MAHMUDHOCA
12.08.2007, 00:20
ALİ İMRAN SURESİ 190. AYET
Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.
Gerçekten göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirleri ardınca gelişinde, sağ duyulu akıl sahipleri için , Allah’ın varlığını gösteren kesin deliller vardır.
Göklerin yaratılışında
Yerlerin yaratılışında
Gece ve gündüzün ihtilaf edişinde, bu dört şeyde büyük ayetler vardır. Kim için halis, akıl sahipleri için kimdir onlar?
ALİ İMRAN SURESİ 191. AYET
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar.
Halis akıl sahipleri o kimselerdir ki, Ayakta iken, otururken ve yatarken (daima) Allah’ı anarlar.
Ayakta zikr ediyor , otururken zikr ediyor, yanları üzerine yatarkende zikr ediyorlar. Allahu Teala cümlemize çok
edep versin. Bu üç halde de zikr etmekte muvaffak kılsın.
Halis akıl sahipleri işte böyle zikrullaha devam ettikçe ettikçe tefekkür meydana geliyor.
Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.
Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler. Düşünürler, düşünürler derkenbir hal gelir onlara şöyle derler:
“Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.
Ey Rabbimiz!.. Sen bunları boşuna yaratmadın , sen batıl şey yaratmaktan münezzehsin, artık bizi
cehennem ateşinden koru.
Bu Ayet-i Celilelerde büyük ibret var. Bizler böyle düşünemyoruz. Biraz ilerlesek zikrullahta bu düşünce
bizlere de verilir.
Bütün kainat toplansa bir kum tanesi icad edemez. Mevla (c.c.) koca dağları, gökleri yarattı. Bunları
düşünmek lazım.
Çok zikrullah ile onlara da bu hal verilir. Rablerine yalvarırlar bizi iyi kullarınla öldür. Yani onların ruhunu
nasıl alıyorsanbizide öyle al. Kıyamet günü bizi rüsvay etme.
Ne büyük şeyler diyor, hep zikrullah gece gündüz yolda, izde abdestli abdestsiz, İmam-ı Rabbani
Abdestsizde olsa zire devam etmeli buyuruyor. Tabi abdestli daha iyi. Ama imkan yoksa abdestsizde olur.
Mevla kullarını dinliyor, dinliyor sonra o alıyor sözü
ALİ İMRAN SURESİ 195.AYET
Rableri onlara şu karşılığı verdi: “Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim.
Nihayet Rableride onların dualarına şöyle icabet et buyurdu: Muhakkak ki ben, içinizde gerek erkek ve gerek dişi
olsun hayır işleyen hiç kimsenin yaptığını zayi etmem.
Biraz tarikat derslerimizi gevşettik bundan sonra daha gevşetmeyeciz lisan ile yapamıyorsan kalbin ile
yaparsın manasını düşünerek kat kat sevap olur.
Mevla(c.c.) iman edip , salih amel işleyenlere cennetleri hazırladığını buyuruyor. Onları kazanmk için
çalışmak, ibadet etmek gerekirken, senin ne işin var televizyonun karşısında. Sana yemek kim veriyor. Kim
yediriyor, kim içiriyor yemeden durabilirmisin? Duramazsın. İçmeden durabilirmisin? Duramazsın . Burada
yemeden içmeden olmuyor onu temin için çalışıyorsun. Peki ya ahırette ne yeyip, ne içersin. Onlara kazanmak
için neden çalışmıyorsun.
Vefat eden birine telkin verilirken ruhu müşahade edildi dedi. Ben buraya hazırlıksız geldim. Eyvah.
Dünyanın yemesi , içmesi, giyimi burada kalacak. Allahu Teala bizi kayırsında hazırlanalım. Hepimize kuvvet, tat
versinde bu yoldan ayrılmayalım.
TEVBE SURESİ 67. AYET
Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu.
Allah(c.c.)’ı unuttular Allah(c.c.)’ta onları unuttu. Allah(c.c.) unutmaz bir kulu kendi halne bırakırsa unuttu demektir.
Bu işleri biliyorsunuz hep dedim size tesir etti.Şimdi yine aynı şekilde söylüyorum daha fazla tesir eder inşaAllah
Herkese yumuşak yumuşak emri bil ma’rufta bulunun. Allahu Teala her adımınıza bir hac sevabı versin. Efendi
babam böyle dua ederdi. Çok büyük zattı o, çok çok. Vefat eden İhvanlarımızı Efendi babam karşılıyor, onlara
yardım ediyor. Çalışanı herkes kabul eder. Zikr edelim bundan ayrılmayalım, Gelmeyenlere selam deyin. Herkim
zikir etmezse onon işi felakettir .
Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.
Gerçekten göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirleri ardınca gelişinde, sağ duyulu akıl sahipleri için , Allah’ın varlığını gösteren kesin deliller vardır.
Göklerin yaratılışında
Yerlerin yaratılışında
Gece ve gündüzün ihtilaf edişinde, bu dört şeyde büyük ayetler vardır. Kim için halis, akıl sahipleri için kimdir onlar?
ALİ İMRAN SURESİ 191. AYET
Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar.
Halis akıl sahipleri o kimselerdir ki, Ayakta iken, otururken ve yatarken (daima) Allah’ı anarlar.
Ayakta zikr ediyor , otururken zikr ediyor, yanları üzerine yatarkende zikr ediyorlar. Allahu Teala cümlemize çok
edep versin. Bu üç halde de zikr etmekte muvaffak kılsın.
Halis akıl sahipleri işte böyle zikrullaha devam ettikçe ettikçe tefekkür meydana geliyor.
Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.
Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler. Düşünürler, düşünürler derkenbir hal gelir onlara şöyle derler:
“Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.
Ey Rabbimiz!.. Sen bunları boşuna yaratmadın , sen batıl şey yaratmaktan münezzehsin, artık bizi
cehennem ateşinden koru.
Bu Ayet-i Celilelerde büyük ibret var. Bizler böyle düşünemyoruz. Biraz ilerlesek zikrullahta bu düşünce
bizlere de verilir.
Bütün kainat toplansa bir kum tanesi icad edemez. Mevla (c.c.) koca dağları, gökleri yarattı. Bunları
düşünmek lazım.
Çok zikrullah ile onlara da bu hal verilir. Rablerine yalvarırlar bizi iyi kullarınla öldür. Yani onların ruhunu
nasıl alıyorsanbizide öyle al. Kıyamet günü bizi rüsvay etme.
Ne büyük şeyler diyor, hep zikrullah gece gündüz yolda, izde abdestli abdestsiz, İmam-ı Rabbani
Abdestsizde olsa zire devam etmeli buyuruyor. Tabi abdestli daha iyi. Ama imkan yoksa abdestsizde olur.
Mevla kullarını dinliyor, dinliyor sonra o alıyor sözü
ALİ İMRAN SURESİ 195.AYET
Rableri onlara şu karşılığı verdi: “Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim.
Nihayet Rableride onların dualarına şöyle icabet et buyurdu: Muhakkak ki ben, içinizde gerek erkek ve gerek dişi
olsun hayır işleyen hiç kimsenin yaptığını zayi etmem.
Biraz tarikat derslerimizi gevşettik bundan sonra daha gevşetmeyeciz lisan ile yapamıyorsan kalbin ile
yaparsın manasını düşünerek kat kat sevap olur.
Mevla(c.c.) iman edip , salih amel işleyenlere cennetleri hazırladığını buyuruyor. Onları kazanmk için
çalışmak, ibadet etmek gerekirken, senin ne işin var televizyonun karşısında. Sana yemek kim veriyor. Kim
yediriyor, kim içiriyor yemeden durabilirmisin? Duramazsın. İçmeden durabilirmisin? Duramazsın . Burada
yemeden içmeden olmuyor onu temin için çalışıyorsun. Peki ya ahırette ne yeyip, ne içersin. Onlara kazanmak
için neden çalışmıyorsun.
Vefat eden birine telkin verilirken ruhu müşahade edildi dedi. Ben buraya hazırlıksız geldim. Eyvah.
Dünyanın yemesi , içmesi, giyimi burada kalacak. Allahu Teala bizi kayırsında hazırlanalım. Hepimize kuvvet, tat
versinde bu yoldan ayrılmayalım.
TEVBE SURESİ 67. AYET
Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu.
Allah(c.c.)’ı unuttular Allah(c.c.)’ta onları unuttu. Allah(c.c.) unutmaz bir kulu kendi halne bırakırsa unuttu demektir.
Bu işleri biliyorsunuz hep dedim size tesir etti.Şimdi yine aynı şekilde söylüyorum daha fazla tesir eder inşaAllah
Herkese yumuşak yumuşak emri bil ma’rufta bulunun. Allahu Teala her adımınıza bir hac sevabı versin. Efendi
babam böyle dua ederdi. Çok büyük zattı o, çok çok. Vefat eden İhvanlarımızı Efendi babam karşılıyor, onlara
yardım ediyor. Çalışanı herkes kabul eder. Zikr edelim bundan ayrılmayalım, Gelmeyenlere selam deyin. Herkim
zikir etmezse onon işi felakettir .