+ Konuya Cevap Yaz
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: ÖLÜM VE CENAZE İŞLERİ...1

  1. #1
    Istikamet Özel Üye DOST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15.02.2009
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1.511

    Standart ÖLÜM VE CENAZE İŞLERİ...1

    Ölüm ve cenaze işleri.. Hepimizin başına geleceği gibi her gün akrabalarımızın arkadaşlarımızın müslüman kardeşlerimizin başına gelebilen bir hakikat. Peki biz muttaki bir genç olarak ölmek üzere olan kimseye yapılması icap eden muameleden başlayarak, ölüm anı, öldükten sonra, yıkama esnasında, telkin getirilmesinde, devir yapılması hususunda ne kadar fıkhi bilgiye sahibiz? İşte bu yazıda başta sahih fıkhi kaynak, fetevai hindiye olmak üzre, büyük islam ilmihali ve nimeti islamdan alıntılarla güzel bir bilgi birikimine sahip olacaksınız.

    *Feteva-i Hindiye tercemesi sayfalarıdır. (Bazı rakamsız paragraflar bir önceki veya bir sonraki paragrafın sayfasından olurlar) AKÇAĞ yayınları. Cilt 1 Mütercim: Mustafa EFE.
    * Büyük İslam İlmihali 000/000 şeklindeki dipnotların birinci rakamı kitabın sayfasını, ikinci rakamı ise mevzunun başlık numarasını verir.
    *Ni'met-ül İslam 000/0 şeklindeki dipnotların birinci rakamı kitabın sayfasını, ikinci rakamı ise mevzunun dipnot numarasını verir
    *Bazı paragraflarda kitapta olmayan bazı kısa ilaveler olabilir. Bunlar diğer kitaplardan alınıp kaynak verilmeyen bilgilerdir. Şahsi kanaatler değildir. Bazı ibareler sadeleştirilmiştir.
    *Tereddüt edilen durumlarda ve daha geniş bilgi için mutlaka kaynak kitaplara bakılmalıdır.

    İhtizar:
    Ölmek üzere olan kimseye Muhtazar denilir. Ölüme hazırlanan kimse demektir.
    ·Muhtazar sağ yanı üzerine kıbleye karşı çevrilir. 519 Veya ayakları kıbleye doğru olup başı –kıbleye yönelmesi için– biraz yükseltilerek arkası üstüne de yatırılabilir, mutad olan da budur.
    ·Cenazenin yanında açıktan onun işiteceği bir sesle şahadet kelimeleri (kelime-i şehadet ve kelime-i tevhit) okunur. Muhtazara ‘sende söyle’ diye söylenmez ve ısrar edilmez. Çünkü reddetme korkusu vardır. Muhtazar kelime-i şahadeti bir kere söylerse yeterli görülür, tekrarlanmaz, başka söz söylenir.519
    ·Muhtazardan küfrü icap ettiren sözler duyulursa o kimsenin küfrüne hükmedilmez. Ona Müslüman muamelesi yapılır.520
    ·Muhtazarın yanında ‘Ya-sîn’ sure-i celilesini okumak müstehaptır. Ve güzel koku bulundurulur. Cünüp ve hayızlı kimselerin bulunmasında mahzur yoktur. 520 Cenaze yıkanmadıkça yanında kur’an-ı kerim okunmaz, bu mekruhtur. Bu halde iken başka bir odada okunabilir. Büyük İslam İlmihali 229/526
    ·Dost ve akrabalarının, Muhtazarın bu son anında yanında bulunmaları iyi olur. Muhtazarın Cenab-ı hakka ve ahirete müteallik iyi hüsnü zannını temin edecek konuşmalar yaparlar. Ni'met-ül İslam 820

    Vefat:
    ·Muhtazar öldüğü zaman, mülayimce alt çeneden başının üstüne doğru çenesi bağlanır. Gözleri bir bezle kapatılır. 521 (bunlar, meyyitin şeklini güzelleştirmek için yapılır. Ni'met-ül İslam 820)
    ·Mafsalları ovalanıp yumuşatılır. Kolları yanlarına uzatılır. Kollarını göğsü üzerine koymak caiz değildir. Parmakları açılır. Uylukları ve bacakları güzelce uzatılır. 521
    ·Bu esnada “bismillah ve ala milleti rasulillah ilh. Okunur. Ni'met-ül İslam 820
    ·Meyyitin elbisesi çıkartılır. Üzeri bir bezle örtülür. Karnı şişmesin diye karnının üzerine bir demir, yaş toprak gibi bir şey konulur.521
    ·Meyyitin borcunu ödemeye onu borçtan kurtarmaya gayret edilir. 521
    ·Meyyitin yıkanıp kefenlenmesine hemen başlanır.521
    ·Meyyit yıkanıncaya kadar yanında Kur’an-ı kerim okunmaz, mekruhtur. Ni’met-ül İslam 821

    Ğasl/Yıkama:
    ·Meyyiti yıkamak diriler üzerine vacip olan bir haktır. Meyyiti bir defa yıkamak vaciptir. Tekrar tekrar yıkanabilir. 522
    ·Meyyiti yıkamak ve çevirmek kolay olsun diye yüksekçe bir yere arka üzeri konulur.
    ·Yıkayan kimse ‘cenaze yıkama farizasını’ ifa etmeye niyet eder, besmele ile başlayıp, yıkama bitinceye kadar “ğufraneke ya rahman” der. Ni'met-ül İslam 824
    ·Yıkayan kimse meyyitte görüp de, herkesçe bilinmesini istemediği haller olursa onları gizler. Ni'met-ül İslam 824
    ·Yıkama suyu sidr veya çöğenle (bir nevi buhur, koku) kaynamış olur. Bunlar yoksa saf su olabilir. Meyyit teneşir tahtasına, ayakları kıbleye gelecek şekilde veya sağı kıbleye gelecek şekilde -hangisi kolaysa- konulur.522 Meyyitin göbeğinden diz kapağının altına kadar olan -avret mahalli- yeri bir bez ile örtülür. Avret mahalline el sürmek, aynen oraya bakmak gibi haram olduğundan dolayı cenazeye taharet yaptıran kimse eline bir bez sarar, (teması önleyecek şekilde mafsallardan yukarı doğru sarılmalıdır. Eldiven yeterli olmaz. Eldiven, yalnızca elin necasete değmesine mani olur) taharetten sonra meyyite namaz abdesti gibi abdest aldırır. Ancak meyyit, Sabi ise / akıl baliğ olmamış olursa abdest aldırılmaz.523 Abdeste cenazenin yüzü yıkanarak başlanır. Önce ölünün kendi sağ eli ve kolu tarafından başlanır. Ölünün ağzına ve burnuna su verilmez/mazmaza ve istinşak yapılmaz. Göbek çukuru ele bir bez sarılarak mesh edilir(Ni'met-ül İslam 823) Başı mesh edilir ve ayakları yıkanır. Ayakların yıkanması sona bırakılmaz.523 Abdestten sonra meyyitin başı, saçı ve sakalı hatmi veya sabunlu su ile veya saf su ile yıkanır. Meyyit sol tarafına yatırılır, sağ tarafı ulaşılabildiği yere kadar yıkanır, sonra sağ tarafına yatırılır ve sol tarafı ulaşılabildiği yere kadar yıkanır (yani meyyitin sırtında kuru yer kalmaz), sonra meyyit, omuzlarından desteklenerek oturma vaziyetine getirilir ve karnı yavaşça aşağıya doğru sıvazlanır. Bir (necaset veya kan gibi bir) şey çıkarsa o çıkan şey temizlenir, tekrar yıkanmaz ve abdest aldırılmaz, sonra da meyyit bir havlu veya bez ile kurulanır.524
    ·Kefene sarıldıktan sonra cenazeden bir akıntı gelirse artık tekrar yıkanmaz. Büyük İslam İlmihali 231/545md.
    ·Su bulunmazsa ölüye teyemmüm verilir. Ni'met-ül İslam 826. Cenazeyi yıkayacak su bulunmazsa teyemmüm ile iktifa edilir. Teyemmüm yapıp namazı kılındıktan sonra su bulunacak olursa yeniden yıkanır, namazının yeniden kılınması hakkında imam Ebi yüsüf hz. den iki kavil(kılınabilir, kılınmaz) vardır. Büyük İslam İlmihali230/536md.
    ·Meyyitin saçı sakalı taranmaz, bıyığı kısaltılmaz, tırnağı kesilmez, koltuk altı ve kasık traşı yapılmaz, olduğu/öldüğü hal üzere defnedilir.524
    ·Eğer cenazede herhangi bir sebeple akıntı olacak olursa, ağzının, yüzünün üzerine, kulaklarına, önüne ve arkasına pamuk koymakta beis yoktur.524
    ·Cenaze şişip bozulurda el sürülemez olursa, üzerine su dökmek kâfidir. 524
    ·Kadınlarda erkekler gibi yıkanırlar 524
    ·Tenasül uzvu kesilmiş veya husyeleri çıkarılmış/hadım edilmiş olan kimseler de tam erkektir ve erkekler gibi yıkanırlar. Büyük İslam İlmihali 231/538
    · Erkekmi kadınmı olduğu tam belli olmayan hunsa-i müşkiller yıkanmaz teyemmüm ettirilir. Ama kefen hususunda kadın gibi kefenlenirler. Büyük İslam İlmihali 231/543
    ·Doğumdan sonra sesi duyulup, (canlı olduğu anlaşılıp veya anne ve ebesinin bu hususta şehadet edip de) ölen çocuğa isim verilir, yıkanır ve namazı kılınır. Ama sesi duyulmaz, canlılık alameti olmazsa, bu çocuk yıkanıp temiz bir beze sarılır. İsim ve namaz olmadan defnedilir.
    ·Mesele: rahminde çocuk olan kadın vefat eder ve çocuk hala canlı olursa kadının karnı yarılıp çocuk çıkarılır. Ni'met-ül İslam 846
    ·Azaları tam olmayan ‘düşük’lerin cenaze namazı Bi’l İttifak kılınmaz, yıkanıp temiz bir beze sarılarak defnedilirler.
    ·Parçalanmış bir bedenin çoğu veya yarısı ile beraber başı bulunursa yıkanıp kefenlenir ve üzerine cenaze namazı kılınır. Diğer parçalar sonra bulunursa onlara namaz kılınmaz.525
    ·Cenazeyi yıkayan kimse Cünüp, Hayızlı veya Kâfir olursa, bu yıkama kerahetle beraber caizdir. Ama yıkayıcının Abdestsiz olması ittifakla mekruh değildir.
    ·Henüz müştehat omayan yani cinsi his uyandıracak derecede büyük olmayan kız çocuğunu bir erkek, böyle bir erkek çocuğunu da bir kadın yıkayabilir. Büyük İslam İlmihali s. 230/537.madde
    ·Cenazeyi mümkünse bir yakını, olmazsa vera’ ve takva sahibi başka birisi yıkayabilir. 526
    ·Erkek cenazeyi erkekler, Kadın cenazeyi kadınlar yıkar.
    ·Bir kadının kendi kocasını yıkaması caiz olur. Ama bir erkek, hanımını yıkayamaz. Ölen bir kadını, zaruret halinde mahremi olan (dedesi, babası, oğlu, dayısı, amcası, kardeşi, yeğeni, torunu) erkek teyemmüm ettirir.528 Kadın cenazenin mahremi olan erkek yoksa namahrem olan erkekler, ellerine biz bez sararak –teması önleyerek- teyemmüm ettirirler. Nur-u l izah 114
    ·Kocası teyemmüm ettirecek olursa eline bez sarmasına hacet ve Kollarına bakmamak için gözlerini yummasına hacet yoktur. Ni’met-ül İslam 826

    Kefen:
    ·Kefen sarılmadan önce, yıkanmış olan cenazenin alnına –mürekkeple değil de parmak ile– ‘Bismillahirrahmanirrahim’ göğsü üzerine de ‘Lâ ilahe ill’ yazılması muvafık görülmüştür. Kefene yazı ile yazılması halinde ise mezar zamanla çiğneneceği için muvafık değildir. Büyük İslam İlmihali 238/587
    ·Meyyit yıkandıktan sonra kurulanır ki kefen ıslanmasın diye. Ni'met-ül İslam 828
    ·Ölüyü kefenlemek Müslümanlar üzerine farz-ı kifayedir. Erkek için sünnet olan miktar; Lifafe, İzar, Kamis dir. İzar ve Lifafe ölüyü baştan ayağa kadar örter, İzarın baş ve ayakucundan bağlanacağı için biraz uzun olabilir. Kamis ise ‘Boyun’ dan ‘ayağa’ kadardır. 530 (Not: Bu isimler farklı parçalara isim olarak kullanılabilirler )
    ·Kadın için kefen beş parçadır. Baş ve sadr örtüsü de vardır. Başörtüsü saçları örtüp sıkı tutması içindir. Sadr örtüsü Göğüs üstü hizasından göbeğe veya kalçaya kadardır. 530

  2. DOST mesajına Allah razı olsun dendi, ve diğer diyenler:

    توحيد Eri (23.07.2011)

  3. #2
    Istikamet Özel Üye DOST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15.02.2009
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1.511

    Standart

    ·Mürahik ve mürahika (Bülüğ çağına yakın olan erkek ve kız) çocuklar aynen büyük insanlar gibi kefenlenirler. Mürahik ve mürahika olmayan çocukların kefeni ise erkekte en az bir parça, kızda ise en az iki parça bezdir.531
    ·(Kendisinde hem erkeklik hemde kadınlık uzviyeti bulunan) Hünsa kimse ise ihtiyaten kadın gibi kefenlenir.
    ·Kefende evla olan beyaz pamuklu bez olmakla beraber değişik kumaşlardan da olabilir. (Erkek için sağlığında giymesi mübah olan her kumaş, onun için kefen olmaya elverişlidir. Mübah olmayan -ipek gibi- kefen olmaz) kadınlarda ise ipekten kefen olabilir, boyanabilir. Kefenlik kumaş eski veya yeni olabilir. 531
    ·Kefenin beyaz pamuktan olması efdaldir. Kefenin yenisi ile yıkanmışı müsavidir. Herkesin kefeni hayatındaki elbisesi gibi kendine ait olup, borcuna mukaddemdir. Yani cenazenin terikesinden, borçları ödenmeden evvel kefen parası ayrılır. Malı olmayan meyyitin kefeni, onun nafakası kime ait idiyse ona ait olur Ni'met-ül İslam 830–31. Veya hazineden olur oda olmazsa diğer Müslümanlar bu kefeni tedarik ederler.
    ·Hadis-i şerif:Her kim bir meyyiti yıkar, yayılması münasip olmayan hallerini örterse Cenab-ı hak o kimsenin kırk büyük günahını mağfiret eder; ve her kim bir meyyiti kefenlerse Cenab-ı hak onu sündüs ve istebrak ile giydirir; ve her kim bir meyyite bir kabir kazıp onu defn ederse güya ki mahşer gününe kadar bir meskene yerleştirmiş olur. Bu güzel va’dler cenazeden ücret almayanlara göredir. Ni’met-ül İslam 831-2

    Kefenleme:
    ·Önce İzar serilir, üzerine Lifafe serilir. Meyyit Lifafenin üzerine yatırılır ve Kamis giydirilir. (Meyyiti yıkayıp kefene aktarırken avret mahallinin açılmamasına dikkat etmek lazımdır.) Meyyitin başına, sakalına ve vücudunun diğer yerlerine hanut (denilen güzel koku – gülsuyu) sürülür. 532
    Erkeklerin kefenine güzel koku sürülmesinde bir beis yoktur.
    Erkek cenazenin alnına, burnuna, ellerinin, dizlerinin ve ayaklarının üzerine Kafür konulur.
    ·Kefen sarılırken, önce Kamis sonra İzar sonra Lifafenin sol tarafı, sonra sağ tarafı ölünün üzerine konulur. Kefende açılma durumu varsa (Ayak, Göbek ve Baştan) bağlanır. Cenaze kabre konulduktan sonra bu bağlar çözülür.
    ·Kadında ise aynen erkekte olduğu gibi yapılır. Buna ilaveten saçları iki bölük yapılarak, Kamisin/gömleğin üzerinden sadrının/göğsünün üzerine konulur. Ve üzerine başörtüsü örtülür. Daha sonra hırka denilen beşinci parça -sadr örtüsü- sadrı üzerine örtülür, (beşinci parça olan sadr örtüsü İzarın üstü ile lifafenin arasına konulur. Ni'met-ül İslam 830) ve kefenin üstünden bağlanır.
    Not: Resimde dikey taralı olarak bulunan iki parça kadınlar içindir. (Sadr örtüsü göğüslerden göbeğe kadar, bazı görüşlerde diz kapaklarına kadardır ve enlice olur. Ni'met-ül İslam 830/3)
    ·Kefen sarıldıktan sonra cenazeye bakmak ……………………………..
    ·Cenaze; 1- Ruhu çıktığı zaman, kokuyu gidermek için, 2- Yıkanırken, 3- Kefenlenirken buhurlanır. Kefen 3.5.7 defa buhurlanabilir. 532

    Taşıma:
    ·Cenazeyi dört erkeğin taşıması sünnettir. Tabutu el ile tutmada veya omuz ile taşımada bir beis yoktur. Emzikte olan veya sütten kesilmiş olan veya biraz daha büyük olan çocuğu bir kişinin elleri üzerinde taşımasında da bir beis yoktur. Büyük çocuklar büyük adam gibi taşınırlar.534
    ·Cenazeyi taşırken koşar gibi olmamakla beraber, cenaze sallanmayacak biçimde hızlı yürümek lazımdır. Faziletli olan, cenazenin arkasında yürümektir. Önünde yürümekte caizdir. Ancak herkesten ileri gitmek, cenazeden uzakta yürümek mekruhtur.
    ·Cenaze taşınırken meyyitin başı ön tarafta olur.
    ·Cenazeyi binekli olarak takip etmekte mahzur yoktur. (Bi’l hassa günümüzde uzak mezarlara nakil yapılıyor ki binekte zaruret vardır)
    ·Cenazede feryat etmek, bağırmak, yaka-paça yırtmak mekruhtur. Ses çıkarmadan ağlamakta mahzur yoktur. Ama sabretmek daha evladır.
    ·Kadınların, cenazeyi takip etmek için çıkıp peşinden gitmeleri uygun olmaz.
    ·Cenazenin arkasından gidenlerin susmaları lazımdır. Yüksek sesle konuşmaları, zikir yapmaları mekruhtur. Sessizce zikir yapılabilir, Kur’an-ı kerim okunabilir.
    ·Cenaze, musallaya; başı batıya, ayakları doğuya gelecek şekilde kıbleye enlemesine/sırtüstü konulur.
    ·Cenaze mezarlıkta omuzlardan inmeden cemaatin oturması mekruhtur. Tabut yere konulduktan sonra oturabilirler.536


    Cenaze Namazı:537
    ·Cenaze namazında diğer namazlarda olduğu gibi hadesten ve necasetten temizlik, setr-i avret, istikbal-i kıble, niyet şarttır. Diğer namazların sıhhati için lüzumlu olan şartlar cenaze namazı içinde geçerlidir.541
    ·Cenaze üzerine namaz kılmak farz-ı kifayedir. Erkek olsun kadın olsun (kadınlar cenaze namazı kılabilirler) insanlardan bir kısmı veya sadece biri cenaze namazını kılsa diğer insanlardan mesuliyet kalkar. Şayet hiç kimse kılmamış olsa hepside günahkâr olur.
    ·Cenaze namazının farziyeti ‘ve salli aleyhim’ emri şerifin senet olması ile icmaen sabittir. Büyük İslam İlmihali 237/575
    ·Cenaze namazında cemaat şart olmadığı için imam tek başına kılabilir.
    ·Erkekler olmazsa kadınların saf olup –imam diğer namazlarda olduğu gibi safın ortasında bulunur– cenaze namazı kılmalarında bir kerahet yoktur. Ni'met-ül İslam 841
    ·Bir ölünün cenazesini yalnızca kadınlar kılsalar caiz olup bununla farz eda edilmiş olur. Kadınların cenaze namazını cemaat ile kılmaları caiz olmakla beraber, tek tek kılmaları müstehaptır. Büyük İslam İlmihali 235/565,566
    ·Cenazenin Müslüman olması ve yıkanması mümkün olduğu müddetçe (Fîma merre) yıkanmış olması gerekir.
    ·Büyük, küçük, erkek, kadın, hür, köle, her müslümanın üzerine cenaze namazı kılınır.
    ·Doğumu esnasında ölen çocuğun, o esnada yarısı veya çoğu çıkmışsa namazı kılınır, azı çıkmışsa namazı kılınmaz. 537
    ·Recm veya kısas sebebi ile öldürülenlerin cenazesi kılınır. Amma anne veya babasını bilerek ve zulmen öldüren kimsenin namazı kılınmaz. Ni'met-ül İslam 847
    ·Kendisini hataen öldüren kimsenin cenazesi yıkanır ve namazı kılınır, bunda ihtilaf yoktur. Kendisini kasden öldüren (İntihar eden) kimsenin de cenazesi kılınır. 538
    ·Cenazeyi herkes kıldırabilir(İmam veya veli, akraba), kadınlar kıldıramazlar. Muftâ bih olan kavil odur ki; kişi sağlığında bir kişi için cenaze namazını kıldırmasını vasiyet etmiş olsa, bu vasiyet batıldır. 539
    ·Cenaze namazını kıldırmaya layık olanlar velayet-i amme sahibi olanlardır. (Hz. Hüseyin efendimiz, ağabeyi Hz. Hasan efendimizin cenaze namazını, Medine-i münevvere valisi olan Sa2D ibn-i As Hz.lerine kıldırtmıştır. Ve ‘eğer sünnet olan bu olmasaydı seni öne geçirmezdim’ buyurmuştur.) Ni'met-ül İslam 839/4
    ·Kişi hayatında hangi imamın arkasında namaz kılıyorsa, cenaze nazmını o imamın kıldırması daha münasip görülür.
    ·Bir ölü üzerine bir defadan fazla namaz kılınmaz. Çünki cenaze namazında nafile, meşru değildir. Farz ise ifa edilmiştir. 540
    ·Namazı kılınmadan def edilip üzerine toprak atılmış olan bir cenazenin, bozulup dağılmamış olduğuna dair kuvvetli bir kanaat mevcut olunca, hakkını ödemek için kabri üzerine namaz kılınır. Velev ki yıkanmadan defn edilmiş olsun. Fakat bozulup dağıldığına dair galip zan mevcut olursa artık namazı kılınmaz. Bozulup bozulmamak hususunda galip zanna itibar olunur(yani bakmak için kabir açılmaz). Büyük İslam İlmihali 237/575
    ·Cenaze namazını, amir mevkidekiler kıldırmışsa, velisi tekrar kılamaz ve kıldıramaz. Başkası kıldırmışsa ölünün yakını bu namazı iade edebilir. 540
    · Cenaze akşam hazırlanmış olsa, önce akşamın farzı kılınır. Cenaze namazı akşamın sünnetinden önce kılınır. (Yani akşam cenaze nazmı kılınabilir)
    ·Cenazenin hazırda ve imamın önünde olması şarttır. Hazır olmayan veya hayvan üzerindeki cenazeye namaz kılınmaz. 540,541
    ·Kayıp bir cenaze üzerine namaz kılmak caiz değildir. Çünkü kıble tarafından, başka yöne dönülmüş olur; Mesela: cenaze doğu tarafında olsa, namaz kılarken kıble ye dönüleceği için, cenaze sol tarafta kalır, cenazeye dönülse kıble sağ tarafta kalır. (Malikilere göre de cenazenin huzuru şarttır, fakat Şafiilere göre kayıp cenaze üzerine namaz kılınabilir. Nitekim Rasülüllah efendimiz Necaşi nin namazını bu suretle kılmıştı. Buna cevaben deniliyor ki ‘bu, Rasülüllah efendimize mahsustur. O nun için yerler toplanarak, Necaşi nin peygamberimizin önüne gelmiş olması mümkindir. Büyük İslam İlmihali 237/574)
    ·Cenaze namazında kadınlarla muhazat(saffta hiza olma) halleri namazı bozmaz. Diğer nevagız bozar. 541
    ·Namazda efdal olan odur ki, cenaze erkek olsun kadın olsun imam cenazenin göğsü hizasında durur. Farklı dursa da caizdir. 542
    ·Namazın üç saf olarak kılınması efdaldir. Mesela yedi kişi varsa birisi imam olur, üçü birinci safta, ikisi ikinci safta biride üçüncü safta dururlar. Hadis-i şerifte “kimin cenaze namazında üç saf Müslüman namaz kılarsa onun günahları afv olunur” buyrulmuştur. Ni'met-ül İslam 839

  4. DOST mesajına Allah razı olsun dendi, ve diğer diyenler:

    توحيد Eri (23.07.2011)

  5. #3
    Istikamet Özel Üye DOST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15.02.2009
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1.511

    Standart

    Namaz
    ·Namaz dört tekbirlidir. Bir tanesi eksik olsa namaz caiz olmaz. Namaz kılacak kişi iftitah tekbirini alır. Sübhâneke’yi vecelle senâüke ile beraber okur. Sonra bir tekbir daha alır. Salevât-ı Şerife (salli-barik dualarını veya başkasını) okur 543
    ·Cenaze namazında üçüncü tekbiri alır. Ölü için ve bütün Müslümanlar içn dua eder. Yani cenaze duasını okur. Cenaze duasını bilmeyenler başka dualar okur. (Kunud duaları veya dua niyetiyle Fâtiha suresi veya Rabbena duaları gibi). Sonra dördüncü tekbiri alır. Hiçbir şey okumadan selam verir. 543
    Cenaze duası:

    اللهم اغفر لحينا وميتنا وشاهدنا وغائبنا وذكرنا وانثينا وصغيرنا وكبيرنا. اللهم من احييته منا فاحيه علي الاسلام ومن توفيته منا فتوفه علي الايمـــان. وخص هذاالميت بالروح والراحـــة والمـــغفرة والرضوان. اللهم ان كان هذاالميت محسنا فزد في احسانه وان كان مسيئا فتجاوز عنه ولقه الامــن والبشرى والكرامة والزلفى برحمتك يا ارحم الراحمين.


    ·Dördüncü tekbir alındıktan sonra eller bağlanmadan selam verilir. Selam verdikten sonra elleri bırakmak veya sağa selam verip sağ eli, sola selam verip sol eli bırakmak münasip değildir. Zira, içinde kıraat olmayan bir kıyamda elleri bağlamak sünnet değildir. 543
    · İmam tekbirleri sesli alır. Diğerleri sessiz okur. İmam ve cemâat ara tekbirlerde elleri kulaklara kaldırmaz, başını ve gözlerini de kaldırmaz. 543
    ·Cenaze namazının başında imama yetişmeyenler eksik tekbirlerini namazın sonunda alırlar, Aralarında dua okumazlar. 543-4
    ·İmam yanlışlıkla üçünü tekbirden sonra selam vermiş olsa dördüncü tekbiri alır, tekrar selam verir. 544
    ·Namazı bozan şeyler cenaze namazı için dahi geçerlidir/namaz bozucudur. İmamın baliğ ı-olması diğer namazlarda şart olduğu gibi bunda da şarttır. Ni'met-ül İslam 835
    ·Namazda meyyitin avret mahalli örtülü olmalıdır, Ni'met-ül İslam 835
    ·Üç mekruh vakitte cenaze namazını kılmak mekruhtur. Ni'met-ül İslam 835
    ·Çok sayıda cenaze olsa imam muhayyerdir. İsterse bunların namazlarını ayrı ayrı kıldırır. İsterse hepsini birden niyet ederek bir cenaze namazı kıldırır. İsterse onları yan yana dizer. Efdal olanın önünde durur. İsterse kıble cihetine doğru uzunlamasına dizer. En önce getirileni veya en faziletli olanı imama en yakın olur. 544
    · Cenazeler erkek kadın çocuk karışık olursa önce erkekler, arkasına erkek çocuklar, onun arkasına hunsalar, onun arkasına kadınlar ve onların arkasına da kız çocuklar konur. 544
    ·Cenaze imamının abdesti bozulmuş olsa yerine başkası geçebilir. 545
    ·Yıkanmadan veya namazı kılınmadan defin edilmiş bir cenazenin kabri üzerine üç güne kadar veya cenazenin parçalandığı bilinmediği müddetçe cenaze namazı kılınır. 545
    ·Cenaze namazı namazgâhta, açık alanda veya evde kılınabilir. 545
    ·İçinde cemâatin namaz kıldığı mescitlerde cenaze namazı kılmak mekruhtur. Cenazenin de cemâatin de beraberce mescitte bulunması, cenazenin dışarıda cemâatin mescitte olması, cemâatin bir kısmının mescidin dışında diğer kısmının mescidin içinde olması, cenazenin mescitte, imamla cemâatin mescidin dışında olması müsavidir. Hepsi mekruhtur 545. Ancak bu haller yağmur ve benzeri özür olursa mekruh olmaz. 546 (Fakat cemaat ile imam dışarıda olup cemaatin bir kısmı içerde olursa mekruh görülmediğide vardır. Mekruh olması halinde ise kerahet ‘tenzihen’ dir. Bakınız: Ni'met-ül İslam 844/2)
    ·Canaze namazının mezarlıkta kılınması münasip görülmemektedir. Büyük İslam İlmihali 236/570
    ·Caddelerde ve hususi mülk sayılan yerlerde –hakka tecavüz olmasın diye– cenaze namazı kılmak mekruhtur. Ni'met-ül İslam 844
    ·Üç kerahet vakti içinde cenaze namazı kılmak mekruh olmakla beraber kılınırsa iadesi lazım gelmez. Ama bu vakitlerde defin yapmak mekruh değildir. Büyük İslam İlmihali 236/573
    ·Cenazenin peşinde gidenlerin cenaze namazını kılmadan geri dönmeleri münasip olmaz. Namazdan sonra cenaze sahibinden izin alınarak dönmek iyi olur.
    ·Hazırlanmış olan cenazeleri bir an evvel götürüp kabirlerine defn etmek evladır. Mesela: Cuma günü sabahleyin hazırlanmış olan bir cenazenin, cemaati çok olsun diye Cuma namazından sonraya bırakılması mekruh görülmüştür. Bayram namazı vaktinde hazırlanmış olan bir cenazenin namazı da bayram namazından sonra, bayram hutbesinden önce kılınır. Büyük İslam İlmihali 239/589
    Nakil:
    ·Cenazeyi defnetmek gibi onu taşımakta farz-ı kifayedir. Taşıyanlar ücret almazlar. Cenaze götürmek ibadettir; münasip olan buna gayret etmektir. Efendimiz aleyhissalat-ü ve-s selam hazretleri dahi Muaz bin cebel hazretlerinin cenazesini taşımıştır. Ni'met-ül İslam 849
    ·Cenaze taşımakta sünnet olan; onu dört tarafından dört kişi omuzlayarak götürmektir. Bu tarzda hem cenazeye hürmet hemde götürenlere yardımcı olmak vardır.
    ·Mazeret olmadıkça cenazeyi arkaya veya hayvana/arabaya yüklemek veya dört kişiden eksik kimselerin taşıması mekruh olur. Amma küçük çocuk cenazesini bir kişi elleri üzerinde taşıyabilir.
    ·Münasip olan cenazeyi her bir kimsenin kırk adım taşımasıdır. Cenazeyi kırk adım taşımış olan kimse hakkını ifa etmiş olup, hadisi şerifte buyrulduğu gibi kendisinin kırk kebiresi/büyük günahı kefaret olmuş olur.
    ·Kadınların cenazeyi takip etmeleri tahrimen mekruh olduğu gibi yüksek sesle dua ve zikir dahi mekruhtur.
    ·Cenaze arkasından, insanların dikkatini çekmek için “küllü hayyin yemüyütü/her canlı ölecektir” ve benzer şekilde feryad etmek mekruhtur. Buraya kadar olan kısım Ni'met-ül İslam dan alınmıştır.849 ve devamı.
    Kabir – Defin
    ·Kabir; insanın, vefatından sonra defin yeridir. Ve ziyaret mahalli olmak itibarı ile ‘mezarı’dır.
    ·Bir boy derinliğinde ve yarım boy genişliğinde olmalıdır. Zemin sert olursa lahit yapılır. Ni'met-ül İslam 854
    ·Ölüyü defn etmek farz-ı kifayedir.547 Geceleyin defnetmekte beis/kerahet yoktur ama mümkün mertebe gündüz defnetmelidir, müstehaptır.549
    ·Sünnet olan mezar şekli lahittir. Yani mezarın kıble tarafına cenazeyi koymak için hazne açmaktır. Yer-zemin yumuşak olduğu zaman mezar şakk yapmakta beis yoktur. yani ortasını nehir gibi kazıp iki tarafı kerpiçle vb… örülür. Cenaze oraya konularak üzeri tavan gibi kapatılır.547
    ·Zemin yumuşak olursa cenazeyi tabutla koymak caizdir.547
    ·Cenazeyi fâsıkların yerine defn etmek mekruhtur.548 Faziletli kimselerin bulundukları yere defn etmek evladır. 549
    ·Cenaze/tabut mezarın kenarına indirilir. Mezarın kıble tarafına konulur. Cenaze buradan alınarak mezara indirilir. Cenazeyi alan kimselerin de yönleri kıbleye dönük olur.
    ·Bir kadının cenazesini mahrem olan akrabasının indirmesi evladır. Mahremi yoksa mahremi olmayan diğer akraba, akraba olmayanlardan evladır. Kadın kabre tabuttan alınırken, indirilirken üzeri örtülür.548 Namahrem olan Salih kimselerden de olabilir.
    ·Diğer kadınlar kadın cenazenin ne kadar aykını olurlarsa olsunlar kabre giremezler. Kabre inecek olan erkeklerin sayısında bir adet yoktur. Ni'met-ül İslam 856
    ·Cenaze mezara / lahde konulurken “Bismillâh ve alâ milleti rasûlillâh” denir.548548 Kabir yerden bir karış kadar kaldırılır. Dört köşe yapılmaz, çamurla sıvanmaz. 548 Deve örgücü gibi yapmak mendüpdür. Ni'met-ül İslam 857 Cenaze sağ yanı üzerine arkası toprakla desteklenerek kıbleye karşı konulur.(Hadis-i şerif: beyt-i haram sizin hayatınızda da memat’ınızda da kıblenizdir) Kefenin bağları çözülür. Lahdin üzeri kerpiç ve kamışla tesviye edilir.( kiremitle değil)
    ·Kabir üzerine su serpmekte bir beis yoktur. Büyük İslam İlmihali 243/610
    ·Kabrin belli olması, ezilmemesi için üzerine ağaç dikilir veya bir taş dikip isim yazmakta dahi beis yoktur. Ni'met-ül İslam 857
    ·Kabrin üzerinde oturmak, uyumak, def’i hacet yapmak mekruhtur.
    ·Kişinin sağlığında kendisi için mezar kazdırmasında beis yoktur. 549
    ·Definden sonra orada bir müddet oturup Kur’ân-ı Kerim okumak ve ölü için dua etmek müstehaptır. Okunan Kur’ân-ı Kerim ve dualar ölüye(de hayatta olanın ruhuna da) fayda verir. 549
    ·Zaruret olmadıkça bir kabre birden fazla cenaze koymak mekruhtur. Zaruret halinde ise kabrin kıble tarafına erkek, (erkeklerin efdal olanı), onun gerisine erkek çocuk daha sonra sırasıyla hunsâ, kız çocuk, kadın konulur. mendüp olan veche göre Araları toprak ile ayrılır. 550 Uhud şehitleri bu şekilde defedilmişlerdir. Büyük İslam İlmihali 248/627
    ·Bir cenaze tamamen çürümüş, tamamen toprak olmuş ise o kabre başka birini defn etmek, kabri üzerine bir şey ekmek veya bina yapmak caiz olur. 550 (bugün bu hususta tanınan zaman, beş senedir)
    ·Yeni defin yapılacağı zaman, mezardan çıkan kemikleri kırmak veya başka bir yere nakletmek caiz olmaz. Zimmîlerin kabirleri dahi böyledir, zira onlar hayatlarında da mematlarında da Müslümanların etbaı dırlar dır. Ni'met-ül İslam 858
    ·Ölen veya öldürülen kimseleri öldükleri yerin kabristanına defn etmek müstehaptır. Ancak definden önce iki mil mesafeye taşımakta beis yoktur. Ama definden sonra nakletmek münasip olmaz. 550
    ·Cenaze kabirde kıble tarafına konmamış olsa ve kabir de kapatılmamış ise açılır, kerpiçle dondurulur. Kabir kapatılmış ise açılmaz. Kabre bir şeyin düştüğü anlaşılırsa kabir açılır, düşen şey çıkartılır. 551
    ·Kabristanın otunu, odununu kesmek mekruhtur. (Dişinizi kurcalamak için bir kürdan bile almayın evlatlarım) buyrulmuştur.
    ·Cenaze sahibine taziyede (başsağlığında ) bulunmak güzeldir. Bunun süresi üç gündür. Ancak cenaze sahibi ve taziye yapacak kişi gaib iseler üç günden sonrada taziye yapılabilir.
    ·Mahremiyet hudutlarına riayet etmek şartı ile ölünün bütün yakınlarına taziyede bulunmak güzeldir. Taziye definden önce ve sonra yapılabilir. 551 Taziyeleri kabul etmek için bir yerde bulunulabilir. 553
    ·Ölünün arkasından sesli olarak ağlamak caiz değildir. Sessiz ağlanabilir. 553. Sessizce ağlayabilir, Kalben mahzun olabilir. Yaka yırtmak, saç yolmak, dizleri dövmek gibi şeyler haramdır. Büyük İslam İlmihali 240/595
    · Siyah matem elbisesi giymek erkek için mekruhtur.
    ·Ölüme müteakip ilk üç gün içinde ölü evinin yemek yedirmesi mekruhtur. Ama komşularının yemek yapmalarında bir beis yoktur.
    ·Cenaze sahiplerinin, taziye için üç gün kadar evlerinde bulunmaları caizdir. Taziyenin kabristanda veya ölünün kapısı önünde yapılması bid‘at ve mekruh görülmektedir(ama günümüzde cenazeye uzaktan iştirak edip, cenaze sahibinin evine kadar gitme imkânı olmayan insanlar için, mezarlıkta taziye cihetine gidiliyor?).
    ·Taziye yaparken “Allahü Teala size sabrı cemil / ecri cezil ihsan buyursun” gibi sözlerle teselli verilir. Büyük İslam İlmihali 245/615
    ·Kabrin üzerine yeşillik bir şeyler koymak bir şey değildir, sünnet olan dikmektir..

  6. DOST mesajına Allah razı olsun dendi, ve diğer diyenler:

    توحيد Eri (23.07.2011)

  7. #4
    Istikamet Özel Üye DOST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15.02.2009
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1.511

    Standart

    Telkin
    ·Bir Müslüman kabre bırakıldıktan sorma orada bir deve kesip / paylaşılacağı kadar bekleyerek kur’an-ı kerim okumak güzel görülmüştür. Çok kere Sure-i mülk, Sure-i vakıa, ihlas-ı şerif ve muavvizeteyn, Fatiha-i şerife ve elif-lâm-mîm okunur. Sevabı cenazenin ve ehli imanın ruhlarına bağışlanır. Rasül-i Ekrem Sallü aleyhi ve selem efendimiz, bir cenazenin defnini müteakip hemen dönmez bir müddet beklerdi. Ve cemaate hitaben “kardeşiniz için Allah-u Teala dan mağfiret isteyiniz…. O şimdi süal görecektir” diye buyururdu. Büyük İslam İlmihali 242/607
    ·Kabre konulan ve mükellefiyet çağına gelen bir İslam mevtası hakkında telkin verilmesi meşru görülmüştür. Şöyle ki cenazenin kabre defnini müteakip bir Salih kimse kalkıp meyyitin yüzüne karşı durur. Ona hitaben; mesela ‘Ya Osman! Yebne Zeynep’ diye üç kere hitap edilir. Kendisinin ve annesinin adları bilinmezse ‘Ya abdelleh! Yebne Havva’ denilir. Sonra şu dua okunur
    Mu‘tad olan telkin duası:

    يا عبدالله يا ابن حواء اذكرالعهدالذى خرجت علي من الدنيا شهادة ان لا اله الا الله وان محمدا رسول الله وان الجنة حق والنار حق وان البعث حق والساعة اتية لا ريب فيها وان الله يبعث من فى القبور. وانك رضيت بالله تعالى ربا وبالاسلام دينا وبمحمد صلى الله عليه وسلم نبيا ورسولا وبالقرئان اماما وبالكعبة قبلة والمؤمنين اخوانا. قل ربى الله ودينى الاسلام وكتابى القرئان ونبيى محمد صلى الله عليه وسلم . رب لاتذره فردا وانت خيرالوارثين


    ·Umulur ki bu gibi dua ve telkinler vesilesi ile Allah-u Teala ölüye rahmet eder ve kabir sualine cevap vermesini kolay kılar.
    Devir,
    Devir, keffaret, Iskat-ı salât, alt-üst, aynı isimlerdir. Büyük İslam ilmihalinden hulasa edilmiştir. S 218 ….
    Devir meselesi ayet ve hadisle sabit olmayan, İmam Muhammet Eş-şeybani hazretlerinin “Ziyadat” isimli kitabında ‘Fidye-i Salât İnş kifayet eder’ sözüne itibarla yapılır. Hazret-i Mevla’dan, bu muameleyi kabulü ümit edilir.
    Devir, şu sebepler için yapılır. Iskat-ı salât, ıskat-ı savm, ıskat-ı udhiyye(kurban), keffaret-i yemin, bozulup kaza edilmemiş nafile namazlar, nezr edilip eda edilmemiş olan nezir namazları ve nezir kurbanları, yapılmamış olan tilavet secdesi.
    Devir şu zamanda yapılır: Münasip olan, meyyit kabre def edilmeden yapmaktır. Mamafih definden sonra da yapılabilir.
    Kendileri ile devir yapılacak fakirler arasında; çocuk, matüh, mecnun, zengin ve gayr-i Müslim bulunmamalıdır.
    Devirden sonra velinin eline hibe sureti ile iade edilen paradan, kendileri ile devir yapılan fakirlere ve başka fakirlere verilir.
    Fidye olarak, para yerine ziynet eşyası konulmuşsa, şu muameleler, ziynet eşyasının kıymeti üzerinden yapılabilir.
    Bu fidyeler aslen meyyitin terike’sinden yapılır. Ama velisi/varisi, meyyit adına teberru edip yaptırabilir.
    Devir şöyle yapılır. Evvela meyyitin vefat yaşına bakılır. Meyyitin, erkek veya kadın oluşuna göre, bu vefat yaşından, erkeklerden 12, kadınlardan ise 9 yaş, çocukluk yaşı olarak düşülüp, meyyitin mükellefiyet yaşı tesbit edilir. Bu mükellefiyet yaşı 12 ay ile çarpılır ve meyyitin, ay olarak mükellefiyet ömrü bulunur.
    Ayrıca, bir günde [vacip olan vitir namazı ile beraber] 6 vakit namaz hesabı ile 30 günde 180 vakit olarak, aylık namaz hesap edilir. Her vakit namaz için bir fidye(ramazan ayındaki fitre miktarı) hesap edilir. 180 vakitlik bu toplam fidye, bir kişinin elinde (bir çıkın veya zarf içinde) bulunur. Bu fidye miktarı, meyyitin mükellefiyet ömrü olan ay sayısınca el değiştirir. Bu el değiştirmede fidyeyi alacak olan kimse fakir/nisabın altında mala malik bir insan olmalıdır.
    Meyyitin velisi/varisi/vekili elindeki fidyeyi fakire verirken, “filan oğlu filan’ın keffaret-i salatı, keffaret-i savmı ilh. olmak üzere bunu al” der ve fakire bu meblağı temlik eder. Fakir dahi bu meblağı قبلت diyerek temellük eder. Sonrada fakir bu meblağı, meyyitin velisine وهبت diyerek hibe eder. Böylece bu temlik ve temellüklerle ay sayısı tamamlanır.
    Hesap şekli (erkeğe göre, kadın buna kıyas edilir)
    Meyyitin vefat ömrü: 72–12(Hadd-i büluğu)=60 sene(mükellef ömrü)
    Meyyitin sabavet ömrü 12=
    Meyyitin mükellefiyet ömrü (sene) 60Ï12= 720 ay
    Meyyitin mükellefiyet ömrü (ay) 720 (aylık fidye olan 900 Ytl ile 720 defa temlik-temellük yapılır.)
    ___________________________________
    1 ay, gün sayısı 30
    1 gün, namaz sayısı (+ vitir) 6
    1 ay, namaz sayısı 180 (30x6=180)
    1 ay, fidye miktarı 180*5 Ytl =900 Ytl.

    Kabir ziyareti;Büyük İslam ilmihalinden hulasa edilmiştir. S 246
    Kabirleri haftada bir gün, bi-l hassa Cuma ve Cumartesi günleri ziyaret etmek erkekler için mendüptür. Salih zatların kabirleri teberrük için ziyaret edilir. Velev ki uzak bir yerde bulunmuş olsun, bu hususta yolculuğu ihtiyar etmek mendüptür.
    Yaşlı kadınlarda ibret almak, teberrükte bulunmak için kabirleri ziyaret edebilirler. Bir fitne kokusu bulunmadıkça bunda bir beis yoktur.
    Ziyaretçi, ayakta olarak, meyyitin, yüzüne karşı veya kıbleye karşı durup dua etmeli,
    Yasin suresini okumak pek sevaptır. Hz. Ali efendimiz, ‘Allah-u teala nın ölülerimize kolaylık vereceği, okuyan da ölüler adedince sevap vereceğini’ rivayet buyurmuşlardır.
    Ayrıca meyyit için okunacak dualar, huzurda okunacaksa 1 Fatiha 11 İhlas okunur, Uzaktan okunaksa 1 Fatiha 3 İhlas okunur. Ziyaret esnasında uzun beklenilmez, zira diğer ziyaretçiler için eziyet olur. Ama etraf tenha ise uzun beklenilebilir.

    CENAZEDEN SONRA SÜNNET OLAN ŞEYLER VE YAPILAN BİDATLER
    Cenaze defnedildikten sonra hemen dağılmayıp bir deve kesip etini parçalayacak kadar bir zaman yanında bekleyip okumak müstehaptır. (Fetevayı hindiye c.1 s.166 – Tahtavi s.508)
    Defnedildikten sonra yedinci güne kadar her gün sadaka vermek müstehaptır. Sadaka vermeye kudreti yoksa iki rekat namaz kılar. Her rekatta fatihadan sonra bir Ayetül kürsi, on defa tekasür süresi okur ve meyyitin ruhuna hediye eder.(Mecmiul adab s.241- Tahtavi s.509) Hem sadaka verip ve hem de bu namazı kılması daha iyi olur. Kuranı Kerim hatmi ve kelime i tevhid hatmi okuyup bağışlamak da güzeldir.
    Eğer ölen kişi vasiyet etmiş ise iskatı salat ve savm yapmak vacip olur. Eğer vasiyet etmemiş ise velisinin kendiliğinden yapması caizdir. (Merakıl felah s.132 – Reddul muhtar c.2 s.72). cenaze günü komşuların cenaze evine yemek götürmeleri de mütehaptır. Birinci günden sonra mekruhtur. (Fetavayı hindiye c.5 s.344)
    Kadınların cenazeye ve cenaze namazına katılmaları tahrimen mekruhtur. (Dürrül muhtar – Reddül muhtar c.2 s.232)
    Cenaze defnedildikten sonra mezarın başında cenaze sahibine taziyede bulunmak bidat ve mekruhtur. Çünkü orada uygun olan okuyup dua etmektir. Cenaze defnedildikten sonra taziye daha efdaldir. Çünkü definden evvel cenaze sahibi defin ile meşgul olur. Eğer çok ağlayıp dövünürse definden evvel taziye daha güzeldir. Taziyenin definden itibaren üç gün içinde yapılması uygun olur. Eğer mani bir sebep yoksa üç günden sonra mekruhtur. Taziye yapan kişi “Allah teala onu af ve mağfiret etsin, rahmetiyle muamele eylesin, size de sabır ve ecir versin” der.
    Cenaze sahiplerinin bağırarak ağlaması mekruhtur. Bağırmadan ağlamak da mahzur yoktur. (Fetavayı hindiye c.1 s.167)
    Cenazede konuşmak ve cenaze omuzlardan indirilmeden oturmak, indirildikten sonra da oturmamak mekruhtur. (Tahtavi s.50)
    Cenazeyi götürürken bağırarak tekbir getirmek sesli kuranı kerim okumak da mekruhtur. İçinden okumakta mahzur yoktur. hatta çokça tesbih ve tehlil okumak müstehaptır. (Elbahrurraik c.2 s.107 – Tahtavi s.500)
    Definden sonra cenaze evinde toplanmak mekruhtur. (Merakıl felah s.508) dini bir vazife düşüncesiyle yedi veya üç gece okumakta bidattır. Lakin taziye veya başka sebeple gelmiş olup da okurlarsa güzel olur. Çünkü mübah olan bir şey vacip veya sünnet niyeti ile yapılırsa bidat olur. (Fetevayı hindiye c.1 s.136) Aynı şekilde kırk ve elli ikinci günlerde okumak da bidattır. Cenaze evinde üçüncü, yedinci veya daha sonraki günlerde halka yemek vermek de bidat ve mekruhtur. Eğer verilirse o yemkten yemek mekruh değildir. Eğer vefat edenin hayrına fakirlere yemek verilirse güzel olur. Kabirin başına toplanıp kuranı kerim okuyup yemek yemek mekruhtur. (Fetevayı hindiye c.1 s.167 c.5 s.344 – Reddül muhtar c.2 s.240)

    islam fıkhı....

  8. DOST mesajına Allah razı olsun dendi, ve diğer diyenler:

    توحيد Eri (23.07.2011)

  9. #5
    Istikamet Özel Üye DOST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15.02.2009
    Bulunduğu yer
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1.511

    Standart


  10. #6
    Istikamet Özel Üye SiNa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10.02.2009
    Bulunduğu yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    10.407
    Blog Girişleri
    4

    Standart

    :rolleyes:konu çok eğlenceli galiba...

    ben okurken bana uygulanıyomuş gibi geldi ürperdim...teşekkürler emeğinize sağlık..

  11. #7

    Standart

    Allah (C.C) razı olsun. Emeğinize sağlık.

    Kader, beyaz kağıda sütle yazılmış yazı;
    Elindeyse beyazdan, gel de ayır beyazı !....

  12. #8
    Istikamet Özel Üye SiNa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10.02.2009
    Bulunduğu yer
    KOCAELİ
    Mesajlar
    10.407
    Blog Girişleri
    4

    Standart

    ...

  13. #9
    MiM
    Gast

    Standart

    ölümki ahhh..

  14. #10

    Standart

    vala okuyamadım yaa:( aslında merak etmiyo değilim Allah razı olsun emenize sağlık...
    ''Sabır Genişliğin Aynasıdır...'' (mevlana)

+ Konuya Cevap Yaz
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok