PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : HİND(rah) PEYGAMBER EFENDİ'mizin Şemaili,Saçı,Sakalı,Konuşması



Onur-61
28.01.2007, 18:51
BANA DEDEMİ ANLAT

Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hasan,Hz.
Haticenin oğlu Hind ibni Ebu Hâle’ye,
“Dayıcığım,bana dedemi anlat ”
dedi.
Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellim’i çok iyi anlatmasıyla ünlü
Hind(ra) onu şöyle anlattı:

Peygamber
Efendimiz irice yapılı ve heybetliydi.
Yüzü ayın on dördü gibi
parlardı.
Uzuna yakın orta boyluu,büyükçe başlı,
saçları hafif
dalgalıydı.
Saçı bazan kulak memesini geçerdi.
Rengi nurani beyaz,alnı
açık,
kaşları hilal gibi ince ve gürdi.
İki kaşı arasında bir damar
vardı,
öfkelendiği zaman kabarırdı.
Burnu ince,hafifçe
kavisliydi.
Sakalı gür ve sık,yanakları düzdü.
Ağzı geniş,ön dişlerinin
arası pek seyrek ve hoştu.
Boynundan göbeğine kadar hafifçe yayılan tüyler
vardı.
Bpynu,saf mermerden yapılan heykellerin boynu gibi
gümüş
berraklığında idi.
Bütün organları birbiriyle uyumlu,vücudu
yakışıklıydı.
Göğsü ile karnı bir hizada olup ne zayıf,ne de
şişmandı.
Göğsü ile iki omzunun narası genişçe,
mafsalları
kalıncaydı.
Bedeni nur gibiydi.
Göğsü çukurundan göbeğine kadar
ince
bir tüy şeridi uzanırdı.
Memelerinde ve karnında kıl
yoktu.
Kolları,omuzları ve göğsünün üst tarafında kıllar vardı.
Bilekleri
uzun,avucu genişti.
El ve ayak parmakları etli ve uzunca idi.
Ayaklarının
altı hafifçe çukur,
üstü ise son derece düzgün ve pürüzsüzdü.
Yürürken öne
meyiilli düz yürür,
aaklarını yere sert vurmaz
sakin,ama hızlı ve vakarlı
yürür,
meyilli bir yerden iniyormuş görünümü verirdi.
Bir tarafa
döndüğünde bütün vucuduyla dönerdi.
Konuşmadığı zaman, gökten çok yere
bakar
ve düşünceli görünürdü.
Arkadaşlarıyla yürürken onları öne
geçirir,kendileri arkadan yürürlerdi.
Yolda karşılaştığı kimselere önce o
selam verirdi.

AlikaN
31.05.2007, 21:27
Yaratılış ve ahlâk itibariyle insanların en üstünü idi.
Bütün Peygamberlerin en güzeli o idi.
Boynu uzun ve gümüş gibi saf, omuzları ve pazuları kalın, parmakları uzundu.
Kendisi şişman değildi.
Uzuna yakın orta boylu, güçlü ve kuvvetli idi.
Mübarek cildi ipekten yumuşaktı.
Yüzü hafifçe yuvarlak, kaşları hilâl gibi idi.
Kirpikleri uzun, gözleri kara, büyük ve son derece güzeldi.
Saçları ne pek kıvırcık, ne de pek düz idi.
Sakalı sık ve tamdı. Uzun değildi.
Cismi güzel, kokusu hoş idi.
Sünnetli olarak ve göbeği kesik vaziyette doğmuştu.
Yüzü gül gibi kırmızıya benzeyen beyaz ve nuranî, berrak ve ışıklı idi.
Dişleri inciler gibi beyazdı.
Konuşurken ön dişlerinden nurlar saçılır, gülerken ağzında ışıkların bile aydınlandığı sanılırdı.
Koku sürünsün veya sürünmesin teni ve teri en güzel kokulardan daha güzel kokardı.
Mübarek eliyle bir çocuğun başını okşasa, o çocuk diğerleri arasından hemen seçilir, belli olurdu.
Pek uzaktan işitir, kimsenin göremeyeceği mesafeden görürdü.
Bir yere giderken sağına soluna bakıp yürümez, vakar ve süratle ilerlerdi.
Yüzünde nur, sözünde kuvvet, lisanında bir güzellik vardı.
Herkesin aklına göre söz söyler, herkese güler yüz gösterirdi.
Kimsenin sözünü yarıda kesmez, haşin davranmaz, mütevazi yaşardı.
O'nu ansızın görenler heyecan ve sevgiyle ürperir, konuşunca hayran olurdu.
Bütün insanları hoş tutar, hizmetçilerine şefkatle muamele ederdi.
Kendisi ne yer, ne giyerse, hizmetçilerine de onları yedirir, onları giydirirdi.
Çocukları çok sever, saçlarını okşar, onlarla konuşurdu.
Son derece cömert, sözüne sâdık ve merhametli idi.
Güzel ahlâk bakımından insanların en üstünü idi.
Hülasa kâinatın efendisi, Allah'ın sevgilisi, mü'minlerin baş tacı, hasta gönüllerin ilâcı, çaresizlerin yardımcısı, mazlumların koruyucusu, düşünülebilen her türlü üstünlüğün sahibi idi.
Allah'ın salât ve selamı O'nun ve O'na yakın olanların üzerine olsun.

AlikaN
31.05.2007, 21:30
Peygamber Efendimiz temizliğe çok önem verdiği için, saç ve sakal bakımına da önem vermişlerdir. Bazı kaynaklarda onun yanında daima tarak, ayna, misvak, kürdan, makas, sürmedan gibi eşyalar bulundurduğu bildirilmektedir.88 Peygamberimiz (sav) ashabına da aynı tavsiyelerde bulunmuş ve "Kim saç bırakmışsa, onun bakımına dikkat etsin"89 şeklinde buyurmuşlardır. Peygamberimiz (sav)'in saç ve sakalı ile ilgili diğer aktarılanlar şu şekildedir:

Hz. Adda İbn Halid'den (ra):
Mübarek sakalı gayet güzeldi."90

Hz. Aişe (ra) validemiz anlatıyor:

"Resul-i Ekrem (sas)… saçlarını tarayıp yağladığında…"91

Simak b. Harb (ra) aktarıyor:

"Cabir b. Semüre'den işittim. Ona, Hazreti Peygamberin saçlarının ağarma durumu sorulmuştu. O da: Mübarek başlarını yağladıkları zaman saçlarının akı gözle farkedilmez; fakat başlarına yağ sürmedikleri anlarda beyazları görünürdü"92 dedi.

Peygamberimiz (sav), dış görünümüne ve temizliğine verdiği önemle, müminlere güzel bir örnek olmuştur. Bir rivayette Peygamber Efendimizin bu konudaki tavrı şöyle belirtilir:

"Bir gün Peygamber (sav) sahabelerinin yanına çıkacağı zaman küpteki suya bakarak sarığını ve sakalını düzeltti ve şöyle dedi: 'Allah kardeşlerinin yanlarına çıkarken kulunun kardeşleri için süslenmesini sever.
"

ARAL
25.11.2008, 19:35
Peygamber Efendimiz fazlasıyla uzun ve pek de kısa boylu olmaması onun şerefli sıfatlarındandır.Tek başına yürüdüğü zaman orta boyluluğa nisbet edilirdi.Bununla beraber bir kimse uzun boylu sayıldığı halde Hz.Peygamber ile yürüdüğünde mutlaka Hz.Peygamber ondan uzun görünürdü.Bazen iki uzun boylu kişi kollarına girerdi ve Hz.Peygamber onlardan daha uzun görünürdü.Onlar Hz.Peygamberden ayrıldıkları zaman kendilerine uzun boylu denirdi ve Hz.Peygamber de orta boylu diye vasfedilirdi.Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
''Hayrın tamamı orta boyluluktadır''(Ebu nuaym)


HZ.PEYGAMBERİN RENGİ
Mubarek rengi beyazdı.Tam esmer değildi ve beyazlığı da pek fazla değildi.Rengine ne sarılık,ne kırmızılık ve nede herhangi bir renk katılmıştı.Amcası Ebu Talib kendisini vasf ederken şöyle dedi:'Beyazdır.Onun yüzüyle yağmur istenir.Yetimlerin sığınağı ve dul kadınların kalesidir'.
Bazılarıda Hz.Peygamberi şöyle vasıflandırıyordu:'Beyazlığına hafifçe kırmızılık karışmıştır'.Dediler ki:'Ancak Peygamber'in,güneş ve rüzgar gören yüzü ve boynu gibi azalarının beyazlığına hafif kırmızılık karışmıştır.Kırmızının karışmadığı duru ve saf bulunan kısımlar ise,elbise altında,güneş ve rüzgar görmeyen yerlerdi.(Beyhaki)
Hz.Peygamberin yüzündeki ter inci gibiydi.Engüzel kokan miskten daha güzel kokuluydu...


SEVGİLİLER SEVGİLİSİNİN SAÇI
Mubarek saçı güzel va taranmıştı.Ne kıvırcıktı ne de tamamen düzdü.Peygamber Efendimiz saçının taradığı zaman kum taneleri gibi tarağın önünden akardı.Saçlarının omuzlarına kadar indiğine dair rivayetler olsada kuvvetli rivayetlere göre kulak memesine kadar olduğudur.Bazen saçını kulaklarının üzerine kıvırır,uçları saçlarının arasından pırıl pırıl görünürdü.Mubarek saçında ve sakalında 17 adet beyaz vardı.Bu rakamdan fazlası yoktu(Beyhaki).
Hz.Peygamber yüz bakımından insanların en güzeli ve en nurlusu idi.Onu vasfeden herkes mutlaka kendisini ayın ondördüne benzetmiştir.Derisinin pürüzsüzlüğünden sebep kızdığıda,sevindiğide hemen anlaşılırdı.Ashabı Kiram derlerdiki'Hz.Peygamber,arkadaşı Ebubekir'in vasfettiği gibidir'.Nitekim Hazreti Ebubekir şöyle vasıflandırmıştır:'Emindir,seçilmiştir.Hayra davet eder.Tıpkı kendisinde karanlığın kalmadığı ondördündeki ay gibi parlar'...

ŞEMALİ
Hz.Peygamber'in alnı oldukça geniş, kaşları kavisli ve tamdı.Kaşlarının arasında açıklık vardı.Sanki iki kaşın arası gümüş gibiydi.Efendimizin iki gözü büyükçe idi.Göz bebeği simsiyahtı.İki gözünde de kırmızılık vardı.Kirpikleri oldukça uzun ve çokluğundan neredeyse karışır bir vaziyette idiler.Mubarek burnu dümdüzdü.Burnunun üst kısmında hafif bir çıkıntınında olduğu rivayet edilir.Dişleri hafif aralıklıydı.Ağız yönünden insanların en latifi idi.Yanakları,elmecık kemikleri yüksek olmaksızın çekikti.Yüzü ne uzun, ne de yuvarlaktı.İkisinin arasındaydı.Mubarek sakalı gürdü.Mubarek sakalını uzatırdı.Bıyıklarınıda kısaltırdı.Güneş ve rüzgar gören boyun kısmı sanki gümüşten yapılmış ve altınla süslenmiş gibiydi.Pırıl pırıl parlıyordu...


Hz.Peygamber'in göğsü oldukça genişti.Bir kısmının eti diğer ksımı geçmezdi.Göğsün üst kısmı ile göbeği tüyler ile birleşiyor bunlardan başka ne göğsünde nede karnında tüy yoktu.Omuzlaının arası geniş idi.İki omuzunun arasında nübüvvet mührü vardı.Bu mühür sağ omuza daha yakındı.Bu mührün ortasında bir ben vardı ve sarıya çalan bir rengi vadı.(İbni Ebi Hayseme)

Hz.Peygambeşin pazuları ve kolları kalındı.Bilekleri uzun ve büyüktü.El ayaları genişti.Elinin etrafı ve parmakları uzundu.Mubarek el ayası ipekten daha yumuşaktı.Güzel kokuyu ister sürsün ister sürmesin sanki ayası güzel koku satan bir attarın ayası gibi daima güzel kokardı.Hz.Peygamber ile el sıkışan bir kimsenin elinden bütün gün mest edici bie koku gelirdi.


ismailağa.info

uKKAŞe
25.11.2008, 21:22
:-046

Artemistr
29.11.2008, 00:39
:-046

AlikaN
19.12.2008, 23:02
:-046bu güzel paylaşımlar için teşekkürler aral kardeşim..:-055

M€DIN€
19.12.2008, 23:14
:-046

DOST
29.04.2009, 22:51
EFENDİMİZİN ŞEMAİLİ· Yaratılış ve ahlâk itibariyle insanların en üstünü idi.
· Bütün Peygamberlerin en güzeli o idi.
· Boynu uzun ve gümüş gibi saf, omuzları ve pazuları kalın, parmakları uzundu.
· Kendisi şişman değildi.
· Uzuna yakın orta boylu, güçlü ve kuvvetli idi.
· Mübarek cildi ipekten yumuşaktı.
· Yüzü hafifçe yuvarlak, kaşları hilâl gibi idi.
· Kirpikleri uzun, gözleri kara, büyük ve son derece güzeldi.
· Saçları ne pek kıvırcık, ne de pek düz idi.
· Sakalı sık ve tamdı. Uzun değildi.
· Cismi güzel, kokusu hoş idi.
· Sünnetli olarak ve göbeği kesik vaziyette doğmuştu.
· Yüzü gül gibi kırmızıya benzeyen beyaz ve nuranî, berrak ve ışıklı idi. Dişleri inciler gibi beyazdı.

http://www.hz-muhammed.net/site/data/10_Hz_Muhammed/kuran.jpg· Konuşurken ön dişlerinden nurlar saçılır, gülerken ağzında ışıkların bile aydınlandığı sanılırdı.
· Koku sürünsün veya sürünmesin teni ve teri en güzel kokulardan daha güzel kokardı.
· Mübarek eliyle bir çocuğun başını okşasa, o çocuk diğerleri arasından hemen seçilir, belli olurdu.
· Pek uzaktan işitir, kimsenin göremeyeceği mesafeden görürdü.
· Bir yere giderken sağına soluna bakıp yürümez, vakar ve süratle ilerlerdi. Yüzünde nur, sözünde kuvvet, lisanında bir güzellik vardı.
· Herkesin aklına göre söz söyler, herkese güler yüz gösterirdi.
· Kimsenin sözünü yarıda kesmez, haşin davranmaz, mütevazi yaşardı. O'nu ansızın görenler heyecan ve sevgiyle ürperir, konuşunca hayran olurdu.
· Bütün insanları hoş tutar, hizmetçilerine şefkatle muamele ederdi.
· Kendisi ne yer, ne giyerse, hizmetçilerine de onları yedirir, onları giydirirdi.
· Çocukları çok sever, saçlarını okşar, onlarla konuşurdu.
· Son derece cömert, sözüne sâdık ve merhametli idi.
· Güzel ahlâk bakımından insanların en üstünü idi.
· Hülasa kâinatın efendisi, Allah'ın sevgilisi, mü'minlerin baş tacı, hasta gönüllerin ilâcı, çaresizlerin yardımcısı, mazlumların koruyucusu, düşünülebilen her türlü üstünlüğün sahibi idi.
· Allah'ın salât ve selamı O'nun ve O'na yakın olanların üzerine olsun.

canyürekli
29.04.2009, 22:57
:-046
EMEĞİNİZE SAĞLIK KARDEŞİM ALLAH BİZLERİ ONUN ŞAFATİNDEN MAHRUM ETMESİN İNŞALLAH...

RACİ
29.04.2009, 22:59
:-055:-055:-055:-055:-055

İLAHİ_ASK
30.04.2009, 08:05
:-046:-055:-055:-055

MİRAC
30.04.2009, 11:19
kâinatın efendisi, الله'ın sevgilisi, mü'minlerin baş tacı, hasta gönüllerin ilâcı, çaresizlerin yardımcısı, mazlumların koruyucusu, düşünülebilen her türlü üstünlüğün sahibi idi.
· الله'ın salât ve selamı O'nun ve O'na yakın olanların üzerine olsun
Allah ve resulu razı olsun

R.Harun
28.05.2009, 17:58
Peygamber Efendimizin saçının uzunluğu ile ilgili farklı tarifler vardır. Tarifler arasında böyle bir farklılık olması ise doğaldır, çünkü bu bilgileri aktaranlar Peygamber Efendimizi farklı zamanlarda gördükleri için, saçının uzunluğu da farklı olmuş olabilir. Ancak bu tariflerden anlaşılan Peygamberimiz (sav) saçını en kısa kulağı hizasında, en fazla ise omuzlarına kadar uzatmıştır.

Enes b. Malik (ra) anlatıyor:

"Hazreti Peygamberin saçları, kulaklarının orta hizasına kadar uzamıştı."84

Hazreti Aişe (ra) validemiz anlatıyor:

"Resulullah'ın mübarek saçları, kulakları ile omuzları arasındaydı. Allah'ın selat ve selamı üzerine olsun."85

Bera b. Azib (ra) anlatıyor:

"Peygamber Efendimiz orta boylu idi. Omuzları da genişçeydi. Saçları ise, kulak yumuşaklarına değerdi."86

Ebu Talib'in kızı ümmü Hani (ra) anlatıyor:

"Resulullah Efendimiz Mekke'ye geldiklerinde evimizi teşrif etmişlerdi. Bu sırada mübarek başları dört belikli (örgülü) idi."

.::TuFeYL::.
28.05.2009, 20:47
güncelleme