+ Konuya Cevap Yaz
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 30

Konu: Mahmud Efendi Hz'nin Kerameti

  1. #1

    Standart Mahmud Efendi Hz'nin Kerameti

    Az olsun çok olsun açık olsun gizli olsun harikalar (keramet) اللهın veli kullarına ikramı ihsanıdır. Mektubat, İmam Rabbani

    Harikalar veli kulların الله nezdinde keremli/kerametli olduklarının delilidir. Sonra harikanın kendisine keramet denilir olmuştur.

    Velinin kerameti tabi olduğu Peygamberin mucizesidir aynı zamanda çünkü veli ancak O peygambere tabi olduşunun dünyalık bir karşılığı olarak olarak o nimete mazhar olmuştur. Mektubat

    Peygamberin mucize göstermesi peygamberliğini isbat sadedinde vaciptir ancak velinin velayetini isbat için keramet izhar etmesi gerekmez. Zaten böyle bir derdi de yoktur. Mektubat

    Kerametin çokluğu acaipliği velayetin yüksekliğine O velinin diğer velilerden daha makbul ve اللهa daha yakın olduğuna delalet etmez. Aksine çok olurki velayet daha yüksek, keramet daha azdır. Ashabı Kiram gibi.. Mektubat

    -------------

    Yukardaki bilgileri hatırımızda tuttuğumuz halde Asrın İmamı Şeyhimiz ve Üstadımız Mahmud efendi Hazretlerinin kerametlerinden kesin bildiklerimizi burda paylaşalım. Malumunuz ne de olsa kerametleri işitmek sevgi ve hayranlığa sebep oluyor ve bu muhabbet bu hayranlık bize dünya ahiret sermaye olacak اللهın izniyle.

    Filanca Albayrak abi anlattı, Rüyamda gördüm efendi hazretleri bana diyor beni hastaneye götür." Rüya sandım ve bekedim, ertesi gün aynı rüyayı görünce hemen yanına vardım ve bana aynı rüyamdaki gibi : Beni Hastaneye götür" dedi.


    Fakir bu kıssayı S. abiden oda bizzat adı geçen abiden dinlemiş ve hastaneye beraber gitmişlerdir.

    S. abimiz ilave ediyor; Ve o gün gittiğimizde meğer kalp damarlarından üç tanesi kalbe bağlandığı dip yerden sanki kemirlmiş gibi kopma derecesine varmış azıcık bir yerinden tutunuyorlar..Hey gidi.. bizde sanıyorki ona hizmet ediyor ona bakıyoruz.. Kendine de o bakıyor. Halbuki biz hep yanındaydık.. neden bize demedi ona dedi.. demekki her işin bir adamı var.."
    Konu إسماعيل tarafından (26.09.2009 Saat 19:23 ) değiştirilmiştir.

  2. 4 Üyemiz Mollakasım Allah razı olsun dedi, bu güzel konu için

    ARAL (23.10.2013), Hakkani (23.06.2010), islamingulu (15.01.2011), Nurun Ala Nur (16.06.2011)

  3. #2
    Istikamet Özel Üye SiNa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    09.02.2009
    Bulunduğu yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    10.407
    Blog Girişleri
    4

    Standart

    Kendisini daha önce hiç görmediğim halde rüyamda gördüm...Halkın kötülüklerine karşı önümde durmuş asasıyla onları kovuyor, beni koruyordu..Çok kısa bir süre sonra önemli bir hoca gelecekmiş dendi,bende sohbete katıldım ...Beni koruyan o kişi şimdi karşımdaydı..Bu da benim hayatımdaki önemli kerameti,Mevla O'ndan razı olsun ,sağlıklı uzun bir ömür versin...
    Konu SiNa tarafından (26.04.2009 Saat 11:27 ) değiştirilmiştir.

  4. 2 Üyemiz SiNa Allah razı olsun dedi, bu güzel konu için

    ARAL (23.10.2013), Hakkani (23.06.2010)

  5. #3

    Standart

    es ben de gecen gün sohbet fahretin hocamızın anlattığı bir rüyayı sizinle paylaşmak istiyorum birisi rüyasında kıyamet kopmuş efendi hz sıratı geçmiş ama sadece kendisi varmış bunun üzerine adam efendi hz sormuş neden yanlızsınız ? senin ihvanlar nerede hiç kimseyi göremiyorüm demiş oda cübbesini kaldırmış ve şöyle demiş işte hepsi burada onlar korkmasınlar diye buraya sakladım demiş. bende bunu duyunca çok etkilendim ve sizlerle paylaştım

  6. 3 Üyemiz Vahdet_1 Allah razı olsun dedi, bu güzel konu için

    ARAL (23.10.2013), Hakkani (23.06.2010), Nurun Ala Nur (16.06.2011)

  7. #4
    Site İmamı Hakkani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.10.2008
    Bulunduğu yer
    ...
    Mesajlar
    1.621
    Blog Girişleri
    57

    Standart

    Bende bir tane anlatmak istiyorum:

    Fatihte hocalık yapan bir arkadaşım Mehmetten dinledim, kayınbabası olan karateci şampiyon Yılmaz Aydın şöyle anlatmış:

    " Bir defasında İsmailağaya Mahmud Efendiyi ziyarete geldim ve musafaha ederken aklımdan bir muziplik geçti elini kuvvetli sıkmak istedim.. ve ellerimiz kavuştuğu o anda elimi öyle bir sıktı ki bağırmamak için kendimi zor tuttum.. Hazretin eli sanki demirden bir mengene olmuştu.."
    Konu Hakkani tarafından (09.01.2011 Saat 13:40 ) değiştirilmiştir.

  8. 2 Üyemiz Hakkani Allah razı olsun dedi, bu güzel konu için

    ARAL (23.10.2013), Nurun Ala Nur (16.06.2011)

  9. #5

    Standart Keramet i Yaşadı

    Alıntı faran10 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Tanıştığımız yaşı ilerlemiş bir amcamız umreye giitiğini anlatıyordu:

    "Umre de tavaf yapıyordum, Efendi hazretleriymiş.. onu gördüm ama o kadar nurlu, bir yüzü, vakarlı bir duruşu vardıki.. birden beni bir heycan kapladı ve ona sarılma isteği doğdu içimde gittim elini öptüm dua istedim, buyurduki ''Babana iyi bak'' tamam efendi hazretleri dedim ama ayrıldıktan sonra düşündüm. Efendi hazretleri benim yaşlı ve muhtaç bir babam olduğunu nerden biliyordu! annen ve babana neden demedi? çünkü annem vefat etmişti
    hayretler içinde efendi hazretlerine bağlandım" diyor.
    Allah razı olsun


  10. 3 Üyemiz Mollakasım Allah razı olsun dedi, bu güzel konu için

    ARAL (23.10.2013), Hakkani (09.01.2011), Nurun Ala Nur (16.06.2011)

  11. #6

    Standart Efendi Hazretlerine tevazu eden eden kelp ve Gizli Evliyanın aramızdaki varlığı

    Bundan sekiz ya da dokuz sene evvel bir Kadir gecesi akşamı idi. Bu değerli ve çok mübarek geceyi en iyi nerede geçirebiliriz derken yolumuz Çarşamba'da Yavuz Selim Camii'ne düştü. Sorduk ve öğrendik ki, Efendi Hazretleri'nin bu gece Yavuz Selim Camii'nde vaazı var. Gönül bahçemizde nice güzel güller açacağını hissederek Yavuz Selim Camii'nin içine girdik. Aman yârabbi! Bir kalabalık, bir izdiham, muhteşem bir tablo! Biz de arkadaşlarla bir kenara büzülüp oturduk. Daha sohbet başlamadan bizleri derin bir huzur ve feyiz dalgası sarmıştı. Derken bir dalgalanma oldu. Bu dalgalanmadan Efendi Hazretleri'nin geldiği anlaşılıyordu. Onun gelişi ile heyecan ve mutluluk kat kat artmıştı. Vaaz edeceği kürsünün önüne geldiğinde, sanki kürsü dile gelmiş onu davet ediyordu. Çok güzel bir mânevî hava ve rahmet iklimi yaşanıyordu. Efendi Hazretleri, Yavuz Selim Camii'nin kürsüsüne, Yavuz Selim Han'ın heybet ve vakarı ile yürüdü. Bir merdiven dayatılmıştı, Efendi Hazretleri kürsüye çıkıyordu. Orada bulunan binlerce insan, ondan bir an olsun gözlerini ayırmıyordu. Her türlü zulüm, haksızlık ve zorbalıkla kirlenen dünyada gerçek bir Peygamber varisini görmek ne büyük bir nimetti. Artık beklenen an gelmiş, mübarek zat sohbetine o tatlı ve sevecen ses tonuyla başlamıştı. Hamd ve besmeleden ve ardından âyetleri ve hadisleri okuduktan sonra şöyle buyurdu:

    –Ey cemaat–i müslimin! Şu an aramızda Allah'ın dostları bulunmaktadır. Belki biz onların kim olduğunu bilemeyiz; ama şunu biliniz ki, ya sağınız da, ya solunuzda Allah'ın dostları var ve bu sohbette hâzır ve nâzırdırlar. Lâkin Mevlâ'mız onları bizlerden gizliyor."


    Ne müthiş sözlerdi bunlar, mübarek bir gecede, mübarek bir topluluk içerisindeydik.

    O da neydi! Efendi Hazretleri bunları anlatırken, kürsünün önünde bir hareketlenme oldu. Kürsüye çıkmak için kullanılan merdiven, kürsüye yeniden dayandı. O da ne! Bir adam merdivenlerden çıkmaya başlamaz mı? Bu durum karşısında Efendi Hazretleri de sohbetini kesmişti. Herkes hayret ve şaşkınlık içinde idi. Bizler bu şaşkınlık içerisindeyken takım elbiseli, kravatlı olan bu adam konuşmaya başladı:

    –Ey muhterem cemaat! Beni bir iki dakika dinleyin. Ben eski adalet bakanıyım. Az önce Efendi Hazretleri aramızda Allah'ın gizlediği dostları var dedi. Ben sizlere bir olayı anlatacağım ve sonra da sizden dua isteyeceğim."


    Tabiî bizler, Efendi Hazretleri'nin sohbetinin kesilmiş olmasından pek de memnun değildik; fakat olan olmuştu. İçimizden "tamam bir an önce anlatacağını anlat, sana dua da ederiz. Yeter ki, fazla uzatma; bir an evvel anlat. Bizi Efendi Hazretleri'nin sohbeti ile baş başa bırak." diyorduk. Tabiî nereden bile bilirdik ki, bize çok enteresan bir olayı anlatacak, dinledikçe duygu seline kapılacağız.

    Başladı anlatmaya:

    –Ben falan tarihte Efendi Hazretleri ile bir umre yolculuğuna çıkmıştım. Allah nasip etti, çok güzel bir umreyi değerli Hocaefendi'nin sayesinde gerçekleştirdik ve dönüş zamanı geldi çattı. İstanbul Yeşilköy havaalanına indiğimizde sabahın erken saatleri idi. Uçaktan iner inmez Efendi Hazretleri'ne bir teklifte bulunmak geldi içimden:

    –Efendi Hazretleri bu sabah kahvaltıyı bizim evde yapalım, bir yorgunluk kahvesinden sonra sizi mekânınıza bırakalım." dedim. Sağ olsun Efendi Hazretleri beni kırmadı ve teklifimi kabul etti. Birlikte bizim eve doğru yola çıktık. Birlikte benim yazlık evime doğru yol almaya başladık. Bir yandan yol alırken, bir yandan da, aklıma evimin bahçesinde bulunan ve son derece saldırgan köpeğim geliyordu. Zira bu köpek sıradan bir köpek değildi. Özel eğitim almış, yabancı insana tahammülü olmayan bir köpekti. Yabancıyı gördü mü hemen saldırıyordu. Yabancıyı görmese bile kokusundan tanıyordu. Sonuç olarak; iri kıyım yapısı ile son derece saldırgan bir hayvan bizi bekliyordu. Bunları düşünerek yol alırken, Efendi Hazretleri'ni rahatsız edecek diye endişeleniyordum.

    "Efendi Hazretleri'ni rahatsız eder mi? Huysuzluğu ve havlaması ile." Ben bu düşüncelerle meşgul olurken, Efendi Hazretleri'ne bu konudan hiç bahsetmedim."

    Bu düşünceler içinde eve geldik. Kapıyı açtılar, içeri girdik. Her an bir hareket bekliyordum; ama yazlığın içine girene kadar beklediğim hareket olmadı.

    Eve gelmiş, kahvaltımızı yapmıştık. Efendi Hazretleri kahvaltıdan sonra işrak namazını kıldı. Namazdan kalkar kalkmaz birden bana döndü:

    –Senin şu köpeği merak ettim, haydi bir görelim." dedi. Efendi Hazretleri'nin bu talebi beni son derece şaşırtmıştı. Çünkü ben ona köpeğimden bahsetmemiştim. Ben telaşlı bir vaziyette:

    –Aman Efendi Hazretleri, o sizi rahatsız eder.

    –Yok, yok, hiçbir şey olmaz. Haydi, görelim şunu.

    Israrı karşısında fazla bir şey diyemedim. "Peki, buyrun bahçeye çıkalım." diyerek Efendi Hazretleri ile birlikte bahçeye çıktık. Kulübeye doğru ilerlerken, tedirginliğimi üzerimden atamamıştım. Her an kulübeden sıçramasını bekliyordum. Efendi Hazretleri'ne, dikkatli olmasını köpeğin her an kulübeden çıkabileceğini söyledim. Ha havladı, havlayacak derken, kulübenin önüne gelmiştik.

    Ben şaşkındım; çünkü normalde şimdiye kadar çoktan bizi fark edip ortaya çıkması lâzımdı. Ama o da ne! Köpek, kulübesinde sessizce duruyordu. Birden başını dışarı çıkardı. Efendi Hazretleri'ne bakmaya başladı, tepeden tırnağa kadar bir güzel süzdü. Daha sonra başını ön iki ayağının arasına indirerek, yerde sürüne sürüne bize doğru geldi. Ben dehşetle olayı izliyordum. Şaşkın ve heyecanlı idim zira ortada çok garip bir hâdise vardı.


    Köpeğim Efendi Hazretleri'nin önüne kadar geldi. Efendi Hazretleri'ne sevgiyle baktığını inanın hissetim ve köpeğim başını yana yatırdı. Efendi'ye bakarken artık vi ağlıyordu, gözlerinden süzülen yaşları bir görmeli idiniz. Efendi Hazretleri köpeğime tebessüm edip başıyla selâm verdi. Bu ne muazzam bir manzara idi! Tüylerim diken diken olmuştu. Ben köpeğimin bir zarar vermesinden korkarken, o, Efendi'nin önünde saygıyla eğilmiş, ağlıyordu.

    Mahmut Efendi bana:

    –Hadi gidelim.

    Deyince sanki bir rüyadan uyanmıştım. Son derece hırçın ve saldırgan olan köpeğimin bu kadar sessiz ve sakin olması beni şaşırtmıştı. Ayrılırken köpeği elimle dürttüm. Dürtmemle bu sefer bana havlaması bir oldu. Sanki benim düşüncelerimi anlamış ve "Sen ne yapmaya çalışıyorsun?!" der gibiydi.

    Eve dönerken Efendi Hazretleri bana şöyle diyordu:

    –Eee, gördün mü? Köpek sahibini mahcup etmemek için, benim gibi bir…'ne havlamadı."

    Aman Allah'ım! bu ne büyük bir tevazu idi.

    Bunları anlatan zat, anlatmasını bitirmiş, yüzünü cemaatten kürsüde olan Efendi Hazretleri'ne cevirdi ve yüksek bir ses tonuyla âdeta haykırdı:

    –Efendi Hazretleri! Efendi Hazretleri! Sizlerin kıymetini, değerini hayvanlar bile anladı da bizler anlayamadık.

    Bu hâdiseyi anlatan zat merdivenlerden inerken biz dâhil bütün cemaat hüngür hüngür ağlıyorduk.

    ***

    İşte gerçek bir Allah dostu… Mevlâ şefaatine hepimizi nail eylesin. Ben bire bir yaşadığım bu olayı sizlerle paylaşmaktan gerçekten onur duydum. Biliyorsunuz; Peygamberimiz'in de hayvanlar ile konuşmuşluğu ve hâdiseleri vardır.

    Bir ceylanın avlandıktan sonra Peygamberimiz'den, serbest kalıp yavrularını emzirmek için avcıya aracı olmasını istemesi gibi… Zaten dağlar, taşlar, hayvanlar hep Mevlâ'yı zikrederler. İşte onlar zikrettikleri yüce yaratıcının sevgili kullarını da tanırlar ve hürmet ederler. Tıpkı Bişr–i Hafi Hazretleri'ne yaptıkları gibi…

    Biliyorsunuz Bişr–i Hafı Hazretleri hep çıplak ayakla hayatını sürdürmüştür. Onun bulunduğu yerde kediler, köpekler sokakları, yolları pisletmezlerdi. Ona hürmet ederlerdi. Şimdi zaman ne kadar ilerlerse ilerlesin, Allah'ın velileri hep vardır ve olacaktır. Bu hâdise de ona delildir. Yüce Mevlâ'mız gördüklerimizden, duyduklarımızdan ibret alarak dinine bağlı kullardan eylesin bizleri.
    ------

    Arkadaşlar bu kardeşiniz o gün o sohbetteydi çok şükür hem Efendi hazretlerinin nurlu sohbetini hemde İ. Müftüoğlunun o kıssasını bizzzat dinledim.

  12. 4 Üyemiz Mollakasım Allah razı olsun dedi, bu güzel konu için

    abiid (04.09.2010), ARAL (23.10.2013), Hakkani (09.01.2011), Nurun Ala Nur (16.06.2011)

  13. #7

    Standart Bir bakışı, bir sözü derdime derman oldu

    İLK GENÇLİK YILLARMDA UÇ YAŞANTIMDAN DOLAYI MÜSLÜMANLARDAN BAZILARININ BANA BEDDUA ETTİĞİ DÖNEMLERDE,SAMİMİ BİR MÜSLÜMAN OLMA ÇABASINDA OLAN BİR ARKADAŞLA FATİHTE BULUNUYORDUK.

    YANIMIZDAN EFENDİ H.ZLERİ GEÇİYORDU ŞUANKİ SEVGİLİ ŞEYHİMİ İLK KEZ O AN GÖRMÜŞTÜM, ARKADAŞIM YANIMIZDAN GEÇERKEN BANA KENDİN İÇİN DUA ETMESİNİ RİCA ET DEDİ, BENDE BİR ANDA DÜŞÜNMEDEN ARKADAŞIN DEDİĞİNİ YANIMIZDAN GEÇERKEN SÖYLEDİM, DUA İSTEDİM. TABİKİ KILIK KIYAFETİM PEK UYGUN DEĞİLDİ, EFENDİ H.ZLERİ DURDU KISA BİR SÜRE BİRŞEY SÖYLEDİ FAKAT O AN BİRDEN HEYBETİNDEN VE NEDENSE HALİMDEN UTANDIM HEYECADAN NE SÖYLEDİĞİNİ ANLAMADIM

    VE BİR ZAMAN SONRA ONUN MÜRİDİ OLMA ŞEREFİNE ERDİM SADECE BİR GÖRÜŞLE KALP HASTALIĞIMIN DERMANI OLDU KENDİSİNİ BİR DAHA GÖRMEK NASİP OLMADI,ALLAH DOSTLARININ BİR BAKIŞI YETİYOR

    HALEN İSTANBULA HER GİDİŞİMDE FATİHE UĞRAR VE EFENDİ H.ZLERİNİN DOLAŞTIĞI MEKANLARIN ETRAFINDA GEZİNİR GELİRİM.

    Konu إسماعيل tarafından (26.09.2009 Saat 19:22 ) değiştirilmiştir.


  14. 3 Üyemiz Mollakasım Allah razı olsun dedi, bu güzel konu için

    ARAL (23.10.2013), Hakkani (09.01.2011), Nurun Ala Nur (16.06.2011)

  15. #8

    Standart Onu aramayın.. vefat etti

    İsmailağada bir sohbetindeydim mübareğin sohet bitti sorular soruluyordu o sıra birilerinin kayıp olan bir yakını varmış Efendi Hazretlerine sordular, 'onu aramayın' dedi. Sonra yakınları üzgün vaziyette tekrar sordu, mübarekte "o vefat ettti yakında haberini alırsınız" dedi

    Faran kardeşimden alıntı

  16. 2 Üyemiz Mollakasım Allah razı olsun dedi, bu güzel konu için

    ARAL (23.10.2013), Hakkani (09.01.2011)

  17. #9

    Standart Berzahtan gelen Nebevi Tembihler ve Kainatı ayakta tutan gençler

    'Gençler ben bekarım Gencim, ne olacak demesinler. Bir İslama uyan gencimiz sebebiyle kainat ayakta durur. Rabbimizin Emirlerini yerine getirmemektense, Vi ölüm Bizim için Daha hayırlıdır.

    Dinini muhafaza edebilmek için ailesiyle uğraşan gençlerimiz var. Bizler onların hürmetine yaşıyoruz.

    Medine-i Münevvere de bize buyruldu Ki: Çok Tövbe Edin. Gıybet yapılmasın. Kur'an çok Okunsun. Nafilelere önem Verilsin. Emri Bil Maruf Yapılsın. Aranızda buğz olmasın. Hanım kızlarımız çarşaflarına riayet etsinler."

    Sabredin, Cennette örtünmek Yok. Kafirlere benzemeyin. Hud Suresi 113. Ayette Mevla ne buyuruyor: Sakın onlara meyletmeyin. Heybetiniz giderde, size ateş yapışır." Kafirler neden onlara benzemenizi istiyorlar? Korkuyorlar da ondan, çünkü heybetli görünüyorsunuz.

    Ya Rabbi kullarına bir takım tembihlerde Bulundum.
    Dua Ediyorum, Onlara Tembihlerimi Tutmalarını nasib eyle. Ya Rabbi Sana Emanet! Ya Rabbi Sana Emanet! '

    Mahmut Ustaosmanoğlu Hazretleri K.S.


    Aral kardeşimden alıntı

  18. 2 Üyemiz Mollakasım Allah razı olsun dedi, bu güzel konu için

    ARAL (23.10.2013), Hakkani (09.01.2011)

  19. #10

    Standart BİZ UYURSAK NE OLUR BU KAİNATIN HALİ

    Esselamu aleykum ihvanı din. Sanırım 2000 yılı veya 2001 Denizlide idim. Bilenleriniz vardır Denizli vekili İBRAHİYM efendi var bir gün evinde misafir idik yemek vakti idi beraber yemek yiyorduk efendim EFENDİ hazretlerimizden bize biraz bahsedermisiniz dedim, mubarek bana sordu acı severmisin? evet efendim diye cevap verdim. Kalktı acı biber getirdiler, buyurdularki EFENDİ hazretlerimizde acıyı sever. Hamd olsun dedim. Acı ile ilgili hadis i şerif okudu EFENDİ hazretlerimizden duymuş ve bize aktardı HER ACI BİR DEVADIR HER ACI BİR ŞİFADIR manasındaki hadisi şerifi bize aktardı ALLAHcc razı olsum. Sordum: Efendim, EFENDİ hazretlerimiz denizliyi ziyaret ettilermi hiç? İBRAHİYM efendi şunu anlattı EFENDİ hazretlerimiz bir gün karadeniz ziyaretinden dönerler iken Denizliyede uğramışlar vekil İBRAHİYM efendinin evinde yemeklerini yedikden sonra EFENDİ hazretlerimiz buyurmuşki İBRAHİYM efendi biz biraz istiraad edelim sen bize 20 dakika sonra seslen İBRAHİYM efendi EFENDİ HAZRETLERİMİZİN emri gereği 20 dakika sonra seslenmek için EFENDİ hazretlerimizin istirahat buyurdukları yere gidiyorlar bakıyorki EFENDİ hazretlerimiz uyuyorlar ve kıyamıyor seslenmeye rahatsız etmemek için geri çıkıyor EFENDİ hazretlerimiz10 dakika sonra uyanıyor İBRAHİYM efendiye buyuruyorki bize neden seslenmedin? mubarekde cevaben "EFENDİM uyandırmaya kıyamadım" EFENDİ hazretlerimizde buyururlarki

    "İBRAHİYM EFENDİ BİZ UYURSAK NE OLUR BU MİLLETİN HALİ
    !?"

    Bunları niye anlatıyorum değerli kardeşlerim EFENDİ HAZRETLERİMİZİN kıymetini anlayalım diye.. bu fakirede dua
    edin vesselam...


    Konu Hakkani tarafından (14.06.2011 Saat 17:11 ) değiştirilmiştir.

  20. 3 Üyemiz Mollakasım Allah razı olsun dedi, bu güzel konu için

    ARAL (23.10.2013), Hakkani (09.01.2011), Nurun Ala Nur (16.06.2011)

+ Konuya Cevap Yaz
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok