PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bekliyoruz...



akl-u abad
24.08.2009, 21:13
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM... Şeyhimizin adı MAHMUT,gittiği yol şeriat, Tuttuğu şey sünnet, kızdığı şey bidat... BEKLİYORUZ Hiç kırılmayacağını zannetmiştik o muhterem insanın. Hep geçeceğini zannetmiştik İsmailağa camiisinden ve hep tebessüm edip defalarca affedeceğine inanmıştık. Bizler çocuktuk, ruhlarımızı terbiye edememiş azgın nefsimize gem vuramamış çocuklar... Defalarca işledik o hataları, ona dost olmayı becerememiştik. Hatalara köle olmuştuk. Dosta vefasızlık yaparak gülümsüyorduk, onunda gülümseyeceğini bekleyerek. Bu ne acı bir bekleyişti ki; belki hiç gerçekleşemeyecek bir rüya olmuştu. Ama o gülümsemiyordu, caminin avlusundan geçmemeye başlamıştı. Ne şadırvan çeşmeleri, nede o çeşmelerde abdest alanlar onu göremiyordu. Caminin kapısı dahi aylarca görememişti onu... Ne olur bir defa tebessüm etsede camideki herşey bayram etseydi. Ama nafile... Başta şaka gibi geldi, acı bir şaka, dost affetmişti ama dostun sahibi affetmemişti, o hep affetmişti bizi,ama MEVLA artık dosta yapılan edepsizliğe dayanamamıştı. Her sabah yolunu gözler olduk. Ne olurdu bir sabah aniden çıkıverseydi, bir seher vakti eskiden olduğu gibi Yavuz Selim'in kürsüsüne saat 9da ve ellerini açarak ''ELHAMDÜLİLLAHİLLEZİ'' diyerek sohbet duasına başlayıverseydi ama nafile o kürsü boştu... Oda ağlıyordu her hafta defalarca tekrarlanan emirlerin, yasakların çiğnenmesine. Sizlerin acımasızca, işlediği hatalara o hatalara o kürsü şahit olmamışmıydı? ANADOLU'nun ücra köşelerinden gelenler dertlerini kime anlatacaktı. Gaflet sıcağından yanan ruhlarını hangi pınardan kandıracaklardı. Gelmesi lazımdı, mutlaka gelmeliydi çünkü ruhlar çoktan bunalmıştı, gönüller susamıştı, artık dayanacak hal kalmamıştı... ÖZÜR lazımdı, ne deseydik nasıl özür dileseydik. Deseydik ki; EY MÜRŞİD'im ben paspasınım, yok yok değil paspasın bile faydası vardı etrafına tevazu yapıp üstüne basan ayakların çamurunu kendisine alıyor ve yeter ki sen temiz ol da ben çamurlu olsamda olur diyebilmişti. Ama bizler onu da diyememiştik, hep üstün bilinelim istedik... EY MÜRŞİD'im; ben çocuğum diye söze başlasak ve desek ki 'senden başka ne mürşidim var nede bağlanacak kapım, kovarsan kov, sevdim bir kere, ÖZÜR DİLERİM. Hep yüküme katlandın her kahrımı çektin tut artık ellerimizden ne olur. Sen varken gevşekti seni kırdım kıralı daha da gevşedim, ne olur bizi ölene dek bırakma!!!

SiNa
28.09.2009, 07:15
EY MÜRŞİD'im; ben çocuğum diye söze başlasak ve desek ki 'senden başka ne mürşidim var nede bağlanacak kapım, kovarsan kov, sevdim bir kere, ÖZÜR DİLERİM. Hep yüküme katlandın her kahrımı çektin tut artık ellerimizden ne olur. Sen varken gevşekti seni kırdım kıralı daha da gevşedim, ne olur bizi ölene dek bırakma!!!

Efendim...Bir babanın bir çok evladı olur kimi akıllı uslu ,kimi haylaz bir baltaya sap olamaz..o Babaya hep üzüntü olur..Efendim ,işte bende senin haylaz,hayırsız evladınım..Bir baba ne olursa olsun nasıl evladından vazgeçmezse ,sende benden vaz geçme ne olur...!

Bende içimden geçenleri aktardım...Çok yüreğimi yakan bir yazıydı kardeşim emeğine sağlık..

ARAL
29.09.2009, 01:53
ALLAH RAZI OLSUN İKİNİZİNDE YÜREĞİNE SAĞLIK

Nurun Ala Nur
29.09.2009, 03:45
Allah razi olsun ikinizinde yureginden kopup gelenler bizleri
ziyadesiyle muteesir etti.
Bizlerde insaALLAH bir gun :-055 Mubarek hocamizi gorup hayir duasini aliriz insaAllah. :-055