ARAL
26.07.2009, 20:05
http://img209.imageshack.us/img209/276/578695muhammedabs4.gifhttp://img209.imageshack.us/img209/1015/391737muhammedrto5.gif
' İNSANOĞLUNUN EN GÜZELİ
ŞEKİL
Karşımızda, kırk üç yaşında, insanoğlunun en güzeli var.
İmam-ı Kurtabî:
«-Allah, Sevgilisinin güzelliğini tamamiyle belli etmedi. Etseydi, kimse O'na bakmaya takat getiremezdi.»
Boyları, uzunla orta arası... Öyle ki, birdenbire bakan, kendilerini uzun boylu sanabilir. Fakat dikkat edince uzuna yakın olduklarını anlar. Kiminle yanyana yürüseler ondan daha uzun boylu görünürler, iki uzun boylu insan arasında boyca ikisini de geçtikleri hissini verirlerdi. Topyekûn zaman ve mekânın peygamberine ait bu mucizede, O'na, ümmetinden kimsenin müsavi görünemiyeceği hikmeti gizli...
İnsanoğlunun her uzvu arasında göze görünmez bir terkip sırrı belirten endam, Kâinatın Efendisinde, şekil ifadelerinin en tılsımlı âhenginden bir örnek... Baştan aşağı ahenk...
Ne ipek, ne çiçek, hiçbir nescin, esrarlı terkibinden haber veremiyeceği ciltleri, hafif kırmızılık, pembelikle kanşık beyaz... Tarif edilemez bir beyaz; yakıcı güneşin ve fazla kanın tesiriyle pek hafif esmere ve kırmızıya çalan nuranî bir beyaz... Bu beyazlığı, ne fildişi, ne gümüş, ne has ekmek, ne ak buğday anlatabilir.
Uğrunda dünyaların yaratılmış olduğu mukaddes ve muhteşem başlan, büyük... Bu muhteşem baş, fikir ve bütün insanlığın takip edeceği yola ait plânla dolu mukaddes mahfaza.
Harikuladeler harikuladesi başı hâleleyen harikuladeler harikuladesi saçlar, koyu siyah; namütenahi siyahlık mayası... Bu saçlar, kesilmediği zaman, kulaklannın yumuşaklan-na kadar iner. Ve ne tam kıvırcık, ne düz; kıvırcıkla düz arası hafif dalgalı... Bu saçlardan tüten râyiha, âlemde güzel koku saçan ne varsa hepsinin rüyası ve hasreti...
En yüksek seciyenin timsali olan alınları, açık... Bu alın, ilân ettiği büyük dâvanın azametini kitabeleştiriyor. Dehâ yuvası muhteşem alınlar, bu alın yanında, kartal yuvasına nisbetle serçe tüneği bile değil... Hiçbir mabedin cephesi bu cephe kadar heybetli olamaz
Kaşları ince uzun... Uçları hafif açık... Aralannda bir damar var. Ezellerin ve ebedlerin peygamberi, öfkelendikleri zaman, bu damar kabarır, farkedilecek hâle gelir; sükûnet buldukları vakit de kaybolur.
http://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gifhttp://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gifhttp://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gifhttp://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gifhttp://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gifhttp://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gif
Evet, gözleri... Büyük ve siyah... Bu gözlerin merkezindeki bir çift siyah incinin üstünde, kendi yüzü suyu hürmetine yaratılmış olan dünyalara bakarken, o dünyaların kurtuluşunu tekeffül eden bir şule... Gözleri etrafında hafif bir pembelik, en güzel gözle zemini arasındaki bediî şartı tamamlamıştır.
Ya bu gözlerin gördüğü?... Gökler kadar dipsiz bir sükûtla susalım. İlâhî esrarın en ileri haddine kadar görmek lût-funa eren bu gözler, baktığı istikâmete zıt tarafı da görmeğe mezundur.
Zaten O'nun eşsiz memuriyeti, sadece görmek, görülen ve görülmeyen her şeyi görmek ve insanlara göstermek değil midir? Peygamberlerin Efendisi, âmâlara bir dokunuşta gözlerini açan İsa Peygamber'e karşılık,
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
kör insanlığın kalb gözünü açmağa gelen Son Resul...
O'na mahsus gözler...
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Hiçbir ağız ve diş bu kadar güzel olmadı. Kıvrımların en vezinlisi içinde, büyükçe, fevkalâde bir ağız; ve hafif seyrek, nurdan yontma, pırıl pırıl dişler.
Uzu ve mevzun, en tatlı bir nağme kadar zarif bir bo
yun... *
Göğüslerinden göbeklerine kadar dosdoğru bir çizgi halinde lâtif ve rakik kıllar uzanmış... Göğüslerinde başka kıl yok...
Göğüsleriyle karınlan bir hizada... Ebedî kurtuluş nefesinin hazinesi göğüslerinden karınlarına doğru inen şâkûlî bir çizgi, hiçbir çıkıntıya rastlamadan geçer. İşte bu çizgi Allah'ın Sevgilisine ait «Şakk-ı Sadr» göğüs yarılması hâdisesinden kalma...
Baldırları tam zerâfet belirtici nisbette ince... Arşa basarı ayaklan büyükçe.. Ve mübarek ayaklan kalın ve uzunca... Ayak parmaklarının uzunlan ve kısalan arasında nisbet o kadar zarif ki, âlemlere rahmet için gönderilen Resul, ayak bakımından da eşsiz asaletini besteliyor.
Yürüdükleri zaman, bastıklan en hakîr kum tanesiyle yerini değiştirmek isteyecek insan başına, bütün yeryüzünün baş eğeceği ayaklarını yerden kuvvetle kaldırırlar; sağa sola sallanmadan adımlannı en sağlam erkek edasiyle atarlar ve zemine tastamam intibak ettirirlerdi.
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
HÂL .
Nefsinden bahsederken çirkinleşmiyecek, daha güzel-leşecek olan, bir O'dur:
«- Kardeşim Yusuf benden beyazdı; fakat ben ondan güzelim.»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Eli bir çocuğun başını okşasa, o baş, insanı bayıltan çıldırtan bir rayiha bahçesidir. Güzel koku, O'nun için yaratıldı.
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Vâil Bin Hacer:
«- Allah'ın Resulü bana elini uzattı; kardan soğuk, miskden güzel kokan bir el...»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Saad bin Ebi Vakkas:
«- Elini alnıma koydu. Bu âna kadar soğukluğunu ciğerimin zarında hissediyorum.»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
[Enes Bin Mâlik:
«- Bütün ömrümde ipek ve kadifeden hiçbir şeye dokunmadım ki, Allah Resulünün avucundan daha nermin olsun...»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Bu ıtır çanağı, ipek, kadife ve kardan soğuk eller, ne muazzam bir şahsiyetin remzi...
Şam'dan gelip İslâmiyeti kabul edenlerden bir Sahabî, O'nun elini tuttuktan sonra öyle bir hâl geçirdi ki, ömrü boyunca bir daha kimseyle el sıkışmamaya ahdetti.
Ve ahdini hiç bozmadı.
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Allah (C.C ) O'na dedi:
«- SEN BÜYÜK BİR YARADILIŞ ÜZERİNDESİN!»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Ve nur yolunun fışkırış noktası, derinlik ve incelik mâdeni Hazret-i Fâtıma, babası yâni Allah'ın Sevgilisi için diyecektir ki:
«- Yusuf u gördükleri zaman hayranlıklarından ellerini kesenler, eğer benim gördüğümü görselerdi göğüslerini parçalarlardı.»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
EDÂ
Yüksek, gür, çınlayıcı bir ses ve harikulade bir ton... Hutbelerini en uzak mesafelerden, dünyanın en tatlı âhengiy-le, en küçük ihtisas hususiyetine kadar duyacaklardır.
Ağır ağır ve tane tane konuşuyorlar. Öyle ki, kelimelerini sayabilirsiniz. Her kelime yerini bulur, yerine otururken öbürü geliyor. Bazan bir kelimeyi her defasında ışığı açılan bir lâmba gibi birkaç kere kullanıyorlar. Acele, telâş, zahmet ve sıkıntı, kelâmlarında mevcut değil... Konuşurken namütenahi kolaylık, zerafet ve hâkimiyet içindedirler.
İleride göreceksiniz.
Bütün ömürlerinde hiçbir defa kahkaha ile gülmediler. Ebedî tebessüm...
İleride göreceksiniz.
Öyle bir vekâr ve heybet ki, O'nu birdenbire görenin dehşete düşmek ihtimali vardır. İleride göreceksiniz.
Allah'ın, meleklerin, olanca mahlûkların «Salât ve Selâmına mazhar, «Gaye - İnsan ve Ufuk - Peygamber», âhenkten, fikirden, ruhtan, eriye eriye nur püskürtüsü haline gelmiş bütün renk, ses, rayiha ve çizgi âleminin ulaşabileceği mefkûrevi terkipten daha güzel... Allah'ın Sevgilisi olacak kadar güzel...
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
NEBÎLİK MÜHRÜ
Sol omuzlarının altında, kalplerinden, amudî olarak geçen çizginin arkasından çıktığı, yâni kalblerinin karşılığı üzerinde büyükçe bir «ben» veya adacık...
Buharî Hazretlerine göre, Arapların «Hücre» ismini verdikleri keklik yumurtası büyüklüğünde bir şekil...
Müslim Hazretlerine göre de; avuç içi kadar bir adacık... Ve üzerinde küçük siyah benler...
Pazılarında güvercin yumurtası genişliğinde bir saha ve bu saha içinde incecik tüyler...
İmam-ı Hâkim:
«- Allah hiçbir peygamber göndermemiştir ki, sağ eli üzerinde Nübüvvet benteri olmasın! Yalnız Resuller Resulünün Nübüvvet Mühürleridir ki, sol omuzlarının altında ve ar-kalanndaydı. Kalblerinin karşılığında...»
http://dl6.glitter-graphics.net/pub/207/207806v52glqm7io.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
devam edecek inşaالله
kaynak verilmeden çoğaltılamaz ve kopyalanamaz
' İNSANOĞLUNUN EN GÜZELİ
ŞEKİL
Karşımızda, kırk üç yaşında, insanoğlunun en güzeli var.
İmam-ı Kurtabî:
«-Allah, Sevgilisinin güzelliğini tamamiyle belli etmedi. Etseydi, kimse O'na bakmaya takat getiremezdi.»
Boyları, uzunla orta arası... Öyle ki, birdenbire bakan, kendilerini uzun boylu sanabilir. Fakat dikkat edince uzuna yakın olduklarını anlar. Kiminle yanyana yürüseler ondan daha uzun boylu görünürler, iki uzun boylu insan arasında boyca ikisini de geçtikleri hissini verirlerdi. Topyekûn zaman ve mekânın peygamberine ait bu mucizede, O'na, ümmetinden kimsenin müsavi görünemiyeceği hikmeti gizli...
İnsanoğlunun her uzvu arasında göze görünmez bir terkip sırrı belirten endam, Kâinatın Efendisinde, şekil ifadelerinin en tılsımlı âhenginden bir örnek... Baştan aşağı ahenk...
Ne ipek, ne çiçek, hiçbir nescin, esrarlı terkibinden haber veremiyeceği ciltleri, hafif kırmızılık, pembelikle kanşık beyaz... Tarif edilemez bir beyaz; yakıcı güneşin ve fazla kanın tesiriyle pek hafif esmere ve kırmızıya çalan nuranî bir beyaz... Bu beyazlığı, ne fildişi, ne gümüş, ne has ekmek, ne ak buğday anlatabilir.
Uğrunda dünyaların yaratılmış olduğu mukaddes ve muhteşem başlan, büyük... Bu muhteşem baş, fikir ve bütün insanlığın takip edeceği yola ait plânla dolu mukaddes mahfaza.
Harikuladeler harikuladesi başı hâleleyen harikuladeler harikuladesi saçlar, koyu siyah; namütenahi siyahlık mayası... Bu saçlar, kesilmediği zaman, kulaklannın yumuşaklan-na kadar iner. Ve ne tam kıvırcık, ne düz; kıvırcıkla düz arası hafif dalgalı... Bu saçlardan tüten râyiha, âlemde güzel koku saçan ne varsa hepsinin rüyası ve hasreti...
En yüksek seciyenin timsali olan alınları, açık... Bu alın, ilân ettiği büyük dâvanın azametini kitabeleştiriyor. Dehâ yuvası muhteşem alınlar, bu alın yanında, kartal yuvasına nisbetle serçe tüneği bile değil... Hiçbir mabedin cephesi bu cephe kadar heybetli olamaz
Kaşları ince uzun... Uçları hafif açık... Aralannda bir damar var. Ezellerin ve ebedlerin peygamberi, öfkelendikleri zaman, bu damar kabarır, farkedilecek hâle gelir; sükûnet buldukları vakit de kaybolur.
http://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gifhttp://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gifhttp://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gifhttp://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gifhttp://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gifhttp://dl9.glitter-graphics.net/pub/235/235969o6j77me3v0.gif
Evet, gözleri... Büyük ve siyah... Bu gözlerin merkezindeki bir çift siyah incinin üstünde, kendi yüzü suyu hürmetine yaratılmış olan dünyalara bakarken, o dünyaların kurtuluşunu tekeffül eden bir şule... Gözleri etrafında hafif bir pembelik, en güzel gözle zemini arasındaki bediî şartı tamamlamıştır.
Ya bu gözlerin gördüğü?... Gökler kadar dipsiz bir sükûtla susalım. İlâhî esrarın en ileri haddine kadar görmek lût-funa eren bu gözler, baktığı istikâmete zıt tarafı da görmeğe mezundur.
Zaten O'nun eşsiz memuriyeti, sadece görmek, görülen ve görülmeyen her şeyi görmek ve insanlara göstermek değil midir? Peygamberlerin Efendisi, âmâlara bir dokunuşta gözlerini açan İsa Peygamber'e karşılık,
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
kör insanlığın kalb gözünü açmağa gelen Son Resul...
O'na mahsus gözler...
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Hiçbir ağız ve diş bu kadar güzel olmadı. Kıvrımların en vezinlisi içinde, büyükçe, fevkalâde bir ağız; ve hafif seyrek, nurdan yontma, pırıl pırıl dişler.
Uzu ve mevzun, en tatlı bir nağme kadar zarif bir bo
yun... *
Göğüslerinden göbeklerine kadar dosdoğru bir çizgi halinde lâtif ve rakik kıllar uzanmış... Göğüslerinde başka kıl yok...
Göğüsleriyle karınlan bir hizada... Ebedî kurtuluş nefesinin hazinesi göğüslerinden karınlarına doğru inen şâkûlî bir çizgi, hiçbir çıkıntıya rastlamadan geçer. İşte bu çizgi Allah'ın Sevgilisine ait «Şakk-ı Sadr» göğüs yarılması hâdisesinden kalma...
Baldırları tam zerâfet belirtici nisbette ince... Arşa basarı ayaklan büyükçe.. Ve mübarek ayaklan kalın ve uzunca... Ayak parmaklarının uzunlan ve kısalan arasında nisbet o kadar zarif ki, âlemlere rahmet için gönderilen Resul, ayak bakımından da eşsiz asaletini besteliyor.
Yürüdükleri zaman, bastıklan en hakîr kum tanesiyle yerini değiştirmek isteyecek insan başına, bütün yeryüzünün baş eğeceği ayaklarını yerden kuvvetle kaldırırlar; sağa sola sallanmadan adımlannı en sağlam erkek edasiyle atarlar ve zemine tastamam intibak ettirirlerdi.
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
HÂL .
Nefsinden bahsederken çirkinleşmiyecek, daha güzel-leşecek olan, bir O'dur:
«- Kardeşim Yusuf benden beyazdı; fakat ben ondan güzelim.»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Eli bir çocuğun başını okşasa, o baş, insanı bayıltan çıldırtan bir rayiha bahçesidir. Güzel koku, O'nun için yaratıldı.
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Vâil Bin Hacer:
«- Allah'ın Resulü bana elini uzattı; kardan soğuk, miskden güzel kokan bir el...»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Saad bin Ebi Vakkas:
«- Elini alnıma koydu. Bu âna kadar soğukluğunu ciğerimin zarında hissediyorum.»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
[Enes Bin Mâlik:
«- Bütün ömrümde ipek ve kadifeden hiçbir şeye dokunmadım ki, Allah Resulünün avucundan daha nermin olsun...»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Bu ıtır çanağı, ipek, kadife ve kardan soğuk eller, ne muazzam bir şahsiyetin remzi...
Şam'dan gelip İslâmiyeti kabul edenlerden bir Sahabî, O'nun elini tuttuktan sonra öyle bir hâl geçirdi ki, ömrü boyunca bir daha kimseyle el sıkışmamaya ahdetti.
Ve ahdini hiç bozmadı.
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Allah (C.C ) O'na dedi:
«- SEN BÜYÜK BİR YARADILIŞ ÜZERİNDESİN!»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
Ve nur yolunun fışkırış noktası, derinlik ve incelik mâdeni Hazret-i Fâtıma, babası yâni Allah'ın Sevgilisi için diyecektir ki:
«- Yusuf u gördükleri zaman hayranlıklarından ellerini kesenler, eğer benim gördüğümü görselerdi göğüslerini parçalarlardı.»
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
EDÂ
Yüksek, gür, çınlayıcı bir ses ve harikulade bir ton... Hutbelerini en uzak mesafelerden, dünyanın en tatlı âhengiy-le, en küçük ihtisas hususiyetine kadar duyacaklardır.
Ağır ağır ve tane tane konuşuyorlar. Öyle ki, kelimelerini sayabilirsiniz. Her kelime yerini bulur, yerine otururken öbürü geliyor. Bazan bir kelimeyi her defasında ışığı açılan bir lâmba gibi birkaç kere kullanıyorlar. Acele, telâş, zahmet ve sıkıntı, kelâmlarında mevcut değil... Konuşurken namütenahi kolaylık, zerafet ve hâkimiyet içindedirler.
İleride göreceksiniz.
Bütün ömürlerinde hiçbir defa kahkaha ile gülmediler. Ebedî tebessüm...
İleride göreceksiniz.
Öyle bir vekâr ve heybet ki, O'nu birdenbire görenin dehşete düşmek ihtimali vardır. İleride göreceksiniz.
Allah'ın, meleklerin, olanca mahlûkların «Salât ve Selâmına mazhar, «Gaye - İnsan ve Ufuk - Peygamber», âhenkten, fikirden, ruhtan, eriye eriye nur püskürtüsü haline gelmiş bütün renk, ses, rayiha ve çizgi âleminin ulaşabileceği mefkûrevi terkipten daha güzel... Allah'ın Sevgilisi olacak kadar güzel...
http://dl10.glitter-graphics.net/pub/523/523180di3mni1tad.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
NEBÎLİK MÜHRÜ
Sol omuzlarının altında, kalplerinden, amudî olarak geçen çizginin arkasından çıktığı, yâni kalblerinin karşılığı üzerinde büyükçe bir «ben» veya adacık...
Buharî Hazretlerine göre, Arapların «Hücre» ismini verdikleri keklik yumurtası büyüklüğünde bir şekil...
Müslim Hazretlerine göre de; avuç içi kadar bir adacık... Ve üzerinde küçük siyah benler...
Pazılarında güvercin yumurtası genişliğinde bir saha ve bu saha içinde incecik tüyler...
İmam-ı Hâkim:
«- Allah hiçbir peygamber göndermemiştir ki, sağ eli üzerinde Nübüvvet benteri olmasın! Yalnız Resuller Resulünün Nübüvvet Mühürleridir ki, sol omuzlarının altında ve ar-kalanndaydı. Kalblerinin karşılığında...»
http://dl6.glitter-graphics.net/pub/207/207806v52glqm7io.gif (http://www.glitter-graphics.com/)
devam edecek inşaالله
kaynak verilmeden çoğaltılamaz ve kopyalanamaz