun tevili biddarure yapmıştır. ve illa bugün selefin itikadı hepten ber hava olur insdanlar şirke ve küfre saplanırdır. istiva dan oturdu yerleşti manasını anlayanlar gibi...
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 08:40
İtikadda İmamı Matürudiye bağlanmak, dolayısıyla Ebu Hanifeye ve sair selef üzerinden Ashabı Rasulullaha bağlanmaktır. Böyle olmasaydı itikadımız ehli sünnet olmazdı. zira Ehli Sünnnet inancı demek Rasulullah ve Ashabının inandığı gibi inanmak demektir. İmam Ebu Hanifenin zamanında itikadi mesail öyle muntazaman derlenmemiş idi. İmam Matürudi bu mesaili derledi ve delilleriyle isbat etti ve mezheb onun adına bilindi. Esasında Selef ve Halefiyle Ehli Sünnet arasında asla ihtilaf yoktur. Görülen ihtilaf sözdedir (lafzîdir) manada değilidr.
"Rahman Arşı istiva etmiştir. Taha suresi" evet bu aynı zamanda bizimde görüşümüzdür. Nasıl olmazki.. zira bu ayetin tevilsiz halidir..
Ve ancak buna bir tevil yapılacaksa bu yalnızca "ilmi veya kudretiyle istila etti" gibi bir tevil olabilir ve zarureten* Zatıyla Arşa (haşa) oturdu gibi mekan isnadını ifham edecek bozuk tevilin önüne geçmek için evet yukardaki tevili ederiz.
Mekan isnadı ise Allaha küfürdür. ve bu mekan isnadını ima edecek sözlerde küfrüdür. Ebu hanifeye attığınız o söz ise ona iftiradır.
Şu halde ya ayeti tevil ve tercüme etmeden diyeceksdin: Errahmanu Alel arşi isteva" Yada kelam ulemasının yaptığı tevili, tefsiri yapacaksın.
ve ayrıca bileceksin her iki yolda Kurana çıkar ve aynı anda doğrudur. ve ancak bugünkü vahhabilerin lakırdıları Allaha mekan isnadını ima ettiği için hatadır batıldır..
keşke bu sözlerimi anlayabilseydin.
___________
*zaruret, insanlardan bazızsının Kuranın müteşabihinin tevili ardına düşüp fitnesini aradığı ve Kuranın Ruhunua Ehli Sünnet inancına aykırı abuk subuk yorumlar yapsaından doğdu. Bu batıl yorumları önlemek için Halef uleması selefinden tevarüs ettiği pak ve saf itikada en mutabık en uygun tevili biddarure yapmıştır. ve illa bugün selefin itikadı hepten ber hava olur insdanlar şirke ve küfre saplanırdır. istiva dan oturdu yerleşti manasını anlayanlar gibi...
Allah zamandan ve mekandan münezzehtir sözü; ilk defa Cehm bin Safvan adlı mel'un tarafından ortaya atılmış ve bu sözün bedelini idam edilerek ödemiştir.
Daha önce bu sözü kullanan sahabe,tabiundan kimse yoktur. Ebu Hanife, Malik, Ahmed Hambel, Şafii gibi alimler "istiva ve arş" konusunda; Allah nerededir
bilmiyorum, arşta ancak arş nerede bilmiyorum diyenleri tekfir etmişlerdir.
(sadece imam şafi bilmiyorsa mazur olabilir demiştir.)
Ayetteki "istivayı" "istevla" olarak tarif edenler sufizme mensup kişilerdir. Zaten; fıkıhta Hanefi gibi alimleri takip edip akaidde başkalarına uymaları bu tür küfürleri gizlemek içindir.
1) Allah, O'dur ki, gökleri, yeri ve arasındakileri altı günde yarattı. Sonra "ARŞA İSTİVA ETTİ". Sizin, ondan başka hiç bir yardımcınız yok, hiç bir şefaatçiniz de yoktur. Artık nasihat almıyormusunuz.
ALLAH SEMADA BÜTÜN DÜNYA İŞLERİNİ İDARE EDER. Sonra ameller, bir günde O'na yükselir ki, miktarı, sizin saydıklarınızdan bin yıldır.
Secde 4/5
2)RAHMAN ARŞIN ÜZERİNE İSTİVA ETTİ.
Ta'ha 5
3) GÖKTE OLANIN (ALLAH'IN) , sizi yerin dibine batırıvermeyeceğinden emin mi oldunuz ? O zaman yer arsıldıkça sarsılır.
Mülk 16
4) Yoksa "SEMADA OLANIN (ALLAH) üzerinize tas yağdıran bir rüzgar göndermesinden emin mi oldunuz ? O zaman bu tehitin ne demek olduğunu anlarsınız.
Mülk 17
5) Göklerde ve yerde olan canlılarla Melekler, kibirlenmeden hep Allah'a secde ederler. "ÜSTLERİNDE Kİ RABLERİNDEN KORKARLAR" ve emrolundukları her şeyi yaparlar.
Nahl 49/50
6) Firavn veziri olan Hâman'a söyle dedi Ey Hâman Bana yüksek bir kule yap, belki bazı yollara muttali olurum. Göklerin yollarına muttaıi olurum da, "MUSA'NIN ILAHINI" görürüm. Çünkü ben mu sa'nın (söylediğinin yani, davet ettigi "SEMÂDA KI ILAH" iddiasının yalan olduğunu zannediyorum. Böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı tamamen boşa çıktı.
Mü'min 36/37
7) Her kim izzet isterse bilsinki bütün izzet Allah'ındır. Güzel kelimeler ancak "O'NA YÜKSELIR" salih amelide güzel kelimeleride yükseltir .
Fatir 10
O vakit Allah'u Azze ve Celle şöyle buyurdu: Ey İsa şüphe yok ki seni ecelin bitince öldüreceğim ve "SENİ BANA YÜKSELTECEĞİM".
Ali İmran 55
9) Dogrusu "ALLAH, ONU (ya'ni Isa as’i) KENDiSiNE YÜKSELTMISTIR" .Allah Aziz ve Hakim'dir
Nisa 158
Bu mevzuda Ebu Hanife R.H. dan, naklolunan kavil:
Fikhu'l -Ekber isimli meşhur kitabın sahibi Ebu Muti'i -l -Hakem ibnu Abdullah el -Belhi-den bize söyle bir haber ulaştı:
Ebu Hanife R.H. a, "RABBIMIN SEMADA MI YERDE MI OLDUGUNU" bilmiyorum diyen bir adamin hükmünü sordum . "SÜPHESİZ O KAFİR OLMUŞTUR" Çünkü Allahu Azze ve Celle şöyle buyuruyor. "RAHMAN ARŞIN ÜZERİNE İSTİVA ETMİŞTİR" "ARŞIDA YEDI KAT SEMANIN ÜSTÜNDEDİR" dedi. Bende dedim ki: O adam diyor ki tamam "ARSIN ÜZERINE ISTIVA ETMISTIR" diyorum lakin "ARSIN SEMÂDA MI YERDE MI OLDUGUNU" bilmiyorum, Tekrar Ebu Hanife R.H, cevaben söyle dedi."ARSIN SEMADA OLDUGUNU INKAR ETTIMI SUBHESIZ KI O KÂFIR OLMUSTUR" .
Bu mevzuda Imam'i Malik R.H. dan, varid olan kavil:
Abdullah ibnu Ahmed ibnu Hanbel R.H.dan, er -Reddu ale'l -Cehmiyyeti isimli kitnb'inda,babasi Ahmed'den oda Abdullah ibnu Nafl'den oda Malik ibnu E-nes R.H. dan söyle dedigini rivayet ediyor.
Imam'i Malik R.H. söyle dedi:
"ALLAH'U AZZE VE CELLE SEMÂDADIR , ILMl ISE HER YERDEDIR, ILMINDEN DE HIÇ BIR SEY GIZLI KALAMAZ".
'Bu Eseri Ebu Davud Mesail'de (263) Abdullah er -Reddu A-le'l -Cehmiyye de (5) ve Aciri Seria da (289) rivayet etmislerdir.
Ca'fer ibnu Meytmun dan, söyle dedi Mâlik ibnu Enes R.H. a " RAHMAN OLAN ALLAH ARSA ISTIVA ETTI" Ayet'i Kerimesinde ki "ISTIVA" kelimesi den,"ISTIVA" nasildir diye ? soruldu. Mâlik ibnu enes R.H. söyle cevab verdi "ISTIVA" ma'lumdur. nasil demek ise ma'kul degildir. "ALLAH'U AZZE VE CELLE'NIN ARSIN ÜZERINE ISTIVA ETTIGINE INANMAK ISE VACIBTIR
seni ise "DALÂLET"TE" olan birisi olarak görüyorum der,ve o kisinin meclisinden çikarilmasini emreder
beyhaki esma/48 ebu said ed darimi er-reddu al'el cehmiye 28
Bu mevzuda Ahmed ibnu Hanbel R.H. dan, naklolunan kavil:
I) Ebu Bekr el -Hallâl'in seyhi, Yusuf ibnu Musa'1 -Kattan söyle dedi:
Ebu Abdullah'a (ya'ni Ahmed ibnu Hanbe)'' denildi ki (Ne diyorsun ?) Allah'u Azze ve Celle, yarattiklarindan ayri olarak "KUDRETI VE ILMI" ile her yerde oldugu halde "YEDI KAT SEMANIN ÜSTÜNDE ARSININ UZERINDE MIDIR"
Ahmed ibnu Hanbel'de cevaben söyle dedi: Evet "ALLAH'U AZZE VE CELLE ARSININ ÜZERINDEDIR" hiç bir seyde "ILMINDEN GIZLI DEGILDIR" .
Bu Eseri Hallal es -Sünen'de rivayet etmistir.
2) Ebu Talib Ahmed ibnu Humeyd söyle dedi: Ahmed ibnu Hanbel'e "ALLAH BIZIMLEDIR" deyip su Ayet'i (Herhangi bir üç sirdasin, bir fisiltisi oluyor mu, mutlak "ALLAH DÖRDÜNCÜLERIDIR") okuyan bir adamdan sordum. Dedi ki muhakkak o "CEHMI" olmustur. Ayetin evvelini birakarak sonunu aliyorlar dedi. Ben de Ayet'i evveliyle beraber okudum. ( "BILMIYORMUSUN ? ALLAH HEM GÖKLERDEKÎNI HEM YERDEKINI HEP BlLIR. HERHANGI BIR UÇ SIRDASIN, BIR FISILTISI OLUYORMU,MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERIDIR.BES KISININ OLUYOR MU, MUTLAK ALLAH ALTINCILARIDIR BUNLARDAN DAHA AZ, DAHA ÇOK OLUYOR MU, MUHAKKAK ALLAH, HER NEREDE OLSALAR, ONLARLA BERABERDIR SONRA BUTUN YAPTIKLARINI, KIYAMET GÜNÜ, KENDILERINE HABER VERIR. HABERINIZ OLSUN KI, ALLAH, HER SEYI BILIR" (Ayet'in nihayetinde Ahmed ibnu Hanbel söyle dedi Ilmi onlarla beraberdir. Ve sonra (KAF) Suresinden su Ayet'i okudu. "NEFSININ ONA NE VESVESELER VERDIGINI DE BILIRIZ. BIZ ONA SAH DAMARINDAN DAHA YAKINIZ" (KAF Suresi 16) Ve sonra "ILMI ONLARLA BERABERDIR" dedi:
Bu Eseri Hallal es -Sünen'de (199) rivayet etmistir.
3) Mervezi R.H. söyle haber verdi: Ebu Abdullah'a (ya'ni Ahmed ibnu Hanbel'e) dedim ki Bir insan ki, ben Allah'in Kur'an da dedigi gibi diyorum. Allah da diyor ki. "HER HANGI BIR ÜÇ SIRDASIN, BIR FISILTISI OLUYOR MU, MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERIDIR" . (Mücadele 7 ) Bunu derim bundan baska birsey demem diyor, (ne dersiniz bu adama ?) Dedi ki: "CEHMIYYELERIN" sözüdür. Bilakis "ALLAH'IN ILMI ONLARLA BERABERDIR" .
Bu Eseri Ibnu Buta Inabe'de rivayet edip Zehebi'de Uluv'da (22 tahric etmistir.
Ahmed ibnu Hanbel R.H. dan, naklolunan kavillerden istifade edilen mes'eleler sunlardir
1) Ehli SUnnet'in bayraktari olan, Ah med ibnu Hanbel R.H. a sorulan, "ALLAH YEDI KAT SEMANIN ÜSTÜNDE ARSININ UZERINDEMIDIR" ? sorusuna,evet "AlLAH'U AZZE VE CELLE ARSININ ÜZERINDEDIR" hiç bir sey de "ILMINDEN GIZLI DEGILDIR", diye cevab vermes temsil etmis olduSu "EHLI SÜNNET ITIKADINI"beyan t der.
2) "ÜÇ KISININ DÖRDÜNCÜSÜ ALLAH'DIR" A yet'inde hurafilerin yaptiklari tahrifi beyan eder "SELEF'I SALIH'IN" anlayisini açiklar.
3) "ALLAH HER YERDE ZATIYLA BIZIMLEDIR sözilnitn "EHLI SÜNNET ITIKADINDAN" de»il de "FIRKA'I DALLE" olan "CEHMIYYENIN" sözü oldugunu beyan eder.
bu konuda sahabeler'in söyledikleri;
Abdullah ibnu Mes'ud R.A. dan, söyle dedi Dünya semâsi ile ondan sonra ki gelen semânin arasi besyüz senedir. Her iki semânin arasi böylece besyüz senedir. Kürsi ile suyun arasida besyüz senedir Ars ise suyun Üstündedir. "ARSIN ÜSTÜNDE'DE ALLAH'U TEBAREKE VE TEALA VARDIR SiZiN MESKUL OLDUGUNUZ AMELLERl ORADAN BiLiR".
Bu Eseri Ebu Said ed -Dârimi Reddu alel -Cehmiyye nam kitabin da (275) Ibnu Huzeyme Tevhid de (105/106) ve Beyhaki Esma (401) sahih bir senedle rivayet etmislerdir.
Abdullah ibnu Abbas R.A. dan, vârid olan rivayet:
Aise R.A. nin kapicisi Zekvan dan,
(söyle dedi Abdullah ibnu Abbas R.A. Âise R.A. vefat edeceginde yanina geldi. Aise'ye hitaben söyle dedi» Sen Resûlullah S.A.V. in kadinlarindan kendisine en sevgili olani idin. Allah Resulü S.A.V. ise temiz olandan baska bir seyi de sevmez. " HEM SUBHA NEHU VE TEALA YEDi KAT SEMÂNIN ÜSTÜNDEN SENiN BE -RAATINI iNDlRDl» Ve Allah'u Azze ve Celle'nin zikredildigi hiç bir mescid yok ki senin beraatini bildiren Ayet gece ve gündüz orada okunmasin.
Bu Eseri Ebu Said ed -Dari-mi er -Reddu Alel -Cehmiyyeti'de (275) sahih bir senedle rivayet etmistir.
Abdullah ibnu Umer R. A. dan, vârid olan rivayet:
Zeyd ibnu Eslem R.A. dan, söyle dedi: Abdullah ibnu Umer bir çobanin yanina ugradi ve ço -bana kesilmeye elverisli bir seyi olup olmadigini sordu. Çobanda sahibi burada yoktur dedi. Ibnu Umer R. A. da, ne olacak sahibin» birini kurt kapti dersin dedi. Bu söz Üzerine çoban "BASINI SEMÂYA KALDIRIP SÖYLE DEDI PEKIYI ALLAH NEREDE YA" ? bu cevabi isiten ibnu Umer R.A. da, Vallahi Allah'in nerede oldugunu sormaya ben daha layikim dedi. Ve sonra çobani ve koyunlari sahibinden satin alip, çobani azad ederek ko yunlari da ona verdi.
Ebu Bekr R.A. dan, vârid olan rivayet:
I) Abdullah^ibnu Umer R.A. dan, söyle dedi Resulullah S.A.V. vefat ettiginde, (münafiklardan bazilari müslümanlarin aralarini karistirmak için nasil olur böyle bir Resul ölürmü diye laflar konusmaya baslamislardi) Binâen aleyh Ebu Bekr R.A. Müslümanlara hitaben bir hutbe irad ederek söyle dedi:
"EY lNSANLAR EGER.IBÂDET ETTiGiNiZ ILAH MUHAMMED IDIYSE O ÖLDÜ. EGER IBADET ETTIGINIZ ILAH SEMÂDA KI ALLAH ÎDIYSE O ÖLMEMISTIR"
ve sonra su Ayet'i Kerimeyi sonuna kadar okudu. (Muhammed A.S.V. ancak bir Resuldür. O: dan önce bir çok Resuller gelip geçmistir. Simdi o ölür veya öldürülürse siz dininizi terkmi ? edeceksiniz. ...................................Ali imran 144.
Bu eserden istifade edilen meseleler sunlardir.
a) Ebu Bekr R.A. nün, hitâb attigi insanlarin cemi'sinin ashabi kiram oldugu.
b) Hitâb ettigi kisilerin sahâbe olmalari dolayisiyla sâhib olduklari ilimle, Ebu Bekr R.A.nün, eger ibâdet ettiginiz ilah "SEMÂDA Ki ALLAH" ise, sözüne sukût ederek kabul edisleri söylenen sözün hak olduguna delâlet etmesi.
c) Hayatta iken Cennet'le müjdelenen, Resûlullah'in arkadasi olarak Kur'anda zikredilen, Resulü ekremin Halifesi olan Ebu Bekr siddik R.A. nün, "ALLAH'U AZZE VE CELLE'NlN SEMADA" olduguna itikad ettigini beyan eder.
Eger Ebu Bekr Siddik R.A. Kitab ve Sünnet'e muhalif olarak bir konusma yapmis olsaydi bu kadar sahabenin böyle bir hataya sükût edeceklerini ne akil kabul eder ve nede nakil.
Ebu Zer R. A. dan, söyle dedi: Bir gün tam günesin batacagi esnada Resulullah S. ile beraber mescid'de bulunuyordum. Bana hitaben bili yormusun günes nereden batiyor, Ya Eba Zer dedi: de Allah ve Resulü en iyi bilendir Ya Resûlellah dedim: Devam ederek, "MUHAKKAK KI O ARSIN ALTINDA RABBlSlNlN ÖNÜNDE SECDE ETMEGE GIDIYOR" dedi.
Bu Hadis'i Buhâri (48O2 Ahmed (5/152) ve Ibnu Mendeh (1012) rivayet etmis -lerdir.
Câbir ibnu Abdullah R.A. dan, söyle dedi: Resulullah S.A.V. Veda haccin'da Arefe gUnü vermis oldugu hutbede söyle buyurdu: Ben vazifem olan tebligi yaptimmi ne diyorsunuz.) (Sahabelerde) evet Ya Resulellah hakkx ile yaptin diye oevab yerdiler. Resülullah S.A.V. de sehâdet parmagini "SEMAYA DOGRU KALDIRIP INSANLARA KARSI INDIREREK ALLAH'IM SAHID OL DiYE ÜÇ KERE TEKRAR ETTi» .
Bu Hadis'i Buhâri (1739) Muslim (121 Ebu Davud (1905) ve Ahmed (1/447) rivayet etmislerdir.
Bu babda zikredilecek daha bir çok Hadis'i Serif olmasina ragmen, Risalemizin hacmini büyütmemek için, bu kadariyla iktifa ederek babimiza su Ayet"i Kerime ile son veriyoruz.
0,bizim Resulümüz kendilisinden hiç bir sey söylemez. O ne söyler ise, kendisine vahyedilen vahiyden baska bir sey degildir.
en -Necm ¾
Sa'd ibnu Ebi Vakkaa R.A. dan, söyle dedi! Resulullah S.A.V. Sa'd ibnu Muâz R.A. nün, Beni Kureyza hakkinda vermis oldugu hükme binaen söyle dedi»
"YEDi KAT SEMANIN ÜSTÜNDEN MELIK'lN VERDIGÎ HÜKÜM ILE HÜKÜM VERDIN"
Bu Hadis'i Nesei ( ) Beyhaki Esma'da (420) sahih bir' senedle rivayet etmislerdir.Zehebi'de el -Uluv'da (15) zikretmistir.
Ebu Said el -Hudri R.A. dan, söyle dedi: , Resûlullah S.A.V. buyurdular ki: ..... '
. Banâ'I'timâd etmiyormusunuz ? ben, "SEMADA OLÂN ALLAH'IN EMINIYIM" sabah ve aksam bana gökyüzünün haberi ' geliyor.
Bu Hadis'i Buhari (4351) ve Müslim (1064) rivayet etmislerdir.
"ALLAH NEREDEDIR" ? sorusuna müsbet olan "SEMADADIR" cevâbini verene "MUMIN" isminin itlak edildigi gibi, mUsbet olarak cevâb vermeyenede ya'ni "SEMADADIR" cevâbindan gayri cevâb verenede ayni "MUMIN" isminin itlak edilemiyecegide asikardir.
2) Enes ibnu Malik R.A. dan, söyle dedi: Zeyneb bintu Cahs R.A. Reaûlullah S.A.V. in sâir zevcelerinin yanlarinda söyle iftihar ederdi. Derdi ki Sizi Reaûlullah S.A.V. ile aileleriniz evlendirdi. Beni ise, "YEDI KAT SEMANIN ÜSTÜNDEN ALLAH EVLENDIRDI'
Bu Hadis'i Buhâri (7420) Tirmizi (3213) Ahmed (3/2 Ibnu Sa'd (fl/I03) ve Neae (2/76) rivayet etmislerdi
3)Ebu Hureyre R.A. dan, (söyle dedi Nebiyyu Muhterem S.A.V. söyle dedi: Allah'u Azze ve Celle mahlukâti yarattiktan sonra, "YANINDA ARSINI ÜSTÜNDE" söyle yazdi. RAHMETIM GADABIMI geçti.
Bu Hadis'i Buhâri (7422) Ahmed (2/25H) rivayet etmislerdir.
4) Abdullah ibnu Amr R.A. dan, söyle dedi: Resulullah S.A.V. buyurdu ki: Merhametli olanlara , "RAHMAN" olan Allah'u Azze ve Celle'de merhamet eder. Dünya ehline merhamet edin ki» "SEMADA KI RAHMAN OLAN ALLAH'DA" size merhamet etsin.
Bu Hadis'1 Ebu Dâvud (4941) Tirmizi (1924) Ahmed (2/160) Humeydi (591) Hâkim (4/159) re Hatib (2/260) sahih bir senedle rivayet etmislerdir.
TENBIH:
Kitab ve Sünnet itikadindan uzak olan bazi muharrifler yukarida ki Hadis'i serif'de zikrolunan "SEMADA KI RAHMAN" lafzini, semada ki Melekler diye ma'na verib terceme ediyorlar. Bu hareketleriyle KITAB ve SÜNNET'e muhalefet edenler, Sahabe ve Selefi Salihinin yolundan ayrilarak CEHMIYYE denilen itikad'da bozuk bir mezhebin yolunu tutmaktadirlar. Zira onlardan baska, bu Ümmetin evvelinde bu sözü (yani Allah her yerdedir) söyleyen gelmemistir. Bütün Ummet Allah'u Azze ve Celle'nin semada oldugunda nasla ittifak etmislerdir. Binaen aleyh bu itikada sahib olanlar, bu ve emsali Ayetleri ve Hadis'lere devamli yanlis ma'na vererek , Allah'in ve Resulünün kelamini tahrif etme yolunu tutmuslardir.
sorunun başlığına gülen bir yüz koymanız karakterinizi ve niyetinizin bilgi edinmek olmayıp farklı amaç taşıdığının bir göstergesi
artı çok merak ediyorsan itikadı bozuk olmayan ehlisünnet inancına bağlı alimlerin kitaplarını okuyarak merakını giderebilirdin (bilirsin)
artı kendini ne sanıyorsunda böyle büyük zatlar hakkında dalga geçer gibi soru soruyorsun ,dikkat et kapıldığın dalga seni yutmasın
karaşahin ve mollakasım hocalar böyle bir soru sahibini dikkate alıp cevap vermenize bence hiç gerek yok
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 09:00
sorunun başlığına gülen bir yüz koymanız karakterinizi ve niyetinizin bilgi edinmek olmayıp farklı amaç taşıdığının bir göstergesi
artı çok merak ediyorsan itikadı bozuk olmayan ehlisünnet inancına bağlı alimlerin kitaplarını okuyarak merakını giderebilirdin (bilirsin)
artı kendini ne sanıyorsunda böyle büyük zatlar hakkında dalga geçer gibi soru soruyorsun ,dikkat et kapıldığın dalga seni yutmasın
karaşahin ve mollakasım hocalar böyle bir soru sahibini dikkate alıp cevap vermenize bence hiç gerek yok
bırakta cevap verip vermeyeceklerine kendileri karar versinler...
maşallahınız var hepnizin kalp gözü açılmış insanların kalblerini okur hale gelmişsiniz... oraya gülen yüz koyduysam ne olacak kızgın yüz koysam daha mı iyiydi...
niyetleri bilen Allah'tır... sorduğum soru ve getirdiğim deliller çok açık...
aksini idda edecek kişinin Allah'ın aytei ve resulünün hadisleri ile bana cevap vermesini beklerim...
her kap içinde olanı terler.niyetinin halis olduğunu sanmıyorum
amacın bilgi edinmek olsaydı bu soruyu özeldende sorabilirdin
artı zaten cevap verip vermemeye kendileri karar vericek düşüncemi ifade ettim onlara karşı, insanları oyalama
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 09:09
her kap içinde olanı terler.niyetinin halis olduğunu sanmıyorum
amacın bilgi edinmek olsaydı bu soruyu özeldende sorabilirdin
özelden sorsam cevabı ancak ben alırdım ama herhangi bir meseleyi açık şekilde münazara edersek diğer insanlarda bundan faydalanır...
konuyu uzatmayalım da hocalarımız getirdiğim ayet ve hadislere cevap versinler...
ALLAH MEKANDAN MÜNEZZEHTİR
KİMSE mekan isnad edemez
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 09:28
ALLAH MEKANDAN MÜNEZZEHTİR
KİMSE mekan isnad edemez
arkadaşım ilmin varsa cevap ver ilmin yoksa bırak ilmi olanlar cevap versin...
eğer bir idda da bulunuyosan bunu ayet ve sahih hadislerle ispat etmen gereklidir...
ispat edemiyorsan sus ispat edebilecekler yorum yapsın...
BURDAKİ SAMİMİ MÜSLÜMAN KARDEŞLERİM KADAR İSLAMİ İLMİM OLMAYA BİLİR NETİCEDE BEN TIP ÖĞRENCİSİYİM BURDAKİ KARDEŞLERİM DAHA EHİL İSLAMİ MESELELERDE
YANLIZ ŞUNUDA İFADE ETMELİYİMKİ SAPITMAYACAK büyük zatlara karşı ileri geri konuşmayacak lafcambazlığı yapmayacak kadar artı ehli sünnet çizgisinden dışarı çıkmayacak kadar akaid vesair.. islami ilimlere sahibim
artı ayetten hasidten anlamayana karşı ayet ve hadisle karşılık vermeye gerek yok diye düşünüyorum sabit fikirlidir senin görüşüne sahipler anlamazlar çünkü
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 09:46
BURDAKİ SAMİMİ MÜSLÜMAN KARDEŞLERİM KADAR İSLAMİ İLMİM OLMAYA BİLİR NETİCEDE BEN TIP ÖĞRENCİSİYİM BURDAKİ KARDEŞLERİM DAHA EHİL İSLAMİ MESELELERDE
YANLIZ ŞUNUDA İFADE ETMELİYİMKİ SAPITMAYACAK büyük zatlara karşı ileri geri konuşmayacak lafcambazlığı yapmayacak kadar artı ehli sünnet çizgisinden dışarı çıkmayacak kadar akaid vesair.. islami ilimlere sahibim
artı ayetten hasidten anlamayana karşı ayet ve hadisle karşılık vermeye gerek yok diye düşünüyorum sabit fikirlidir senin görüşüne sahipler anlamazlar çünkü
heee kardeşim heee haklısın... biz salağız anlamayız...
şimdi bırakta hocalar şu konuya cevap versin... sen yazdıkça boş yere konu uzuyor ve sulanıyor... Allah rızası için artık boş yorum yapma da getirdiğim ayet ve hadislere cevap verebilecek ilme sahip arkadaşlar cevap versinler...
size öyle demiyorum,sen kendini hakaret ettiğin kelimeyle bağdaştırıyorsan yapabileceğim birşey yok
haklısın yazmamılıyım fakat senin gibi fitnecilere tahammül edemiyorum
MÜSLÜMAN KARDEŞİM BELLİKİ BAYA HAZIRLANMIŞ ARAŞTRMA YAPMIŞSIN KAÇ FORUM SİTELERİNDE DAHA BÖYLE BİR TARTIŞMA KONUSU AÇTINIZ ? OKADAR KİTAB VARKEN KALA KALA SANALDAMI ÖĞRENMEK KALDI BU SORULARIN CEVABINI REELDE ? :)))))))) MEVLANA OKU DİCEM AMA ONUDA SEVMEZSİNİZ:)
İSTEDİĞİNİZ KADAR SORU SORUP KONU AÇIN HERKEZ NASİBİNCE ALIR VESSELAM ÇOK BİLGİLİ İLİMLİ M.Ü.S.L.Ü.M.A.N KARDEŞİM:)))))
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 10:21
MÜSLÜMAN KARDEŞİM BELLİKİ BAYA HAZIRLANMIŞ ARAŞTRMA YAPMIŞSIN KAÇ FORUM SİTELERİNDE DAHA BÖYLE BİR TARTIŞMA KONUSU AÇTINIZ ? OKADAR KİTAB VARKEN KALA KALA SANALDAMI ÖĞRENMEK KALDI BU SORULARIN CEVABINI REELDE ? :)))))))) MEVLANA OKU DİCEM AMA ONUDA SEVMEZSİNİZ:)
İSTEDİĞİNİZ KADAR SORU SORUP KONU AÇIN HERKEZ NASİBİNCE ALIR VESSELAM ÇOK BİLGİLİ İLİMLİ M.Ü.S.L.Ü.M.A.N KARDEŞİM:)))))
burdaki değerli ilim sahibi hocalarımız sanal kişilikler değiller sanırım...
reel kitaplardan okudukları reel ayet ve reel hadislerle yazdıklarıma açık açık cevap verebilirler... bırakalımda reel hocalarımız reel ayet ve reel hadislerle yazdıklarıma cevap versinler pek çok kıymetli ve de değerli reel kardeşim raci...
kusura bakma hocalarımız çok değerli seninle zaman kaybetmelerini istemiyoruz
zaten değerli hocaların vakitleride değerlidir senin ne amaç güddüğü belli olmayan soruna cevap vermişler sen o bilgileri bir hazmet
değerli vakitlerinden çalma onların
kendince hocaları yetersiz görme gibi bir hataya düşmüş olma ihtimaline karşıda şunu belirtmeliyimki
cemaatimizin hocaları ilahiyat proflarından kat kat bilgilidir ihlaslıdır
burdaki değerli ilim sahibi hocalarımız sanal kişilikler değiller sanırım...
reel kitaplardan okudukları reel ayet ve reel hadislerle yazdıklarıma açık açık cevap verebilirler... bırakalımda reel hocalarımız reel ayet ve reel hadislerle yazdıklarıma cevap versinler pek çok kıymetli ve de değerli reel kardeşim raci...
bir müctehid gibi hazırlanmış müslüman ,lakin beklede bir müctehid çıksın onunla tartış artık oda kaç yüz yılda bir çıkarsa:))))yada boşver bizi kamil imana kavuşturmayı bize zaman harcayacağına ,git ilminle amel et sonrada amelinle ALLAH katında kazanacağın rütbeyle bizlere dua et...bu daha kestirmedir...bizim mezhebimiz alimimiz belli senin yaptığın şu iftira çalışmasınada eğer takip ediyorsan güzel cvplar veriliyor niyetin bilgi edinmek olsaydı çoktan bilgilenirdin...yok tefrikanın alasını yapmaktır niyetim diyorsanki durum bu ,sitedeki hocalarım sana boşuna cvp veriyorlar...hem sen neden konunun başlını "çok merak ediyorum "yaptınki insan bu kadar çok şey biliyo nasıl hala merak içerisinde oluyor...yoksa bildiğinimi zannediyorsun.!
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 10:47
çok merak ediyorum yazdım çünkü gerçekten merak ediyorum... insanlar doğru apaçık gözlerinin önündeyken nasıl olurda hata da bu kadar ısrar ederler çok merak ediyorum...
çok merak ediyorum yazdım çünkü gerçekten merak ediyorum... insanlar doğru apaçık gözlerinin önündeyken nasıl olurda hata da bu kadar ısrar ederler çok merak ediyorum...
yok merak etme nasip meselesi :))bak ben hiç senin durumunu merak ediyormuyum.ümmetin 73 fırkaya bölüneceğini Efendimiz s.a.v. bildirmiş bizim merakımızı gidermiş...hem ne diyordu bayram hocamdı sanırım ALLAH ondan razı olsun...GÖRENEDİR GÖRENE KÖRE NEDİR KÖRENE...
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 11:02
evet ümmet 73 fırkaya ayrılcak... bunlar içinde nakşi, rufai, kadiri, şii v.b. gibi gurupları da sayabiliriz sanırım... kurtulacak gurup efendimizin yolunu terketmeden şucuyum bucuyum diye ayrılmadan ümmetin en hayırlıları dediği "selef"i takip edenlerdir..
baksen öylemi sana bi haller olmuş her gün 3 ihlas bir fatiha felak nas oku belki normale dönersin
evet ümmet 73 fırkaya ayrılcak... bunlar içinde nakşi, rufai, kadiri, şii v.b. gibi gurupları da sayabiliriz sanırım... kurtulacak gurup efendimizin yolunu terketmeden şucuyum bucuyum diye ayrılmadan ümmetin en hayırlıları dediği "selef"i takip edenlerdir..
kurtulan gurup ehli sünnet vel cemaattir...
senin savundukların peygambere iftira atıyor ve bu çok net bir hal almışken şimdi bu 73 fırkanın hangisine dahil oluyorlar.?
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 11:14
kurtulan gurup ehli sünnet vel cemaattir...
senin savundukların peygambere iftira atıyor ve bu çok net bir hal almışken şimdi bu 73 fırkanın hangisine dahil oluyorlar.?
ben kimi savunuyorum ve nedir bu iftiralar söylermisin...
evet ümmet 73 fırkaya ayrılcak... bunlar içinde nakşi, rufai, kadiri, şii v.b. gibi gurupları da sayabiliriz sanırım... kurtulacak gurup efendimizin yolunu terketmeden şucuyum bucuyum diye ayrılmadan ümmetin en hayırlıları dediği "selef"i takip edenlerdir..
:-083:-083:-083ÜMMET nedir ben bilmiyorum biraz anlatırmısın kardeşim
birde SELEF nedir kısaca yazabilirmisiniz özet olsun ama benim gibi bi cahil anlayacak gibi
not: tabi benim gibi bi cahilin sorusuna cevap vermeye tenezzülünüz olurmu bilmem
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 11:41
:-083:-083:-083ÜMMET nedir ben bilmiyorum biraz anlatırmısın kardeşim
birde SELEF nedir kısaca yazabilirmisiniz özet olsun ama benim gibi bi cahil anlayacak gibi
not: tabi benim gibi bi cahilin sorusuna cevap vermeye tenezzülünüz olurmu bilmem
Âlimlerin çoğu, ümmet kelimesini aynı dine tabii olanlar yani Müslümanlar için kullanmışlardır. Arapça bir kelime olup, "emme" fiilinden isimdir. Çoğulu "umem"dir
selef arapçada önceki anlamına gelir ama bizim kasdettiğimiz selef, selef-i salihindir.. yani efendimiz(s.a.v)'in hadiste işaret ettiği sahabe, tabi'in ve tabe'i tabi'indir...
ama maalesef bu selef denilen mubarek zatlarla şu an kendilerini selefiler diye yaftalayıp millete yutturmaya kalkan cahil bedeviler sürüsü arasında en ufak bir benzerlik yoktur...
evrenosoglu ile rasulluk ne kadar alakalı ise...selefiler ile selef ulema arasındaki bağ o kadarı geçmez...
kardesler konuyu iyice sulandirdiniz, burasi fetvahane bölümüydü, bu yüzden müzakere bölümüne tasinmistir.
Müslüman kardesim, sizin yazdiklariniza gelince, bunlar her forumda dolasan sapikca fikirlerdir, sizin ilmi bilginiz degildir. Kac yerde ayni yaziyi okudum. Sapigin biri yazmis, sizde forum forum dolastiriyorsunuz.
Baska bir bildiginiz yok. Ayrica o selefin görüsü degil vahhabilerin görüsüdür. Size daha öncede söyledim, cok ögrenmek istiyorsaniz, vahhabiligin nasil kim tarafindan kuruldugunuda arastirin. GAyeniz fitne cikarmak degilse.
Bir soruda ben sorayim, cok merak ediyorum cevabini, ALlah arsi yaratmadan önce nerede oturuyordu ?? (hasa) .Sorular karsilikli olsun, herzaman cevap istiyen sen olma.
Genç diyor ki:
Taha suresinin (Rahman, Arşa istiva etmiştir) mealindeki 5 âyeti de açıkça Allah’ın Arşta oturduğunu göstermektedir Onda değişiklik olmaz Hep orada oturur Selef âlimleri bu âyeti tevil etmemiş, aynen kabul etmiştir Tevil etmek Kur’ana aykırıdır
CEVAP
Asıl tevil eden sensin İstivaya, oturmak anlamı vermek tevildir Selef âlimleri, (İstiva vardır, keyfiyetini bilemeyiz) buyurmuşlardır Allah’a oturur demek, onu mahluka, insana benzetmek olur O hiçbir şeye benzetilemez Kur’an-ı kerimde, (Onun benzeri hiçbir şey yoktur) buyuruluyor (Şura 11) [Görüldüğü gibi, onu bir şeye benzetmek bu âyete aykırı bir tevil olur]
Yine Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah Arşa istiva edendir Nerede olsanız, O sizinle beraberdir) [Hadid 4]
(Doğu da batı da Allah'ındır Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır) [Bekara115]
(Allah her şeyi kuşatmıştır) [Nisa 126]
(Allah göklerin ve yerin nurudur) [Nur 35]
Eğer bu âyetler tevil edilmezse, Allah hem Arşta, hem de her yerde olduğu anlaşılır Onun için halef âlimler, cahillerin yanlış anlamaması için tevil etmek zorunda kalmışlardır
Arap ve İbrani dillerinin temel bir özelliği olan sembolik deyimleri bilmeyen bazı kimseler, Kuran da geçen bir kısım ifadelerden yola çıkarak Allaha mekan isnat etmeye kalkışmışlardır. Söz konusu iddialarına delil olarak sundukları Kuran ayetlerine kısaca göz atalım:
"Yüceler yücesi olan Allah'ın sizi yerin dibine geçirmesinden emin mi oldunuz? O zaman bir de bakarsınız yer çalkalanıp duruyor.
Yahut O'nun size taş yağdıran bir kasırga göndermesinden emin mi oldunuz? Fakat bu tehdidimin ne demek olduğunu yakında öğrenirsiniz! (Mülk Suresi, 16 – 17)
1- Ayette geçen "men fissemai" ((Mülk Suresi, 16 – 17)) ifadesinden Müfessirler farklı anlamlar çıkarmıştır. Fahruddin-i Razi bu manaları şöyle açıklamıştır:
Razi, Allah’ın semadan rahmetinin tecellisi olan suyu göndermesi gibi, pek çok kavimleri de semadan gelen musibetlerle helak ettiğini örnek vererek Ayeti şöyle açıklar: “Allahın, gökten gelecek bir azabı ile sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz?”
Yine Razi aynı ayet için yaptığı diğer bir yorumunda ise bu ifadenin “Yüceler Yücesi” manasında da kullanılabileceğine dikkat çekerek ayeti : “Yüceler Yücesi olan Allah’ın sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz ?” şeklinde yorumlamıştır.
Diğer bir yorumunda ise semavat tabakalarında bulunan ve azap meleği olan Cebrail (AS) ın kastedilebileceği kanaatine göre “Allah’ın semavatda bulunan azab meleği Cebrail’in (AS) sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz?” manalarına yer vermektedir. (1)
2- "Onlar istiyorlar ki; Allah ve melekler beyaz buluttan gölgeler içinde gelsin de, helaklerine dair emir tamam olsun. Hâlbuki bütün işlerin dönüşü Allah’ adır." (Bakara Suresi, 210. ayet) Bu ayetteki "Allahın gelmesi" deyimi, bütün İslâm düşünürlerince "Allah’ ın azabının gelmesi" manasını taşımaktadır.
Bu mana, Nahl Sûresinin şu iki ayetinde açıkça görülmektedir:
"Onlardan öncekiler de peygamberlerine karşı hileler kurmuşlardı. Derken, Allahın emri, onların binalarına temellerinden erişti de, tavanları tepelerine göçtü. Böylece azap, onlara hiç farkına varmadıkları bir taraftan geliverdi." (Nahl Suresi, 26)
"O kafirler, kendilerine ölüm meleklerinin gelmesinden yahut rabbinin azap emrinin erişmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? (Nahl Suresi, 33)
Görüldüğü gibi, mekandan münezzeh olan Allaha mekan isnat etmenin, ayet ifadeleriyle bağdaşır bir tarafı yoktur.
(1) Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 22/21-22: Bkz. İmam Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an, Buruç Yayınları: 17/513-515.
sorularlaislamiyet.com
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 11:51
ama maalesef bu selef denilen mubarek zatlarla şu an kendilerini selefiler diye yaftalayıp millete yutturmaya kalkan cahil bedeviler sürüsü arasında en ufak bir benzerlik yoktur...
evrenosoglu ile rasulluk ne kadar alakalı ise...selefiler ile selef ulema arasındaki bağ o kadarı geçmez...
uslubuna hayran olmamak elde değil... bu şekilde devam et..
emin ol bu sertlikle herkesi yanına çekersin....
senin gibi beyni tekfirci ve tescimci cahil bedevi sürüleri tarafından yıkanmış ve islam dışı sapkın fikirleri nakliye etme gibi bir işte kullanılan bir tetikçiyi zaten kendime çekmek istemem.sen umutsuz bir vakasın...
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 11:55
Araf 179:
Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.
m.ü.s.l.ü.m.a.n kardeşşş ugraşmaa bunlardaha cok sapıtıyorr allah sizin mühürlenen kalplerinii acsın size hidayet nasip etsin diye duga ett daha hayırlıı olurr ben uyuz oldumburda bunlar ne selefii tanır neseni nebenii senin istedin gibi ayet hadislerlee cevap veremezz bunlarr anca lafıı uzatırlar cevap veremediklerii için hoş zatenn bunun bir cevabıyog onlarda biliyor aslında ama cıkarlara ters düşüyor bizim sölediklerimiz
:).
daha cocuk denecek yastasiniz, lolipoplami kandirdilar sizi
kimlerin maşasısınız sizi iyi doldurmuşlar
hahhahhah eyvalah hocam:)) bu güzeldii
allah ve resülü
vay be mşl mşl Allah nazardan saklasın :)
hadtab sen nasıl yeni üye oldun :-083:-083:-083
allah nasip etdikk olduk ama fazla kalıcı diyiliz merak etmeee mirac
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 12:19
Allah zamandan ve mekandan münezzehtir sözü; ilk defa Cehm bin Safvan adlı mel'un tarafından ortaya atılmış ve bu sözün bedelini idam edilerek ödemiştir.
Daha önce bu sözü kullanan sahabe,tabiundan kimse yoktur. Ebu Hanife, Malik, Ahmed Hambel, Şafii gibi alimler "istiva ve arş" konusunda; Allah nerededir
bilmiyorum, arşta ancak arş nerede bilmiyorum diyenleri tekfir etmişlerdir.
(sadece imam şafi bilmiyorsa mazur olabilir demiştir.)
Ayetteki "istivayı" "istevla" olarak tarif edenler sufizme mensup kişilerdir. Zaten; fıkıhta Hanefi gibi alimleri takip edip akaidde başkalarına uymaları bu tür küfürleri gizlemek içindir.
1) Allah, O'dur ki, gökleri, yeri ve arasındakileri altı günde yarattı. Sonra "ARŞA İSTİVA ETTİ". Sizin, ondan başka hiç bir yardımcınız yok, hiç bir şefaatçiniz de yoktur. Artık nasihat almıyormusunuz.
ALLAH SEMADA BÜTÜN DÜNYA İŞLERİNİ İDARE EDER. Sonra ameller, bir günde O'na yükselir ki, miktarı, sizin saydıklarınızdan bin yıldır.
Secde 4/5
2)RAHMAN ARŞIN ÜZERİNE İSTİVA ETTİ.
Ta'ha 5
3) GÖKTE OLANIN (ALLAH'IN) , sizi yerin dibine batırıvermeyeceğinden emin mi oldunuz ? O zaman yer arsıldıkça sarsılır.
Mülk 16
4) Yoksa "SEMADA OLANIN (ALLAH) üzerinize tas yağdıran bir rüzgar göndermesinden emin mi oldunuz ? O zaman bu tehitin ne demek olduğunu anlarsınız.
Mülk 17
5) Göklerde ve yerde olan canlılarla Melekler, kibirlenmeden hep Allah'a secde ederler. "ÜSTLERİNDE Kİ RABLERİNDEN KORKARLAR" ve emrolundukları her şeyi yaparlar.
Nahl 49/50
6) Firavn veziri olan Hâman'a söyle dedi Ey Hâman Bana yüksek bir kule yap, belki bazı yollara muttali olurum. Göklerin yollarına muttaıi olurum da, "MUSA'NIN ILAHINI" görürüm. Çünkü ben mu sa'nın (söylediğinin yani, davet ettigi "SEMÂDA KI ILAH" iddiasının yalan olduğunu zannediyorum. Böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı tamamen boşa çıktı.
Mü'min 36/37
7) Her kim izzet isterse bilsinki bütün izzet Allah'ındır. Güzel kelimeler ancak "O'NA YÜKSELIR" salih amelide güzel kelimeleride yükseltir .
Fatir 10
O vakit Allah'u Azze ve Celle şöyle buyurdu: Ey İsa şüphe yok ki seni ecelin bitince öldüreceğim ve "SENİ BANA YÜKSELTECEĞİM".
Ali İmran 55
9) Dogrusu "ALLAH, ONU (ya'ni Isa as’i) KENDiSiNE YÜKSELTMISTIR" .Allah Aziz ve Hakim'dir
Nisa 158
Bu mevzuda Ebu Hanife R.H. dan, naklolunan kavil:
Fikhu'l -Ekber isimli meşhur kitabın sahibi Ebu Muti'i -l -Hakem ibnu Abdullah el -Belhi-den bize söyle bir haber ulaştı:
Ebu Hanife R.H. a, "RABBIMIN SEMADA MI YERDE MI OLDUGUNU" bilmiyorum diyen bir adamin hükmünü sordum . "SÜPHESİZ O KAFİR OLMUŞTUR" Çünkü Allahu Azze ve Celle şöyle buyuruyor. "RAHMAN ARŞIN ÜZERİNE İSTİVA ETMİŞTİR" "ARŞIDA YEDI KAT SEMANIN ÜSTÜNDEDİR" dedi. Bende dedim ki: O adam diyor ki tamam "ARSIN ÜZERINE ISTIVA ETMISTIR" diyorum lakin "ARSIN SEMÂDA MI YERDE MI OLDUGUNU" bilmiyorum, Tekrar Ebu Hanife R.H, cevaben söyle dedi."ARSIN SEMADA OLDUGUNU INKAR ETTIMI SUBHESIZ KI O KÂFIR OLMUSTUR" .
Bu mevzuda Imam'i Malik R.H. dan, varid olan kavil:
Abdullah ibnu Ahmed ibnu Hanbel R.H.dan, er -Reddu ale'l -Cehmiyyeti isimli kitnb'inda,babasi Ahmed'den oda Abdullah ibnu Nafl'den oda Malik ibnu E-nes R.H. dan söyle dedigini rivayet ediyor.
Imam'i Malik R.H. söyle dedi:
"ALLAH'U AZZE VE CELLE SEMÂDADIR , ILMl ISE HER YERDEDIR, ILMINDEN DE HIÇ BIR SEY GIZLI KALAMAZ".
'Bu Eseri Ebu Davud Mesail'de (263) Abdullah er -Reddu A-le'l -Cehmiyye de (5) ve Aciri Seria da (289) rivayet etmislerdir.
Ca'fer ibnu Meytmun dan, söyle dedi Mâlik ibnu Enes R.H. a " RAHMAN OLAN ALLAH ARSA ISTIVA ETTI" Ayet'i Kerimesinde ki "ISTIVA" kelimesi den,"ISTIVA" nasildir diye ? soruldu. Mâlik ibnu enes R.H. söyle cevab verdi "ISTIVA" ma'lumdur. nasil demek ise ma'kul degildir. "ALLAH'U AZZE VE CELLE'NIN ARSIN ÜZERINE ISTIVA ETTIGINE INANMAK ISE VACIBTIR
seni ise "DALÂLET"TE" olan birisi olarak görüyorum der,ve o kisinin meclisinden çikarilmasini emreder
beyhaki esma/48 ebu said ed darimi er-reddu al'el cehmiye 28
Bu mevzuda Ahmed ibnu Hanbel R.H. dan, naklolunan kavil:
I) Ebu Bekr el -Hallâl'in seyhi, Yusuf ibnu Musa'1 -Kattan söyle dedi:
Ebu Abdullah'a (ya'ni Ahmed ibnu Hanbe)'' denildi ki (Ne diyorsun ?) Allah'u Azze ve Celle, yarattiklarindan ayri olarak "KUDRETI VE ILMI" ile her yerde oldugu halde "YEDI KAT SEMANIN ÜSTÜNDE ARSININ UZERINDE MIDIR"
Ahmed ibnu Hanbel'de cevaben söyle dedi: Evet "ALLAH'U AZZE VE CELLE ARSININ ÜZERINDEDIR" hiç bir seyde "ILMINDEN GIZLI DEGILDIR" .
Bu Eseri Hallal es -Sünen'de rivayet etmistir.
2) Ebu Talib Ahmed ibnu Humeyd söyle dedi: Ahmed ibnu Hanbel'e "ALLAH BIZIMLEDIR" deyip su Ayet'i (Herhangi bir üç sirdasin, bir fisiltisi oluyor mu, mutlak "ALLAH DÖRDÜNCÜLERIDIR") okuyan bir adamdan sordum. Dedi ki muhakkak o "CEHMI" olmustur. Ayetin evvelini birakarak sonunu aliyorlar dedi. Ben de Ayet'i evveliyle beraber okudum. ( "BILMIYORMUSUN ? ALLAH HEM GÖKLERDEKÎNI HEM YERDEKINI HEP BlLIR. HERHANGI BIR UÇ SIRDASIN, BIR FISILTISI OLUYORMU,MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERIDIR.BES KISININ OLUYOR MU, MUTLAK ALLAH ALTINCILARIDIR BUNLARDAN DAHA AZ, DAHA ÇOK OLUYOR MU, MUHAKKAK ALLAH, HER NEREDE OLSALAR, ONLARLA BERABERDIR SONRA BUTUN YAPTIKLARINI, KIYAMET GÜNÜ, KENDILERINE HABER VERIR. HABERINIZ OLSUN KI, ALLAH, HER SEYI BILIR" (Ayet'in nihayetinde Ahmed ibnu Hanbel söyle dedi Ilmi onlarla beraberdir. Ve sonra (KAF) Suresinden su Ayet'i okudu. "NEFSININ ONA NE VESVESELER VERDIGINI DE BILIRIZ. BIZ ONA SAH DAMARINDAN DAHA YAKINIZ" (KAF Suresi 16) Ve sonra "ILMI ONLARLA BERABERDIR" dedi:
Bu Eseri Hallal es -Sünen'de (199) rivayet etmistir.
3) Mervezi R.H. söyle haber verdi: Ebu Abdullah'a (ya'ni Ahmed ibnu Hanbel'e) dedim ki Bir insan ki, ben Allah'in Kur'an da dedigi gibi diyorum. Allah da diyor ki. "HER HANGI BIR ÜÇ SIRDASIN, BIR FISILTISI OLUYOR MU, MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERIDIR" . (Mücadele 7 ) Bunu derim bundan baska birsey demem diyor, (ne dersiniz bu adama ?) Dedi ki: "CEHMIYYELERIN" sözüdür. Bilakis "ALLAH'IN ILMI ONLARLA BERABERDIR" .
Bu Eseri Ibnu Buta Inabe'de rivayet edip Zehebi'de Uluv'da (22 tahric etmistir.
Ahmed ibnu Hanbel R.H. dan, naklolunan kavillerden istifade edilen mes'eleler sunlardir
1) Ehli SUnnet'in bayraktari olan, Ah med ibnu Hanbel R.H. a sorulan, "ALLAH YEDI KAT SEMANIN ÜSTÜNDE ARSININ UZERINDEMIDIR" ? sorusuna,evet "AlLAH'U AZZE VE CELLE ARSININ ÜZERINDEDIR" hiç bir sey de "ILMINDEN GIZLI DEGILDIR", diye cevab vermes temsil etmis olduSu "EHLI SÜNNET ITIKADINI"beyan t der.
2) "ÜÇ KISININ DÖRDÜNCÜSÜ ALLAH'DIR" A yet'inde hurafilerin yaptiklari tahrifi beyan eder "SELEF'I SALIH'IN" anlayisini açiklar.
3) "ALLAH HER YERDE ZATIYLA BIZIMLEDIR sözilnitn "EHLI SÜNNET ITIKADINDAN" de»il de "FIRKA'I DALLE" olan "CEHMIYYENIN" sözü oldugunu beyan eder.
bu konuda sahabeler'in söyledikleri;
Abdullah ibnu Mes'ud R.A. dan, söyle dedi Dünya semâsi ile ondan sonra ki gelen semânin arasi besyüz senedir. Her iki semânin arasi böylece besyüz senedir. Kürsi ile suyun arasida besyüz senedir Ars ise suyun Üstündedir. "ARSIN ÜSTÜNDE'DE ALLAH'U TEBAREKE VE TEALA VARDIR SiZiN MESKUL OLDUGUNUZ AMELLERl ORADAN BiLiR".
Bu Eseri Ebu Said ed -Dârimi Reddu alel -Cehmiyye nam kitabin da (275) Ibnu Huzeyme Tevhid de (105/106) ve Beyhaki Esma (401) sahih bir senedle rivayet etmislerdir.
Abdullah ibnu Abbas R.A. dan, vârid olan rivayet:
Aise R.A. nin kapicisi Zekvan dan,
(söyle dedi Abdullah ibnu Abbas R.A. Âise R.A. vefat edeceginde yanina geldi. Aise'ye hitaben söyle dedi» Sen Resûlullah S.A.V. in kadinlarindan kendisine en sevgili olani idin. Allah Resulü S.A.V. ise temiz olandan baska bir seyi de sevmez. " HEM SUBHA NEHU VE TEALA YEDi KAT SEMÂNIN ÜSTÜNDEN SENiN BE -RAATINI iNDlRDl» Ve Allah'u Azze ve Celle'nin zikredildigi hiç bir mescid yok ki senin beraatini bildiren Ayet gece ve gündüz orada okunmasin.
Bu Eseri Ebu Said ed -Dari-mi er -Reddu Alel -Cehmiyyeti'de (275) sahih bir senedle rivayet etmistir.
Abdullah ibnu Umer R. A. dan, vârid olan rivayet:
Zeyd ibnu Eslem R.A. dan, söyle dedi: Abdullah ibnu Umer bir çobanin yanina ugradi ve ço -bana kesilmeye elverisli bir seyi olup olmadigini sordu. Çobanda sahibi burada yoktur dedi. Ibnu Umer R. A. da, ne olacak sahibin» birini kurt kapti dersin dedi. Bu söz Üzerine çoban "BASINI SEMÂYA KALDIRIP SÖYLE DEDI PEKIYI ALLAH NEREDE YA" ? bu cevabi isiten ibnu Umer R.A. da, Vallahi Allah'in nerede oldugunu sormaya ben daha layikim dedi. Ve sonra çobani ve koyunlari sahibinden satin alip, çobani azad ederek ko yunlari da ona verdi.
Ebu Bekr R.A. dan, vârid olan rivayet:
I) Abdullah^ibnu Umer R.A. dan, söyle dedi Resulullah S.A.V. vefat ettiginde, (münafiklardan bazilari müslümanlarin aralarini karistirmak için nasil olur böyle bir Resul ölürmü diye laflar konusmaya baslamislardi) Binâen aleyh Ebu Bekr R.A. Müslümanlara hitaben bir hutbe irad ederek söyle dedi:
"EY lNSANLAR EGER.IBÂDET ETTiGiNiZ ILAH MUHAMMED IDIYSE O ÖLDÜ. EGER IBADET ETTIGINIZ ILAH SEMÂDA KI ALLAH ÎDIYSE O ÖLMEMISTIR"
ve sonra su Ayet'i Kerimeyi sonuna kadar okudu. (Muhammed A.S.V. ancak bir Resuldür. O: dan önce bir çok Resuller gelip geçmistir. Simdi o ölür veya öldürülürse siz dininizi terkmi ? edeceksiniz. ...................................Ali imran 144.
Bu eserden istifade edilen meseleler sunlardir.
a) Ebu Bekr R.A. nün, hitâb attigi insanlarin cemi'sinin ashabi kiram oldugu.
b) Hitâb ettigi kisilerin sahâbe olmalari dolayisiyla sâhib olduklari ilimle, Ebu Bekr R.A.nün, eger ibâdet ettiginiz ilah "SEMÂDA Ki ALLAH" ise, sözüne sukût ederek kabul edisleri söylenen sözün hak olduguna delâlet etmesi.
c) Hayatta iken Cennet'le müjdelenen, Resûlullah'in arkadasi olarak Kur'anda zikredilen, Resulü ekremin Halifesi olan Ebu Bekr siddik R.A. nün, "ALLAH'U AZZE VE CELLE'NlN SEMADA" olduguna itikad ettigini beyan eder.
Eger Ebu Bekr Siddik R.A. Kitab ve Sünnet'e muhalif olarak bir konusma yapmis olsaydi bu kadar sahabenin böyle bir hataya sükût edeceklerini ne akil kabul eder ve nede nakil.
Ebu Zer R. A. dan, söyle dedi: Bir gün tam günesin batacagi esnada Resulullah S. ile beraber mescid'de bulunuyordum. Bana hitaben bili yormusun günes nereden batiyor, Ya Eba Zer dedi: de Allah ve Resulü en iyi bilendir Ya Resûlellah dedim: Devam ederek, "MUHAKKAK KI O ARSIN ALTINDA RABBlSlNlN ÖNÜNDE SECDE ETMEGE GIDIYOR" dedi.
Bu Hadis'i Buhâri (48O2 Ahmed (5/152) ve Ibnu Mendeh (1012) rivayet etmis -lerdir.
Câbir ibnu Abdullah R.A. dan, söyle dedi: Resulullah S.A.V. Veda haccin'da Arefe gUnü vermis oldugu hutbede söyle buyurdu: Ben vazifem olan tebligi yaptimmi ne diyorsunuz.) (Sahabelerde) evet Ya Resulellah hakkx ile yaptin diye oevab yerdiler. Resülullah S.A.V. de sehâdet parmagini "SEMAYA DOGRU KALDIRIP INSANLARA KARSI INDIREREK ALLAH'IM SAHID OL DiYE ÜÇ KERE TEKRAR ETTi» .
Bu Hadis'i Buhâri (1739) Muslim (121 Ebu Davud (1905) ve Ahmed (1/447) rivayet etmislerdir.
Bu babda zikredilecek daha bir çok Hadis'i Serif olmasina ragmen, Risalemizin hacmini büyütmemek için, bu kadariyla iktifa ederek babimiza su Ayet"i Kerime ile son veriyoruz.
0,bizim Resulümüz kendilisinden hiç bir sey söylemez. O ne söyler ise, kendisine vahyedilen vahiyden baska bir sey degildir.
en -Necm ¾
Sa'd ibnu Ebi Vakkaa R.A. dan, söyle dedi! Resulullah S.A.V. Sa'd ibnu Muâz R.A. nün, Beni Kureyza hakkinda vermis oldugu hükme binaen söyle dedi»
"YEDi KAT SEMANIN ÜSTÜNDEN MELIK'lN VERDIGÎ HÜKÜM ILE HÜKÜM VERDIN"
Bu Hadis'i Nesei ( ) Beyhaki Esma'da (420) sahih bir' senedle rivayet etmislerdir.Zehebi'de el -Uluv'da (15) zikretmistir.
Ebu Said el -Hudri R.A. dan, söyle dedi: , Resûlullah S.A.V. buyurdular ki: ..... '
. Banâ'I'timâd etmiyormusunuz ? ben, "SEMADA OLÂN ALLAH'IN EMINIYIM" sabah ve aksam bana gökyüzünün haberi ' geliyor.
Bu Hadis'i Buhari (4351) ve Müslim (1064) rivayet etmislerdir.
"ALLAH NEREDEDIR" ? sorusuna müsbet olan "SEMADADIR" cevâbini verene "MUMIN" isminin itlak edildigi gibi, mUsbet olarak cevâb vermeyenede ya'ni "SEMADADIR" cevâbindan gayri cevâb verenede ayni "MUMIN" isminin itlak edilemiyecegide asikardir.
2) Enes ibnu Malik R.A. dan, söyle dedi: Zeyneb bintu Cahs R.A. Reaûlullah S.A.V. in sâir zevcelerinin yanlarinda söyle iftihar ederdi. Derdi ki Sizi Reaûlullah S.A.V. ile aileleriniz evlendirdi. Beni ise, "YEDI KAT SEMANIN ÜSTÜNDEN ALLAH EVLENDIRDI'
Bu Hadis'i Buhâri (7420) Tirmizi (3213) Ahmed (3/2 Ibnu Sa'd (fl/I03) ve Neae (2/76) rivayet etmislerdi
3)Ebu Hureyre R.A. dan, (söyle dedi Nebiyyu Muhterem S.A.V. söyle dedi: Allah'u Azze ve Celle mahlukâti yarattiktan sonra, "YANINDA ARSINI ÜSTÜNDE" söyle yazdi. RAHMETIM GADABIMI geçti.
Bu Hadis'i Buhâri (7422) Ahmed (2/25H) rivayet etmislerdir.
4) Abdullah ibnu Amr R.A. dan, söyle dedi: Resulullah S.A.V. buyurdu ki: Merhametli olanlara , "RAHMAN" olan Allah'u Azze ve Celle'de merhamet eder. Dünya ehline merhamet edin ki» "SEMADA KI RAHMAN OLAN ALLAH'DA" size merhamet etsin.
Bu Hadis'1 Ebu Dâvud (4941) Tirmizi (1924) Ahmed (2/160) Humeydi (591) Hâkim (4/159) re Hatib (2/260) sahih bir senedle rivayet etmislerdir.
TENBIH:
Kitab ve Sünnet itikadindan uzak olan bazi muharrifler yukarida ki Hadis'i serif'de zikrolunan "SEMADA KI RAHMAN" lafzini, semada ki Melekler diye ma'na verib terceme ediyorlar. Bu hareketleriyle KITAB ve SÜNNET'e muhalefet edenler, Sahabe ve Selefi Salihinin yolundan ayrilarak CEHMIYYE denilen itikad'da bozuk bir mezhebin yolunu tutmaktadirlar. Zira onlardan baska, bu Ümmetin evvelinde bu sözü (yani Allah her yerdedir) söyleyen gelmemistir. Bütün Ummet Allah'u Azze ve Celle'nin semada oldugunda nasla ittifak etmislerdir. Binaen aleyh bu itikada sahib olanlar, bu ve emsali Ayetleri ve Hadis'lere devamli yanlis ma'na vererek , Allah'in ve Resulünün kelamini tahrif etme yolunu tutmuslardir.
biri bunlara cevap versin boş konuşmalar kimseye bişey kazandırmaz...
müslüman aynı kişi olduğunu çaktırmamak için bu sefer hadtap olmuş:))) insan daha uyanık olur hattapın d lisi:)
allah biliyor kimin kim oldunuu zanda bulunmaa
baksen ALLAH ve rasulünün maşası ALLAH VE RASULÜNÜN MAŞAYA İHTİYACI YOK
artı sen rasulün yolundan gitseydin öyle hhaahhhha diye gülmezdin ,çünkü RASULULLAH sadece tebessüm ederdi
samimiyim ben buyrun gelin ücretsiz emar falan çekelim
siz beni bırakın müslümana cevap verinn verebiliyorsanız tabikii
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 12:27
müslüman aynı kişi olduğunu çaktırmamak için bu sefer hadtap olmuş:))) insan daha uyanık olur hattapın d lisi:)
çok zeki kardeşim panele girebilenler baksın bakalım aynı kişimiyiz... zeka küpüm benim :-059maşallah... rabbim seni nazarlardan korusun...
sizin niyetiniz burada birşeyler öğrenmek değil,ortalığı bulandırmak
inan hiç umursamıyoruz yazdıklarını farkındaysan sadece seninle dalga geçerek eğleniyorz
müslüman sana diger sayfada bir soru sordum, cevapta yazildi yazdiklarina
cevap beklemekteyim
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 12:29
siz beni bırakın müslümana cevap verinn verebiliyorsanız tabikii
cevap veremezler ki... onlar ancak hocalarından duyduklarını yazarlar.. çünkü hocaları onları cemaatin çıkardığı kitaplardan başka kitap okumaktan men ediyor... neden biliyormusun çünkü okurlarsa gözleri açılır kendilerini diliyecek adam bulamazlar..
öbür tarafdada kimin dalga geciceginii hep beraber görücezz allah hepinizee hidayet nasip etsin uyuyan topluluk
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 12:32
Bir soruda ben sorayim, cok merak ediyorum cevabini, ALlah arsi yaratmadan önce nerede oturuyordu ?? (hasa) .Sorular karsilikli olsun, herzaman cevap istiyen sen olma.
gaybı bilen Allah'tır... o konuda bilgim yok...
inan gülüyorum haline aynı zamanda acıyorum
hani derler ya ALLAH sizide güldürsün bende size demek isterdim fakat bu gidişat üzere gülmeniz biraz zorlaşıyor
kimin maşası iseniz gidin sizi daha mantıklı yönlendirsin
cideen ceviz zekaya iyi gelir
cocuklarla ugrasacak vaktim yok benim kardesim, siz oyununuza devam edin.vesselam
bak olmadı müslüman nasıl bilgin yok bu konuda bizde seni profösör sanmıştık
demekki prosıfırmış sın
hoca zaten biz senden cevap istiyoruzz bizimle uraşmanı beklemiyoruzz vere biliyosan cevap ver ne uzatıyorsunuz hepiniz
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 12:37
bak olmadı müslüman nasıl bilgin yok bu konuda bizde seni profösör sanmıştık
demekki prosıfırmış sın
bazıları gibi bilmediğim konuda atıp tutmam... bilmediğin konuda bilmiyorum demek en hayırlısıdır...
çok şükür sizin gibi atıp tutmuyorum senin gibilerle ilmimi paylaşıcak değilim
beyni yıkanmış basit varlıksın sadece yazdıklarına basit yorumlar ekleyerek eğleniyorum haline gülüyorum
en iyi tıptan anlarım gel bu bilgilerimi seni tedavi etmeye çalışarak paylaşayım
hoca zaten biz senden cevap istiyoruzz bizimle uraşmanı beklemiyoruzz vere biliyosan cevap ver ne uzatıyorsunuz hepiniz
hımmm
cevap veremiyo değil sanırım gerek duymuyo
daha önemli işleri var :-034
deveye hendek atlatmak daha kolay galiba :D
ilmi yetmiyodur belkii kaçtına göree
bir kişi yazdıklarınızı tasvip eden birşey yazsaydı mutlu olucaktınız değilmi,istediğiniz olmadı ya baya gerilmişsinizdir,fazla gülüyorsun elmacık kemiklerine zarar bak biz sadece tebessüm ediyoruz
bırakınyaa üçkişi toplanmışsınızz burayaa nede cabuk konuyu saptırdınızzz savundunuzz şeyii niye savundunuzuu bile açıklayamıyorsunuz
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 12:48
çok şükür sizin gibi atıp tutmuyorum senin gibilerle ilmimi paylaşıcak değilim
beyni yıkanmış basit varlıksın sadece yazdıklarına basit yorumlar ekleyerek eğleniyorum haline gülüyorum
verecek cevap bulamayınca hakaret edersiniz...
işte siz busunuz... sana verecek cevabım yoktur artık...
bana cevap yazıpta boşuna yorma kendini...
kaçmaz bizim hocalrımız sizin gibi basit insanlarla uğraşıcak vakitleri olmadığından biz sizle ilgileniyoruz
siz bizim hocaların yanından dahi geçemezsizniz.karşılarına çıksanız heybetlerinden bu kadar kustahlığa cesaret edemezsiniz
ancak burda yazarsınız böyle
madem hadtap sen değilsinde hadtap bu kadar çabuk olaya nasıl vakıf oldu saçmalığa bak bu sitede senin gibi düşünceli insan ender bulunur ben değilim diyipte milleti kandırma ve kendini daha fazla gülünç duruma sokma bence
ne hakareti
ALLAHA ve rasulüne dolaylı yoldan dil uzatan dostlarına savaş açanlara ancak varlık kelimesini kullanabilirim
bu da hakaret değil ilk baştaki yazılarında sen kendine s..ile başlayan hakareti yapmıştın işte hakaret ona denir
kendi kendine hakaret edip benim üzerime atma
yorulmuyorum merak et eğleniyorum
ben sizin hocalarınızın nasıl kaçtını çok iyii bilirim allah hepinize hidayet nasip etsin önce hocalarınıza:) son
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 12:52
madem hadtap sen değilsinde hadtap bu kadar çabuk olaya nasıl vakıf oldu saçmalığa bak bu sitede senin gibi düşünceli insan ender bulunur ben değilim diyipte milleti kandırma ve kendini daha fazla gülünç duruma sokma bence
arkadaşım sor o zaman bir yetkiliye girip panelden ip adreslerine baksın... forum yöneticiliği yapmadıysan bunları bilmezsin... bilene sor söylesin sana da daha fazla komik duruma düşme...
bizim hocalarımıza kurban olun diyeceğim ama sizden kurbanda olmazki
sakın sizin hocalarınız sevgilileriyle basılan öztürk gibiler olmasın
karaşahin
27.06.2009, 15:07
ebu hanife seleftendi ve secde suresinin 4. ayetini müteşabbih ayet olduğu için tevil etmeden olduğu gibi kabul etmiştir ve Allah arş'tadır demiştir...
BİSMİHİ TEALA
İmam-ı Âzam’ın (rahmetullahi aleyh) muhalifleri onun (rahmetullahi aleyh) bazen murcie, bazen selefi, bazen harici, bazen mutezile velhasıl neyle sıfatlandırmak istiyorlarsa onunla sıfatlandırıyorlar. Bu fakir onun (rahmetullahi aleyh) muhaliflerinin sıfatlandırmak istediği hiçbir sıfatı kabul etmez. O peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem): ‘’ Şüphesiz Âdem benimle iftihar etmiştir. Ben de ümmetimden ismi Numan, künyesi Ebu Hanîfe (rahmetullahi aleyh) olan bir zatla iftihar edeceğim. O, ümmetimin kandilidir», iltifatına mazhar olmuştur.
Ancak onu selefilikle itham eden sizin gibi kişiler ya ne söylediklerinin farkında değiller, ya da
evet ümmet 73 fırkaya ayrılcak... bunlar içinde nakşi, rufai, kadiri, şii v.b. gibi gurupları da sayabiliriz sanırım... kurtulacak gurup efendimizin yolunu terketmeden şucuyum bucuyum diye ayrılmadan ümmetin en hayırlıları dediği "selef"i takip edenlerdir..
ve
selef arapçada önceki anlamına gelir ama bizim kasdettiğimiz selef, selef-i salihindir.. yani efendimiz(s.a.v)'in hadiste işaret ettiği sahabe, tabi'in ve tabe'i tabi'indir...
bu ifedeleri ile kendi kendileri ile tenakuza düştüklerinin farkında değiller. Ancak bir realite var ki siz selefilik ve selefilerin metodlarını anlama hususunda yeterli bilginiz bulunmamaktadır. Dolayısıyla öncelikle size selefiliğin ne olduğunu anlatmak gerekir.
Selefilik nedir?
Selef kelimesi, arapça kökenli olup, سلف يسلف سلفا den mastardır. Türkçe anlamı ise önce gelenler, yaşça büyük veya makamca ileri gelenler, yapılan hayır işleri, faizsiz borç verme ve görüşleri kendinden sonra taklit edilen kimse, gibi anlamlara gelir. (Tehanevi, keşşaf istilahatı funun,sh: 676/ İbn-i Manzûr, lisanu’l arab)
Selef geniş kapsamlı yani hem zaman ifadesi, hem de beli bir zaman diliminde ki âlimler için kullanılan bir ifade olduğu için birkaç manada kullanılmaktadır. Dolayısıyla kullanan kişi hangi manayı anlıyorsa ona göre değer kazanır. Eğer selef sözü ile kasd edilen zaman ifadesi ise bu insanoğlu’nun yaratıldığı günden bu günümüze kadar olan bir zamanı kapsar ki, o zaman bu ifadenin içerisine hem dini, hem ilmi, hem siyasi velhasıl her türlü sınıf girer.
Selef ifadesini kullanan kişi orada alimleri anlıyor ve kastediyorsa o zaman bu ifadenin içerisine Mutezile, Murcie, Şia, Harerici velhasıl bütün alimler dahil olur. Zira ifadenin bütün alimlere şamil olan anlamı herhangi bir şeyle sınırlandırılmamıştır. Bundan dolayıdır ki, bütün alimler, mezheb imamları kendi hocalarını ifade etmek için ( سلفنا ) şeklin de kullanmışlardır.(ramazan el buti, es-selefiye, sh:9/ hanfi, mevsûatü’l-fırak ve’l cemaa,sh:245)
Selef ifadesini kullanan kişi o ifade ile ilk üç asırdaki alimleri yani sahabe, tabiûn ve et-tebaû’t-tabiin’de ki (rahmetullahi aleyhim ecmain) alimleri anlıyor ve kastediyorsa İmam-ı Âzam’ın (rahmetullahi aleyh) onlardan olması bazı sahabe-i kiram-ı görmüş olmasından dolayı kaçınılmazdır. (Tehanevi, keşşaf)
Selefiliğin tanımı hakkında bu kadar kısa bilgiden sonra biraz da onların metotlarından söz edelim ki, onlar ile kelam âlimleri arasındaki fark bariz olsun.
Selefi anlayışa göre dini konularda esas olan nasslardır, yani Kur’an ve peygamber’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) hadisleridir. Nasslarda olmayan bir şeyi hiç kimsenin dine sokması mümkün değildir. Kur’an ALLAH’ın (Celle celalühü) kitabı olmasından dolayı tartışılmaz. Peygamber’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) hadislerine gelince onlara göre necm suresi 3. ayetinden dolayı hadisler de kur’an’la eş değerdedir. Kelam âlimleri ise itikadi konular hariç hadislerin kanun koyma yönünden kur’an’la eş değer olduğunu, itikadi konularda ise izah edici olduğunu ifade etmektedirler.
Selefe göre manaları açık olan ayetlerin izah edilmesine gerek yoktur. Müteşabih olan ayetleri ise onların manalarını sadece ALLAH (Celle celalühü) bildiği ve onun manalarını bildirme yetkisi sadece peygamber’e (Sallallahu aleyhi ve sellem) ait olduğu için sadece peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) izah edebilir. Eğer müteşabih ayetlerin manaları hakkında peygamber’den (Sallallahu aleyhi ve sellem) izah gelmedi ise, insanlar oradaki manaları anlama hususunda ALLAH’ın (Celle celalühü) maksadını anlayamayacakları için mana vermeleri doğru değildir. (İbn-i kuteybe, hadis müdafası, sh:86)
Ancak selefin bu tutumu sadece ALLAH’ın (Celle celalühü) sıfatları ve kader ile ilgili olan ayetlerdedir. İnsan ve insanın sıfatları hususunda ise yorum yapmaktan ve gerktiği zaman içtihad yapmaktan çekinmemişlerdir. Selefe göre nasların yorumlanmasında şariin maksadı esas olup bu nasların dinleyenleri tarafından anlaşılan anlamların esas olmadığını savunur. ( İbn-i kuteybe, hadis müdafası,sh: 87) Bunun temeli ise insan dilinin tamamen devre dışı kalması ve insanlar kullandıkları dille ne anlam kastederlerse kastetsinler önemli değil, önemli olan söyleyenin bu ifadeyle neyi kastettiğidir.
Selefin nasların anlamlarının verilmesi konusunda kaçındığı nokta nassların ifadelerinin içerdiği anlamların bilinmemesi yani mahiyetin insan zihninde oluşmamasıdır. Çünkü ALLAH (Celle celalühü) insanların algıladıklarının ve düşünebildiklerinin dışındadır. (İbn Kudâme, Şerh-u lumati'l-itikad, sh: 26) Kavramlar her ne kadar ALLAH’ın (Celle celalühü) sıfatlarının mahiyetini anlatsa da bu sıfatlar insanların algılama ve düşünmesinin dışındadır. Yani insan zihni anlatılan bu ifadelerle ancak insani vasıfları anlarlar, insan üstü olan ALLAH’ın (Celle celalühü) vasfını anlayamazlar. Anlayamadıkları şey hakkında yaptıkları her yorum yanlış olabilir. Selef bu ifadelere yükleyecek anlam bulamadığı için ve verilen manalardan tatmin olamadığı için onlara anlam vermekten kaçınmıştır. Çünkü insan kaynaklı kavramlarla insan üstü bir varlığı anlatmak insanın sıfatlarıyla anlatılan insan üstü varlığın sıfatları mahiyet itibariyle sanki aynıymış izlenimi veriyor ve insan zihni ister istemez bu ikisini birbirine karıştırıyor.
Mesela vermiş olduğunuz ayetteki istiva kelimesi insanın aklına bizim gibi birinin (teşbihte hata olmaz kaidesine binaen tabir için özür) kaba etleri üzerine bir şey üzerinde kurulması ve oturması gelmektedir. Bu ifade (istiva) ALLAH (Celle celalühü) için kullanıldığı zaman haşa ALLAH’ın (Celle celalühü) kaba etleri olduğu gelmektedir. Zira insan kaba etleri olmadan oturamaz, dolayısıyla ALLAH (Celle celalühü) oturuyor dediğimiz zaman insanda olduğu gibi kaba etleri üzerine oturuyor manası gelmektedir. Eğer bu ifade insanların anlayabilecekleri bir biçimde gelseydi o zaman bir müşkül kalmazdı. Dolayısıyla istiva kavramı insan algısındaki yapısına ilave yapılmalı ve ALLAH’ın (Celle celalühü) oturmasını içine alacak kadar genişletilmelidir. Bunu da bize ancak ayetler bildirebilir. Selef de böyle düşünmekte ve ayet varsa yoruma müsaade etmekte yoksa onun yorumundan kaçınmaktadır.
Kelamcılar ise doğrudan bir ayet olmasa da Kur’an’ın temel ilkeleri çerçevesinde bunların yorumlanabileceğini savunmaktadır. Kur’an’da anlamı kapalı olan ayeti izah edecek başka ayetler yoksa bu ayetin anlamının insanlara bırakıldığını kabul etmektedirler.
ALLAH’ın (Celle celalühü) algılanamaması ve onun sıfatlarının insan tarafından bilinememesinde Selef haklı olabilir ama insanlara hitap eden bir ayetin anlamının
insanlar tarafından bilinememesinin getireceği bazı sıkıntılar olabilir. Mesela ALLAH’ın (Celle celalühü) insanlara anlayamayacağı bir dille hitap etmesi doğru olur mu? Bir nassa anlam vermeme o nassın taleplerini anlamama anlamına gelebilir. Üstelik onların anlamlarının insanlar tarafından bilinememesi gibi bir durumun olması da kabul edilemez. Zira bilinemeyen ayetlerin neler olduğunu kim ve ne şekilde tespit edeceği sorununun yanında insanların anlayamayacağı naslardan sorumlu tutulması da ayrı ve ciddi bir sorun oluşturabilir.
Bütün bunlar düşünüldüğü ve tefekkür edildiği zaman İmam-ı Âzam’ın (rahmetullahi aleyh) bu ayete neden mana vermediği anlaşılmaktadır.
(Şu an vaktim olmadığı için çıkmak durumundayım. Eğer iddia sahipleri iddialarında ısrar ederlerse pazartesi devam ederiz inşeALLAH)
sevdamislam
27.06.2009, 15:59
(Ümmetimin âlimlerinin farklı ictihadları, mezheplere ayrılması rahmettir.) [Nasr El-Makdısi, Beyheki]
Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir.) [Tirmizi]
sevdamislam
27.06.2009, 16:02
hoca zaten biz senden cevap istiyoruzz bizimle uraşmanı beklemiyoruzz vere biliyosan cevap ver ne uzatıyorsunuz hepiniz
yeterince cevap verildi ama ne yazilsa siz yine ayni yerde kalacaksiniz anladigim kadariyla siz oyunlarinizi gidin baska forumlarda devam edin en iyisi ...
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 17:47
İmam-ı Âzam’ın (rahmetullahi aleyh) muhalifleri onun (rahmetullahi aleyh) bazen murcie, bazen selefi, bazen harici, bazen mutezile velhasıl neyle sıfatlandırmak istiyorlarsa onunla sıfatlandırıyorlar. Bu fakir onun (rahmetullahi aleyh) muhaliflerinin sıfatlandırmak istediği hiçbir sıfatı kabul etmez. O peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem): ‘’ Şüphesiz Âdem benimle iftihar etmiştir. Ben de ümmetimden ismi Numan, künyesi Ebu Hanîfe (rahmetullahi aleyh) olan bir zatla iftihar edeceğim. O, ümmetimin kandilidir», iltifatına mazhar olmuştur.
Mezheb taassubluğu hadis uydurma ve yayılmasında büyük bir rol oynamıştır. Muteassıp Hanefiler. Ebu Hanife (r.a.)'ın menkıbeleri konusunda bir çok hadis uydurmuşlardır. Bunlardan birkaçı; "Benden sonra bir adam gelecek, ona Numan bin Sabit denir, künyesi de Ebu Hanefe'dir. Allah'ın dini ve benim sünnetim onun eliyle ihya olunacaktır." Tenzihu'ş-Şeria, İbni Arrak. 2/30: Hatibu'l-Bağdadi. Tarihi Bağdat. 2/289. Yukarıda işaret edilen sıfat bu rivayetlerin bazısında gelmiştir. Me'mun bin Ahmed el-Herevî'ye, "Şafii'yi ve Horasanda ona tabi olanları görmüyor musun?" denildi. O da cevaben; bize Ahmed bin Abdillah haber verdi ona Abdullah bin Ma'dan o da Enes bin Malikten merfu olarak şunu haber verdi: "Ümmetimden Muhammed bin İdris [Şafii] adında bir adam çıkacaktır, o ümmetime iblisten daha zararlıdır. Yine ümmetimde bir adam bulunacaktır ona
Ebu Hanife denilir, ümmetimin kandili odur." İbni Hacer, Lisanü'l Mizan. 5/7-8; Suyuti Tedribu'r-Ravî. 1/277-278. İbni Arrak. Tenzihu'ş-Şeri'a. 2/30 Hatibu'l Bağdadi. Tarihi Bağdat (5/309) adlı eserinde, bu rivayeti uydurmakla ittiham edilenin Muhammed bin Said el-Burkî olduğunu Ebi Abdillah el-Hakim'den nakleder Bu uydurma hadis. Kur'ân'ın açıklığına muhaliftir. Çünkü Allah'ın, kitabında nitelendirdiği gibi; ümmetin kandili Muhammed (s.a.v.)'dir; "Ey Peygamber! Biz seni gerçekten şahit, mujdeleyici ve uyarıcı. Allah'ın izniyle O'nun yoluna çağırıcı ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik" (Ahzab, 45-48). Mukallidlerin kendi imamlarına masum Peygamberin sıfatını nasıl giydirdiklerini iyice düşün. Bunun içindir ki muayyen bir mezhebe bağlanmamak asıl olmuştur. Böylelikle masuma (peygambere) ittiba ile masum olmayana ittiba ayrılabilinir.
Çünkü muayyen bir mezhebi taklit eden kimse, aslında peygambere tabi olma ile hata ve isabet eden fakiha tabi olmayı müsavi kılmıştır.
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 17:51
Selefi anlayışa göre dini konularda esas olan nasslardır, yani Kur’an ve peygamber’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) hadisleridir. Nasslarda olmayan bir şeyi hiç kimsenin dine sokması mümkün değildir.
çünkü, "benden sonra dinde çıkan herşey bidattir, her bidat delalettir, her delalet ateştedir" ve " kim bizim yapmadığımız birşeyi yaparsa o ondan reddolunur" buyurmuştur efendimiz (s.a.v)...
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 18:20
Selefin nasların anlamlarının verilmesi konusunda kaçındığı nokta nassların ifadelerinin içerdiği anlamların bilinmemesi yani mahiyetin insan zihninde oluşmamasıdır. Çünkü ALLAH (Celle celalühü) insanların algıladıklarının ve düşünebildiklerinin dışındadır. (İbn Kudâme, Şerh-u lumati'l-itikad, sh: 26) Kavramlar her ne kadar ALLAH’ın (Celle celalühü) sıfatlarının mahiyetini anlatsa da bu sıfatlar insanların algılama ve düşünmesinin dışındadır. Yani insan zihni anlatılan bu ifadelerle ancak insani vasıfları anlarlar, insan üstü olan ALLAH’ın (Celle celalühü) vasfını anlayamazlar. Anlayamadıkları şey hakkında yaptıkları her yorum yanlış olabilir. Selef bu ifadelere yükleyecek anlam bulamadığı için ve verilen manalardan tatmin olamadığı için onlara anlam vermekten kaçınmıştır. Çünkü insan kaynaklı kavramlarla insan üstü bir varlığı anlatmak insanın sıfatlarıyla anlatılan insan üstü varlığın sıfatları mahiyet itibariyle sanki aynıymış izlenimi veriyor ve insan zihni ister istemez bu ikisini birbirine karıştırıyor.
Mesela vermiş olduğunuz ayetteki istiva kelimesi insanın aklına bizim gibi birinin (teşbihte hata olmaz kaidesine binaen tabir için özür) kaba etleri üzerine bir şey üzerinde kurulması ve oturması gelmektedir. Bu ifade (istiva) ALLAH (Celle celalühü) için kullanıldığı zaman haşa ALLAH’ın (Celle celalühü) kaba etleri olduğu gelmektedir. Zira insan kaba etleri olmadan oturamaz, dolayısıyla ALLAH (Celle celalühü) oturuyor dediğimiz zaman insanda olduğu gibi kaba etleri üzerine oturuyor manası gelmektedir. Eğer bu ifade insanların anlayabilecekleri bir biçimde gelseydi o zaman bir müşkül kalmazdı. Dolayısıyla istiva kavramı insan algısındaki yapısına ilave yapılmalı ve ALLAH’ın (Celle celalühü) oturmasını içine alacak kadar genişletilmelidir. Bunu da bize ancak ayetler bildirebilir. Selef de böyle düşünmekte ve ayet varsa yoruma müsaade etmekte yoksa onun yorumundan kaçınmaktadır.
doğru olan da budur zaten... müteşabbih ayetler yorumlanmaz olduğu gibi kabul edilir...
Kelamcılar ise doğrudan bir ayet olmasa da Kur’an’ın temel ilkeleri çerçevesinde bunların yorumlanabileceğini savunmaktadır. Kur’an’da anlamı kapalı olan ayeti izah edecek başka ayetler yoksa bu ayetin anlamının insanlara bırakıldığını kabul etmektedirler.
Ali imran 7:
O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
Allah arş'a istiva etmiştir... bunu kabul ederiz bunun ne şekilde olduğunu rabbim bilir.. teviline giremeyiz... bakın ayette ilimde derinleşmiş olanlar "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" der diyor... insanlar yanlış düşünmesinler diye tevil edebilirler demiyor...
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
27.06.2009, 18:34
Bütün bunlar düşünüldüğü ve tefekkür edildiği zaman İmam-ı Âzam’ın (rahmetullahi aleyh) bu ayete neden mana vermediği anlaşılmaktadır.
imam-ı azam bu ayete mana vermediyse aşağıda geçen sözler kime ait...??
Bu mevzuda Ebu Hanife R.H. dan, naklolunan kavil:
Fikhu'l -Ekber isimli meşhur kitabın sahibi Ebu Muti'i -l -Hakem ibnu Abdullah el -Belhi-den bize söyle bir haber ulaştı:
Ebu Hanife R.H. a, "RABBIMIN SEMADA MI YERDE MI OLDUGUNU" bilmiyorum diyen bir adamin hükmünü sordum . "SÜPHESİZ O KAFİR OLMUŞTUR" Çünkü Allahu Azze ve Celle şöyle buyuruyor. "RAHMAN ARŞIN ÜZERİNE İSTİVA ETMİŞTİR" "ARŞIDA YEDI KAT SEMANIN ÜSTÜNDEDİR" dedi. Bende dedim ki: O adam diyor ki tamam "ARSIN ÜZERINE ISTIVA ETMISTIR" diyorum lakin "ARSIN SEMÂDA MI YERDE MI OLDUGUNU" bilmiyorum, Tekrar Ebu Hanife R.H, cevaben söyle dedi."ARSIN SEMADA OLDUGUNU INKAR ETTIMI SUBHESIZ KI O KÂFIR OLMUSTUR" .
hatta bu konuda imam malik'in de yorumu var...
Bu mevzuda Imam'i Malik R.H. dan, varid olan kavil:
Abdullah ibnu Ahmed ibnu Hanbel R.H.dan, er -Reddu ale'l -Cehmiyyeti isimli kitnb'inda,babasi Ahmed'den oda Abdullah ibnu Nafl'den oda Malik ibnu E-nes R.H. dan söyle dedigini rivayet ediyor.
Imam'i Malik R.H. söyle dedi:
"ALLAH'U AZZE VE CELLE SEMÂDADIR , ILMl ISE HER YERDEDIR, ILMINDEN DE HIÇ BIR SEY GIZLI KALAMAZ".
Allah zamandan ve mekandan münezzehtir sözü; ilk defa Cehm bin Safvan adlı mel'un tarafından ortaya atılmış ve bu sözün bedelini idam edilerek ödemiştir.
Daha önce bu sözü kullanan sahabe,tabiundan kimse yoktur. Ebu Hanife, Malik, Ahmed Hambel, Şafii gibi alimler "istiva ve arş" konusunda; Allah nerededir
bilmiyorum, arşta ancak arş nerede bilmiyorum diyenleri tekfir etmişlerdir.
(sadece imam şafi bilmiyorsa mazur olabilir demiştir.)
KARDESIM SEN VEHHABİLERİN AKİT GAZETESINE BASTIRDIGI PRATİK AKAİD KİTABINDA BILGILERI BURAYA YAZMISSIN. SEN BUNLARI YAZARKEN DOGRULARI OĞRENMEK DEGIL YANLIŞ BİLDİĞİN KONULARI AŞILAMAK İÇİN YAZMIŞSSIN. ALLAH SENI İSLAH EYLESİN.
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
28.06.2009, 01:08
10 dakikanızı ayırıp dinleyin şu dersi...
ehli sünnete aykırı görülerin propagandası ve reklamı sitemizde yasaktır linkler silinmiştir
VAH KARDEŞİM VAH BİZİ KURTARACAN DİYE HALA UYUYAMADINMI:) ALLAH RAZI OLSUN AMA BENDE VİDEOLAR AÇILMADI.
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
28.06.2009, 01:21
bende açılıyor kardeş...
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
28.06.2009, 01:37
şu an göremıyrum dahi:)
youtube'a girip arama motoruna "Ehl-i Sünnet Akidesi- Istiva meselesi - ALLAH nerede - (1)" yaz video çıkacaktır... elimden gelen bu kadar...
Allah razı olsun kardeşim.
M.Ü.S.L.Ü.M.A.N
28.06.2009, 07:40
Allah razı olsun kardeşim.
ecmain....
Mollakasım
28.06.2009, 11:20
M.Ü.S.L.Ü.N.A.M kardeşin tenakuz ve çelişkilerini bir bir ele almayacağım. Buna ne vaktim var nede hevesim.. ancak Allah, Sema, Arşı istiva ayet ve hadislerinin anlaşılma biçimi ve mekan isnadı hakkında yeterli ve bağlayıcı birkaç söz söyleyip meseleyi kapatacağım:
1. Biz Allaha ve Ondan gelene ve Rasulullaha ve Ondan gelene iman ettik. Ehli sünnet inancının özü budur. Şu halde itikadımz aynen selefi salihinin ve Ashabı Rasululahın itikadıdır. Dört mezheb imamı ve sair selefle itikadda aramızda zerre ihtilaf yoktur. var görüneni lafzidir. yani aynı gerçeği farklı lafızlarla ifade etmişizdir.
2. "Allah zaman ve mekandan münezzehtir" bu itikadın kaynağı Kurandır ve Hazreti Ali d efarklı bir şekilde dillendirmiştir.
Rivayet şudur: Hazreti Aliye soruldu: Allah nerde ?
Cevap verdi: Bu mekandan sual etmektir. Allah var iken mekan yoktu (Arş da dahil). O anda nasılsa şimdi de öyledir.
Görüldüğü gibi Hazreti Ali bu ifadesiyle mühim bir itikadi esasın işaretini vermiş ve Allahın mekana muhtac olmadığını ve bir mekanla sınırlandırılamıyacağını ifade etmiştir. Artık bunun manası Allahın mekandan münezzeh olacağıdır.
3. Bu hakikatin (Allahın zaman ve mekandan münezzeh olduğunun) Kurandan delili Şu ayettir: Leyse kemislihi şey'ün. " *Hiç bir şey Onun misli gibi değildir." Bu ayet Allahın sıfatlarından 'muhalefetün lil havadis' in mesnedidir. Bu sıfat Allahın mahlukuna asla benzememesini ve mahlukunun hal ve evsafına muhalif olmasını gerektirir; Mahluklar zaman ve mekana muhtactır, Allah ise asla.
4. *Bu ayeti kerime mani oluyor geçit vermiyorki: 'Allah Arşı istiva etti' ayeti, Allah Arşı mekan tuttu, oraya yerleşti(!) şeklinde anlaşılsın..
Artık gerek Arş ve gerek sema ile ilgili ayet hadisler bu minvalde (Allahın ne zatında ve sıfatlarında misli ve benzeri olmadığı hakikati ekseninde) değerlendirilir ve asla bunlarla Allahın sema da veya Arşta mekan tuttuğu! sapkın görüşlerine varılmaz.
Sonuç: Şu halde Allah nerde ?
Cevap: Zaman ve mekanı nyaratmadan önce nerdeyse orda!! yani bir yerde değil.
2.cevap: sanane!? Allahın zatı hakkında düşünmek soru sormak bidattir dalalettir.
2.cevap: sanane!? Allahın zatı hakkında düşünmek soru sormak bidattir dalalettir.
bu bilgiler için ALLAH razı olsun...anlat anlat en son şu söz.soğuk su etkisi yapmıştır eminim.:-059çok güzeldi...
vBulletin v4.0.3, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.