PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : DİNDE ZORLAMA YOKTUR



إسماعيل
15.07.2009, 17:43
SELAMUN ALEYKÜM
İmam Âzam'a göre, namaz kılmayan kişi namazı terk ettiği için fâsıktır, ona herhangi bir tarafından kan çıkıncaya kadar dayakla tazir cezası verilmelidir. Tekrardan namaza başlayıncaya kadar da hapsedilmelidir. Ramazan orucunu terk edenin durumu da aynı şekildedir.
İmam Mâlik ve Şafiî'ye göre namaz kılmayan kişi fâsıktır; ama kafir değildir. Bununla beraber sadece vurmak ve hapsetmek yeterli değildir. Namaz kılmamakta diretirse öldürülmesi gerekir.
İmam Ahmed b. Hanbel'den gelen en meşhur rivayete göre ise, namaz kılmayan kişi kâfirdir, dinden kesinlikle çıkmıştır. Böyle bir kimsenin cezası sadece ölümdür. Öldürülmeden önce tekrar dine dönmesi ve tevbe etmesi istenir. Şayet kabul ederse ne âlâ; aksi takdirde boynu vurulur.

hocam burdaki durumlar için sonradan hurafe dine sokulmus bid'at oldugu söyleniyor ve deniyor ki su ayetle çelişiyor.

BAKARA SURESİ 256. Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

HOCAM DİNDE ZORLAMA YOKTUR AYETİ KERİMESİNİ NASIL ANLAMALIYIZ. ALLAH cc RAZI OLSUN

ehlisünnettalibi
15.07.2009, 18:39
SELAMUN ALEYKÜM
İmam Âzam'a göre, namaz kılmayan kişi namazı terk ettiği için fâsıktır, ona herhangi bir tarafından kan çıkıncaya kadar dayakla tazir cezası verilmelidir. Tekrardan namaza başlayıncaya kadar da hapsedilmelidir. Ramazan orucunu terk edenin durumu da aynı şekildedir.
İmam Mâlik ve Şafiî'ye göre namaz kılmayan kişi fâsıktır; ama kafir değildir. Bununla beraber sadece vurmak ve hapsetmek yeterli değildir. Namaz kılmamakta diretirse öldürülmesi gerekir.
İmam Ahmed b. Hanbel'den gelen en meşhur rivayete göre ise, namaz kılmayan kişi kâfirdir, dinden kesinlikle çıkmıştır. Böyle bir kimsenin cezası sadece ölümdür. Öldürülmeden önce tekrar dine dönmesi ve tevbe etmesi istenir. Şayet kabul ederse ne âlâ; aksi takdirde boynu vurulur.

hocam burdaki durumlar için sonradan hurafe dine sokulmus bid'at oldugu söyleniyor ve deniyor ki su ayetle çelişiyor.

BAKARA SURESİ 256. Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

HOCAM DİNDE ZORLAMA YOKTUR AYETİ KERİMESİNİ NASIL ANLAMALIYIZ. ALLAH cc RAZI OLSUN


Bu ayete Kemalistler böyle mana vermiştir.Müslümanları dinden çıkarmak niyetiyle.
Eğer öyle olsaydı manası, zina günahını işliyende cezalandırılmazdı, içki günahını işliyende cexalandırılmazdı.Bu kişiler diğer kişilere zarar vermiyor.Suçları dînî.
O Ayetin manasını açıp tefsirlere bakınız.
Manasının "Kafirin zorla müslüman edilmemesi" olduğunu görüceksiniz.
Tersi mana veren icma'ya karşı olduğundan kâfir olur.

karaşahin
16.07.2009, 16:54
SELAMUN ALEYKÜM
İmam Âzam'a göre, namaz kılmayan kişi namazı terk ettiği için fâsıktır, ona herhangi bir tarafından kan çıkıncaya kadar dayakla tazir cezası verilmelidir. Tekrardan namaza başlayıncaya kadar da hapsedilmelidir. Ramazan orucunu terk edenin durumu da aynı şekildedir.
İmam Mâlik ve Şafiî'ye göre namaz kılmayan kişi fâsıktır; ama kafir değildir. Bununla beraber sadece vurmak ve hapsetmek yeterli değildir. Namaz kılmamakta diretirse öldürülmesi gerekir.
İmam Ahmed b. Hanbel'den gelen en meşhur rivayete göre ise, namaz kılmayan kişi kâfirdir, dinden kesinlikle çıkmıştır. Böyle bir kimsenin cezası sadece ölümdür. Öldürülmeden önce tekrar dine dönmesi ve tevbe etmesi istenir. Şayet kabul ederse ne âlâ; aksi takdirde boynu vurulur.

hocam burdaki durumlar için sonradan hurafe dine sokulmus bid'at oldugu söyleniyor ve deniyor ki su ayetle çelişiyor.

BAKARA SURESİ 256. Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

HOCAM DİNDE ZORLAMA YOKTUR AYETİ KERİMESİNİ NASIL ANLAMALIYIZ. ALLAH cc RAZI OLSUN


BİSMİHİ TEALA

We aleykümü’s-selam

Ayeti kerimelerin vermek istediği dersleri anlayabilmemiz için yapılması gereken ilk şey o ayeti kerimenin inzal sebebini bilmektir. İnzal sebebi bilinmeden ayeti kerimenin gayesini anlamamız zorlaşır. Bu ayeti kerimenin inzal sebebi hakkında müfessirler birkaç farklı olayı işaret etmektedirler. İmam-ı Vahidi (rahmetullahi aleyh) ‘’Esbabü’n-nuzül’’ isimli eserinde ve Begavi, Kadı ve nesefi tefsirlerinin Abdullah ibn-i Ubeyd’den (radıyallahu anh) rivayet ettiklerine göre Ensardan bir adamın (bazı rivayetlerde bu kişinin isminin husayn (radıyallahu anh) olduğu söylenmektedir) iki oğlu peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) peygamber olmadan önce Hristiyan olmuşlardı. Bir gün bunlar yanlarında kendileri gibi Hristiyan olan kişilerle beraber Medine-i Münevvere ye erzak getirirler. Babaları onları görünce yakalayarak ‘’Vallahi siz Müslüman oluncaya kadar sizi bırakmayacağım’’ der. Oğlanları karşı çıkınca peygamber’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) yanına giderler. Bu hadise üzerine bu ayeti kerime inzal olundu.

Dolayısıyla peygamberlerin (aleyhimü’s-selatü ve’s-selam) gönderilmesi ve onların kitaplarını izah etmelerinden dolayı Mevla’nın (Celle celalühü) vahdeti gün gibi aşikâr olmuş olması sebebiyle kimseyi zorla İslâm dinine sokmanın gereği kalmamıştır. Bilakis ALLAH (Celle celalühü) kimin Müslüman olmasını murad ederse onun kalbini ve göğsünü İslâm’a açar, basiretini keskinleştirir ve o kişi akli delillerle Müslüman olur. ALLAH (Celle celalühü) kimin de gözünü kör eder, kalbini mühürlerse onun zorla Müslüman olmasında bir fayda bulunmaz.

Ulema bu ayeti kerimenin hükmü hususunda ihtilaf etmiştir. Bir kısmı bu ayetin ehl-i kitap hakkında olduğunu söylemiştir. Zira iman fiili olmayıp kalb ile alakalı bir mevzudur. Yani kalb ile ALLAH'a (Celle celalühü) ve ondan gelene inanıp tasdik etmektedir. Binaenaleyh bir kimse kalbiyle tasdik etmeden hayatı boyunca inananlar gibi kelime-i şehadeti getirip ALLAH'a (Celle celalühü) kulluk ederse mü'min sayılmaz.

Bu itibarla müslüman olmayanları zorla İslama getirmek için çalışmak fayda vermeyeceği gibi nifakın ve ikiyüzlülüğün çoğalmasına sebeb olacağından fayda yerine zarar verecektir.

Bir kısmı da bu ayeti kerimenin kıtal ayeti ile nesh olduğu söylemiştir. Ancak bu görüş genel bir kani olarak taraftar bulmamıştır. Zira cihad’ın bu ayet ile bir bağlantısı yok ki burada nesh olsun. Unutulmamalıdır ki her nesh, neshedicinin alış derecesine göredir. Şu halde bu, cihad ile nesh edilmiş demek, diğer durumlarda muhkem demektir. Ve bu sebeble zorlamanın, cihadı da içine aldığı görüşüne sahip olabilecekler için bu rivayet önemlidir. Demek oluyor ki bu ayette böyle bir ihtimal olursa, bu ihtimal nesh edilmiştir. Ve nesih rivayeti ancak bu yöne mahsustur. Yoksa cihad ayetleri ile geri kalan kısmın neshedilmiş olmasına imkan yoktur. Âmm (genel hüküm), nesihten sonra yine geri kalan kısmında kesindir. Kısaca nesih ayetin tamamıyla ilgili değil, kısmidir. (Hak dini kur’an dili, c: 2, sh: 167)

Tabi burada akla gelen birkaç soru var. Mesela madem zorla Müslüman yapmak yok. Neden Mekkeliler kılınç (savaş) yoluyla Müslüman yapıldılar?

Bunun cevabı basittir aslında. Zira ayeti kerime ehl-i kitab ile alakalıdır. Yani Yahudi ve Hristiyanlarla. Bunların zorla Müslüman yapılmaları ayet ile yasaklanmıştır. O zamanın Mekkeli müşrikleri, müşrik idiler. Yapı puta taptıkları için herhangi bir dine mensup değillerdi. Dolayısıyla dini olmayan kişiler bu ayetin kapsamına girmezler.

Akla gelen bir başka soru ise: Madem zorla Müslüman yapmak yok, neden ibadetini yapmayan bir kişi zorlanıyor? Veya dininden dönen eden tekrar zorla Müslüman olmaya zorlanıyor veya öldürülüyor?

Bunun cevabı da açıktır aslında. Umumi bir düzen bozulmaya çalışılır ise bu düzeni bozmaya yeltenen kişinin cezalandırılması gayet normaldir. Dininden dönen bir kişiye öncelikle tekrar Müslüman olması teklif edilir, eğer yine de irtidad’da ısrar ederse



أن النبى صلى الله عليه و سلم قال من بدل دينه فاقتلوه

‘’Dinini değiştireni öldürün’’ (Buhari, cihad,49) hadis-i şerifinden dolayı öldürülür.

Dolayısıyla önce Müslüman olup ta sonra irtidad eden kişinin öldürülmesi zorlama olmayıp daha önce tabi olduğu dini zayıflatarak ona karşı ters bir tavır takınmasından dolayı, ayrıca bu şekilde yapması diğer insanlar için kötü örnek olmasından ve İslâmiyet aleyhine faaliyet yapma ihtimalinden dolayı bu cezaya çarptırılmaktadır.

Dolayısıyla toplum düzeninin bozulmaması için bu cezanın verilmesi zaruridir ve toplum siyasetinin bir gereğidir. Nitekim beşeri kanunda olan bir yasağı ihlal eden bir kişinin kanunu ihlal etmesinden dolayı cezaya çarptırılması o kişiye verilen cezanın bir zorlama olmadığı aşikârdır. Bu tür bir ceza toplumdaki diğer insanların huzuru açısından verilmesi gereken bir cezadır.

İbadetinin terk edene verilen cezada da aynı mantık geçerlidir.

SiNa
16.07.2009, 17:27
:-046

MİRAC
16.07.2009, 18:49
:-046

İLAHİ_ASK
19.07.2009, 08:12
:-046

Hakkani
18.08.2009, 05:50
Soru: Dinde zorlama yoktur ne demek?

Cevap: "La ikrâhe fiddîn (bakara 256)" evet bu ayeti kerimenin ifade ettiği hüküm : Dinde zorlama yoktur. Din burda İmandemektir yani iman etmesi için hiçbir kafire zorlama olmaz. bu tür bir zorlama Allahın dininde yoktur.

Zira Allaha iman etmek gibi en büyük bir saadet kimseye zorla kabul ettirilecek değildir. Allaha iman nimeti birilerine zorla sunulacak şey olmaktan çok yücedir.. zaten zor kullanırlarak kabul edilmiş(!) bir iman Allah nezdinde makbul olmaz. Eğer imanda zorlama olsaydı Cebbar ve Kahhar olan Allah kullarını kendisi zorlar ve yeryüzünde imansız bir kişi kalmazdı.

Sonra birilerini Allahın varlığına ve birliğine ve peygamberine iman etmesi için zor kullanmaya ne hacet, bu kadar burhan ve deliller açıktan Yüce Allahın Vahdaniyetine şehadet ederken..evet, Ona iman kolaylıkla her nefsin yapabileceği bir şeydir.

Soru: Dini kabul edip yüklediği amelleri ifa etmekten üşenen tembellik edenler amel etmeye zorlanırmı?

cevap: Hayır bunlarda zorlanmaz. Zira bir amelin bir ibadetin Allah nezdinde kabule şayan olması için ancak halis bir niyet ve samimiyetle yerine getirilmesi lazımdır.

Soru: Hanefi mezhebinde namaz kılmayanlar hapsedilir tekrar kılıncaya dek sopa atılır ve hapiste tutulur.. veya baba namaz kılmayan çocuğunu on yaşında hala kılmıyorsa döver bunlar vb. zorlama değilmi ?

Cevap: bunlar ibadete zorlama değildir. nitekim hapiste başında gardiyan zorla namaz kıldırılmaz kendi haline bırakılır.

Hapsedilmesinin iki sebebi var biri namazı terk fesatlığının başkalırına sirayet edip yayılmaması, ikincisi namazın ne büyük bir vazife olduğunu ona anlatmak yani önemini kavramasını sağlamak ve nefsi hoyratlığından kurtarıp terbiye etmektir.

Babanın namaz kılmamakta direnen çocuğunu dövmeside bunun içindir, serkeş nefsi terbiye yoksa zorla ona kıldırmak için değil..

zira bu yaşlarda terbiyede gerektikçe sopa atmak faydalıdır, çocuk suçunu kavrarsa cezayı hakkettiğini bilir örselenmez. Ancak terbiye için dövmeli; ihanet ve gazap vuruşundan sakınmalıdır.


Zorlama: onu canı malı veya sakatlığı ile tehdit ederek o işi yapmaya mecbur bırakmak demektir. Dinde bu asla caiz değildir, ne itikatta nede amelde..

Ancak sorudan anlaşılan bir müslüman diğerini bir amele teşvik ediyor ve belki biraz ısrar ediyor..

Tembel lakayıt müslümanları amele teşvik edenlerden Allah razı olsun. Bu, şu zamanda cihattır. meşru ve makul ölçülerde kalmak kaydıyla en büyük ibadetlerdendir. bu teşvik ve ısrar eğer zorlama diye anlaşılıyor ifade ediliyorsa mühim değil zira men edilen zorlamayla alakası yoktur.

Israrcı olmak bazen meselenin ehemmiyetini anlatmada etkili olabiliyor.. Her halu karda muhatabın tepkisi önceden hesap edilip ona harekette fayda var. Israr inadına ve belki inkarına sebep olacaksa kaçınmalıdır.

๓คђşєг
18.08.2009, 08:11
:-046 dinimiz kolaylık dini zorlamanın olmadığını çok net ve güzel bi biçimde anlatmışsınız

Dogu
18.08.2009, 11:42
:-046