+ Konuya Cevap Yaz
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: RISALE-I KUDSIYYE TERCEMESI 1.BAB 9.10.11.12.13.14

  1. #1
    İSTİKAMET GÜVENLİK ARAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25.12.2007
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    10.071

    Standart RISALE-I KUDSIYYE TERCEMESI 1.BAB 9.10.11.12.13.14


    R I SALE-I KUDSIYYE T E R C Ü M E S I
    Zikir iste budur. Hersey arkaya atilacak. Insan bunu tam becerirse, ne
    seytan ne de nefis kendisine tesir edemez, Mevlâ-ya böyle yönelmeyi
    tarikat ehli bilir.
    Onlar, Mevlâ'yi zikr ede ede Allah'a yönelir ve yaklasirlar. O yönelmede
    ilerledikçe sâlik (tarikat ehlin) in nazarinda dünya ve ahiret yok olur,
    hatta kendi varligini bir varlik bilmez. Onun için seytan ona yaklasamaz,
    nefsi de etki edemez.
    S eytan atesten yaratilmistir. Nurun yaninda ates yok olur. Bundan
    sebep mümin sirattan geçerken cehennem söyle diyecek:
    "Geç ya mümin! Muhakkak senin nurun benim atesimi söndürdü."
    Insan evvela Esma, Sifat sevgisine tutulur. Nasil? Meselâ Mevlâ sana
    iyilik etti diye O'nu seversin. Sonra bu unutulur, Mevlâ'nin yalniz kendisi
    kalir.
    Kul Mevlâ'ya siginmakla sanki Mevlâ'nin kucagina siginiyor. Bu ifadeler
    mecazîdir. Akla yaklastirmak içindir. Eger Mevlâ'ya siginirsan seni
    seytan bulamaz, yoksa camide de, Mekkede de olsan bulur.
    Mekke'de bir kardesimize ders yaparken zuhurat oldu. Manada
    görüyorki, adamin birinin elinde bir çuval var çuvalin içine cinleri hamsi
    gibi doldurmus. Adam diyor ki: "Bu cinleri bütün insanlara musallat
    edecegim."
    Kardesimiz: "Birsey yapamazsin." diyor. Adam da çuvali açip cinleri
    dagitiyor. Ders yapanin her tarafini cinler kusatiyorlar. "Bir rabita yaptim
    hepsi gitti." diyor. Tarikat düsmanlari rabitayi hafife aliyorlar. Rabita
    biiznillah cinleri defeder. Onun için kimse' rabitadan süphe etmesin,
    rabita en büyük kaledir, içine giren kurtulur.
    Su ayet-i kerimede de Mevlâ Teâlâ söyle buyurmaktadir.
    "Rabbinin ismini zikret ve bütün mahlûkattan son derece
    kesilmekle ona yönel."
    (Müzzemmil Suresi:8)
    9


    R I SALE-I KUDSIYYE T E R C Ü M E S I
    Bir taraftan kalbinde çarsidaki kargasaliklar gibi çesitli vesveseler ve
    düsünceler varken, bir taraftan da "Allah", "Allah" diyorsan, bu, gafletle
    zikir olur. Allah'i kalpteki vesvese ve düsünceleri atarak zikretmelidir.
    Peki zikr etmeyince ne oluyor? Mevlâ Tealâ buyuruyor ki:
    "Her kim Rahman'in zikrinden göz yumarsa
    (yüz çevirirse)
    biz ona
    seytani musallat ederiz. Artik o
    (seytan
    ), onun yakin arkadasi olur."
    (Zuhruf Suresi:36)
    Her belâ, her günah zikirsizlik (Allah'i unutmak) tan ileri geliyor. Imam-i
    Gazali
    (Kuddise Sirrhu)
    Hazretleri: “
    Bir lâhza dahi zikirden bos kalani,
    yumurtanin beyazinin, sarisini kaplamasi gibi seytan kaplar ve o
    zaman s eytan ona ne olsa yaptirir.”
    buyuruyor,
    Allah'i niye unutuyoruz? Unutmaya hakkimiz var mi? Bir beyitte:
    "Eger bir zaman Rahman'dan gafil olursan, o zaman da s eytanin
    arkadasi olursun."
    denmistir.
    Imam-i Rabbani
    (Kuddise Sirruhu)
    Hazret leri buyuruyor ki: Allah-u Tealâ
    bana cin alemini gösterdi, her taraf cinlerle doluydu, her cinin basinda da
    bir melek matraka (sopa) ile bekliyordu. Cin bir insana zarar vermek
    isteyince o melek matraka ile cine vuruyor. Ancak Allah-u Tealâ cinin
    kime musallat olmasini istiyorsa ona vurmuyor.
    Zuhruf suresinde Mevlâ Tealâ söyle buyuruyor:
    "Ne zaman ki kâfir kiyamet gününde bize geldiginde, seytanina
    hitaben: 'Keske seninle benim aramda sarkla garb arasi kadar
    uzaklik olsaydi, sen ne kötü arkadassin diyecek."
    (Ayet38)
    Ikisi bir ipe bag li olarak Mevlâ'nin huzuruna gidecekler, Mevlâ Tealâ
    onlara söyle buyuracak:
    10


    R I SALE-I KUDSIYYE T E R C Ü M E S I
    "Asla size söylediginiz söz menfaat vermez. Çünkü siz nefsinize
    zulmettiniz. Muhakkak ki siz azabta ortaksiniz."
    (Ayet:39)
    Allah-u Tealâ unutuldu Ama Allah-u Tealâ bizi unutsaydi helak olurduk.
    Zikri terketmekten neler meydana gelir neler.
    Efendimiz
    (Sallu Aleyhi ve Sellem)
    buyuruyor:
    "Dün gece seytan bana musallat oldu az kaldi benim namazimi
    bozacakti, onu yakaladim mescid direklerinden bir direge
    baglamayi, hatta sabahlayinca hepiniz ona bakarsiniz istedim.
    (Seni
    arap çocuklari taslasin dedim).
    O zaman kardesim Süleyman
    (Aleyhisselâm)
    in
    sözünü hatirladim."
    "Ya Rabbi bana öyle bir mülk ver ki, benden sonra kimseye lâyik
    olmasin."
    (Sad suresi:35)
    Onun için Efendimiz
    (Sallu Aleyhi ve Sellem)
    seytani baglamadi.
    Eger baglasaydi Süleyman
    (Aleyhisselâm)
    in sözü kirilmis olacakti.
    Risale-i Kudsiyye'yi okuyunca anlayabiliyor muyuz, anlatabiliyor muyuz ?
    Yalniz lügat manasini bilseniz de, aferin. Emek eden anlar, emek
    etmeyen anlamaz.
    “Herkim ederse emek, o akibet bulur yemek.
    Etmezsen emek, bulmazsin yemek”
    11



    R I SALE-I KUDSIYYE T E R C Ü M E S I
    su
    Bu makamda Üstadimiz Haci Ali
    Haydar Efendi
    (Kuddise sirruhu)
    hadis-i serifleri yazmistir:
    Hadis-i Serifte (söyle gelmistir): “
    Her kim Allah için olursa, Allah'da
    onun için olur.
    (Allah'a siginani Allah korur).

    "Herkim, Allah katindaki mertebesini bilmek isterse, Allah-u
    Tealâ'nin, kendisi yanindaki yerine baksin, Çünkü kisi Allah'a ne
    kadar deger verirse Allah'da ona o kadar deger verir."
    (Risâle-i
    Kuseyriye, sh.110)
    (Bu hadis-i serifler, Allah-u Tealâ'ya siginma makamina
    isaret etmektedirler), (Burada nihayet buldu).
    "Hemenseyr-i il gel idelim."
    Seyr:
    Hareket etmek demektir. Sülük ise, yola gitmek, ilerlemektir. Ikisi
    de ilmin, bilginin ilerlemesidir. Maddenin (cesedin) har eketi degildir.
    Tasavvufda seyr-i sülük, tarikat yoluna intisab ederek (az yemek, az
    içmek, az uyuyup, az konusmak gibi) riyazetle ve manevi vazifelerle
    mesgul olmak suretiyle, sâlikin (Allah yolcusunun) Mevlâ ile kendi
    aras indaki perdeleri asmak için yaptigi bir hareket-i ilmiyeden ibarettir ki,
    dört türlü seyir (yürüyüs) vardir:
    1.
    Seyr-i Il,
    2.
    Seyr-i Fillah,
    3.
    Seyr-i Anillah,
    4.
    Seyr-i Fil esya.
    Imam-i Rabbani müceddid-i elf-i sani
    (Kuddise Sirruhu)
    Hazretleri Mektûbat
    isimli eserinin 144. mektubunda bu seyirleri söyle izah etmektedir:
    12
    R I SALE-I KUDSIYYE T E R C Ü M E S I
    Seyr-i Il
    demek; asagi bilgilerden yüksek bilgilere ilerlemek, ilimde
    durmadan yükselmektir. Böylece mahlûk (yaratilan) lara aid hersey
    bilindikten sonra, Allah-u Telâlâ'nin ilmine kadar varilir. Bu bilgiler
    baslayinca mahlûkata aid bilgilerin hepsi unutulur. Bu hâle
    FENA
    denir.
    Seyr-i Fillah
    demek; Allah-u Telâlâ Hazretlerinin isimleri, sifatlari, suûn
    (san) ve itibarlari, takdisat ve tenzihati mertebelerinde ilmin ilerlemesi
    demektir.
    Böylece bir ibare ile anlatilamayan, bir isaretle bildirilemeyen, bir isim
    verilemeyen, bir kinaye ile söylenemeyen, hiçbir alimin bilemedigi, hiçbir
    idrak sahibinin anlayamadigi bir mertebeye varilir. Bu seyre de
    BEKA
    denir.
    Seyr-i Anillah:
    Bu da ilmin hareketidir. Yüksek bilgilerden, asagi
    bilgilere inilir. Böylece gerisin geri mümkinâta (yaratiklara) dönülür.
    Bütün vücup mertebelerinin bilgilerinden inilir.
    Bu seyri yapan arif A llah ile (beraber oldugu halde) Allah'i unutur (gibi
    görünerek insanlari irsadla ugrasir). Allah ile Allah'tan döner, iste bu zât,
    hem bulup hem kaybeden, hem kavusup hem ayrilan, hem yakin hem
    uzaktir.
    Bundan sonra,
    Seyr-i Fil esya
    baslar; Bu seyirde ise birinci s eyirde
    kaybolup giden, esyanin bütün ilimleri yavas yavas ele geçer. Bu
    dördüncü seyir birinci seyrin karsilig idir. Üçüncü seyirde ikinci seyrin
    karsiligidir.
    Seyr-i Il ile Sey r-i Fillah, velayeti (veliligi)
    elde
    etmek içindir. Bu
    makam Fena ve Bekadan ibarettir.
    Seyr-i Anillah ve Seyri-i Filesya ise davet makam ini
    elde
    etmek içindir.
    Bu makam ise, aslinda peygamberlere mahsustur."
    Bahsedilen bu seyirler insandaki latifelerle yapilir. Latifeler âlem-i sagir
    olan insanin parçalandir. Insan ruh ve beden olmak üzere iki seyden
    mütesekkildir. Ruh, âlem-i emirden, beden ise âîem-i halk'tandir.
    Âlem-i emrin 5 letâifi vardir. Bunlar, Kalp, Ruh, Sir, Hafi ve Ahfa'dir.
    Allah-u Teâlâ bunlari, "Kün" (ol) emriyle halk etmis (yaratmis) tir. Bunlar
    madde âleminden degildir. Bu latifelerin insan vücudunda bagli kilindigi
    yerler sunlardir.
    Kalp :
    Sol gögsün altinda
    Ruh :
    Sag gögsün altinda
    13
    R I SALE-I KUDSIYYE T E R C Ü M E S I
    Sir :
    Sol gögsün üstünde
    Hafi :
    Sag gögsün üstünde
    Ahfa:
    Gögsün ortasindadir.
    Âlem-i Halk'da bes latifeden ibarettir. Dördü anasir-i er-baa dedigimiz:
    Su, Hava, Toprak, Ates tir.
    Besincisi ise:
    Nefs-i Natika'
    dir.
    Bu Ietâiflerin as illari âlem-i kebirdedir. Âlem-i kebir büyük âlem demektir
    ki, insandan baska olan herseydir.
    Bir sâlikin (tasavvuf yolcusunun) latifelerinin bu âlemden baslayip arsin
    fevkine (üstüne) kadar yükselmesi olan seyr-i il'tan maksat;
    masivanin (kul ile Mevlâ arasina giren düsüncelerin) gayr ve gayriyyetin
    (yabancilarin ve kulun Allah'a olan yabanciliginin) ortadan
    kaldir ilmasidir.
    Mevlâ'nin fazl-i keremiyle mâsiva, sâlikin nazarindan tamamen kalkip
    Allah'tan gayriyi görmekten bir nam ve nisan kalmayinca fenafillah tabir
    edilen manevi rütbe has il olmus olur ve böylece seyr-i il tamamlanir.
    Büyük Seyh Efendi Mustafa Ismet Garibullah
    (Kuddise Sirruhu)
    Hazretleri,
    insanoglunun en hayatî meselesi olan bu seyr-i sülük isinin öneminden
    dolayidir ki "Hemen seyr-i il gel edelim " buyuruyor.
    Herkese sesleniyor: "Gelin Allah'a gidelim." diye. Gelmezseniz
    gidemezsiniz, geleceksiniz ki gidebilesiniz. "Hemen seyr-i il gel
    edelim" daima, durmadan Allah'a dek yürüyelim demektir.
    14



    devam edecek inşaALLAH

    destek için lütfen risale-ı kudsıyye kitabını satın alınız

  2. #2

    Standart

    Emeğinize sağlık Paylaşım için sağolun

  3. #3
    İSTİKAMET GÜVENLİK ARAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25.12.2007
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    10.071

    Standart

    Gazali
    (Kuddise Sirrhu)

    Hazretleri: “
    Bir lâhza dahi zikirden bos kalani,
    yumurtanin beyazinin, sarisini kaplamasi gibi seytan kaplar ve o
    zaman s eytan ona ne olsa yaptirir.”
    buyuruyor,

+ Konuya Cevap Yaz

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok