PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sevdik seni, sevindir bizi....Ya ResülAllah (S.A.V.)



MAHMUDHOCA
29.04.2007, 21:00
Hatırımıza düştün hatırına düşür bizi. Sevdik seni, sevindir bizi. Uzaktayız yakınına vardır bizi; yandık pınarına kandır bizi. Sıcak yaz günlerinde yaş dalların titreyişi gibi yandır bizi serin kuyulardan; koyu gecenin yıldızlarına karşı uyandır bizi derin uykulardan. Gözyaşı değil nice demdir gözümüzden akan; belki eriyip biten ruhumuzdur damlayan!.. Gül sözleri edelim çok çok, ve gonca sükutu az az. Gül düşleri görelim gül gecelerinde, Gül’ün aşkını derelim gül hecelerinde. Gözü sürmeli ile ağlayanın arasına gül serpelim, güle yeminler edip. Gönülleri yıkayalım gül suyuyla. Gönüldendir şikayet kimseden feryâdımız yoktur.Gönlüm ki Gül’e hasret… Üçüncü halin imkansızlığında… Ve kozanın amansız yırtılışında…Cevher Gül’e düştü, mıknatıs bana, güzellik Gül’e, sevgi bana… Güzeller güzelleri severmiş ve sadıklar sadıkları… Güzelliğimi arttır benim Gül’üm, ve arındır ayrık güzelliklerden sevgilerimi… Senden yüzüne bakma lezzetini isterim ve titrerim vefadan sonra ayrılığına düşme dehşetiyle. Genişlet sana indirilene yaslanmakta sinemi, ve sade kıl sensiz düşüncelerden gönül ayinemi. Bir yankı ol, ses kat sesime; bir nazar kıl can ver nefesime. Düşümde ya hayalde gel, bitirdi gerçek beni; geldir bizi her halde gel ya yanına çek beni!. Gel Efendim! Sen gelmeyince hatıra bilsen neler gelir!..



Gönül ki Gül’e hasret…Güzellik kendisine sıfat değil ad olan… Gül olmayınca bahçeler berbad olan…

Zeynelabidin
17.07.2007, 21:32
Orjinal Yazarı KIRIK_TESTİ

Gönüller ki Gül'e hasret!..
Az konuşmaya ve çok sükuta vurgun... Serapa belagat ve fesahat pınarı...
Hatırımıza düştün hatırına düşür bizi.
Sevdik seni, sevindir bizi. Uzaktayız yakınına vardır bizi;
yandık pınarına kandır bizi.
Sıcak yaz günlerinde yaş dalların titreyişi gibi yandır bizi serin kuyulardan;
koyu gecenin yıldızlarına karşı uyandır bizi derin uykulardan.
Gözyaşı değil nice demdir gözümüzden akan;
belki eriyip biten ruhumuzdur damlayan!..
Geç kalmış aylara ve yıllara inat kadehinden içelim artık gül şarabını,
çölde yitmiş çaylara ve yollara inat gerçeğinden seçelim şimdi gül serabını...
Gül sözleri edelim çok çok, ve gonca sükutu az az.
Gül düşleri görelim gül gecelerinde, Gül'ün aşkını derelim gül hecelerinde.
Gözü sürmeli ile ağlayanın arasına gül serpelim, güle yeminler edip. Gönülleri yıkayalım gül suyuyla. Gönüldendir şikayet kimseden feryâdımız yoktur.



Paylaşım için sağolun.
Çok içten bir özleyiş ve Hasretin mısraları bunlar.
Emeğinize sağlık.

KIRIK_TESTİ
17.07.2007, 21:43
ben teşekkür ederim Allah razı olsun

nura hasret
18.07.2007, 17:57
Bu güzel paylasim icin Allah razi olsun.

KIRIK_TESTİ
18.07.2007, 18:32
ecmain

KIRIK_TESTİ
18.07.2007, 19:07
Kalkın ve ağlayın!.. Kaldığı yerden devam etsin rüyalar...

KIRIK_TESTİ
18.07.2007, 19:14
Şehîd-i aşkın oldum lâle-zâr-ı dağdır sînem
Çerâğ-ı türbetim şem’-i mezârım varsa sendendir.

Şeyh Galip

KIRIK_TESTİ
18.07.2007, 19:18
Gülün açılması apayrı bir olaydır.O, seher vaktinde sabâ yelinin parmaklarıyla açılır. Onun açılması bir neşe ve sevinç belirtisidir. Çünkü gül açılınca bahar gelir, eğlence başlar.

Gülün handân oluşu da yine onun açılması, çâk- ı girîban eylemesidir. Gül bu kadar güzel ve çekici olmasına rağmen çok çabuk solar. Yani geçicidir. Tıpkı âşığın ömrü gibi çabucak geçiverir.


Gül aynı zamanda Cennet çiceğidir.İbrahim Peygamber ateşe atılınca gül bahçesine düşmüştür.

Bazan sevgiliye gül denir ve onun her haliyle gül oluşu anlatılır.Onun endâmı, güzelliği ,teri,dudağı,kulakları,yanakları,eli,bileği vs. gülde bulunan özellikle ilgilidir.

Âşığın göz yaşı da gül renginde akar.

Bazan gül ,rengi ve şekli yönünden yakut bir köşke benzer.

Bazan da ateş, çerağ, şarap ve la’l olur.

KIRIK_TESTİ
18.07.2007, 19:20
:-003 Suya versin bâğbân gülzârı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün teg verse bin gülzâre su :-003

Fuzûlî

KIRIK_TESTİ
18.07.2007, 19:56
Neler söylenmedi onun hakkında, neler yazılmadı.Yazmakla bitirilemedi ve bitirilemeyecektir de. Bütün söz ustaları kalemleri ellerine aldılar, adına na’t dediler onu anlattılar; tazarru dediler, ona iltica ettiler. Siyer dediler hayatını söylediler, şemail dediler vasıflarını sayıp döktüler. Hilye yazdılar yakınlıklarını ifade için, mi’raciye dizdiler şanını tebcil için. Adına gül dediler ve besteler yaptılar gül terennümünde, ilahiler söylediler gül deminde. Na’tî diye mahlas kullandılar, divanlar doldurdular; adını anarak başladılar mesnevilere bir bakışına mazhar olmak için.

Aherli kağıtlara döküldü bin bir harf düz ve eğik, Rasul’ü yazmak için yarıştı gubari ile şikeste ta’lik. Hamdullah’tan Hâmid’e harf başına Muhammed diye yazdı divitler; Levnî’den Osman’a tel tel renk verdi maviler ve çivitler.

Onun içindir ki ne yana baksa Rasul’den bir iz görür gözler, ne yöne dönse Rasul’ü özler, geceler ve gündüzler. Eşya ve varlık Rasul için vardır ve Rasul, elbette eşya ve varlık kadardır. Bir milyon adı varsa aşkın, bir eksiğiyle hep Rasul’ün gül yanağından alır ilhamını. Kağıt, kalem ve kitap... Söz, kelam ve hitap...

Kimiler gül deyip ömür boyu gülerler; kimiler gül deyince gül uğruna ölürler!?

Muhammed(sas), benim Efendim...

“Eğer Elçi’nin vasıflarının şerhini devamlı, durmadan söylesem, yüzlerce kıyamet geçer de o yine bitmez.” der Mevlana. Lisan ve kalem onu hakkıyla anlatamaz, bunu herkes bilir. Bu yüzden biz haddimizi elbette bilecek ve Zekâî Mustafa Dede’den ariyet bir beyit ile ona iltica edeceğiz:
Garîk-i bahr-i isyânem şefâat yâ Rasûlallah

Esîr-i nefs-i nâdânem şefâat yâ Rasûlallah

Elbette hasretini terennümdür kasdımız Efendimizin, cür’etimiz ise içimizin yanışından. Varlığa o iken sebep, hayalinden ya fikrinden, hiç olmazsa adının zikrinden nasıl duralım ayrı!..

İskender PALA

KIRIK_TESTİ
20.07.2007, 21:23
Sen burda garip mi geldin
Niçin ağlarsın bülbül hey
Yorulup iz mi yanıldın
Niçin ağlarsın bülbül hey

Karlı dağlardan mı aştın
Derin ırmaklar mı geçtin
Yârinden ayrı mı düştün
Niçin ağlarsın bülbül hey

Hey, ne yavuz inilersin
Benim derdim yenilersin
Dostu görmek mi dilersin
Niçin ağlarsın bülbül hey

Kal’alı şehir mi yıkıldı
Ya nam-u arın mı kaldı
Gurbette yârin mi kaldı
Niçin ağlarsın bülbül hey

Gulistanlarda yaylarsın
Taze gülleri yıylarsın
Yavlak zârılık eylersin
Niçin ağlarsın bülbül hey

Uykudan gözüm uyandı
Uyandı kana boyandı
Yandı şol yüreğim yandı
Niçin ağlarsın bülbül hey

N’oldu şu Yunus’a n’oldu
Aşkın deryasına daldı
Yine baharistan oldu
Niçin ağlarsın bülbül hey

Yunus EMRE

KIRIK_TESTİ
20.07.2007, 21:25
Gözüm seni görmek için elim sana ermek için
Bu gün canım yolda koydum yarın seni bulmak için


Yunus Emre

KIRIK_TESTİ
20.07.2007, 21:26
....

nura hasret
22.07.2007, 15:58
Paylasimlariniz icin Allah razi olsun.

KIRIK_TESTİ
23.07.2007, 20:45
Gelirsin diye ,
Çatlaşmış toprağa kirpiklerimin ıslaklığını bezedim
Ayrılıklardan bizar olmuş gönlüme
Sadece senin gelmeni diledim
Omuzlarımdaki acılarımı bir hamlede seninle silkeledim


Avuçlarımda sensizlikte akan gözyaşları
Dilimde ise gidişinde bestelenen ah u figan
Yarınımı unuttum, sensiz bugünümü bildim hep ziyan
Ayrılık ateşi yanarken avuçlarımda
Kader terazisinde kalmamış ince mizan


Sensizliğin karanlığında kaybettiğim güneşimi ararken
İpi kopmuş uçurumlarda sensiz dolaşan ruhumu seyrettim
Sen yokken hep büyük günahlara yoldaşlık ettim
Uğruna, bu canımı çoktan heba ettim
Sen geleceksin diye gülüşlerimi yarınlarıma tutsak ettim
Nemli duvarlara bir de sensizlik eklenince
Geceden sabaha gözyaşımla kaç kez intihara meylettim


Çok gördün bana, mutlulukla birkaç sıcak tebessümü
Gidişinle kuruttun seninle açan yüzümdeki taze terennümü
Oysa seninle ne çabuk unutmuştum katmerleşmiş hüznümü


Gelmedikçe büyüyen yalnızlığında lal oldu bu dilim
Düşündükçe sensiz beni, sensizlikte ben sanki bir hiçtim
Ham yüreğimle ayrılığın ateşinde hep sana piştim
Umutlarım seninle gurbete düştü düşeli
Anlamı nedir diye sorgulamıyorum bu uzun sükutun
Belki de yüreğim hep sensizliğe meftun
Tomurcuğunu yitirmiş gelincik gibi
Gidişinle yüreğimdeki umut çiçeklerini çoktan kuruttun


Bensiz ne yapıyorsun diye sorarsan
Kalbimde sensizlikte biten yediverenleri ayıklıyorum
Sanma ki sensiz buralarda yasıyorum
Sensizlik zormuş meğer yavaş yavas ona alışıyorum

KIRIK_TESTİ
23.07.2007, 20:50
Bekledim


Saymadim hasretinle bu kacinci yilbasi

Bir ihtimal de olsa doner diye bekledim

Ne bir demet karanfil ne bir damla gozyasi

Bir hal hatir sormayi dener diye bekledim


Su kista kiyamette omrume dusen karda

Bir dostuma ugrayip ahvalimi sorar da

Belki de bir merhamet duyar da

Yenilmez gururunu yener diye bekledim


Bir yanda gozlerimde ebediyet uykusu

Bir yanda seni son kez gorememek korkusu

O guzel ellerinden icersem bir damla su

Butun izdiraplarim diner diye bekledim


Perdesiz pencereme safakla soktugun an

Gelipte basucumda boynunu buktugun an

Pinar dudaklarindan ismimi doktugun an

Icimdeki yanardag soner diye bekledim


Ne sikmaga gucum var versen bile elini

Ne sarmaga mecalim var o incecik belini

Alnimda hayal edip o minicik mendilini

Gul kokusu tenime diner diye bekledim


Dudaklarimda tekbir ellerim goge acik

Sen diye irkilirim ses duysam en ufacik

O mavi gozlerini bir daha son defacik

Dunya gozuyle gormek huner diye bekledim..

KIRIK_TESTİ
23.07.2007, 20:51
Takıldı Kaldı

Sen beni arayıp hiç sormasan da,
Yüreğim adına takıldı kaldı..
Bu dünyadan göçsen hiç olmasan da,
Yüreğim adına takıldı kaldı..
Yıllar geçse hiç haberin almasam,
Hafızam silinse harfler bilmesem.
İçim kan ağlasa, ben hiç gülmesem,
Yüreğim adına takıldı, kaldı..
Vefasızlık ettin hiç aramadın,
Belki de utandın sen soramadın.
Aceleci oldun, sen duramadın,
Yüreğim adına takıldı kaldı..

KIRIK_TESTİ
23.07.2007, 20:53
Benden Sonra Mutluluk


Bunca yıl yaşadım
Elime ne geçtiyse yitirdim
Biraz daha yaşayacağım
Yalnız bir şey biriktirdim

Bir bakış, bir görüş, bir duyu, bir düşünce
Belki aç kalacağım

Suçlanacağım ölünce
Biraz yazdım, artık hep yazacağım

Hüzünden baş alamadım
Görünce

CAN-I CAN
13.10.2007, 19:04
GÖNLÜM Kİ GÜL'E HASRET...!!!

Mevlam razı olsun kırık testi kardeşim ya ...
Ne güzel GÜL KOKULU yazılar bunlar...
Emeğinize yüreğinize sağlık güzel kardeşim...


GÜL'E SEVDALI YÜREKLERE SELAM OLSUN...
GÜL'ÜN HAKİKİ KOKUSUNU ALANLARA SELAM OLSUN...

GÜL'ÜN GÜL...KOKUSUNA HASRET İLE...

CAN-I CAN
16.10.2007, 12:16
http://img86.imageshack.us/img86/6052/d0d701b3e000000496ud5.gif


Gül.... Divân şiirinde en çok sözü edilen çiçek, güldür. Sevgilinin yüzü ve yanağı ile sıkı münasebeti vardır. Bazan gül bunlara; bazan da bunlar güle benzerler. Gerek koku, gerekse renk bakımından çok güzel olan gül, daima tazedir.Bu yönüyle bağın, çemenin ve baharın vazgeçilmez bir ögesidir. Bizzat kendisine mahsus gülistan, gülşen ve gülzâr vardır. Hatta ona bazen sultan olarak da rastlarız. Baharın diğer adının gül mevsimi oluşu da güle verilen önemden ileri gelir. Gül yetiştirmenin çok zahmetli bir iş oluşu onun âdetâ nazla beslenip büyümesi şeklinde ele alınır.

Gülün açılması apayrı bir olaydır.O, seher vaktinde sabâ yelinin parmaklarıyla açılır. Onun açılması bir neşe ve sevinç belirtisidir. Çünkü gül açılınca bahar gelir, eğlence başlar. Gülün handân oluşu da yine onun açılması, çâk- ı girîban eylemesidir. Gül bu kadar güzel ve çekici olmasına rağmen çok çabuk solar. Yani geçicidir. Tıpkı âşığın ömrü gibi çabucak geçiverir.

Sabâ yelü gülün yapraklarını yavaşça aralar ve kokusunu her tarafa yayar. Ancak sonbahar yeli onun için felakettir. Onun perişân olmasına, dağılmasına neden olur. Gülün suya olan ihtiyacı her çiçekten fazladır. Sık sık sulanmalıdır. Kökleri su içinde olursa daha güzel yetişir. Bu nedenle güller su kenarlarında bulunur ki “hurrem” oluşu buradan gelir.Bazan gül yaprakları çiğ tanesiyle birlikte görülür.

Bütün bunların hepsi bir yana gül ile bülbül’ün aşkları dillere destandır.Gül , bülbülün sevgilisidir.Âşık da sevgili denen gül karşısında şakıyıp duran bir bülbüldür.Gül ile bülbülün bu hikayeleri İslam – Şark edebiyatlarını çok etkilemiştir.Hatta “Gül ü Bülbül”adlı alegorik,müstakil eserler bile yazılmıştır.
Gülün dikeni aşığın rakibidir. Ancak gül ile diken iyilik ve kötülük, kolay ile zor, dost ile düşman vs. zıtlıkların timsalidir.

Gülün yaprağı anılınca defter,divân, tomar,varak,yazı ile ilgili eşya akla gelir. Sabâ yeli yavaş yavaş bu defterin sayfalarını çevirirken bülbül ondan letâif öğrenir ve şâir, sevgilideki yanağın övgüsüne başlar.Utanan kişinin yüzünün kızarıp güül rengini alması dolayısıyla gül daima utangaç ve hayâ sahibi olarak ele alınır.Gülün toprağa yakın fidanına dâmen-i gül denir ki yanında menekşe, sünbül ve süsen bulunur.Bunlar âdetâ gülün eteğine yapışmışlardır.Güllerin destelenmesi, toplanması ayrı bir husustur.

Gül aynı zamanda Cennet çiceğidir.İbrahim Peygamber ateşe atılınca gül bahçesine düşmüştür.Bazan sevgiliye gül denir ve onun her haliyle gül oluşu anlatılır.Onun endâmı, güzelliği , teri,dudağı, kulakları, yanakları, eli, bileği vs. gülde bulunan özellikle ilgilidir. Âşığın göz yaşı da gül renginde akar. Bazan gül ,rengi ve şekli yönünden yakut bir köşke benzer.B azan da ateş, çerağ, şarap ve la’l olur.Divân şiirinde gül ile ilgili teşbih ve mecazların sonu gelmez. Şâir her bakımdan bu güzel çiçeği anar.

Suya versin bâğbân gülzârı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün teg verse bin gülzâre su
Fuzûlî


İskender Pala

CAN-I CAN
24.10.2007, 19:43
Seçilmiş ayda, kutlu günde, güzel saatte...Bir övülmüş isim, saba yeli gibi merhametli, içten ve nüvazişkâr...
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir, elbette onadır. Hasretler ki âşıkların âvâzı kadar yanıktır, elbette onadır. Övgüler ki özlem sözlerince ateşli, ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun, ona, hep onadır. Duyuşlar ki kurtuluşun nuruyla nurlanmış yüzler gibi aydınlık, ve teselliler ki lale yanakların kadifesince yumuşak, anımsamalar ki şehitlerin "Allah! Allah!" nidası ardından atılışlarınca makbul, hep onadır, hep onadır. O ki Gül'dür, bütün mecburiyetler onadır. Bileli kendimi ben gönlümü âşık buldum.


http://img134.imageshack.us/img134/7910/erkambingulreslv6.gif
Gönüller ki Gül'e hasret!..



Az konuşmaya ve çok sükuta vurgun... Serapa belagat ve fesahat pınarı...


Hatırımıza düştün hatırına düşür bizi. Sevdik seni, sevindir bizi. Uzaktayız yakınına vardır bizi; yandık pınarına kandır bizi. Sıcak yaz günlerinde yaş dalların titreyişi gibi yandır bizi serin kuyulardan; koyu gecenin yıldızlarına karşı uyandır bizi derin uykulardan. Gözyaşı değil nice demdir gözümüzden akan; belki eriyip biten ruhumuzdur damlayan!.. Geç kalmış aylara ve yıllara inat kadehinden içelim artık gül şarabını, çölde yitmiş çaylara ve yollara inat gerçeğinden seçelim şimdi gül serabını... Gül sözleri edelim çok çok, ve gonca sükutu az az. Gül düşleri görelim gül gecelerinde, Gül'ün aşkını derelim gül hecelerinde. Gözü sürmeli ile ağlayanın arasına gül serpelim, güle yeminler edip. Gönülleri yıkayalım gül suyuyla. Gönüldendir şikayet kimseden feryâdımız yoktur.


http://img134.imageshack.us/img134/7910/erkambingulreslv6.gif


Gönlüm ki Gül'e hasret...


Üçüncü halin imkansızlığında... Ve kozanın amansız yırtılışında...


Cevher Gül'e düştü, mıknatıs bana, güzellik Gül'e, sevgi bana... Güzeller güzelleri severmiş ve sadıklar sadıkları... Güzelliğimi arttır benim Gül'üm, ve arındır ayrık güzelliklerden sevgilerimi... Senden yüzüne bakma lezzetini isterim ve titrerim vefadan sonra ayrılığına düşme dehşetiyle. Genişlet sana indirilene yaslanmakta sinemi, ve sade kıl sensiz düşüncelerden gönül ayinemi. Bir yankı ol, ses kat sesime; bir nazar kıl can ver nefesime. Düşümde ya hayalde gel, bitirdi gerçek beni; geldir bizi her halde gel ya yanına çek beni!. Gel Efendim! Sen gelmeyince hatıra bilsen neler gelir!..


http://img134.imageshack.us/img134/7910/erkambingulreslv6.gif


Gönül ki Gül'e hasret...


Güzellik kendisine sıfat değil ad olan... Gül olmayınca bağçeler berbad olan...


Bakışındandır başlangıcı bütün hadiselerin; ve en büyük yangın aşkının bir kıvılcımından... Dönüyorsa gökler bir yüzük halkasınca, ve dönmedeyse içinde ne varsa, kaşındandır yüzüğün, inci tanesi kaşından... İyi hal de hatırlatıyor seni bize, kötü hal de; korktuğumuzda da sevgin var içimizde, umduğumuzda da... Gözyaşlarımız gözbebeklerimizi boğazlıyor sensiz, duru şaraplar içinde zehirler yutuyoruz... Gökkuşaklarını toprağa gömenler de, nurunu ağızlarında söndürmek isteyenler de senden öte sınavlarda değiller aslında. Nefis kendini içine üflemekte daim. Gülü kendi sesinde solduranların seni beklemekle geçecektir yüzyıllar süren ömürleri. Ah bir bilseler!.. Hâb-ı gaflette geçen ömrümü rü'yâ gördüm.
http://img134.imageshack.us/img134/7910/erkambingulreslv6.gif


Gönüller ki Gül'e hasret...



Gönül ki kana boyandı, ve Gül'ün aşkına yandı...


İşte bu güvenilir kente and olsun ki... Tesellilerimiz kötürüm devinmelere mahkum sensiz Efendim, bütün ayrılıklar avuntulara, ve kendini parçalamada bütün yoksulluklar; neşterli ellerde taze yeminler kanamakta! Hayatlarımızın altına kopya kağıtları konuldu yokluğunda ve ruhlarımız şırıngalardan serpildi beyhude çoraklıklara. Sevgine tutulunca damarlarında cehennemlerin dolaştığı yıldızlardan yoksun kaldı göklerimiz. Sevgini unutalı ateşler serin ve selamet olmuyor artık; İbrahimler'i havada eller tutmuyor. Eleğimsağmalara buketlenmiş nergislerin kül kül dökülüyor toprağa. Yolunda olduklarını söyleyenler kendi elleriyle helak meyvelerini kendileri topluyorlar yamaçlarda. Ahdine ve sevgine sadık kalamadığımızdandır zoraki Meryem oruçlarına tutturulmaklığımız; nimetleri nankör ellerden dilendirilmemiz. Zamanın önündeki zalim maratonlarda yalın ayak sevgileri unutturulduk, zulme kapılandık, oyun ve oynaşa kapıldık kaldık. ! Sen bizi cevrine şâyeste bil ihsan olarak.


http://img134.imageshack.us/img134/7910/erkambingulreslv6.gif


Aşk, bir Gül'ün adıydı... İmdat ki seven unuttu, vefa yine sevgiliye düştü!.. Gel ey, unutma bizi!... Seni bir seven aşkına sev hepimizi!.. Kararlıyım bu gece, bütün varlığımla seni öveceğim... Seni sevdiğim gibi...




Havuzlar başında bizi hâlâ bekliyorsun değil mi, ya Rasûl!..


İSKENDER PALA

Dertli el-Halidi el-Kürdi
24.10.2007, 20:17
Az konuşmaya ve çok sükuta vurgun... Serapa belagat ve fesahat pınarı...

Hatırımıza düştün hatırına düşür bizi. Sevdik seni, sevindir bizi. Uzaktayız yakınına vardır bizi; yandık pınarına kandır bizi. Sıcak yaz günlerinde yaş dalların titreyişi gibi yandır bizi serin kuyulardan; koyu gecenin yıldızlarına karşı uyandır bizi derin uykulardan. Gözyaşı değil nice demdir gözümüzden akan; belki eriyip biten ruhumuzdur damlayan!.. Geç kalmış aylara ve yıllara inat kadehinden içelim artık gül şarabını, çölde yitmiş çaylara ve yollara inat gerçeğinden seçelim şimdi gül serabını... Gül sözleri edelim çok çok, ve gonca sükutu az az. Gül düşleri görelim gül gecelerinde, Gül'ün aşkını derelim gül hecelerinde. Gözü sürmeli ile ağlayanın arasına gül serpelim, güle yeminler edip. Gönülleri yıkayalım gül suyuyla.

Amiin Amiin Amiin.. :-020




Gönlüm ki Gül'e hasret...



---Paylaşım için Teşekkürler..---

Artemistr
29.10.2007, 16:41
Allah razı olsun kardeşim,Emegine sağlık

KIRIK_TESTİ
09.01.2008, 14:31
Mecnun bir gün fırsat buldu, Leyla ile oturmaya muvaffak oldu. Leyla, onu sınamak için bir dilekte bulundu:

- Ey âşık! Neyin varsa getir.

- A ay yüzlü, dedi Mecnun, aşkınla ne suyum kaldı, ne kuyum. Ne ciğerimde azıcık kan, ne gözümde bir nebze yaş. Aklımı yağma ettin, uykumu çaldın. Artık bir canım var, emreyle onu vereyim.

- Ben onu senden ne vakit istesem alırım, başka neyin var, sen ondan bahset.

Mecnun o vakit arandı, yakasında sakladığı bir iğnesi vardı, onu çıkarıp sevgiliye sundu.

- İşte varlık aleminde sahip olduğum tek şey bu iğnedir. Bunu da neden taşıyorum bilmek istersen, çölde, ovada seni izlerken çok düşüyorum, kendimden geçiyorum; oralarda ayağıma, bedenime dikenler batıyor; bu iğneyle o dikenleri çıkarıyorum.

- İşte bunu istiyordum ben senden. Eğer aşkında gerçek isen bu iğne nasıl layık oluyor sana? Dikeni çıkarırsan buna vefa mı derler?!..

İskender PALA

KIRIK_TESTİ
09.01.2008, 14:36
Yolunu yitirmiş Mecnun, çöllerde Leyla diye diye dolanıp dururken biri ona,

- A deli, Leyla öldü, deyiverdi.

- Çok şükür Allah'a, diye şükretti Mecnun.

Kara haberi veren adam şaşırdı:

- A dini imanı darmadağın olmuş zavallı! Hem onun için yanıyorsun, hem de böyle diyorsun, ayıp sana!

Mecnun'un cevabı pek hazindi:

- O ay yüzlüden, her an iyiliğini isteyip dururken ben bir şey elde edemedim, kötülüğünü isteyen de bir şey elde edemesin bari.
Çünkü bir gün aya sordular "En çok neyi seversin?" diye.
"Güneşin tutulup ebediyen perde arkasında kalmasını severim." cevabını verdi ay ve sonra ilave etti: "Değil mi ki onu kendi gözümden bile kıskanıyorum!"

KIRIK_TESTİ
09.01.2008, 14:41
Aşk geldi...

Akan kanım aşk oldu damarlarımda ve kapladı bedenimi...
İlkin boşalttı beni benden ve dost ile doldurdu sonra her şeyimi...
Dost şöyle kapladı ki bütün zerrelerimi, şimdi yalnızca bir ad kaldı benden bana; gerisi hep o oldu...

KIRIK_TESTİ
09.01.2008, 21:55
http://img217.imageshack.us/img217/3465/seite14um0.jpg (http://imageshack.us)

Gönlümün Gülü

Sen’i seven her ruh uludur ya Resûlallâh!
Gönlü-gözü onun doludur ya Resûlallâh!

Cemâlin pertevinden zerre şevk alan billâh,
Kapinin ayrilmaz kuludur ya Resûlallâh!

Beklemez bir başka iltifât Sana erenler,
Semtin iltifat buguludur ya Resûlallâh!

Gönül gözleriyle bir kere seni görenler,
Onlar ruhların bir koludur ya Resûlallâh!

Uçuşur ikliminde altın kanatlı kuşlar,
İklimin kuşların yoludur ya Resûlallâh!

Cennet yamaçları gibidir orda ufuklar,
Cemâlin bu ufkun tülüdür ya Resûlallâh!

Sana ermek imanlı gönüllerin rüyâsı,
Seni bilmeyenler ölüdür ya Resûlallâh!

Vuslatın, bu garip kıtmîrin her dem hülyâsı,
Bu benim gönlümün gülüdür ya Resûlallâh!


M. Fethullah Gülen

nura hasret
15.01.2008, 20:56
Paylasimlariniz icin Allah razi olsun.

SoNSuZ-NuR
31.03.2008, 21:50
Rabbim razı olsun kardeşim bu güzel paylaşımlarınız için...

VuSLaT_
01.04.2008, 18:51
Orjinal Yazarı İBRİN


Gönüller ki Gül’e hasret…

Gönül ki kana boyandı, ve Gül’ün aşkına yandı…

Aşk, bir Gül’ün adıydı… İmdat ki seven unuttu, vefa yine sevgiliye düştü!.. Gel ey, unutma bizi!… Seni bir seven aşkına sev hepimizi!.. Kararlıyım bu gece, bütün varlığımla seni öveceğim… Seni sevdiğim gibi…

Iskender Pala

emegine saglik kardesim hasret böyle güzel anlatilir Allah razi olsun...

ARAL
01.04.2008, 19:23
Orjinal Yazarı VuSLaT_

Orjinal Yazarı İBRİN


Gönüller ki Gül’e hasret…

Gönül ki kana boyandı, ve Gül’ün aşkına yandı…

Aşk, bir Gül’ün adıydı… İmdat ki seven unuttu, vefa yine sevgiliye düştü!.. Gel ey, unutma bizi!… Seni bir seven aşkına sev hepimizi!.. Kararlıyım bu gece, bütün varlığımla seni öveceğim… Seni sevdiğim gibi…

Iskender Pala

emegine saglik kardesim hasret böyle güzel anlatilir Allah razi olsun...

öMeR_FaRuK
04.06.2008, 23:40
Çok güzel satırlar yazandan iletenden Allah razı olsun

Su Gibi
04.06.2008, 23:44
Orjinal Yazarı ömer-faruk
Çok güzel satırlar yazandan iletenden Allah razı olsun

abdul
05.06.2008, 06:52
Orjinal Yazarı Su Gibi

Orjinal Yazarı ömer-faruk
Çok güzel satırlar yazandan iletenden Allah razı olsun

mesafe_
05.06.2008, 12:32
:-038

CAN-I CAN
15.06.2008, 21:05
Orjinal Yazarı SoNSuZ-NuR
Rabbim razı olsun kardeşim bu güzel paylaşımlarınız için...

sahabe_hayranı
16.06.2008, 10:00
Orjinal Yazarı VuSLaT_

Orjinal Yazarı İBRİN


Gönüller ki Gül’e hasret…

Gönül ki kana boyandı, ve Gül’ün aşkına yandı…

Aşk, bir Gül’ün adıydı… İmdat ki seven unuttu, vefa yine sevgiliye düştü!.. Gel ey, unutma bizi!… Seni bir seven aşkına sev hepimizi!.. Kararlıyım bu gece, bütün varlığımla seni öveceğim… Seni sevdiğim gibi…

Iskender Pala

emegine saglik kardesim hasret böyle güzel anlatilir Allah razi olsun...

ZeVRaK
20.11.2008, 20:55
GÜL NAATI

Seçilmiş ayda, kutlu günde,
güzel saatte...Bir övülmüş isim, saba yeli
gibi merhametli, içten ve
nüvazişkâr...
Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir,
elbette onadır.
Hasretler ki âşıkların âvâzı kadar yanıktır, elbette
onadır.
Övgüler ki özlem sözlerince ateşli, ve arzular ki sevgililerin
saçları misali uzun,
ona, hep onadır. Duyuşlar ki kurtuluşun nuruyla
nurlanmış yüzler gibi aydınlık,
ve teselliler ki lale yanakların kadifesince
yumuşak, anımsamalar ki şehitlerin "
Allah! Allah!" nidası ardından
atılışlarınca makbul, hep onadır, hep onadır.
O ki Gül'dür, bütün
mecburiyetler onadır. Bileli kendimi ben gönlümü âşık buldum.
Gönüller ki
Gül'e hasret!..
Az konuşmaya ve çok sükuta vurgun... Serapa belagat ve
fesahat pınarı...
Hatırımıza düştün hatırına düşür bizi. Sevdik seni,
sevindir bizi. Uzaktayız yakınına vardır
bizi; yandık pınarına kandır bizi.
Sıcak yaz günlerinde yaş dalların titreyişi gibi yandır bizi
serin
kuyulardan; koyu gecenin yıldızlarına karşı uyandır bizi derin uykulardan.
Gözyaşı
değil nice demdir gözümüzden akan; belki eriyip biten ruhumuzdur
damlayan!..
Geç kalmış aylara ve yıllara inat kadehinden içelim artık gül
şarabını, çölde yitmiş çaylara
ve yollara inat gerçeğinden seçelim şimdi gül
serabını... Gül sözleri edelim çok çok, ve
gonca sükutu az az. Gül düşleri
görelim gül gecelerinde, Gül'ün aşkını derelim gül
hecelerinde. Gözü sürmeli
ile ağlayanın arasına gül serpelim, güle yeminler edip.
Gönülleri yıkayalım
gül suyuyla. Gönüldendir şikayet kimseden feryâdımız yoktur.
Gönlüm ki
Gül'e hasret... Üçüncü halin imkansızlığında... Ve kozanın amansız
yırtılışında...
Cevher Gül'e düştü, mıknatıs bana, güzellik Gül'e, sevgi
bana...
Güzeller güzelleri severmiş ve sadıklar sadıkları...
Güzelliğimi
arttır benim Gül'üm, ve arındır ayrık güzelliklerden sevgilerimi...
Senden
yüzüne bakma lezzetini isterim ve titrerim vefadan sonra ayrılığına düşme
dehşetiyle.
Genişlet sana indirilene yaslanmakta sinemi, ve sade kıl sensiz
düşüncelerden gönül ayinemi.
Bir yankı ol, ses kat sesime; bir nazar kıl can
ver nefesime. Düşümde ya hayalde gel, bitirdi gerçek beni;
geldir bizi her
halde gel ya yanına çek beni!. Gel Efendim! Sen gelmeyince hatıra bilsen neler
gelir!..
Gönül ki Gül'e hasret...
Güzellik kendisine sıfat değil
ad olan... Gül olmayınca bağçeler berbad olan...
Bakışındandır başlangıcı
bütün hadiselerin; ve en büyük yangın aşkının bir kıvılcımından...
Dönüyorsa
gökler bir yüzük halkasınca, ve dönmedeyse içinde ne varsa,
kaşındandır
yüzüğün, inci tanesi kaşından... İyi hal de hatırlatıyor seni
bize, kötü hal de;
korktuğumuzda da sevgin var içimizde, umduğumuzda da...
Gözyaşlarımız
gözbebeklerimizi boğazlıyor sensiz, duru şaraplar içinde
zehirler yutuyoruz...
Gökkuşaklarını toprağa gömenler de, nurunu ağızlarında
söndürmek isteyenler de senden
öte sınavlarda değiller aslında. Nefis kendini
içine üflemekte daim. Gülü kendi sesinde
solduranların seni beklemekle
geçecektir yüzyıllar süren ömürleri. Ah bir bilseler!.. Hâb-ı
gaflette geçen
ömrümü rü'yâ gördüm.
Gönüller ki Gül'e hasret...
Gönül ki kana
boyandı, ve Gül'ün aşkına yandı...
İşte bu güvenilir kente and olsun
ki... Tesellilerimiz kötürüm devinmelere mahkum sensiz
Efendim, bütün
ayrılıklar avuntulara, ve kendini parçalamada bütün yoksulluklar;
neşterli
ellerde taze yeminler kanamakta! Hayatlarımızın altına kopya
kağıtları konuldu yokluğunda
ve ruhlarımız şırıngalardan serpildi beyhude
çoraklıklara. Sevgine tutulunca damarlarında
cehennemlerin dolaştığı
yıldızlardan yoksun kaldı göklerimiz. Sevgini unutalı ateşler serin
ve
selamet olmuyor artık; İbrahimler'i havada eller tutmuyor.
Eleğimsağmalara
buketlenmiş nergislerin kül kül dökülüyor toprağa. Yolunda
olduklarını söyleyenler kendi
elleriyle helak meyvelerini kendileri
topluyorlar yamaçlarda. Ahdine ve sevgine sadık
kalamadığımızdandır zoraki
Meryem oruçlarına tutturulmaklığımız; nimetleri nankör
ellerden
dilendirilmemiz. Zamanın önündeki zalim maratonlarda yalın ayak
sevgileri
unutturulduk, zulme kapılandık, oyun ve oynaşa kapıldık kaldık. !
Sen bizi cevrine şâyeste
bil ihsan olarak.
Aşk, bir Gül'ün adıydı...
İmdat ki seven unuttu, vefa yine sevgiliye düştü!..
Gel ey, unutma bizi!...
Seni bir seven aşkına sev hepimizi!..
Kararlıyım bu gece, bütün varlığımla
seni öveceğim...
Seni sevdiğim gibi...
* Havuzlar başında bizi hâlâ
bekliyorsun değil mi, ya Rasûl!..

...

nekre
20.11.2008, 21:15
:-046çok güzeldi emeğinize sağlık..

ÇARE
03.12.2008, 23:50
Gönüldendir şikayet, kimseden feryâdımız yoktur.

eyvallah bizimde yoktur...

:-046 kardeşim....

واوىلآ
03.12.2008, 23:58
Amin ecmain.


Hiçbir zaman olmaması temennisi ile...

.:Ali'y-ül Murtaza:.
04.12.2008, 00:57
Gül sözleri edelim çok çok ve gonca sükutu az az.


Gül düşleri görelim gül gecelerinde,


Gül'ün aşkını derelim gül hecelerinde.




ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM

واوىلآ
04.12.2008, 11:20
Ecmain kardeş...

Ahfa
26.02.2009, 17:30
paylaşım için sağol emeğine sağlık

Hadimül harameyn
27.05.2009, 19:20
:-046

Hadimül harameyn
02.07.2009, 23:29
Aşk, bir Gül’ün adıydı… İmdat ki seven unuttu, vefa yine sevgiliye düştü!.. Gel ey, unutma bizi!… Seni bir seven aşkına sev hepimizi!.. Kararlıyım bu gece, bütün varlığımla seni öveceğim… Seni sevdiğim gibi…

İLAHİ_ASK
03.07.2009, 07:48
Gül düşleri görelim gül gecelerinde, Gül’ün aşkını derelim gül hecelerinde. Gözü sürmeli ile ağlayanın arasına gül serpelim, güle yeminler edip. Gönülleri yıkayalım gül suyuyla. Gönüldendir şikayet kimseden feryâdımız yoktur.:-046:-055

sahabe_hayranı
03.07.2009, 08:53
Allah (C.C) razı olsun. Emeğinize sağlık.:-038

SiNa
03.07.2009, 23:35
Gözü sürmeli ile ağlayanın arasına gül serpelim, güle yeminler edip. Gönülleri yıkayalım gül suyuyla. Gönüldendir şikayet kimseden feryâdımız yoktur:-055:-055:-055

MİRAC
03.07.2009, 23:42
Hatırımıza düştün hatırına düşür bizi. Sevdik seni, sevindir bizi. Uzaktayız yakınına vardır bizi; yandık pınarına kandır bizi. Sıcak yaz günlerinde yaş dalların titreyişi gibi yandır bizi serin kuyulardan; koyu gecenin yıldızlarına karşı uyandır bizi derin uykulardan. Gözyaşı değil nice demdir gözümüzden akan; belki eriyip biten ruhumuzdur damlayan!.. Gül sözleri edelim çok çok, ve gonca sükutu az az. Gül düşleri görelim gül gecelerinde, Gül’ün aşkını derelim gül hecelerinde. Gözü sürmeli ile ağlayanın arasına gül serpelim, güle yeminler edip. Gönülleri yıkayalım gül suyuyla. Gönüldendir şikayet kimseden feryâdımız yoktur.

Gönlüm ki Gül’e hasret… Üçüncü halin imkansızlığında… Ve kozanın amansız yırtılışında…

Aşk, bir Gül’ün adıydı… İmdat ki seven unuttu, vefa yine sevgiliye düştü!.. Gel ey, unutma bizi!… Seni bir seven aşkına sev hepimizi!.. Kararlıyım bu gece, bütün varlığımla seni öveceğim… Seni sevdiğim gibi…

İskender Pala
:-046

irşad ekseni
03.07.2009, 23:58
:-046

Hadimül harameyn
13.08.2009, 13:13
Hatırımıza düştün hatırına düşür bizi. Sevdik seni, sevindir bizi. Uzaktayız yakınına vardır bizi; yandık pınarına kandır bizi. Sıcak yaz günlerinde yaş dalların titreyişi gibi yandır bizi serin kuyulardan; koyu gecenin yıldızlarına karşı uyandır bizi derin uykulardan. Gözyaşı değil nice demdir gözümüzden akan; belki eriyip biten ruhumuzdur damlayan!.. Gül sözleri edelim çok çok, ve gonca sükutu az az. Gül düşleri görelim gül gecelerinde, Gül’ün aşkını derelim gül hecelerinde. Gözü sürmeli ile ağlayanın arasına gül serpelim, güle yeminler edip. Gönülleri yıkayalım gül suyuyla. Gönüldendir şikayet kimseden feryâdımız yoktur.Gönlüm ki Gül’e hasret… Üçüncü halin imkansızlığında… Ve kozanın amansız yırtılışında…Cevher Gül’e düştü, mıknatıs bana, güzellik Gül’e, sevgi bana… Güzeller güzelleri severmiş ve sadıklar sadıkları… Güzelliğimi arttır benim Gül’üm, ve arındır ayrık güzelliklerden sevgilerimi… Senden yüzüne bakma lezzetini isterim ve titrerim vefadan sonra ayrılığına düşme dehşetiyle. Genişlet sana indirilene yaslanmakta sinemi, ve sade kıl sensiz düşüncelerden gönül ayinemi. Bir yankı ol, ses kat sesime; bir nazar kıl can ver nefesime. Düşümde ya hayalde gel, bitirdi gerçek beni; geldir bizi her halde gel ya yanına çek beni!. Gel Efendim! Sen gelmeyince hatıra bilsen neler gelir!..



Gönül ki Gül’e hasret…Güzellik kendisine sıfat değil ad olan… Gül olmayınca bahçeler berbad olan…:-055:-046:-055

sahabe_hayranı
08.09.2009, 22:37
Allah (C.C) razı olsun. Emeğinize sağlık. :-038

SiNa
24.04.2010, 16:54
güncelleme

Aydin
24.04.2010, 17:20
Gönüller ki Gül'e hasret ... :-055

:-aro

EnTe MaKsUuDİ
24.04.2010, 19:03
:-046

safahat
21.06.2010, 09:26
Allahu Teala razı olsun, inşaAllah tekrar aramızda olursunuz KIRIK TESTİ kardeşimiz..

nekre
10.12.2010, 20:03
hepsi birbirinden kıymetli zevkle okudum mevla razı olsun..

latifturkoglu
10.12.2010, 21:52
Allah razı olsun. emeğinize sağlık:)

.::TuFeYL::.
10.07.2011, 15:04
güncelleme