+ Konuya Cevap Yaz
1. Sayfa - Toplam 11 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 106

Konu: Nurcuya ÇARŞAF Hakkında Nurlu Cevap

  1. #1
    Site İmamı Hakkani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.10.2008
    Bulunduğu yer
    ...
    Mesajlar
    1.624
    Blog Girişleri
    57

    Standart Nurcuya ÇARŞAF Hakkında Nurlu Cevap

    İstanbul’dan okuyucumuz: “Bediüzzaman Hazretleri 24. Lem’anın 1. hikmetinde, kadının tesettüründen bahsederken, ‘Ve bir siperi ve kalesi, çarşafı olduğunu gösteriyor’ derken çarşaf kelimesi hangi anlama gelmektedir? Tesettürün çarşaftan ibaret mi olduğunu söylüyor? Açıklayıcı bir bilgi verir misiniz?”


    Kur’ân’ın tanımladığı giyim tarzı, ecdadımızca, çarşaf adıyla ve biçimiyle yorumlanmıştır. Oysa, sorudan anlaşıldığı üzere isim üzerinde duracak isek eğer; Kur’ân’ın, çerçevesini çizdiği giyim tarzına verdiği isim çarşaf değil, cilbabdır. Buna bizim kültürümüzde örfen “çarşaf” denmiştir. Şüphesiz çarşafla cilbab kast edilirse bunda bir sakınca yok. Zaten Üstad Bediüzzaman Hazretleri de bu örf terimini cilbab mânâsında aynen kullanmakta bir sakınca görmemiştir.

    Fakat bir giyim tarzı olarak, cilbab emrinin ancak çarşaf tarzı ile yerine getirildiğini iddia etmek cilbab mânâsını daraltmak demek olur. İslâmiyet dar bir din değildir. Genel çerçeveyi çizer; ayrıntıyı, zevk ve renk tercihini kişilere bırakır. Genel çerçeveye duyarlı olan insanın, özel tercihini makbul sayar. Bu çerçevede, çarşafın cilbab mânâsını içerdiğini kabul ediyoruz. Fakat cilbabın sadece çarşaftan ibaret olduğunu söyleyemeyiz. İsimlere ve resimlere takılmamak ve Kur’ân’ın ruhunu esas almak gerekiyor.

    Vücut hatlarını belli etmeyen çarşaf cilbab mânâsını içerdiği gibi, baş örtüsü ile birlikte baştan ayağa örten bir dış elbise olan pardösü de, köylü kadının vücut hatlarını tamamen kaybeden baş örtüsü, ceketi ve şalvarı da cilbab mânâsını içeriyor. Vücudu tamamen örten ve vücut hatlarını belli etmeyen her dış elbise tarzına cilbab mânâsını vermek mümkündür. Dolayısıyla esas olan, kadının, giyimde ve tesettürde cilbab mânâsını korumasıdır.

    http://www.saidnursi.de/fikih/index....tagori=2&k=714
    Bu konuda yazılmış en insaflı yazılardan biri belkide budur, hülasası :

    1. Kuran tesettürü cilbab ile emreder,
    2. Çarşaf cilbabdır ama cilbab sadece çarşafdan ibaret değildir
    3. Cilbabın şeklini modelini örf tayin eder, İslam sadece kaide ve şartlarını bildirir
    4. Bizim örfümüzde bir zaman bu cilbab, çarşaf şeklinde anlaşımış tatbik edilmiş,
    5. Üstad çarşaf derken örfe bağlı olarak demiş, çarşafı şart görmemiş!
    6. Şimdilerde ise pardösü ve eşarp vardır ve buda cilbabdır!

    ONLARA CEVABIMIZ :

    1. dediler: Kuran tesettürü cilbab ile emreder

    Cevap: Evet Kuran harici tesettürü cilbab ve h'ımar ile emreder

    2. Dediler: Çarşaf cilbabdır ama cilbab sadece çarşafdan ibaret değildir

    Cevap: Evet, diyar diyar farklılık arzedebilir, ancak her kıyafet cilbab olamıyor, şartları var.

    3. Dediler: Cilbabın şeklini modelini örf tayin eder, İslam sadece kaide ve şartlarını bildirir

    Cevap: Kısmen evet zira örf, Müslümanların olmalı, zorba güçlerin dayatması sonucu teşekkül eden yaygın biçimler şer'î ahkama mesnet olamaz.

    4. dediler: Bizim örfümüzde bir zaman bu cilbab, çarşaf şeklinde anlaşımış tatbik edilmiş,
    cevap: Evet, halen bu örf devam eder, zira örf, örfü-âm ve örfü-hâs olarak iki çeşittir.

    5. Dediler: Üstad çarşaf derken örfe bağlı olarak demiş, çarşafı şart görmemiş!

    Cevap: Üstad yeni gelişen örfe itibar etmeksizin evvelki örfün yani çarşafın muhafazasına itina etmişdir, "örfe bağlı kalarak çarşaf dedi" görüşü kanaatimizce yanlışdır. zira Üstadın hayatının son otuzbeş yılı zorba hükümetlerce bu çarşafa ilişilip mantonun yaygınlaştırılmaya çalışıldığı zamandır. Onun zamanında biri kadim ve aslî, diğeri yeni ve sûnî her iki örfde mevcuttu. Yani Üstad manto ile çarşafı birlikde idrak etti. Risalelerde radyo şimendifer gibi çok yeni şeylerden bahseden O Zat, kadının örtüsünde çarşafı ba husus ala ilmin tercih etmesi gerekdir. Risalenin kelimelerinin özenle seçlildiği ve bu sebeple sadeleştirilmeye gidilmediği hususu bu manayı destekler.

    6. Dediler: Şimdilerde ise pardösü ve eşarp vardır ve buda cilbabdır!

    Cevap: Mantoya çendan bazı hocalar fetva verdiler, ancak isabet edemediklerini şurdan anlamalıdır: Çarşafa mukabil giyilen bu pardösü ve mantonun zaman içinde uğradığı değişiklikler neticesi bugün kadın tesettüründe gelinen nokta vahimdir; setrin ruhuna aykırı dar kısa ve gösterişli.. Ve Cilbab olacağı iddasıyla giyilen manto ve pardösü setri avret ve setri zinete hizmet etmekten ziyade, modacıların elinde kadını daha müzeyyen ve alımlı kılmanın, yani fitnenin aleti olma durumuna düşmüşdür.

    Manto ve pardesünün avrupalı gayrimüslim kadınların kıyafeti olması ise meselenin diğer vahim tarafıdır, malum bu uğursuz mantolar çarşafa taarruz edildiği ilk yıllarda avrupadan vagon vagon ithal edilerek haremimizin bağrına sokulmuşdur. Ne acıdırki aradan daha yüz sene geçmeden İslam Şeriatına yapılan bunca hakaret ve taarruzlar unutulmuş ve bir zaman cebren giyidirilen bu asbap şimdilerde vazgeçilmez görülüyor ve hatta ecdadının nurlu kıyafeti çarşafa cephe alınıyor, el insaf.

    Hakkani
    Konu Hakkani tarafından (11.03.2010 Saat 17:18 ) değiştirilmiştir. Sebep: Kelime ve renk ve düzen tashihi

  2. Hakkani mesajına Allah razı olsun dendi, ve diğer diyenler:

    aşk-ı musab (27.01.2011)

  3. #2
    Istikamet Özel Üye ikra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12.01.2008
    Bulunduğu yer
    *_-ÑİĞDE-_*
    Mesajlar
    2.376

    Standart

    benim aklıma örtü denildi mi ilk çarşaf geliyor.çünkü hanımları gerçek manada örten,koruyan çarşaftır ancak ve nur cemmatinden olanlar bunu iyice anlamalılar ki düsturunu kabul edip risalelerini okudukları Bediüzzaman hazretleride ancak örtü olarak çarşafı kabul etmiş ve onun güzelliğini anlatmıştır...madem ki Bediüzzaman'ın yolunda gitme çabası içerisindedir arkadaşlar onun bi dediğini tamam işimize geliyor deyip alaıp diğerini yok bu uymuyor deyip almamak olmaz.sağolasın hakkani kardeş inş nurcu arkadaşlar iyice okurlar..Allah razı olsun....
    BİDDEM BİRRUH NEFDİK YA FİLİSTİN!
    C:\Documents and Settings\ÇOCUKLAR\Desktop\masa üstündeki herşey\bütün resimler\avatarlık\02.jpg
    Selam olsun KUDÜS sokaklarında,bombalar altında secde edenlere
    Taş bastım dedi yerine gönlüme..Taş bassın demiş yerime gönlüne..Emri olur,inansın bu sözüme..

  4. ikra mesajına Allah razı olsun dendi, ve diğer diyenler:

    Siyâh-Bahâr (20.06.2012)

  5. #3

    Standart

    "Halbuki çarşaf dafi [def'eden] olacak calib [celbeden,çekici] olmayacak ki çarşaftan maksat hasıl olsun."


    Konyalı Mehmed Vehbi,Hulasat-ül Beyan Tefsiri,Syf:4427

  6. #4

    Standart

    Risale-i Nur talebelerinin içinde çarsaflı olanlarda vardır

  7. #5
    Site İmamı Hakkani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.10.2008
    Bulunduğu yer
    ...
    Mesajlar
    1.624
    Blog Girişleri
    57

    Standart

    Alıntı ene-zerre Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Halbuki çarşaf dafi [def'eden] olacak calib [celbeden,çekici] olmayacak ki çarşaftan maksat hasıl olsun."

    Konyalı Mehmed Vehbi,Hulasat-ül Beyan Tefsiri,Syf:4427
    Şükran cezilen

  8. #6

    Standart

    Tefsir-i Hâzin'de beyan olunduğu veçhile İslâmiyetten sonra cahiliye âdetine tevessül edenlerin bulunacağına âyette işaret vardır. Çünkü; nehyolunan birşey vuku bulacağına binaen nehyolunur. Zira; vuku bulmayacak şeyden nehiyde bir fayda olmaz, zamanımızdaki hal buna pek güzel şahittir. Çünkü; zamammızdaki kadınlar eski çarşafla taşra çıkmazlar; belki çarşaf hem yeni, hem de gayet süslü ve parlak olduğu gibi ekserisi sair ziynetlerini izhar*dan dahî çekinmezler. Büyük şehirlerin ahvaline vakıf olanlar indinde bu hususlar malûmdur. Halbuki çarşaf dâfi' olacak, câlib olmayacak ki çarşaftan maksat hasıl olsun. Şimdi ise emir bilâkistir, hatta çarşafın altında bulunan elbise eski olsa o kadar aranmaz, fakat çarşafın yeni ve parlak olması [şimdikilerin nazarında] herhalde lâzımdır.

    Ahzab 33 Tefsiri-
    Konyalı Mehmed Vehbi,Hulasat-ül Beyan Tefsiri,Syf:4427

  9. #7

    Standart

    Bediüzzaman Said Nursi Hz. nin Tesettür risalesini okuyalım insالله cok soruya ısık tutuyor.

  10. #8
    Site İmamı Hakkani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.10.2008
    Bulunduğu yer
    ...
    Mesajlar
    1.624
    Blog Girişleri
    57

    Standart

    Alıntı Medresem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bediüzzaman Said Nursi Hz. nin Tesettür risalesini okuyalım insالله cok soruya ısık tutuyor.
    Evet lakin bugün nurcu kardeşler Risaleyide tarihselleştirdiler. Yani diyorlar Üstadın orda çarşaf demesi çarşaf giyilmeli anlamına gelmiyormuş muşmuş da mışmış..

  11. #9

    Standart

    Çok şey tarihselleştirildi hocam, Hakîkî nur talebesi miktârı ne kadarki bu zemânda?Herhalde cemaatin bölünmesi sonra yeniden birleşmesi gibi mevzûular yüzünden bunlar oldu.
    Deli olmayanın îmânı kâmil olmaz. Hadîs-i Şerif
    اللهumme Salli Ala Muhammedivve Ala Alihi ve Eshabihi ve Ehli Beytihi

    Akıl daha kendinden bile habersizdir.
    Huccetul İslâm Ebû Hâmid Muhamed El Gazzâlî
    Küfrü Tanımadan İmân Kâmil Olmaz
    Şeyhi Ekber Muhyiddîn İbn Arâbi
    Hocamı buldum, Aklımı bıraktım, kurtuldum!
    Mevlânâ Celâleddîn Rûmî
    Evliyayı inkâr etmek, dinin herhangi bir hükmünü inkâr etmek gibi küfürdür.(Hadika-AbdulGânî Nablusî)
    "Sünnete çok sıkı sarılmak lazımdır." .(İmâm-ı Rabbânî Hzlerinin Vasiyyetlerinden)

    Kuddise Sirruhumul MuhyilKulûb

  12. #10
    Site İmamı Hakkani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.10.2008
    Bulunduğu yer
    ...
    Mesajlar
    1.624
    Blog Girişleri
    57

    Standart

    Alıntı ene-zerre Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tefsir-i Hâzin'de beyan olunduğu veçhile İslâmiyetten sonra cahiliye âdetine tevessül edenlerin bulunacağına âyette işaret vardır. Çünkü; nehyolunan birşey vuku bulacağına binaen nehyolunur. Zira; vuku bulmayacak şeyden nehiyde bir fayda olmaz, zamanımızdaki hal buna pek güzel şahittir. Çünkü; zamammızdaki kadınlar eski çarşafla taşra çıkmazlar; belki çarşaf hem yeni, hem de gayet süslü ve parlak olduğu gibi ekserisi sair ziynetlerini izhar*dan dahî çekinmezler. Büyük şehirlerin ahvaline vakıf olanlar indinde bu hususlar malûmdur. Halbuki çarşaf dâfi' olacak, câlib olmayacak ki çarşaftan maksat hasıl olsun. Şimdi ise emir bilâkistir, hatta çarşafın altında bulunan elbise eski olsa o kadar aranmaz, fakat çarşafın yeni ve parlak olması [şimdikilerin nazarında] herhalde lâzımdır.

    Ahzab 33 Tefsiri-
    Konyalı Mehmed Vehbi,Hulasat-ül Beyan Tefsiri,Syf:4427
    Teşekkür ederim Salih kardeşim

    Alıntı ehlisünnettalibi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok şey tarihselleştirildi hocam, Hakîkî nur talebesi miktârı ne kadarki bu zemânda?Herhalde cemaatin bölünmesi sonra yeniden birleşmesi gibi mevzûular yüzünden bunlar oldu.
    Tarihsellik bugün Sünneti seniyyenin önünde oryantalizmden içimize sızma en zulmani bir engel ve duvardır.. Daha çok resmi öğretiye bulaşanlar etkilendi bundan..

    Aman dikkat edelim bak bu Ene Zerre hakiki bir nur talebesidir ve kendisini çok severim..

    Paylaşım
    Allah razı olsun

  13. Hakkani mesajına Allah razı olsun dendi, ve diğer diyenler:

    aşk-ı musab (18.06.2012)

+ Konuya Cevap Yaz
1. Sayfa - Toplam 11 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok