iNZiVa
24.01.2007, 20:51
T A H A R E T
( T E M I Z L I K )
a) Sularin cesitleri ve hükümleri
Maddi temizligin en tabii yolu,su ile yapilmasidir.
Bu itibarla fikih kitaplarimizda suyun temiz olmasi
ve temizlikte kullanilabilmesi konusu üzerinde önemli durulmustur.
Sular iki kisimdir:
1- Mutlak su
2-Mukayyet su
Mutlak su : Yaratilis Halini koruyan,mahiyetini degistirecek baska maddelerin
kendisine karismadigi sudur.
Bunlar da :
1- Yagmur
2- Kar
3- Deniz
4- Irmak
5-Kaynak
6-Kuyu sularidir.
Mutlak suyun özellikleri üctür.
1- Renk
2- Tat
3- Koku
Tabiati ise ikidir:
1-Incelik
2-Akicilik
MUTLAK SUYUN HÜKMÜ
Mutlak su,hüküm bakimindan: yani tahir ve mutahhir (temiz ve temizleyici) olup
olmama yönüyle bes kisma ayrilir.
[ Suyun temizleyici olmasinin manasi,
abdestsizlik ve cünüplük gibi hüki (gözle görülmeyen)
pislikleri gidermede bir arac olarak
kullanilmasidir.]
1- Temiz ve temizleyici olup, kullanimi mekruh olmayan sular.
Bunlar geride zikredilen mutlak sulardir.
Insan ve eti yenen hayvanlarin artigi olan sular da bu kisma dahildirler.
Bu tür sular,hem icilir, hem yemeklerde
kullanilir, hem de kendileriyle her türlü temizlik yapilir.
Böyle bir su, yosun tutarak veya bekleyerek renk ve kokusu degisse, yahut icine tadini degistirmeyecek miktarda sabun, toprak ve yaprak
gibi temiz ve kati seyler düsse veya icinde misir ve nohut gibi seyler islatilsa, incelik ve akiciligini degistirmemek sartiyla üc özelligi bozulsada mutlak su hükmünden cikmaz.
2- Temiz ve temizleyici olmakla birlikte
kullanilmasi mekruh olan sular.Bunlar eti yenen veya yenmeyenevcil hay-
vanlarin yahut caylak, dogan gibi gagalariya icip salyalarini suya bulastirmayan yirtici
kuslarin artigi olan sulardir.
3- Temiz ( maddi pislikleri gidermede kul-
lanilabilen) fakat temizleyici olmayan(abdest-
sizlik ve cünüplügü gidermeyen) sular.
Bu sular, fikih kitaplarimizda "Ma-i müs-
ta ´mel" (kullanilmis su) ismiyle anilmaktadir.
Bunlar da ; ibadet niyetiyle kullanilan yahut niyetsiz alinan
abdest veya boy abdestinde kullanilan sulardir.
Ibadet niyetiyle kullanilan su : Yemekten önce veya abdestsizligi
ve cünüplügü giderme niyetiyle kullanilip bir yerde toplanan
sulardir.Abdestsiz veya cünüp olan kimsenin suyu almak veya
sicakligina bakmak amaciyla elini suya sokmasi durumunda,bu su
kullanilmis sayilmaz.Cünkü bu durumda abdestsizlik veya cünüplügün
kaldirilmasi yahut ibadet niyeti sözkonusu degildir.
4- Hem temiz hem de temizleyici olmayan pis sular.Fikih kitaplarimizda
´Mâ-i kailil´(az su) diye tabir edilen; yani yüzeyi 40mk. den fazla olmayip,
avucladiginda dibi gözükecek derinlikte olan ve icine kesin olarak veya
galib-i zan (ileri derecede tahmin) ile pisligin düstügü bilinen sudur.
Yahut bu miktardan fazla veya akarsu olmakla beraber icine düsen
pislikten dolayi rengi,tadi veya kokusu bozulan sulardir.
Köpegin ve eti yenmeyen vahsi hayvanlarin artigi olan sular pistir.
5- Kendisi temiz olup,temizleyici (abdestsizligi veya cünüplügü giderici)
olup olmadiginda süphe bulunan sular.Bunlar da; esek veya esekten
dogan katirin ictiginden geriye kalan sulardir.Temiz su bulunmadiginda
bunlarla abdest veya gusül alinirsa da ayrica teyemmüm de yapilmasi gerekir.
Kaynatilmis su ile abdest almak caiz olup mekruh degildir.Böyle bir suyu bulan
kimse teyemmüm yapamaz.Zira abdest ayetinde emredilen " Yikamak" , suyu
uzuv üzerinden akitmaktan ibarettit ki bu,kaynatilmis suyla da yerine getirilebilir.
Mukayyet su : Aslinda mutlak su iken temiz bir maddenin
kendisine katilmasiyla incelik ve akiciligini kaybeden veya mutlak olarak su
tabirinin ötesinde özel isimle anilan (gül suyu,meyve suyu
v.b.)sulardir.
Bunlar da asli ve gayri asli diye iki kisma ayrilir :
1- Kavun,karpuz, asma sulari ve gül
suyu gibi aslen kayitli olanlar,
2- Icine düsen yapraklarin cürümesi neti-
cesinde, incelik, akicilik, renk ve kokusu degise-
rek sonradan kayitli olanlar,
Yine üc vasif (renk,tad ve koku) dan birini
veya ikisi degistirecek sekilde, mutlak suya
mukayyedin karismasiyla su mukayyed olur,
söyle ki:
Bir mutlak suya süt gibi renk ve tattan iba-
ret iki vasfi olan bir icecek madde yahut karpuz
suyu gibi yalniz tad vasfi bulanan bir sivi
karisip, kendisine bi vasiflardan yalniz biri
meydana ciksa, veya sirke gibi üc vasifli bir sivi
karisip da, bu vasiflardan ikisi mutlak suda be-
lirse, artik o su mukayyed olur.
MUKAYYET SUYUN HÜKMÜ
Bunlarin bazisi icilip, yemeklerde kullani-
labilir, yagli ve kaygan olmayip, sikilmakla akip
gidenlere de hakiki pislikler giderilebilir, fakat
hic biriyle hükmi necaset (abdestsizlik ve cünüp-
lük) giderilemez.
Mutlak sular,iclerine düsecek bazi seylerden
dolayi temizliklerini yitirecegi gibi,mukay-
yet sular da yitirir. Bu halde her iki su da,hakiki
ve hükmipislikleri gidermekte kullanilamaz.
Bazi Safii ulemasi, hurma ve meyve sulari
ile abdest almayi imam-i Safii´"nin caiz
görmedigini, IMam-i Azam (Rahimehumallah) in ise
buna cevaz verdigini zikretmisse de,Tahavi serhinde,Imam-i
Ebu Yusuf (Rahimehumullah) in buna müsaade etmedigi,Imam-i
Muhammed (Rahimehumullah) a göre ise bu durumda teyemmümle
abdestin ihtiyaten birlestirilip,hic birinin terkedilmemesi gerektigi zikredilmistir.
Imam-i Kâzihan (Rahimehumullar),Câmi´ü´s-Sagir´´serhinde Imam-i Azamín da
imam-i Ebu Yusuf (Rahimehümalah) in görüsüne döndügünü,fetvanin
da u görüs üzere oldugunu nakletmistir.(el-Fetâve´l-Hindiyye:1/22)
Not:izinsiz kopyalanmasi yasaktir...
( T E M I Z L I K )
a) Sularin cesitleri ve hükümleri
Maddi temizligin en tabii yolu,su ile yapilmasidir.
Bu itibarla fikih kitaplarimizda suyun temiz olmasi
ve temizlikte kullanilabilmesi konusu üzerinde önemli durulmustur.
Sular iki kisimdir:
1- Mutlak su
2-Mukayyet su
Mutlak su : Yaratilis Halini koruyan,mahiyetini degistirecek baska maddelerin
kendisine karismadigi sudur.
Bunlar da :
1- Yagmur
2- Kar
3- Deniz
4- Irmak
5-Kaynak
6-Kuyu sularidir.
Mutlak suyun özellikleri üctür.
1- Renk
2- Tat
3- Koku
Tabiati ise ikidir:
1-Incelik
2-Akicilik
MUTLAK SUYUN HÜKMÜ
Mutlak su,hüküm bakimindan: yani tahir ve mutahhir (temiz ve temizleyici) olup
olmama yönüyle bes kisma ayrilir.
[ Suyun temizleyici olmasinin manasi,
abdestsizlik ve cünüplük gibi hüki (gözle görülmeyen)
pislikleri gidermede bir arac olarak
kullanilmasidir.]
1- Temiz ve temizleyici olup, kullanimi mekruh olmayan sular.
Bunlar geride zikredilen mutlak sulardir.
Insan ve eti yenen hayvanlarin artigi olan sular da bu kisma dahildirler.
Bu tür sular,hem icilir, hem yemeklerde
kullanilir, hem de kendileriyle her türlü temizlik yapilir.
Böyle bir su, yosun tutarak veya bekleyerek renk ve kokusu degisse, yahut icine tadini degistirmeyecek miktarda sabun, toprak ve yaprak
gibi temiz ve kati seyler düsse veya icinde misir ve nohut gibi seyler islatilsa, incelik ve akiciligini degistirmemek sartiyla üc özelligi bozulsada mutlak su hükmünden cikmaz.
2- Temiz ve temizleyici olmakla birlikte
kullanilmasi mekruh olan sular.Bunlar eti yenen veya yenmeyenevcil hay-
vanlarin yahut caylak, dogan gibi gagalariya icip salyalarini suya bulastirmayan yirtici
kuslarin artigi olan sulardir.
3- Temiz ( maddi pislikleri gidermede kul-
lanilabilen) fakat temizleyici olmayan(abdest-
sizlik ve cünüplügü gidermeyen) sular.
Bu sular, fikih kitaplarimizda "Ma-i müs-
ta ´mel" (kullanilmis su) ismiyle anilmaktadir.
Bunlar da ; ibadet niyetiyle kullanilan yahut niyetsiz alinan
abdest veya boy abdestinde kullanilan sulardir.
Ibadet niyetiyle kullanilan su : Yemekten önce veya abdestsizligi
ve cünüplügü giderme niyetiyle kullanilip bir yerde toplanan
sulardir.Abdestsiz veya cünüp olan kimsenin suyu almak veya
sicakligina bakmak amaciyla elini suya sokmasi durumunda,bu su
kullanilmis sayilmaz.Cünkü bu durumda abdestsizlik veya cünüplügün
kaldirilmasi yahut ibadet niyeti sözkonusu degildir.
4- Hem temiz hem de temizleyici olmayan pis sular.Fikih kitaplarimizda
´Mâ-i kailil´(az su) diye tabir edilen; yani yüzeyi 40mk. den fazla olmayip,
avucladiginda dibi gözükecek derinlikte olan ve icine kesin olarak veya
galib-i zan (ileri derecede tahmin) ile pisligin düstügü bilinen sudur.
Yahut bu miktardan fazla veya akarsu olmakla beraber icine düsen
pislikten dolayi rengi,tadi veya kokusu bozulan sulardir.
Köpegin ve eti yenmeyen vahsi hayvanlarin artigi olan sular pistir.
5- Kendisi temiz olup,temizleyici (abdestsizligi veya cünüplügü giderici)
olup olmadiginda süphe bulunan sular.Bunlar da; esek veya esekten
dogan katirin ictiginden geriye kalan sulardir.Temiz su bulunmadiginda
bunlarla abdest veya gusül alinirsa da ayrica teyemmüm de yapilmasi gerekir.
Kaynatilmis su ile abdest almak caiz olup mekruh degildir.Böyle bir suyu bulan
kimse teyemmüm yapamaz.Zira abdest ayetinde emredilen " Yikamak" , suyu
uzuv üzerinden akitmaktan ibarettit ki bu,kaynatilmis suyla da yerine getirilebilir.
Mukayyet su : Aslinda mutlak su iken temiz bir maddenin
kendisine katilmasiyla incelik ve akiciligini kaybeden veya mutlak olarak su
tabirinin ötesinde özel isimle anilan (gül suyu,meyve suyu
v.b.)sulardir.
Bunlar da asli ve gayri asli diye iki kisma ayrilir :
1- Kavun,karpuz, asma sulari ve gül
suyu gibi aslen kayitli olanlar,
2- Icine düsen yapraklarin cürümesi neti-
cesinde, incelik, akicilik, renk ve kokusu degise-
rek sonradan kayitli olanlar,
Yine üc vasif (renk,tad ve koku) dan birini
veya ikisi degistirecek sekilde, mutlak suya
mukayyedin karismasiyla su mukayyed olur,
söyle ki:
Bir mutlak suya süt gibi renk ve tattan iba-
ret iki vasfi olan bir icecek madde yahut karpuz
suyu gibi yalniz tad vasfi bulanan bir sivi
karisip, kendisine bi vasiflardan yalniz biri
meydana ciksa, veya sirke gibi üc vasifli bir sivi
karisip da, bu vasiflardan ikisi mutlak suda be-
lirse, artik o su mukayyed olur.
MUKAYYET SUYUN HÜKMÜ
Bunlarin bazisi icilip, yemeklerde kullani-
labilir, yagli ve kaygan olmayip, sikilmakla akip
gidenlere de hakiki pislikler giderilebilir, fakat
hic biriyle hükmi necaset (abdestsizlik ve cünüp-
lük) giderilemez.
Mutlak sular,iclerine düsecek bazi seylerden
dolayi temizliklerini yitirecegi gibi,mukay-
yet sular da yitirir. Bu halde her iki su da,hakiki
ve hükmipislikleri gidermekte kullanilamaz.
Bazi Safii ulemasi, hurma ve meyve sulari
ile abdest almayi imam-i Safii´"nin caiz
görmedigini, IMam-i Azam (Rahimehumallah) in ise
buna cevaz verdigini zikretmisse de,Tahavi serhinde,Imam-i
Ebu Yusuf (Rahimehumullah) in buna müsaade etmedigi,Imam-i
Muhammed (Rahimehumullah) a göre ise bu durumda teyemmümle
abdestin ihtiyaten birlestirilip,hic birinin terkedilmemesi gerektigi zikredilmistir.
Imam-i Kâzihan (Rahimehumullar),Câmi´ü´s-Sagir´´serhinde Imam-i Azamín da
imam-i Ebu Yusuf (Rahimehümalah) in görüsüne döndügünü,fetvanin
da u görüs üzere oldugunu nakletmistir.(el-Fetâve´l-Hindiyye:1/22)
Not:izinsiz kopyalanmasi yasaktir...