muvazzah
17.07.2007, 13:45
Mesele 93
Şeriat, Hakikat :
Sünnet ve Cemaat Ehlinin bu konudaki görüşü genel olarak şudur: Şeriat hakikattir, hakikat şeriatten başka değildir.
Bazı sofiler ve zikir ehlinin görüşü :
Hakikat şeriatten ayrı ve başkadır. Bu görüşü benimseyenler evliyayı enbiyaya üstün kabul edenlerdir. Bunlar; peygamberler şeriatle, veliler hakikatle âmel eder, diyenlerdir. Şeriat 50 dirhemden sadaka vermeyi icabettirir, hakikat ise hepsinin tasadduk edilmesini gerektirir derler. Bunlara «Evliyacılar» adı verilmiştir, sapık bidatçilerdir. Bunlar Allah'ın kitabına, Hz. Resulü Ekrem'in (s.a.v.) sünnetine muhalefet ederler; bâtın, gizli ilim iddiasında bulunurlar. Bu kişiler Karâmıta mezhebine mensubturlar ve bunlar Allah'ın yarattığı fena kişilerdir.
Gerçek şudur; Bütün hakikatlerin aslı şeriattır. Eğer şeriat hakikatten başka ve ayrı ise bu mecaz olarak böyledir. Mecaz ise sübûtu, kararlaşmışlığı ve yerleşmişliği olmayan şeydir. Falanı mecazî olarak seviyorum dendiğinde söz konusu olan bunun aslının, yerleşmişliğinin ve kararlaşmışlığının olmadığıdır. Hakikatin şeriatten başka ve ayrı olduğunu söyleyen kişinin küfründen ve tam bir sapıklığa düşmesinden korkulur.
imam muhammed pezdevi, ehl-i sünnet akaidi
Şeriat, Hakikat :
Sünnet ve Cemaat Ehlinin bu konudaki görüşü genel olarak şudur: Şeriat hakikattir, hakikat şeriatten başka değildir.
Bazı sofiler ve zikir ehlinin görüşü :
Hakikat şeriatten ayrı ve başkadır. Bu görüşü benimseyenler evliyayı enbiyaya üstün kabul edenlerdir. Bunlar; peygamberler şeriatle, veliler hakikatle âmel eder, diyenlerdir. Şeriat 50 dirhemden sadaka vermeyi icabettirir, hakikat ise hepsinin tasadduk edilmesini gerektirir derler. Bunlara «Evliyacılar» adı verilmiştir, sapık bidatçilerdir. Bunlar Allah'ın kitabına, Hz. Resulü Ekrem'in (s.a.v.) sünnetine muhalefet ederler; bâtın, gizli ilim iddiasında bulunurlar. Bu kişiler Karâmıta mezhebine mensubturlar ve bunlar Allah'ın yarattığı fena kişilerdir.
Gerçek şudur; Bütün hakikatlerin aslı şeriattır. Eğer şeriat hakikatten başka ve ayrı ise bu mecaz olarak böyledir. Mecaz ise sübûtu, kararlaşmışlığı ve yerleşmişliği olmayan şeydir. Falanı mecazî olarak seviyorum dendiğinde söz konusu olan bunun aslının, yerleşmişliğinin ve kararlaşmışlığının olmadığıdır. Hakikatin şeriatten başka ve ayrı olduğunu söyleyen kişinin küfründen ve tam bir sapıklığa düşmesinden korkulur.
imam muhammed pezdevi, ehl-i sünnet akaidi