PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cenazeyi Uğurlamak



MAHMUDHOCA
05.04.2007, 23:26
Bazı insanlar, çocukların cenazelerde hazır bulunmamalarını gerektiren bir masumiyet ve yaşama arzusu taşıdıklarına inanır*lar. Bazıları da, çocukların cenazelerde hazır bulunmaları engel*lenmeli, der.

Biz böyle düşünmüyoruz. Çünkü, ölüm her gün yaşadığımız ve tanık olduğumuz bir hak ve hakikattir. Çocukların cenazede hazır bulunmalarının, onu kabre kadar uğurlamalarının ve aynı şekilde bizzat defin işlemini izlemelerinin hiçbir zararı yoktur. Zira küçük yaşta bu hakikati kavramak, çocuğu bu hakikatle yoğuracak ve dolayısıyla çocuk sürekli olarak bu duygu ve bi*linci içinde taşıyacaktır.

Ayrıca cenazeyi uğurlamak, çocukta her davranışını kontrol eden daimi bir iç denetim mekanizması kuracaktır. Bütün hal, hareket ve davranışlarında bu korkuyu, Allah’ın sorgulamasın*dan ve azap etmesinden duyduğu korkuyu beraberinde taşıya*caktır.

Aynı şekilde çocuk, bedenin toprak altına terkedilişini bizzat gözleriyle izleyecektir. Görecektir ki, bütün dünya onu orada kendi haline terketmekte; malı, çocukları ve hanımı, onu hayâta bağlayan her şeyi ondan uzaklaşmaktadır.

Cenazeyi uğurlamak sadece erkeklere özgü bir davranıştır. Hanımların, ister küçük olsunlar ister büyük, cenazeyi uğurla*maları yasaklanmıştır. Eğer onlar cenazeyi uğurlayacak olurlarsa bu davranışlarından dolayı sevap alamayacakları gibi günaha girerler.[6]

Ayrıca insanın cenazeyi uğurlamayıp, bu amelden dolayı sevab alabilmesi için mutlaka gerekli olan cenaze uğurlama âdâbını en güzel biçimde öğrenmelidir.

SiNa
13.04.2010, 13:43
güncelleme

karaşahin
13.04.2010, 14:15
Cenazeyi uğurlamak sadece erkeklere özgü bir davranıştır.



BİSMİHİ TEALA

Müslüman ölümü mekan değiştirme olarak görür. Zira ölüm insanın sevdiği biri için dünya hayatının bitip ahiret hayatına adımın ilk aşamasıdır. Dolayısıyla sevdiğimiz biri mekan değiştirirken onu başımızın üstün de taşımak suretiyle uğurlamak ona karşı son görevlerimiz arasındadır.

Sevdiğimiz birisinin cenaze namazını kılıp onu ahiret aleminin ilk basamağı olan kabre kadar teş'i etmek (arkasından gitmek, uğurlamak) büyük sevaptır.

Nitekim Müslim'in Ebu Hureyre'den (radıyallahu anh) rivayet ettiği bir hadisin de şöyle buyurmaktadır:




مَنْ شَهِدَ الْجَنَازَةَ حَتَّى يُصَلَّى عَلَيْهَا فَلَهُ قِيرَاطٌ وَمَنْ شَهِدَهَا حَتَّى تُدْفَنَ فَلَهُ قِيرَاطَانِ قِيلَ وَمَا الْقِيرَاطَانِ قَالَ مِثْلُ الْجَبَلَيْنِ الْعَظِيمَيْنِ


''Kim bir cenazeye şahit olurda namazını kılarsa bir kırat ,namazını kıldıktan sonra defnederse iki kırat sevap vardır'' buyurmuştur.

Bunun üzerine ''iki kırat nedir?'' diye sorulunca resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ''iki büyük dağdır'' buyurmuştur. (Müslim, cenaiz, 1570)

Hadimül harameyn
14.04.2010, 13:52
:-046

Wuslat
14.04.2010, 14:19
Aynı şekilde çocuk, bedenin toprak altına terkedilişini bizzat gözleriyle izleyecektir. Görecektir ki, bütün dünya onu orada kendi haline terketmekte; malı, çocukları ve hanımı, onu hayâta bağlayan her şeyi ondan uzaklaşmaktadır.


Ben bu düşünceye katılmıyorum. Bahsettiğimiz bir çocuk çünkü, onun aklı idrak edemeyebilir ve sevdğinin toprağa gömmelerini kaldıramayabilir ve çeşitli psikolojik sorunlar yaşayabilir. Bizati şahit olduğum şahıslar tanıyorum.