Bilal-i Habeş
10.08.2009, 13:53
Oruç ayı olan bu ayda, insanlarımızın "hayırseverlik" özelliği öne çıkmalıdır. Ülkemizin her yanından yükselen yoksulluk ve sefalet manzaralarının görüntüleri karşısında daha çok duyarlı olmak durumundayız. Kur'an-ı Kerîm'in indirilişıyle şereflenen Ramazan Ayının, mali ve bedeni ibadetleri yerine getirerek, Kur'an-ı Kerim'in lafzının yanında anlamı ve maksadını anlamaya çalışarak, toplumumuz, ülkemiz ve bütün insanlık için dualar ederek, ALLAH rızası için, eş, dost, akraba, komşu ve ihtiyaç sahiplerine iftarlar vererek ve ahlaki güzellikleri yaşayarak geçirmeliyiz. Müslüman olarak, İslam'ı dünya kamuoyu önünde sevimsiz gösterecek ve Müslümanlara yakışmayacak davranışlardan uzak durmalıyız.
Ramazan ayına girerken, onu yaşamak isteyen müminlerin psikolojik duyarlılıklarına saygı göstermek, herkesin en azından görevidir. İnsanlarımızın gönlü ve zihni, anlamsız münazara ve münakaşalarla meşgul edilmemeli, onlar kendi şahsî dünyaları içerisinde dinleri ile başbaşa bırakılmalı ve faydası olmayan konular üzerinde durmaktan azami derecede kaçınılmalıdır. Bilimsel toplantılarda konuşula cak hususları ekranlarda, kamuoyu önünde tartışmanın sonuç alma açısından hiçbir mantığının olmadığı bilinmelidir.
Muhterem okuyucu!
Dünyanın en kazançlı ve getirisine paha biçilemeyecek bir ayın içindeyiz. Bu, Ramazan ayıdır. Ramazan ayının geceleri ayrı bir kazanç gündüzleri ayrı bir kazanç fırsatıdır. ALLAH, her kuluna bir fırsat daha lütfetti. Kurtuluş fırsatı, arınma fırsatı, cenneti kazanma fırsatı, Cemalullah'ı görme fırsatı ikram etti. Bu fırsatları nasıl değerlendirmemiz lâzım geldiğini de iki kılavuz vererek bize kolaylaştırdı. Bu kılavuzlardan biri Hz. Muhammed (S.A.V.)Efendimiz, diğeri de Kur'ân-ı Kerîm'dir. Elinde Kur'ân, önünde Hz. Muhammed (S.A.V.)Efendimiz varsa, sana müjde veriyorum: Yolun doğru, istikametin doğru, menzilin cennettir. İşte bunu anlayalım diye ALLAH, bize Ramazan ayını ikram etti.
Kur'ân-ı Kerîm'de sadece Ramazan ayı zikredilmiştir. Ramazan ayında insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur'ân indirilmeye başlandı. Kur'ân-ı Kerîm ile Ramazan ayı arasında maddî ve mânevî bir bağ vardır. Ramazan ayında Kur'ân-ı Kerîm okumak, ALLAH katında en efdal ibadetlerden biridir. Ramazan ayından istifade edecek olanlar, Ramazan ayında gelmeye başlayan Kur'ân'a "evet" diyenlerdir. Kur'ân-ı Kerîm'i beşikten mezara kadar baştacı edenlerdir.
Muhterem okuyucu!
Geçmiş günahlarımızın bağışlanma sebeplerinden biri de Ramazan ayının gecelerini değerlendirmemizdir. Ramazan ayının evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluştur. Ramazan ayı, rızıkların bol ve bereketli olduğu bir aydır. Bundan sonraki yaşantı için haramlardan kurtulmaya iyi bir fırsattır.
Oruçlulara, ALLAH rızası için iftar ettirelim. İftarlarımız ve yaşantımız israftan uzak olsun. İnsan bir-iki lokma yiyecek, bir kaç yudum içecek ile de bu yoldan sevap kazanır. Fakirleri sofralarımızdan mahrum etmemeye çalışalım.
Muhterem okuyucu!
Evlerimizden Kur'ân-ı Kerîm sesini eksik etmeyelim. Çünkü Kur'ân-ı Kerîm okunan eve şeytan giremez. Mukabelelere katılalım. Hz. Peygamber (S.A.V.)Efendimiz ve ashabı bu ayda zamanlarının çoğunu ibadete ayırırlardı. Ramazan ayının son on gününde itikâfa niyet edelim. Fırsatımız olmazsa bari niyetimizden sevap kazanmış oluruz.
Sadakalarımızı artıralım. Kur'ân-ı Kerîm ile aramızdaki engelleri kaldıralım... Kur'ân-ı Kerîm, dünyada kendisi ile anlaşmış olanlara şefaat edecektir. Oruç, kendisine şânı gereğince hürmet edenlere selat edecektir. Böylesi fırsatları iyi değerlendirelim.
Ramazan ayına girerken, onu yaşamak isteyen müminlerin psikolojik duyarlılıklarına saygı göstermek, herkesin en azından görevidir. İnsanlarımızın gönlü ve zihni, anlamsız münazara ve münakaşalarla meşgul edilmemeli, onlar kendi şahsî dünyaları içerisinde dinleri ile başbaşa bırakılmalı ve faydası olmayan konular üzerinde durmaktan azami derecede kaçınılmalıdır. Bilimsel toplantılarda konuşula cak hususları ekranlarda, kamuoyu önünde tartışmanın sonuç alma açısından hiçbir mantığının olmadığı bilinmelidir.
Muhterem okuyucu!
Dünyanın en kazançlı ve getirisine paha biçilemeyecek bir ayın içindeyiz. Bu, Ramazan ayıdır. Ramazan ayının geceleri ayrı bir kazanç gündüzleri ayrı bir kazanç fırsatıdır. ALLAH, her kuluna bir fırsat daha lütfetti. Kurtuluş fırsatı, arınma fırsatı, cenneti kazanma fırsatı, Cemalullah'ı görme fırsatı ikram etti. Bu fırsatları nasıl değerlendirmemiz lâzım geldiğini de iki kılavuz vererek bize kolaylaştırdı. Bu kılavuzlardan biri Hz. Muhammed (S.A.V.)Efendimiz, diğeri de Kur'ân-ı Kerîm'dir. Elinde Kur'ân, önünde Hz. Muhammed (S.A.V.)Efendimiz varsa, sana müjde veriyorum: Yolun doğru, istikametin doğru, menzilin cennettir. İşte bunu anlayalım diye ALLAH, bize Ramazan ayını ikram etti.
Kur'ân-ı Kerîm'de sadece Ramazan ayı zikredilmiştir. Ramazan ayında insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur'ân indirilmeye başlandı. Kur'ân-ı Kerîm ile Ramazan ayı arasında maddî ve mânevî bir bağ vardır. Ramazan ayında Kur'ân-ı Kerîm okumak, ALLAH katında en efdal ibadetlerden biridir. Ramazan ayından istifade edecek olanlar, Ramazan ayında gelmeye başlayan Kur'ân'a "evet" diyenlerdir. Kur'ân-ı Kerîm'i beşikten mezara kadar baştacı edenlerdir.
Muhterem okuyucu!
Geçmiş günahlarımızın bağışlanma sebeplerinden biri de Ramazan ayının gecelerini değerlendirmemizdir. Ramazan ayının evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluştur. Ramazan ayı, rızıkların bol ve bereketli olduğu bir aydır. Bundan sonraki yaşantı için haramlardan kurtulmaya iyi bir fırsattır.
Oruçlulara, ALLAH rızası için iftar ettirelim. İftarlarımız ve yaşantımız israftan uzak olsun. İnsan bir-iki lokma yiyecek, bir kaç yudum içecek ile de bu yoldan sevap kazanır. Fakirleri sofralarımızdan mahrum etmemeye çalışalım.
Muhterem okuyucu!
Evlerimizden Kur'ân-ı Kerîm sesini eksik etmeyelim. Çünkü Kur'ân-ı Kerîm okunan eve şeytan giremez. Mukabelelere katılalım. Hz. Peygamber (S.A.V.)Efendimiz ve ashabı bu ayda zamanlarının çoğunu ibadete ayırırlardı. Ramazan ayının son on gününde itikâfa niyet edelim. Fırsatımız olmazsa bari niyetimizden sevap kazanmış oluruz.
Sadakalarımızı artıralım. Kur'ân-ı Kerîm ile aramızdaki engelleri kaldıralım... Kur'ân-ı Kerîm, dünyada kendisi ile anlaşmış olanlara şefaat edecektir. Oruç, kendisine şânı gereğince hürmet edenlere selat edecektir. Böylesi fırsatları iyi değerlendirelim.